13 Şubat 2012 Pazartesi

Bir Marka Nasıl Harcanır..? Fenerium Yanlışları


Öncelikle böyle bir yazıya neden giriştiğimi belirtmem gerekiyor..Endüstriyelleşen futbolun geldiği noktada saha içerisindeki başarı çok sağlam oyuncu kadroları kurmaktan geçiyor..Futbola giren Arap ve Rus sermayesi ve ortada dönen inanılmaz paralar sektörün kaymağının ne kadar tatlı olduğunun kanıtı..

Piyasada bitmek bilmeyen bir rekabet var hal böyle olunca..Her oyuncunun daha iyisi,her stadın daha büyüğü her sponsorun daha zengini rahatlıkla bulunabiliyor..

Kulüplerin bu piyasada en büyük legal gelir kaynakları ; Yayın gelirleri , sponsorluklar , stad gelirleri ve forma satışları adı altında incelenen ürün satışları..Hatta durum öyle acımasız bir noktada ki imkanı bulan hemen hemen her takım stadyumunun ismine bile sponsor arıyor..Yeter ki bir yerden para gelsin..

Bu bahsettiğim konuların çok daha detaylarına inebilirim zira bu konular gelecek 10 yıl içerisinde artık uzmanlık gerektirecek bir iş alanı olacak..Bu yazının mikro odağı Fenerium’un satış/pazarlama stratejileri ,ürün yelpazesi, olmaması gerekenler ve olması gerekenler üzerine olacak..

Ancak dediğim gibi yukarıda bahsettiğim makro odak çok büyük bir okyanus ve stratejiler her kulüpte farklılıklar göstereceğinden tamamen profesyonellerden ziyade,o kulübün içinden yetişen profesyonellere bırakılmalıdır.

Şunu belirteyim bu arada..Bu tip yazılarda her zaman ‘ehem öhöm bakın Real Madrid geçen sene bu kadar para kazanmış store’dan,stad turundan vs. ‘ konuları konuşulur. Bana kalırsa bu tip örneklendirmeler yapmak doğru sonuçlar veren bir denklem olmaz zira yukarıda dediğim gibi her kulübün kendi iç dinamikleri farklıdır ve bir noktadan sonra kazanabileceğiniz paranın da bir üst limiti vardır.

Fenerbahçe özelinde şunu söylemek gerekir ki , Fenerbahçe taraftarı kafayı sıyırdığı zaman günde 1 milyon TL gibi cirolar bırakabilen bir kitle..Yeter ki doğru noktalara , doğru atışlar yapılsın..

Peki bu doğru atışlar ne kadar yapılabiliyor..?

Fenerium’dan aldığınız kupa bardağın ilk çayınızı içtiğinizde renginin değişmesine kadar detaylara ineceğimiz yazının öncesinde kendi adıma Fenerium’da gördüğüm en büyük sıkıntıyı dile getirmem gerek..

Türkiye’de sanırım herkesin kabul ettiği bir gerçektir ki ; kulübüne en bağlı taraftar Fenerbahçe taraftarıdır. Bu karşılık beklemeksizin kurulan bağın neticesinde Fenerium’larda ‘ne yaparsak yapalım zaten talep doğacak’ anlayışı benimsenmiş durumda bana göre.

Yapılan ürünler herşeyi geç görüntü olarak hoş değil. İçerisinde sadece Fenerbahçe logosu olması veya slogan bir cümle yazması bir ürünü satmak için yeterli değil.

Slogan cümle demişken hemen açıklık getirelim. ‘Sevdamıza kimse engel olamaz’ diye başlayan ve avaz avaz söylediğimiz mükemmel bir tezahuratımız var. O tezahuratın , o güzel sözlerin , o harika sloganın hakkını veren t-shirt bu mudur allah aşkına..?

Ve bu t-shirt 34.95 TL. İşte bu yazı bu ve buna benzer örneklerle devam edecek.

Şimdi bu t-shirt’ün bilmediğim ama tahmin ettiğim hikayesine geçelim. Bu kadar güzel bir slogan elbette kullanılmalıydı. Ama şimdi bu öyle bir ürün ki ‘ abim artan düz laci kaç t-shirt var..?Heh tamam Times New Roman , 72 fontta daya abi sloganı , mahkemeden önce hazır olsun ‘

Elbette burada işi hikayeleştirdim ama dialoglar böyle olmasa da şu ürünün karşılığı buna benzer bir mantıktır kimse kusura bakmasın.

