23 Eylül 2010 Perşembe

Günün Fotoğrafı

by Jose Mourinho..

22 Eylül 2010 Çarşamba

Bişey Yapmalı / Aziz Yıldırım


Başlıkta da görüleceği üzere ben yönetimi Aziz Yıldırım kaynaklı ve Aziz Yıldırım doğrultusunda gördüğüm için bireysel anlamda bir yazı olacak bu..Yani tabii bu durumun böyle olması da Fenerbahçe Yönetiminin geri kalanı için iyi birşey olmasa gerek..

Aziz Yıldırım başlı başına çok uzun yazıların konusu bir adam..Ben burada geçmişten bugüne Aziz Yıldırım hatalarını oturup yazacak değilim..Ben sadece olayı minimum çerçevede ele alarak bugün bu takımın bu durumda olmasında başkanın kısa vadede yaptığı hangi hataların etkili olduğuna bakacağız birlikte..

Başkanın en büyük hatası , hatalarından ders çıkartan biri olmaması bence..4-5 yıldır kulübün izlediği transfer politikalarından da bu çok net anlaşılıyor..Getirdiğin adamlara da bakmıyorum ben..Aurelio'yu getirdiğinde kimin ne umudu vardı mesela..?Veya Alex'i getirdiğinde nereden belliydi adamın Fenerbahçe efsanesi olacağı..Transfer biraz şans işidir..Messi'yi getirirsin,İsmail Güldüren gelir ayağı ele verir sonra kimse senin Messi'ne bakmaz..Anelka'yı getirdin ne oldu takım uçtu mu..?

O yüzden isim odaktan çıkıp , mantık ve zamanlama odaklı bakalım..Aziz Yıldırım 3-4 yıldır transfer yapamıyor..Xabi Alanso-Poulsen-Gyan-Krasic vb. isimlerle aylarca uğraşmaktan bu takım her sene sezona eksik kadro veya hazır olmayan , birbirini tanımayan oyuncularla giriyor..Burada %100 suçlu Aziz Yıldırım'dır..

Bakın Fenerbahçe'nin basketbol ve voleybolda bay/bayan Avrupa'nın en iyi takımları arasında olmasının en büyük nedenlerinden biri kulübün maddi kaynaklarının ve sponsorluk desteklerinin bu işi bilen insanlarca kullanılmasıdır..Aziz Yıldırım'ın orada transfere karıştığını mı sanıyorsunuz..Basketbol ve voleybolda tüm transferler sezon başlamadan iki ay önce imzaları atıyorlar..Bu bir takımın başarısı için ne kadar büyük bir şansdır..Sen takımını 1 ay önce kurarsın,hocaya verirsin ve sonra haklı bir şekilde oturur beklemeye başlarsın..

Ligde 5.hafta olmuş , Avrupa'ya veda edilmiş ve ben dahil insanlar 'Takım oturacak' diyoruz..İlk yarı böyle geçer oturtmayla artık..İşte bir başkanın , hele ki Aziz Yıldırım gibi yönetimi tek elden yapan bir başkanın 4-5 yıldır bu duruma dikkat etmemesi , buna tedbir almayıp işleri olması gerektiği gibi yapmaması gerçekten büyük bir kabahat..

Aziz Yıldırım'ın açık ara en büyük hatası ise Fenerbahçe tribünleri getirdiği nokta..Tribün grupları ile kavgaları , kombine ve bilet politikası , stada gelen deplasman tribünlerini çay-çörekle ağırlarken kendi taraftarına 2 liraya sattığı suyuyla , pankartından davuluna kadar bir tribünü tribün yapan herşeyi ortadan kaldırmasıyla ve en kötüsü oyuncusunu artık destekleyemeyen,hatalarında oyuncuların psikolojilerini bozan onları ağlayacak durumlara bile getiren bir tribün yarattı..

