2 Ekim 2010 Cumartesi

Fenerbahçe : 3 - 0 : Gençlerbirliği / Moraller Gayet İyi


İşte böyle olsun canımı yesin Aykut hoca..Fenerbahçe bugün haftalarca , aylarca bizi etkisinde bırakan bir oyun mu oynadı da böyle diyorum..?Elbette hayır..Özellikle ikinci yarıda Fenerbahçe hakkında pozitif konuşabileceğimiz pek birşey yapmadı ancak özellikle ilk yarıda izlediğimiz Fenerbahçe geçtiğimiz yıllardan çok daha farklı birşeyler yapmaya ÇALIŞIYORDU..

Biz Aykut Kocaman'dan bunu bekledik..Olur veya olmaz , tutar veya tutmaz bi dene hocam dedik..Bu denemenin odak noktasının Alex'in oynaması veya oynamaması olmadığını , takıma genel bir karakter ve oyun bilincinin yerleştirilmek zorunda olduğunu yazdık..Aykut hoca yanlış hamleyle başlayıp merkeze Alex'i koydu..Takım kaybetti , kendi yıprandı , kaptan yıprandı..

Hatanın neresinden dönsen kardır elbette..Bugün Fenerbahçe özellikle ilk yarıda daha önceleri pek alışık olmadığımız bir oyun ortaya koydu..Neydi bu..?Ortasahadan çabuk çıkan bir takım , ileride çoğalmayı deneyen bir takım ve hızlı bir takım..Hızlı takım derken de abartı birşey söylemek istemem hani maçı izlemeden bunu okursanız bişey zannedersiniz belki ama beni Fenerbahçeliler daha iyi anlayacaktır..Yani takımda bir dirileşme ve tempo gözlemledik..

Aykut Kocaman'ın kafasındaki yapıyı uygulama yoluna girdiğine ilk defa bu akşam inandım..Alex'inden Emre'sine kadar herkes de mental olarak aynı bilinç vardı..Dia bile geçen haftaya oranla daha fazla geriye dönmeye özen gösterdi..Belki yalandan dönüyor ama mental olarak dönmesi gerektiğinin farkında..Mehmet toparlamıştı , geçen haftaya göre orta ikili çok daha formdaydı..Selçuk başarlı bir maç çıkartırken kötü bir sakatlık yaşadı..Selçuğun biraz Emre'ye yanaşması ve iyi oynaması Fenerbahçe orta sahasının kalitesini ciddi anlamda arttırıyor..

Gençlerbirliği ilk 25 dakikada abandone oldu..Bunu Fenerbahçe temposu , mücadele gücü ve hücumda çoğalmasıyla sağladı..Caner'in atak katılımları , Emre'nin agresifliği ve hücuma katılımı , Dia'nın hücum bölgesindeki gezginliği ve deliciliği , Alex'in zekası ve yeteneği ve Mamadou Niang..Her türlü golü atıyor..Çalım atıyor , kafaya çıkıyor , sırtı dönük oynuyor , pas dağıtıyor..Ben Pierre dahil olmak üzere son 10 yılda bu kadar çok özelliği barındıran bir forvet izlememiştim..Sürekli beslemek gerekiyor Niang'ı sürekli o kumbaraya para atmak gerek..

Emre dediğim gibi yine çok iyiydi..Gökhan maçta kopuktu biraz ama son 15-20 dakika tekrardan ağırlığını koydu..Mehmet yine dediğim gibi toparlanmış göründü ancak Mehmet'in sorunu her zaman bu..Yani bir iyi/bir kötü durumu..Bunu da artık bir düzene bağlamak zorunda hem zaten artık Stoch ve Kazım'da arkada bekliyor olacak..

Lugano - Yobo ikilisi güven verdi..Lugano 4 senedir alıştığımız performansı gösterdi..Fizik gücü yerine gelmeye başladıkça o da bekleneni veriyor..Yobo'da genel olarak rahat bir maç çıkardı ancak canlı izleyince daha net anlayabileceğiniz bir kalite ve savunma zekası var..Hamlelerinde bugün hiç sekmemesi onun ne kadar önemli bir oyuncu olduğunu gösterdi..