Yazıya başlamadan önce twitter’dan da fikirler aldım..O kadar çok şikayet var ki hepsine tek tek girersem yazı bitmez cidden..Belli başlıklardan devam edelim..

Ürünlerin bana göre %80’i stil ve tarz olarak çok kötü. Ama belki de bu benim zevksizliğimden ötürüdür o yüzden bu kişisel görüşü çok ön planda tutmuyorum ancak fiyat politikası tam bir rezalet..

Bakın mesela bu..Ben giymem , başkası giyer ona diyecek hiçbirşey yok elbette ancak buna 70 TL verilir mi..?

Bunun da fiyatını falan geç , bordo mavi abi bu..Ne işi var bunun burada..?

Bu tip verilecek çok örnek var. 160 TL’ye mont var mesela..Olacak iş değil..Efsane formamıza aşığız resmen ama 80 TL fiyat çekiliyor. Efsane formadan az kar et ne olacak..? Bu mantıkla marka mı yönetilir demeyin , o efsane formayı piyasaya çıkartıyorsan 80 TL fiyatlandırma ayıptır,kimse kusura bakmasın.

Ayrıca ürün kalitesi olarak da bu fiyatın yakınından geçmiyor ürünler..İlk yıkamada çeken,rengi atan,pamuklaşan ürünlerden taraftar çok şikayetçi..

Uzun yıllardır taraftarların ‘reklamsız forma’ talebi var.Bunu da neden yapmazlar anlamıyorum. Üstelik bizler reklamsız forma istedikçe , formadaki reklamlar arttı..Artık sırt kısmına ismimizi bile yazamıyoruz..Hepimiz çokomel gibi geziyoruz..Yaz günü kapşonlu giyer olduk , Ülker diye dolaşmayalım diye..

Forma demişken bir iki detay daha..Uzun kollu forma neden yapılmıyor..? Her halısaha oynayanın rüyasıdır uzun kollu forma..Şaka bir yana bu da bir tarzdır ve kendine has bir kitlesi vardır..Neden es geçiliyor..?

Avrupa’da da gördüğümüz üzere takımlar store satışlarını arttırmak adına asli renklerinden farklı renkler kullanarak belli forma ve tasarımlara giriştiler..Bu da tadında kaldığı sürece çok güzel ve getirdiği gelir açısından da önemli bir hamle. Ama bazen tadı kaçıyor.. Fosforlu formalar,her casual üründe kullanılmaya çalışılan mavi-beyaz tonlar , yine günlük hayatta asla giyemeyeceğimiz aşırı fosforlu ve turkuaz tonlar ürün satışlarını bana kalırsa baltalıyor.

Bu da farklı bir konuya itti bizi. Fenerium’larda belki çok fazla ürün var ancak hadi bunu da dışarıya çıkarken giyerim diyebileceğiniz çok az ürün var.Bunun nedeni ya kullanılan renkler ya da aşırı rahatsız edici büyük fontlarda yazılan yazılar veya şekiller..

Bir şuna bakın

Bir de herhangi bir Fenerium t-shirt’üne bakın..Olacak iş mi..?

Sosyal medya’da en az 50 insan bulabilirim size ‘abi emlak bankası forması bulsak da alsak’ diyen. Ben bu yazıda örnekleri Arsenal Store’dan veriyorum Arsenal’e olan sempatimden dolayı.Mesela orda Retro Collection’da JVC reklamlı 1985 yılının formaları satılıyor hala. Bugün Emlak Bankası 8 Rıdvan forması satılsa fena mı olur..? Basit bir örnek yani bu..

Retrolarda çok zayıf olduğumuz gibi , Fenerbahçe efsanelerinin kullanımı sıfırın altında..Lefter için yapılan t-shirt bu mu olmalı allah aşkına..? Bunu tasarlamak ayrı bir ayıp , bunu piyasaya sürmek çok daha ayrı bir ayıp..Bu artık zevk işi değil ayrıca..Ben beğenmem sen beğinirsini yok bunun..Bu açık ve net çok kötü bir ürün. Lefter’in vefatından sonra bu tasarım mı yapılıyor..? Tasarım demek bile ayıp şuna , kusura bakmayın.

Geçen sene Fenerbahçe tarihinin en unutulmaz ve destansı şampiyonluğunu kazandı. Bu sürecin sonunda çıkacak hiçbir sonuç bu duygularımızı zedeleyemeyeceği gibi,o takımın ve Aykut Kocaman’ın saha içerisinde verdiği o unutulmaz mücadeleye asla gölge düşüremeyecek. Fakat ne oyuncularla,ne de Aykut Kocaman ile ilgili bir tane ürünün yok..!