Bu yarattığı canavar kitle gün gelecek kendisini de süpürecek bu gidişle o staddan..Belki birgün dönüp o stada ismi verilecek ama yine o staddan istifa sesleriyle gidecek eğer böyle devam ederse..

Aziz Yıldırım bu ülkede üzerine en çok konuşulan spor adamı..Seveni çok seviyor , sevmeyeni nefret ediyor..Fenerbahçe'yi gerçekten çağ atlattı yaptıklarıyla..Galatasaray değil 1 , 10 tane stad ve tesis yapsa Aziz Yıldırım'ın Fenerbahçe'yi getirdiği noktaya ulaşmaları çok zor..Fenerbahçe koştuğu her kulvarda kafaya oynayan bir spor kulübü oldu..Geçen sene Fenerbahçe futbol takımı son dakikada şampiyonluğu kaybetmese profosyonel alanlarda bayan ve erkek tüm takımları oynadıkları liglerin şampiyonu olarak bitirecekti seneyi ve böyle bir apoletten sonra camiada ne çatlak ses çıkacaktı ne de Aziz Yıldırım eleştirilerin merkezlerinden biri olacaktı..

Kısa vadede Aziz Yıldırım ilk önce tribün ile barışmalı..Davullarımıza ve pankartlarımıza kavuşurken , küsen , küstürülen taraftarlara da kucak açmalı ve bu stad hepimizin demeli..Kadıköy yeniden inim inim inlemeli..Çünkü mevcut profil takıma destek vermek,takımı havaya sokmak için saha içinde birşeyler olmasını bekliyor..

Eski profil ise 3-0 gerideyken Fenerbahçe'sini tribünlere çağırırdı..Bu takımın şuan en çok ihtiyacı olan şey destek ve güven..Bu da taraftarın elinde..Yani kumanda da Aziz Yıldırım'da..Kır dekoderi başkan , al herkesi içeri..

21 Eylül 2010 Salı

Bişey Yapmalı / Aykut Kocaman



İster kabul edin ister etmeyin Fenerbahçe'nin hemen her alanda sorunlu bir kulüp olduğu gerçeği artık gözümüze gözümüze girmeye başladı..Bunun düzelmesi için herkesin birşeyler yapması , değiştirmesi gerekiyor..Bu Aykut Kocaman için de geçerli , yönetim için de geçerli , futbolcular için de geçerli ve bizler taraftarlar için de geçerli..Evet herkes oturup düşünmeli ve birşeyler yapmalı..

Bugün ben Aykut Kocaman çerçevesinde değerlendirmemi yapacağım..Aykut Kocaman'ın geçen sene Daum'un üzerinde futbol şubede olması çoğumuzu çok mutlu etmiş , Daum'dan sonra sıra Aykut hocada diye düşünürken belki de biraz Pep Guardiola hayalleriyle kendimizi avutmuştuk..Son dakika kaçan şampiyonluğun ardından yaşanan travma Kralın tahta geçmesiyle son buluyor gibiydi..

O , Fenerbahçe tarihinin kralıydı..Kral lakabını alırken nice zaferler yaşatmış , Fenerbahçe'den önceki teknik direktörlük sürecinde sürekli saygı duyulmuş ve onun Fenerbahçesiyle aynı tarafta olduğumuz için şükretmiştik..Aykut Kocaman elbette çok çok düzgün bir adam..Göreve ilk geldiğinde hiçbirşeyi yapamasa bu takımı vurdumduymazlıktan kurtarır , gençlere şans verir,o formanın ne kadar kıymetli olduğunu cümle aleme gösterir diye düşünmüştük..

Aykut Kocaman geldikten sonra yaptığı açıklamalarla içimize su serpmeye bir anlamda da gazımızı almaya devam ediyordu..Takımın oyun tarzını değiştirmekten,hızlı ve mücadeleci oyundan bahsettikçe ona olan güvenler işler başlamadan tavan yapmış durumdaydı..Her ne kadar gecikmiş olsa bile yapılan transferlerin de son yılların aksine farklı tarz oyunculardan yana kullanılması gerçekten bu sene oyun anlamında çok farklı bir Fenerbahçe izleyeceğimizi düşündürmüştü bizlere..

