15 Ocak 2012 Pazar

Mayıs Olduğunda , Tekrar Adada..


Duygu yoğunluğunun en tepelerde olduğu günler yaşıyoruz..3 gündür gözlerimizi dolduran,bizleri ağlamaklı yapan pek çok şeye tanıklık ediyoruz..Bunların hepsini yaşarken de Fenerbahçeliliğin bizlere verdiği büyük gurur neden oluyor gözyaşlarımıza..

Bugün Fenerbahçe tarihinin en büyük ismini son yolculuğuna uğurladık..Şahit olduğum ve hakkında yazabileceğim onlarca minik detay var..Şimdi bunlara değinmek istemiyorum..Kafayı toparladığımda yazarım onları..

Bu takımın eksikleri,sıkıntıları ve belli kapasitesi var belki ancak bu ülkede bu takımın karakteri inanın başka hiçbir takımda yok ve ne daha önce oldu ne bundan sonra olacak..Çelenk taşıyan Mert ve Serkan'dan tabuta en önde omuz veren Ziegler'e , küme düşmesi olasıyken Everton'dan kendini ait hissettiği Fenerbahçe'ye gelen Yobo'ya , tabutu taşıma işini arkadaşlarına bırakan ama tabutun içindeki efsaneden sonra Fenerbahçe tarihinin en önemli ikinci adamı olan Alex De Souza'ya , cezaevindeki başkanının Lefter'e yazdığı mektup okunurken gözlerindeki yaşları silen Selçuk Şahin'e , futbolu bıraktığında bir Lefter olmasa bile sonsuza kadar kalbimize adını yazan Gökhan'a , Volkan'a , Emre'ye kadar bu takımdan buram buram Fenerbahçelilik akıyor..

3 Temmuz'dan sonra en hassas olduğumuz nokta 'Fenerbahçelilik Ruhu' ve ' Çubukluya Aidiyet' idi..

Bu oyuncular belki şuana kadar oynadıkları futbol ile istediğimiz noktalarda olamadılar ancak 3 Temmuz'dan beri gösterdikleri karakter ve irade ile bu kulübün en önemli takımı oldular..
Şimdi bu adamların çok büyük bir görevi kaldı..Mayıs ayında yine arkalarında onlarca vapurla ve motorla bizleri de peşlerine takarak Fenerbahçe'nin 19. şampiyonluk kupasını Lefter'in mezarına götürmek..

Son günlerinde efsaneyi çok üzmüşler..Mayıs ayında efsaneyi mutlu etmeniz gerekiyor..Sizlerde bunun farkındasınız , biliyoruz..

Hiç yorum yok: