3 Aralık 2011 Cumartesi

Fenerbahçe: 4-2 :Ankaragücü / Miroslav Kanatlandırır

Fenerbahçe'nin kendine olan güveninin gelmesi için rahat bir galibiyete ihtiyacı vardı..Ankaragücü maçı bu açıdan hedeflenen sonuca gitmede önemliydi..Güzel ve baskılı futbol ve alınacak bol gollü bir galibiyet sadece saha içini düşünmemizin imkansız olduğu şu günlerde saha içi adına önemliydi..

Beklenen kadro sahadaydı..Emre ve Mehmet'in yokluğunda Selçuk ve Özer'in oynaması normal..Ankaragücü karşısına Stoch'u ilk 11'de başlatmanın doğruluğu da ortada..

Aykut hoca Dia yedeğe girdiği ilk maç Stoch'a ilk 11'de şans verdi..Daha önce eleştiriyorduk oynatmadığı için ve kafasındaki hesabın oyunun devamında hamle kozunu elinde tutması olduğunu belirtiyorduk..Bunun doğruluğunu yedeğe de olsa Dia takıma dönünce görmüş olduk..

Fenerbahçe oyuna temposuz ama baskılı başladı..Ziegler-Stoch kanadı ileri çıkmaya çalışıyor,Cristian arkadan destek vermek için kendini öne atmaya çalışıyor,Alex ve Bienvenu ise topu rakip yarı sahada tutmaya gayret ediyordu..

Ziegler-Stoch işbirliği ile gelen oyunun başındaki ilk sol kanat bindirmesinde cezasahasında çoğalan bir takım görünce oyuncuların maça bakışları hakkında daha net bir fikir sahibi oldum diyebilirim..

Fenerbahçe'nin bu sene en büyük eksikliği forvet bölgesinde..Bienvenu çok silik ve 'santrafor' kesinlikle değil..Böyle olunca tek forvet oynayan Guiza'dan çok ekstrem farklar yaratamıyor ve o da kendisini tıpkı Guiza gibi sağa sola atıyor..Böyle olup kanatlar yeteri kadar bindirme yapamayıp , Alex'de kalabalık rakip arasında kaybolunca oyunu açmanın tek yolu uzaktan şutlar ve duran toplara kalıyor..

Duran toplarda etkisiz giden takımı Miroslav'ın muhteşem golü rahatlattı..Erken gelen bu gol oyunu ve Fenerbahçe'yi açar ve keyifli bir maç izleriz derken tempo dakikadan dakikaya düştü..

Özer Hurmacı için benim kadar umutlu ve pozitif biri daha yoktur transferinden beri yaşanan süreçte..Çok istediğim,çok beklediğim bir oyuncuydu Özer..Karakter olarak da efendi ve bu kulübe uygun bir profildi Özer..Üstelik 2 senedir arkasında onu Özer Hurmacı yapan Aykut Kocaman ile çalışan Özer..

Özer'in bu takımda oynayabileceği tek yer var o da Alex'in pozisyonu..İyisini kötüsünü bilmem..Ama sabit oynaması gereken bir bölgede görev verildiğinde Özer kendini de , takımını da dağıtıyor..Çok gezgin bir oyuncu Özer..Böyle oynadığı zaman hem görev bölgesindeki diğer oyuncuyu aksatıyor hem de oyun tarzından dolayı inanılmaz top eziyor..

Sadece Özer yüzünden ilk yarı Alex De Souza resmen sağ ön oynadı takım hücumdayken..Özer'den ümidi kestim ben artık..Oynadığı zaman takımın dengesini bozmasın yeter..Çok iyi niyetli ve oyun zekası üstün bir oyuncu ancak aklın düşündüğünü ayak yapamıyor ne yazık ki..

Fenerbahçe ilk yarıda Alex-Özer ve Stoch ile 2-0'ı yakalayabilecekken atağa çıkarken kaptırdığı topun dönüşünde devreye 1-1 gitmesine neden olan golü yedi..

İkinci yarıya girerken yapılan Semih hamlesi teoride doğruydu fakat çok üzülerek yazdığım üzere 'Bitik Semih' ne yazık ki takıma hiçbirşey katamadan bir 45 dakikayı daha devirmek üzere oyuna girdi..Bunun üzerine Ankaragücü de etkili iki hücumla oyuna başlayınca işler iyice sıkıntıya giriyordu..