Sonuçlar ise ortada..Aykut Kocaman en büyük yanlışı Alex konusunda yaptı..Oynatıp oynatmama konusu tamamen hocanın kararıdır fakat en başından beri basına ve taraftara yem olarak Fenerbahçe'nin tarihinin açık ara en başarılı oyuncusunu atması bir kere ne etik ne de Aykut Kocaman'ın kişiliğine uygun bir davranış..Burada demek istediğim şeyin 'Alex ilk 11 çıkmalı' anlamında olmadığını peşinen söyliyeyim..Bu dediğim gibi tamamen hocanın kararına kalmış birşeydir fakat alınan her sonuçtan sonra bir şekilde Alex'e faturanın çıkmasının da tek nedeni hocadır..

Aykut Kocaman üzülerek söylüyorum ki Lorant ile birlikte gördüğüm en kötü teknik hamleleri yapan teknik direktör..Bunu çok üzülerek söylüyorum..Hani yaptıkları kadar yapmadığı oyuncu değişikliği kararları Fenerbahçe'ye sürekli zarar veriyor..

Bu takım Kayseri'de katarsak 7 tane zor maça çıktı..(2 Young Boys-2 Paok-Trabzonspor ve Beşiktaş) ve bu maçların bir tanesini bile kazanamadı..Üstelik bu maçların 3 tanesi Kadıköy'de oynandı..Fenerbahçe'nin büyük maçlara konsantre olan ve genelde başarılı olan oyun tarzı tamamen yerle bir olmuş durumda..Aykut Kocaman oyuncuların güvenlerini aldı ve yok etti..Artık dağılmış , taktik olarak kopmuş ve onu da geç sağ bekinde İbo Üzülmez olan bir takıma karşı Alex'i çıkartıp yerine Cristian'ı koyacak kadar korkmuş Aykut Kocaman..

Alex'i çıkartmana hiçbirşey demem hoca ama 77.dakika da değil de 60.dakika'da Alex'i çıkartıp kendi soluna yani İbo Üzülmez'in karşısına Stoch'u dikseydin sence bu maç ne olurdu..?Sarı kartlı İbo Üzülmez oyundan % kaç atılabilirdi..?Bir teknik adam kenarda maçı izlerken neler düşünebilir ki bunlardan başka..?

Aykut Kocaman sıfır ifade..Ne bir heyecan ne bir sevinç ne bir üzüntü..Hocam gerek var mı bunlara..?İkinci yarının başından beri gömüldü Fenerbahçe kendi sahasına..Orada senin yapamadığını Alex yapıyordu sahada..Maçı staddan izleyenler ne demek istediğimi şimdiden anlamıştır..Alex kendini yırtıyordu orta sahada 'Gelin , ileri çıkın' diye..Hocam sen iki elini paralel açarak öne gidin bile demiyorsun bu nasıl bir teknik direktörlük anlayışıdır..Yanlış anlama da senden 10 kat kariyerli Schuster neredeyse kendini yırtıyor kulübede..

He bu tarzdır aslında , hani birşey de dememek lazım ama bir konuş hocam , birşeyi belli et..Volkan 3 kere , Hakan 1 kere sakatlandığı için oyun durdu..Aykut hoca ağzını açıp birşey demiyor o aralarda..Bunun sebep/sonuç/mantık ilişkisini bana kimse anlatamaz ne yazık ki..