28 gol atan Alex’in , kalesini gole kapatan Volkan’ın , Antep’e atılan golde ortayı yaptığı yere çöküp ağlamaya başlayan Gökhan’ın, her maç ciğerlerini sahada bırakan Emre’nin Mehmet’in hiç mi değeri yok..? Bu oyuncularla ilgili hiç mi ürün çalışması yapılmaz..? Ya Aykut Kocaman..? Bu sorular çok enteresan gerçekten..Yani bunları burada soruyor olmam bile çok saçma..

Sloganlardan bahsetmiştim yazının başlarında.. O kadar güzel sloganlar var ki , en kötü atkı yaparsın yani..Ben şu atkıyı bulabilmek için 10 gün araştırma yaptım..Atkı çok mu güzel..? Değil. Ama şu mesajı verebileceğimiz başka bir alternatifimiz var mı..? Yok.

Haklıyız kazanacağız ! sözü 3 Temmuz’dan beri en büyük sloganlarımızdan biri..Bir tane atkısı,ürünü var mı..? Yok.

Atkıdan girmişken,büyük maçlarda satışa çıkmak üzere maç günü atkıları istiyoruz yıllardır.Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek final oynadığımız sene millet Sevilla’dan fazladan aldığı Sevilla-Fenerbahçe maç günü atkılarını burada üç basamaklı rakamlara satıyordu..

Mesela Arsenal Store’u gezerken şu olaya bayıldım.

Bunlar ciddi fiyatlara satılıyor..200 pound..Ama muhteşem. Düşünsenize size hediye olarak Volkan’ın bir maçta giydiği eldiven imzalı ve çerçeveli olarak geliyor. Ne muhteşem bir hediye. Bunu da şöyle yaparsınız , atıyorum Volkan’ın eldiveni 500 tane piyasaya sürersin , 200’ü İstanbul’da olur fiyatı yüksek olur.. Herkesin evinde olacak birşey olmaz ama çok özel bir ürün serisi olur..

Bunun Rıdvan’ını , Aykut’unu , Can Bartu’sunu falan da yaparsın ve çok ciddi talep görür..

Futbol dışı branş ürünlerine de dikkat çekmek lazım..Arsenal gibi sadece futbol kulübü değiliz sonuçta.Ancak diğer branşların da ürün yelpazesi yerlerde..Hani ürün yelpazesi demeyelim gerçi,sonuçta ne kadar talep görebilir ama Fenerbahçe Basketbol ürünü bu mudur..? Fiyatı da bu mudur yani..?

Bunlar her anlamda taraftara yapılan ayıplardır bana kalırsa.

Daha örneklendirebilecek,fikir verilebilecek çok şey var ancak artık kapatalım yavaş yavaş.Son bir iki ufak fikir , Bobblehead veya futbolcu figürleri , stad maketi (ama daha önce çıkan kinder sürpriz oyuncağı gibi değil) , stad gezileri (yedek kulübesine girebilme vs. ) gibi imkanlar kullanılmalı..

Ne yapmalı peki..? Dediğim gibi bana göre en önemli noktalar ;

  1. Düzenlenen ve akla uygun fiyat politikası
  2. Güzel tasarımlar
  3. Maç günleri dışında giyilebilecek ürünlerin artması
  4. Taraftarın istedikleri tarzda ürünler çıkartılması
Bunları da yazının en başından dediğim üzere bu işlerde profesyonel olanlar değil , tribünün dilinden anlayan , Avrupa'da bu işlerin nasıl yürüdüğünü inceleyebilecek isimler yapmalı..Arsenal'e Henry döndü 2 aylığına Arsenal Store'un yapmadığı reklam kalmadı 'Kral Döndü' diye.. Fenerium'un bu interaktif hantallığı da oluşturulacak bir ekiple giderilmeli..

Atladığım birçok detay olmuştur muhakkak ancak umarım okurken çok boğulmadığınız faydalı bir yazı olmuştur ve gerekli yerlere ulaşır.

EKLEMELER

Öncelikle yazıya gösterdiğiniz ilgi için hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum..

Yazıyı okuyanların yazıya verdiği destek ve paralel düşünceler doğrultusunda birkaç ekleme yapmak durumunda kaldım..Özellikle Twitter'dan inanılmaz sayıda paralel düşünce ve yeni nokta atışları yapıldı..Madem bu konuya ön ayak olduk bu yazı ile o halde eklemeleri de yazının sonuna iliştirelim..