Ta ki Cristian'ın müthiş şutuna kadar..Tıpkı Stoch'un ilk golü gibi..Kilitlenen oyunun kapısını tekrardan kıran bir uzun menzil daha..Cristian'ın kendine olan güveniyle de alakalı bu sene attığı goller..İnanarak topa vurmak çok farklı..
2-1'in ardından Stoch'un yetenek ve zekayı buluşturan müthiş golüyle oyun açılır ve özlenen farklı galibiyet gelir diye düşünmeye başlamıştık ki , Aykut hocanın hatalı değişiklikleri geldi..

Alex bu maç Hürriyet faktörü ile çok darbe aldı ve biraz da sinirlendi..Galatasaray maçından önce Alex'i dinlenmeye almak çok saçma gelmeyebilir kulağa ancak oyunun kontrolü elindeyken Alex gibi takımı hem ileri taşıyan hem ileride tutan hem de topsuz alanda bile takımı yöneten bir oyuncuyu çıkartıp Stoch-Semih-Bienvenu ile oynadığın takıma Dia'yı eklersen , 3-1'den 4-2'ye kadar olan süreci yaşarsın..

Aykut Kocaman'ın kafasındaki 4-4-2 ne yazık ki 4-2-4'e döndü..Üstelik o ortadaki ikilide ciddi biçimde yorulmuş ve artık ön alana çıkamayan Cristian-Selçuk ikilisiydi..Stoch'ta artık oyundan düşmeye başlamıştı ve Fenerbahçe ortasahası ile hücumu arasında bir bağlantısı olmayan , 4 oyuncusu ileride bekleyen bir takım haline dönmüştü..

İş böyle olunca rakibiniz her ne kadar kötü ve organizasyondan eksik bir takım olursa olsun gelip tekrardan sizi strese sokabilecek golü atabiliyor..
Oyun ya 3-3 olacaktı ya da 4-2'ye geçecekti..Dia'nın sola geçer geçmez attığı gol ile maçın skoru belli oldu..

Takım çok iyi oynamıyor..Forvetler çok etkisiz..Bu iş böyle ne kadar daha devam eder bilemiyorum..Gökhan bugün daha iyiydi..Yobo diyorum başka birşey demiyorum..Reto nerede ne yapacağını biliyor..Bekir canını dişine takmış mücadeleden asla kaçmıyor..

Derbi öncesi iyi oynamadan atılan 4 gol , Stoch-Dia ikilisi , Gökhan'ın artan performansı , Emre'nin çarşamba sahada olacak olması ve Alex'in artık gol saatinin gelmesi güzel gelişmeler..

Şimdi en sevdiğimiz maç geldi..Uzun zamandır bekliyorduk..

2 Aralık 2011 Cuma

3 Temmuz 2011 - 3 Aralık 2011


Tam 5 ay..Düz hesap 150 gün..

150 gündür kulübümüze , dolayısıyla bizlere atılan her türlü pislikle , her türlü iftirayla , her türlü kahpe saldırıya karşı dimdik duruyoruz..

Ne Bağdat Caddesi kaldı , ne Taksim'i ne de Boğaz Köprüsü..Fenerbahçe ordusu , 150 gündür dimdik ayakta..

Sağolsun 'Fenerli Basın' boş durmuyor..İlk günlerden bugünlere kadar onlarca yalan haberle , ciğeri beş para etmez 'yeni yüzleri' ile Fenerbahçe'ye vurmaya çalışıyor , el uzatıyor..

Bu 'yeni yüzler' gerek çalıştıkları basın kuruluşları , gerek hayat görüşleri , gerekse tuttukları takımların karakterlerini benimsemeleriyle ne tarz insanlar olduklarını cümle aleme gösteriyor..

Bu süreçte ortaya atılan her habere inanan , google'a 'emenike para sayma videosu' bile yazabilen kendini zeki zanneden bir kitleyle birlikte yollarına devam ettiler..

Fenerbahçe çok kan kaybetti..Shaktar maçında basın mensuplarını kovalarken de kaybetti , İnönü'yü basarken de kaybetti , Lugano Paris uçağına binerken de kaybetti , Emenike Moskova'da 35 metreden füzeyi yollarken de kaybetti..