Alex konusundan biraz çıkıp büyük resme odaklanalım..Hoca sen bu takımı 4-4-1-1 oynatacaksan eğer Alex de Souza 90+ dakika sahada olmak zorundadır..Senin burada Niang'ın arkasında oynatabileceğin ikinci bir adamın yok..Alex şu kadroda 45 yaşında olsun yine onu oynatman gerekiyor o bölgede..Yani Kayseri maçında ki gibi Emre'yi oraya çekerek veya Beşiktaş maçındaki gibi oraya Cristian'ı alıp takımı 4-5-1 yaparak oynatamazsın..

Ha Alex'i oynatma..Yap 4-3-3'ünü..Gökhan-Yobo-Lugano-Caner'in önüne Emre-Mehmet-Cristian'ı koy onların önüne de Stoch-Niang-Dia'yı diz..En azından bizler diyelim ki hoca birşey deniyor..Sen bu takımın oyun tarzını değiştirmekten bahsederken daha dizilişi bile değiştirmiyorsun hocam..

Aykut Kocaman'ın elinde bana göre çok zengin bir kadro var..Artık oyuncuların adaptasyon vb. sorunlarının da kaldığını sanmıyorum..Artık birşeyleri değiştir hocam..5 haftada 7 puan ne demek..?Bursa 5 haftada 8 puan açtı arayı..

Bu taraftar Aragones'e bir yıl sabretti , Daum'un sonuç odaklı yavaş tempo oyunuyla bile inandıktan sonra neler yapılabileceğini gördü , sen bu taraftarın en büyük idollerinden birisin sana da elbette sabredilir hocam ancak artık birşeyleri değiştirmek istediğini,bunun için çabaladığını bizlere ispat et..Sistemi mi değiştiriceksin , oyunculara sihirli değneğinle mi dokunacaksın ne yapacaksın bilmiyorum ancak kesin olan birşey varsa senin mutlaka birşeyler yapman gerekliliğidir..

Yani birşeyleri değiştirmeye çalıştığını görelim o zaman sabrederiz işte..Deriz ki adam deniyor..Ama bize yıllardır izlediğimiz sistemi , koşmayan , ısırmayan futbolcuları izlettirmeye devam edersen sen de biz de kaybedeceğiz..

Buz adam olmana gerek yok..Biz seni böyle daha çok seviyoruz..

20 Eylül 2010 Pazartesi

Ujfalusi'nin Dünya Futboluna Kastı..


Hani bu adam hakkında ne desek az aslında..Biz ligimizde oynayan bazı oyuncular için ' kasap-cani' gibi yorumlar yapabiliyoruz ancak Avrupa'da bu sınıfın üzerinde bazı oyuncular var..Ujfalusi'de bu oyunculardan biri..

Dün derbiden dolayı Atletico Madrid - Barcelona maçını kaçırdım..Maçtan sonra eve gelip yorgunluğu atarken gece de maçın banttan yayınını izleme şansı buldum..Maç her Atletico - Barça maçı kadar tempolu ve zevkliydi yine..Barcelona'nın böyle bir deplasmandan 3 puan alması gerçekten çok önemli..Geçen hafta yaşanan kaza olmasa Barca yine dolu dizgin gidiyor derdik..Özellikle ilk gol bence şahane..İlk önce Pedro'nun deneyip atamadığı gol pozisyonu yine Pedro ile muhteşem bir şekilde sürdürülüp Messi ile gole dönüştü..Messi'nin vuruşu da çoğu zaman olduğu gibi kusursuz..

Atletico beraberlik golünden sonra biraz dayansa belki oyun farklı akabilirdi ancak Süper Ligimizdeki çoğu forvetten çok daha iyi bir bitirici olan Pique'nin kornerden gelen topa göğüs kontrol ve ardından çaktığı yarı voleyle Barca'nın tekrar öne geçmesi ile Atletico'nun da direnci biraz kırıldı..