Sosyal medyanın en etkili satış ve pazarlama silahlarından biri halini aldığı bugünlerde Fenerium'un bu alanlarda daha interaktif olabilmesi,hantallığını ortadan kaldırması ve çeşitli kampanyalarla ilgiyi üzerine çekmesini sağlamak gerekiyor. Bunu klasik 'soru soruyoruz,doğru cevabı veren 1,10 ve 100.kişiye x ürünümüz hediye' klişesinden çıkartıp , bu interaktif ortamı taraftarlarla harmanlaması gerekir.

Yapılması hoş olabilecek bir diğer nokta ise , tasarım yarışmaları..Fenerium'un o ay çıkartacağı bir t-shirt,kazak,atkı,şapka,yatak örtüsü vs. vs. ürünlerinden biri için bir yarışma yapılır ve anket sonucu birinci seçilen üründen belli bir miktar yapılır..Tasarım birincisine de değişik ödüller verilebilir ki en büyük ödül takımından bir futbolcuyla tanışması olabilir..

Avrupa'nın belli başkentleri ve Amerika'nın en önemli şehirlerinde yer alan büyük spor marketlerinde belli miktarlarda Fenerbahçe forması olabilse hem kulüp reklamı için hem de orada yaşayan insanlarımız için güzel bir nokta atışı olabilir.

Ayrıyetten yurdışı satışları ile ilgili bir düzenlemeye ihtiyaç var..Gurbette yaşayan Fenerbahçeliler yüksek kargo fiyatlarından şikayetçiler..Bununla ilgili bir çalışma yapılarak orada ki pazarı daha işlek hale getirebiliriz.

Bana göre de çok önemli olan bir konu ise ürünlerin kalıpları ile ilgili..Bazı ürünler (örn:polo t-shirtler,bazı gömlekler ve kazaklar) slim fit olmalı..Klasik fit her ürüne yapılmaz. Daha aktif,şık ve sade ürünlerde slim fit'in kullanılması bu ürünlerin dışarıya da rahatlıkla giyilmesini sağlar.

Özellikle bayan voleybol ve basketbol ile ilgili çok fazla şikayet var. Bu sporlara yönelen genç kardeşlerimizin kendilerini bu takımlara,izledikleri ablalarına aidiyet uyandırabilecekleri bir tane ürün bile yok. Bu çok ciddi bir sorun..Fenerbahçe bayan basketbol ve bayan voleybol'da tarihe geçecek takımlar kurdu fakat bunlarla olan aidiyet bağı sadece çubuklu forma..

Son 3-4 yılda Adidas ve Nike'ın gerek nba şortları gerekse eşofman altları inanılmaz bir patlama yaptı..Bunların model olarak birebir aynısını yap,turkuaz veya fosforlu abuk renkler kullanma ,bi tane cebin altına küçük bir Fenerbahçe logosu iliştir bak bakalım nasıl satıyor..Yine dediğim gibi basketbol şortu..Takımın giydiği şort değil..Biraz tarz biraz daha göz alıcı birşeyler yapılsa çok önemli satışlar yapılabilir.

Yazının eklemeler yapılmayan halini her derdimize kulak vermeye çalışan Ömer Temelli okudu ve beğendi. Bu eklemeler yapıldıktan sonra yazıyı kendisine tekrar ulaştırmaya çalışacağız. Bakalım bu yazı gerekli harekete yardımcı olabilecek mi..Burada şu da önemli , ben bu yazıyı yazdım ve belki bu yazdıklarımın hepsine çözüm bulunacak fakat burada asıl soru ,bir daha ben veya sizlerden biri bu tarz bir yazı yazma gerekliliği duyacak mıyız..? Umarım bu sorunu çözebiliriz..

Tekrardan hepinize ayrı ayrı teşekkür ederim güzel yorumlarınız için..

12 Şubat 2012 Pazar

Yenilin Ama Boynumuzu Yere Eğmeyin

Neden Fabio Luciano'nun bu yazının tepesinde kullanıldığını anlatmama gerek yok sanırım..

Bugün bu takımda eleştirdiğimiz oyuncuların hepsi çok büyük karakterler ortaya koydu saha dışında.. Herşeyden önemlisi 'bizi düşürsünler' diyebilme yiğitliğini göstererek emeklerine atılmaya çalışılan çamuru yere vurdular..

Topuk Yaylası'nda bizlerle birlikte gözyaşı döktüler..