Alex bugün 4-5 tane faul yaptı..Bu bile enteresan geliyor kulağa..İşte bahsettiğimim takım düşüncesi buydu..Yani her oyuncunun %100 yapması gereken bir görevi olduğunu takım üstlenmiş ve kabullenmiş durumda..Alex bugün hücum anlamında direkten dönen enfes şutu dışında pek birşey yapmamasına rağmen 88.dakikada kornere geldiğinde stad Alex diye inliyorsa + maç bitimince I Love You Alex diye stad kaptanını ödüllendiriyorsa bu maçın gerçekten özel bir değişim içerdiğini anlayabilirsiniz..

Gençlerbirliği'nin ciddi sıkıntıları var..Defansları ağır oyunculardan kurulu..Bir de şunu anlamadım neden bu kadar sert oynarsınız arkadaş ya..?Hani bu sertlik topa sertlik değil..Pis bir sertlik , kasap sertliği..Ligimizin kalitesi diye sihirli bir kelime var ya hani gerçekten bu tip oyuncularla bizim böyle bir sözü bile kullanmamız abesttir..

Aslında geniş bir maç analizi yapmadım farkındaysanız..İkinci yarıdaki durgun oyunun da üzerinde durmadım ki araya sıkıştırayım bu oyun temposunun düşüşünün en temel nedeni Fenerbahçe takımının kondisyon olarak istenilen seviyede olmaması..Bu milli maç arası falan da oyuncuların kuvvetlenmesi açısından önemli bir avantaj..Ne diyorduk , maç hakkında geniş analiz yapmadım çünkü beni etkileyen temel şey alınan galibiyetten ziyade birşeyleri değiştirmeye yönelik takımın bir hamle de bulunması..

Milli maç arasından önce moralleri yükselten bir galibiyet oldu bu..Takımın güç depolaması için bu milli maç arasında mutlaka bir hazırlık maçı da ayarlanmalı..

29 Eylül 2010 Çarşamba

Sami Yen'de de Attı..


Geçen sene blogda bir yazı yazmıştım Galatasaray deplasmanı öncesinde..Alex'in Türkiye'de gol atmadığı tek stadyum olan Sami Yen'deki belki de son Galatasaray-Fenerbahçe maçında boş geçmemesini umarak..

Mesela bu sene ligdeki takımları ele alarak bir bakalım..Sıralamadan gidiyorum..Bursa'da attı,İnönü'de attı,Avni Aker'de attı,Kayseri'de attı,Ankara'da attı,İzmir'de attı,Antalya'da attı,Gaziantep'de attı,Sivas'da attı,Eskişehir'de attı..

Şuan süper lig'de oynayan takımlardan sadece Konya'da gol atamadı Alex..2 hafta sonra Konya deplasmanında da gol atarsa şuan süper lig'de tüm rakiplerin sahalarında gol atmış olacak..Karabük'ü saymadım tabii bu arada..

Sami Yen'de Galatasaray'a olmasa bile Kasımpaşa'ya attığı gollerle kişisel vedasını eksik etmedi Alex..Şu istatistiğe ulaşan veya yakınına yaklaşan bir yabancı oyuncu Türkiye'ye gelmiş midir veya bundan sonra gelmesi ne kadar olasıdır onu da sizler düşünün..

28 Eylül 2010 Salı

Högh Turp Gibi


Bugün medyada Eski efsane futbolcumuz Jes Högh`ün ağır hasta olduğu yönünde haberler çıktı. Biz de bu haberleri ciddiye alıp geçmiş olsun mesajı yayınladık. Bu haberler üzerine yöneticimiz Metin Şen Jes Högh`le bir telefon görüşmesi yaptı. Telefon görüşmesinde gazetelerde çıkan haberlerin gerçeği yansıtmadığını belirten Jes Högh, gördüğü fiziksel tedavi sonrası hemen iyileştiğini, neredeyse futbol oynayacak seviyeye geldiğini belirtti.


Metin Şen aracılığıyla, tüm Fenerbahçelilere sevgi ve selamlarını gönderen Högh, "Fenerbahçe kulübünü ve taraftarını asla unutmadım, Fenerbahçe ve Türkiye`yi çok seviyor ve özlüyorum" dedi.