Gelelim maçın adamı iblis Ujfalusi'ye..Bırak Messi gibi özel bir adamı hiçbir oyuncuya böyle girilmez arkadaş..Resmen ayağı kırmaya geldi..Adamı saha içinde paslaşırken bile izlerken normal bir insan izlenimi almıyorsunuz zaten..Dün mesela Barca'nın 2.golünden önce Atletico kornerinde penaltı itirazı yapıyordu hiçbirşey olmamasına rağmen..Orada bile suratı falan değişik bir hal alıyo adamın..Resmen iblisin ete kemiğe bürünmüş hali gibi adam..

Messi'nin orada ayağının kırılmaması gerçekten bir mucize..Ayağında çıkık olan Messi'nin 15 gün sahalardan uzak kalacağı söyleniyor..Şükür ki dünya futbolu bu pis herifin müdehalesinden ufak bir çatlakla kurtuldu..

' Gol olacağını bilerek pres yaptım '

19 Eylül 2010 Pazar

Fenerbahçe : 1 - 1 : Beşiktaş / Başın Öne Eğilsin..


Kusura bakma hoca..Şimdi birşeyler yazacağım ister alın ister alınma..Göreve geldiğinden beri 6 tane önemli maça çıktın..Tüm resmi maçlar önemlidir elbette ama şu sayacağım maçların hiç ama hiçbirini neden kazandıramadın hocam..?

2 tane Young Boys maçı - 2 tane PAOK maçı - Trabzon deplasmanı - Beşiktaş maçı..Hani vasatın biraz üzerinde bir rakip olan Kayseri'ye karşı alınan mağlubiyet+utanç verici futbolu da bu grubu dahil etmiyorum..

Bu maçların herhangi birinde oyunun herhangi bir yarım saatinde Fenerbahçe'nin oyuna domine ettiğini , oyunu iyi götürdüğünü , kazanmayı hak ettiğini söyleyebilir misiniz..?

Sanki Fenerbahçe maç kaybedince veya berabere kalınca ben bloga maç analizi yapmıyorum gibi gelebilir bu sene sizlere..Gerçekten analiz yapamıyorum çünkü sorun saha içi sorunlardan çıktı artık..Fenerbahçe , Beşiktaş karşısında ilk yarı 3-0 bile yapabilirdi ancak bu bazı şeyleri gerçekten örtmüyor..

Fenerbahçe , Aykut Kocaman önderliğinde belki de 10 yıldır hegemonyaya aldığı 'Büyük maçların takımı' rolünden tamamen sapmış durumda..İnanın ne taraftar da ne takım da ne de büyük ihtimalle hocada maçı kazanacağız düşüncesi yok..

Bakın şöyle bir örnek vereyim sizlere..Geçen sene de bu takım sahada futbol olarak uçmuyordu..Ancak bu taraftara 'Dünyaları yaktıran' , desibel rekorları kırdıran takımın bunu yaparken taraftara verdiği en önemli mesaj şampiyonluğu istediklerini göstermeleriydi..Son maç belki şampiyonlukta kaçtı ama o şampiyonluk kaçarken bile Trabzon kalesine 34 tane şut yollamıştın..

Yani bugünden farklı olarak Fenerbahçe tarihine derin bir yara açan Trabzonspor maçında bile çok ama çok istediğini herkese göstermiştin..Bu takım artık bunu tamamen kaybetti..Yukarıda saydığım 5 maça bugün de Beşiktaş eklendi..

Ben dün maç yazısı yazarken bu takımın artık bu maçı kazanmak istediğini maçın başında izleyen milyonlarca insana göstermesi gerekiyor demiştim..İlk 20 dakika Fenerbahçe yarı sahayı geçemedi neredeyse..Bunları abartarak , bire üç katarak yazmıyorum inanın bana..Maçı izlemişsinizdir sizlerde zaten..Ben bunu kaldıramıyorum işte..Sen 25.dakikadan sonra belki gerçekten ilk yarıyı 3-0'da yapabilirdin ama inanın bana ben böyle olsaydı bile bunu kabullenemiyorum artık..