Amatör'e de gitsek bırakmıyoruz , buradayız dediler..

Bende kendi adıma bu kadroyu ve teknik ekibi Fenerbahçe tarihinin en özel takım grubu olarak yazdım daha önce..

Fenerbahçe taraftarı herşeyi kaldırır,haksızlığı,gamsızlığı kaldırmaz..Biz taraftarları için Fenerbahçe forması cidden yüklenen anlamlarından da daha kutsal ve yücedir..Bu anlamı kelimeye dökmek , tarif etmeye çalışmak çok zordur..

Sen böyle bir süreç yaşamışsın..Emeklerine leke sürülmeye çalışılıyor..Ülkenin her yerinde , aklına gelen gelmeyen tüm medyada..Bizler taraftar olarak buna çıldırırken , sen Aykut hocanın da dediği gibi kanırta kanırta şampiyon olduğun emeklere leke sürmeye çalışanlara karşı kim bilir neler hissediyorsundur..Onu bizler bilemeyiz zaten..

Bunların hepsini tahmin edebiliyorum..Zaten sizler de konuştuğunuz , anlattığınız zaman bu sürecin sizi nasıl etkilediğini , neler hissettiklerinizi belirtiyorsunuz..

Fenerbahçe taraftarı dediğim gibi herşeyi kaldırır , ruhsuzluğu , mücadele etmemeyi kaldırmaz..Bu yüzdendir ki ' Yenilsen bile maçın sonunda sırılsıklam olsun o forma ' diye bir tezahurat yapma ihtiyacı duymuşuz daha önce..

Bu sene başlarken de , devam ederken de bizler hep aynı şeyin üzerinde durduk.. Mücadele edin,savaşın ve emeklerinize sahip çıkın dedik..Bizler sizin temizliğinize,alınterinize sonuna kadar saygılıyız..Buna saygısı olmayanlara malzeme vermeyin , sahada başımızı öne eğmeyin dedik..

Her deplasman aynı sıkıntı..İçerde 50.000 kişi ile koşmamak için yemin etsen maçtan önce yine kendini koşarken , mücadele ederken bulursun zaten..Deplasmanda yürüyerek futbolun kitabını yazıyorsunuz..Pas almak için iki adım sağa sola gitmiyorsunuz..

Böyle mi sahip çıkılıyor geçen senenin alın terine..?

Böyle mi sahip çıkılıyor Metris'te her maçınızı bambaşka duygularla,özlemlerle izleyen Fenerbahçe esirlerine..?

Böyle mi sahip çıkılıyor 3 Temmuz'dan beri hayatının en büyük önceliğini sizlere veren,Topuk Yaylası'ndan Boğaz Köprüsü'ne , Kadıköy'den Metris'e , Cadde'den deplasmana gelen taraftarınıza..?

Sizler böyle oynadığınızda ne oluyor biliyor musunuz..? Bizler yarın işimize,okulumuza başımız önde gidiyoruz..Yenilmeniz değil sorun..Gamsızlığınız,umarsız halleriniz..

Fenerbahçe taraftarı 4-3 Beşiktaş maçında 10 dakika sahayı terketmedi sizleri alkışlamak için..

Hep dedik ki sonuna kadar yanınızdayız..Sonuna kadar arkanızdayız..Hiç geri adım atmayın,hiçbirşey cesaretinizi kırmasın,Fenerbahçe düşmanlarını sevindirmeyin dedik..

Şampiyonluğu , kupası umrumuzda değil yahu..Şunu yaşatmayın ama artık..1 değil 2 değil..

İçerdeki Karabük maçında;Alex'in 6.dakikada oyundan atıldığı ve 1-0 kazandığımız maçta yazdığım yazıyı hatırlıyorum..Maç bittiğinde 10 kişi soyunma odasına gidecek haliniz yoktu sizin..Bu karakter neden sadece Kadıköy'de ortaya çıkıyor..?

Bu oynadığınız son karaktersiz maç olsun..Her maçınızdan sonra o forma sırılsıklam olsun..Bize Tuncay dedirtmeyin..

Şampiyonluğa değil , mücadeleye en çok ihtiyacımız olan senedeyiz..

Fenerbahçe esirlerini de üzmeyin artık..Taraftar üzülmeye alışıktır..Yarın içerde bi gol atıp armayı öpersiniz herşey unutulur..Ama Metris'te insanlara yaşattığınız üzüntüye,kedere bizim müdehale etme şansımız yok..

Mücadele edin , sizinle o yolda ölelim.