Moral bozucu yazıyı da kaldırdım gerçek ortaya çıkınca..Çok mutlu oldum gerçekten..En kısa zamanda Kadıköy'de bir maça gelmesi dileği ile..

Kasımpaşa : 2 - 6 : Fenerbahçe / Manevi Huzur


Öncelikle şunu söylemek gerekiyor ki Fenerbahçe'nin geçtiğimiz beş haftalık fikstürü kolay değildi..Kayıpsız geçilen ancak kağıt üzerinde motivasyon açısından zorlanılabilecek 2 seyircisiz iç saha maçı , Kayseri ve Trabzon deplasmanı ve Beşiktaş maçı..Fenerbahçe çok eleştirdiğimiz ve gerçekten beğenmediğimiz şu haliyle biraz akıllı davransa Beşiktaş'ı yener , Trabzon'dan en kötü beraberlikle dönerdi..

Ancak bunlar mazeret değil elbette..Fenerbahçe Beşiktaş'ı yenip , Trabzon ile berabere bile kalsaydı oynadığı futbolun açıklaması yok..Dün Kasımpaşa karşısında takımın kazanacağından emindim ancak benim görmek istediğim şey farklıydı..Aykut Kocaman'ın 6.hafta toparlanacağız derken bunu sahaya nasıl yansıtacağını merak ediyordum..Yoksa Kasımpaşa 1-0 öne geçtiğinde bile Fenerbahçe'ye maçın döneceği barizdi..

Öncelikle Aykut hocanın çıkarttığı kadroyu yadırgadım..Defans dizilişinde Yobo'yu zorlamak istemeyip Bilica'ya ve kazanmak istediği için Santos'a şans vermesini yadırgamam fakat hocam sağ öne Mehmet'i koyarak hem kanat ataklarını tıkıyorsun hem de Selçuk-Emre ikilisiyle orta sahamızı açıyorsun..Demek istediğim sağda bu takımda oynayabilecek Stoch-Özer-Kazım gibi üç tane adamın varken neden Mehmet'i orada harcıyorsun..?Emre-Mehmet orta ikilisi mutlaka Emre-Selçuk'tan daha etkili olur..

Maç öyle bir maçtı ki gerçekten aslında ağlanacak halimize gülüyoruz..Kasımpaşa'nın şu haliyle süper lig'de oynaması ayrı bir konu , Fenerbahçe'de Selçuk-Bilica ve Santos'un dün oynadıkları oyundan sonra bugün hala futbolcu lisansları taşımaları ayrı bir konu..Bilica kafaca bitirmiş kendini..Orada Fenerbahçe eksik oynasa dün verilen pozisyonlardan farksız olmazdı..Bir oyuncu mücadeleyi bu kadar kolay kaybetmemeli..Yobo geldi diye bu kadar motivasyon düşmüş ve oynamaktan umudu kesmişse devre arasında tekrar Sivas'a dönebilir..

Selçuk çok ağır ve bitik..Resmen yan paslarda bile zehir atıyor arkadaşlarına..Bir oyuncu yavaş gelen bir pası kontrol ederken topu ayağından 1 metre açar mı yahu..

Andre Santos'da özel hayatındaki başarısının veya Brezilya milli takımında oynadığının %25'ini en azından sahaya koysa fena olmayacak..Benim çok fazla beğenmediğim Caner bile Santos'dan sonra parladı sahada..

Fenerbahçe'nin şuan ligin en çok gol atan takımı olması şaşırtmamalı..Yüz kere dedim belki , eğer bu takım 4-2-3-1 veya 4-4-1-1 oynayacaksa Alex De Souza 90 dakika sahada ol-ma-lı-dır..He Alex'i çıkartıyor musun hocam o zaman hemen sistemden de dön..İşte Alex böyle bir adam..Dün 2 gol 1 asist..Maç 3-2 iken serbest vuruşta Dia'ya attığı pas ile maç koptu..Orada bile Alex Dia'ya koş diyor..Niang'a attırdığı gol de ayrı bir güzellik..

Alex'in yüzünün de dün güldüğünü görünce gerçekten rahatladık..Geç oldu ama güç olmasın..Alex - Aykut tartışmaları son bulsun..Bu takım Alex ile güzel..Yarın yeri gelir yine oturur o zaman da Fenerbahçe bu forvet arkaları sistemle oynamaz sesimizi çıkartmayız ancak Aykut Kocaman'ın bu zamana kadar denediği Alex'i çıkartıp yerine Emre-Stoch gibi oyuncuları çekerek oynamaya çalıştığı şey ziyandan başka birşey değil takım için..