Şu zamana kadar kadro kalitesinin çok arttığını falan yazarak kendimi kandırmışım sanırım..Aykut Kocaman ile tartışmasından moral ve motivasyonunu tamamen kaybeden kaptan,bir türlü bekleneni veremeyen Dia ve Stoch ile Fenerbahçe'nin beklediğimiz oyun kalitesi bir türlü yerli yerine oturmadı..

Bugün ve bu sezon Beşiktaş için söyleyebileceğim şeyler varsa bunların arasında en önemlisi takımın istiyor olması..Hatta takımla da sınırlamayalım bunu..Teknik direktörleri de istiyor..Riskl alması gereken anda Aurelio'yu çıkartıp yerine Bobo'yu koyuyor..Aykut Kocaman beş dakika sonra Alex'i çıkartıp Cristian'ı oyuna alıyor..Bu işte bakış açısıdır..Beşiktaş gerek yaptığı transferlerden gerekse takımın saha içinden verdiği mesajdan dolayı tribünlerine de yansıyan bu isteği onlara şampiyonluğu getiren anahtar olacak gibi duruyor..

Ya size şöyle bir örnek vereyim..Bunlar belki sizlere alakasız şeyler gibi gelecek ancak geçen sene Fenerbahçe-Beşiktaş maçında penaltı olduğu zaman ben dahil çoğu Fenerbahçe'li Volkan'ın o şutu çıkartacağına dair inancı vardı..Bu belki okurken hiç de belirleyeci birşeymiş gibi gelmiyor sizlere ancak bu akşam penaltı olduğunda tribünde resmen çöktük..Kafaca yenildik orada..Çünkü takım öyle bir oyun ortaya koyuyor ki bu isteksizlik ve inançsızlık en ufak bir darbede bizleri de yıkıyor tribünlerde..

Maça ilişkin de şöyle yazayım..Eskiden Fenerbahçe'nin oynadığı sisteme yakın bir sistemle oynuyor Beşiktaş..Maç öncesi yazısında da demiştim..Beşiktaş topla oynamayı seven ve oyunu kontrolünde tutan bir takım haline geldi bu sene..Özellikle ikinci yarı da bu oyunu tamamen sahaya yansıttılar ve oyunu Fenerbahçe sahasına yığdılar..Emre'nin de çıkmış olması oyunu daha bir yığdı..

İlk yarıda Niang-Alex-Dia-Gökhan ile çok net dört tane gol kaçtı..İkinci yarıda da Dia'nın kaçırdığı gol işi bu noktaya getirdi..İki takımın kadro yapısı 2-0'dan sonra büyük ihtimalle Fenerbahçe'nin 3-4'e gideceği şeklindeydi..Ama olmuyor..Atamıyorsun işte..Kaçırılması zor topları kaçırıyorsun hem de..

Fenerbahçe sezona beş haftada havlu atacak bir görünüm veriyor..Ne yazık ki bu böyle..Hani gelip ya birader ilk yarı maç 4'e gitseydi ne yazacaktın dersiniz belki ve bunu diyene de bir anti tez yaratamam fakat benim derdim , yazının başında da dediğim gibi Fenerbahçe bu sene Kayseri'yi içine katmadığım 6 tane maça çıktı..Bunların 3 tanesi Kadıköy'de tıklım tıklım tribünlere oynadı ve bu 6 maçın bir tanesinden bile istediğini alarak çıkmadı..

Aykut Kocaman'ın Alex'i çıkarttığı her maçta gol yememiz de yukarıdan bir işaret olsa gerek..

İstiklal Marşı'nda PAOK pankartlarını gururla yükselten , saygı duruşunda tüm tribün küfür eden zavallı Beşiktaş taraftarına da acımaktan başka birşey gelmez elimizden..İşte bu yüzden Beşiktaş belki saha içinde büyük bir takım ancak asla ve asla ne bir Fenerbahçe ne de bir Galatasaray olamayacak..