Bizim 3 Temmuz'dan beri söylediklerimiz,uyarılarımız ve bazılarına 'senaryo' gelen tüm yorumlarımız bir bir gerçekleşti..Geride bıraktığımız haftada yaşanan Fenerbahçe-TFF-UEFA üçgeninde ortaya çıkan Türk futbolunun yüz karası durumla birlikte insanlar bazı gerçekleri biraz daha görür diye düşündük..

Bunun ardından Trabzonspor'un tapeleri ortaya çıktı..Sıfır tölerans kapsamında Şampiyonlar Ligi'ne dahil edilen Trabzonspor kulübü başkanının tapeleri gerçekten Trabzonspor'un süreçteki temizliğini biz Fenerbahçelilere bir kez daha gösterdi..

Bu sırada öyle bir kahpelik , öyle bir şerefsizlik yapıldı ki..Basın ortaya çıkan bu tapeleri YAYINLAMADI..Gizlilik sadece Fenerbahçe için delinebilir bir maddeymiş meğer..

Fenerbahçeliler artık bunlara şaşırmıyor zaten..Yoruldum ben şahsen..Bu kahpelikleri , bu ikiyüzlülükleri , bu şerefsizlikleri bunları kabullenmemekte ısrar edenlere , Rasim Ozan'ı kendi ağzı bilenlere , Baransu'ya twitter'da gaz verenlere , Erman Toroğlu ne diyecek diye Telegol izleyenlere bu köpeklikler anlatılamıyor..Anlatsak bile anlayamıyorlar..

Çünkü Fenerbahçe bu insanların en büyük kompleksi..Fenerbahçe kulübü bu insanların asla yaşayamayacakları bir aidiyet..Asla hissedemeyecekleri bir aşk..Bunu biz biliyoruz..

Şimdi Abdullah Gül , 4 partiden geçen yasa değişikliğini onaylamadı ve bekledi..Bu sırada yarın iddianame çıkıyor..Cumhurbaşkanı artık yasayla değil , iddianeme ile ilgilenecek ve onayı buna verecek..

3 Temmuz'dan beri yaşanan sürece ve geldiğimiz noktada ki ince detaylara bakar mısınız..?Lütfen biraz elinizi vicdanınıza koyun..Bilmiyorum bu yazıyı Fenerbahçeli olmayan kaç kişi okuyor ancak lütfen biraz akıl/mantık süzgecinizi kullanın ve sürecin başından beri Fenerbahçe'yi bitirmeye çalışan basın/parti/adalet sistemini biraz kurcalayın..

Fenerbahçe kulübü tam UEFA ve TFF'ye karşı çıkması mümkün olmayan bir gol attı ki , iddianameyi çıkartmayı akıl ettiler..

Hani Aziz Yıldırım'ın , Olgun Peker'in yardımcısı ilan edilmeye çalışılacak iddianame.. :)

Günler torbaya girmiş gibi Fenerbahçe'nin KADIKÖY'DE maçının olduğu bir CUMARTESİ günü tercih edildi..

Ne de olsa Trabzon maçı için Fenerbahçe'ye bir ceza vermek gerekiyor..Sahamızı kapattırmayacağız..

O Trabzon takımı da Şükrü Saracoğlu'nda maç öncesi ısınmaya bile sahaya çıkamayacak.

Bu arada Elmander'in rakibinin tendonlarını kopartabileceği hareketine 1 ( BİR ) maç ceza uygun görüldü..

İddianame sayesinde Fenerbahçe'yi , Türk Telekom Arena'ya 'şikeci' gönderecek..Aziz Yıldırım'a 90 dakika küfür ettirecekler..


Ben yoruldum falan dedim ama şimdi bir bakıyorum da , galiba bizim rolümüz bugün başladı artık..En çok bugün ihtiyacı var sanırım kulübün bizlere..O zaman yarın başlıyor ilk omuz omuza..Herşey bitip , haklı davamızı kazanana kadar saflar sık,omuzlar dik..

Fenerbahçe Yenilmez..Ne bizler ne de tarih ellerini Fenerbahçemize uzatan bu pislikleri unutmayacak..

Ve o kahpe elleri Fenerbahçe yine lavaboya sokacak.