Dia çok etkili bir oyuncu..Onun etkinliğinin sadece açık alana bağlı olduğuna inanmıyorum ben çünkü çalım atabilen , kolay yıkılmayan ve inatçı bir oyuncu..Bizler uzun zamandır çizgiyi bu kadar iyi kullanabilen ve tren gibi giden bir oyuncu görmemiştik..Tabii aynı cümlede hem olumlu yönünü söyledim hem de olumsuz özelliğinin üzerinde durdum..Çok çizgide kalıyor Dia..Bu konuda Fenerbahçe'nin mental olarak işi en iyi bilen adamı Özer'dir mesela..Asla çizgide kalmaz hemen orta sahayı üçler savunmada..Dia'ya eğer bunu öğretirsek Avrupa futboluna çok önemli bir oyuncu kazandırmış oluruz..

Bir de Mamadou var tabii..Golcüyüm diye bağırıyor..Ve hiç alışık olmadığımız şekilde tıkır tıkır adam geçiyor..Pierre'den sonra leblebi gibi atan bir adam bulduk sonunda..Çok ama çok kaliteli ve zeki..Bir de kendi dilinden anlayan Dia ve futbol dilinden anlayan Alex ile birlikte ne kadar etkili olabildiğine şahit olduk..5 lig maçında 6 gol atan bir forvetin varlığı bile bir garip hismiş bunu tekrar hatırladık..

Aykut hoca şimdi defansif tedbirleri almalı..Lugano ve Yobo'nun fiziksel olarak toparlayıp birbirlerini tanımaları sonucu göbekteki ikilinin toparlanacağını düşünüyorum..Gökhan Gönül dün ne kadar kötü olsa da standartı olan ve taraftarı yarı yolda bırakacak bir oyuncu değil..Sol bek konusunda ne olur bilemiyorum..Brezilya milli takımının sol bekine rağmen o bölgede sıkıntı yaşıyoruz..

Burada en önemli hamle Emre'nin yanına Selçuk değilde Mehmet'i yerleştirmek artık..Orada yerli hakkı kullanmak durumundayız madem oraya acilen Mehmet'i kaydırmak ve sağ kanada Stoch-Özer-Kazım üçlüsünden uygun olanı yerleştirmek zorundayız..Veya sağa Dia'yı çekip sola Stoch veya Özer'i koyar hoca..Bunu kesin olarak yapması gerekiyor ama..Mehmet en azından ortada daha dirençli ve basan bir oyuncu..Emre ile dönüşümlü olarak hücuma da çıkar hem..Bu arada yazının sonuna kaldı ancak Emre dün çok iyiydi..Her zaman Emre'yi böyle dikine oynayan ve basan oyunuyla izlemek istiyoruz ki zaten Fenerbahçe'nin de buna ihtiyacı var..

Son olarak Stoch..Aykut hoca bu adamı küstürmemeli..Dia evet çok formda ancak hücumda da savunmada da pek bir etkili olamayan Mehmet yerine sağda Stoch olsa dün gol atar mıydı veya asist yapar mıydı sorusuna cevap vermek gerek..Stoch'da mutlaka yarın öbürgün aradığı forma şansını veya morali bulacaktır..Bu sürede küsmemeli ve inatla devam etmeli o da..

Aykut Kocaman'ın elinde geniş bir kadro var..Bir iki doğru seçimle daha (Mehmet ortaya sağa Stoch-Özer-Kazım) hamlesiyle bu takımı bir vites daha yukarı taşımalıdır..Fizik olarak takımın her geçen gün biraz daha yerine geleceğini ve mevcut defans rotasyonun aslında ciddi bir kalitede olup , zamanla toparlayacaklarını hesaplarsak Fenerbahçe'nin bundan sonra oyun olarak da bir iyileşme ortaya koyacağını düşünebiliriz..Umabiliriz..İsteyebiliriz..

Çok isteriz..

27 Eylül 2010 Pazartesi

Dön Tuncay..

Tuncay Şanlı son haftalarda o beğenmediğimiz Stoke City'nin lig maçlarının kadrolarına bile giremiyor..Hakkında yapılan bazı spekülasyonlar oldu son dönemde..Yok 2 paket sigara içiyormuş , bira elinden düşmüyormuş vs..

Tuncay Avrupa'ya giderek bana göre eleştirilecek birşey yapmadı..Elbette Fenerbahçe'de kalmasını çok isterdim fakat yaptığı tercih kim ne derse desin Premier Lig'di ve ilk iki sezonunda ismini duyurmak açısından fena işler yapmadı..Bir hafta Anfield Road'da ertesi hafta Old Trafford'da oynamak bambaşka bir his ve özgüven olsa gerek..Bunu yaşaması onun kariyeri açısından gerçekten mükemmel birşey..

İyi hoştu ama artık o dönemlerde geride kaldı..Stoke City menajeri Tony Pulis ile yaşadığı sıkıntılar , Stoke City'nin güçlenen forvet rotasyonu (Jones-Fuller-Gudjohnsen-Sidibe-Tuncay) ve Tuncay'ın da düşen performansı yüzünden bu saatten sonrada bu yukarıdaki isimler arasında şans bulması çok zor görünüyor..

E artık yeter Tuncay..3 seneni de doldurdun eyvallah..Artık hem kendin için hem de Fenerbahçe için Kadıköy'e dönme vaktin geldi..Bu takımın her zaman Tuncay karakterinde oyunculara ihtiyacı var..Bizlerin dilinde 'Tuncay Ruhu' diye birşey yarattıysan eğer o ruha inan en çok ihtiyacımız olan sene bu sene herhalde..Kendi adına da orada yedekte bekleyerek , hatta yedek bile olamayarak , vakit kaybetmeye , yeteneklerini köreltmeye gerek yok..Ocak , bilemedin Haziran'da dön , çubukluyu sırtına geçir..

Milos Krasic


Juventus'u oldum olası sevmem aslında ancak son yıllarda İtalya'da ki Inter hükümdarlığının yeterince sıkmış olması nedeniyle şu durumda kafaya oynayacak her takımı destekleyecek durumda çoğu futbolsever..

Bu sene özellikle Milan'ın yaptığı hamleler çok dikkat çekiciydi ve Zlatan'ın havasından mı suyundan mı yoksa yerine gelen özgüveninden mi kaynaklandığını bilmediğimiz formuyla Milan geçtiğimiz 2 hafta saçma puan kayıplarının ardından Genoa'yı aşarak 3 puanı kaptı..Milan'ın ben bu sene şampiyonluğun bir numaralı adayı olduğunu düşünüyorum..Türkiye'de Beşiktaş için söylediğim şey İtalya'da Milan için geçerli..Milan iyi veya kötü oynayabilir bazı maçları ancak bu sene takımda eksik olmayan birşey varsa o da kazanma istekleri..

Juventus'da geçtiğimiz senelere oranla daha iyi bir kadro kurmuş durumda..Haftanın kahramanı Milos Krasic'i yaz aylarında haftalarca beklemiş olan bizler , sarı fırtınayı izledikçe iç geçirmiyor değiliz hani..Juventus dün sahasında Cagliari'yi 4-2 yenerken , Milos hat-trick yaptı..Juventus'un toparlanma sürecine girmiş olmasını umut ediyorum..Kadrolarına baktığımız zaman son 4-5 yılın Juventus'una göre daha güçlüler..Eğer bir seri yakalayabilirlerse onlarda tepeye oynayacaktır..

Roma'da 90+2'de Vucinic'in kafa golüyle Inter'i yenince İtalya'da takımlar şöyle bir silkelendi..Burada bana göre önemli olan artık Milan-Juventus-Roma'nın biraz düzelmesinden de ziyade , Inter'in artık o eski dominantlığını kaybettiğinin açık bir şekilde görülmesi..Benitez'in pozitif bir futbol oynattığı da söylenemez..Liverpool'da kendisine gösterilen sabrı da İtalya'da göreceğini pek zannetmiyorum..

Tüm bunlar olurken bizlerin bu maçları televizyonda canlı izleyememize neden olanlara da selam olsun..