3 Ekim 2011 Pazartesi

Gökhan'ın Gönlü


''Başkanımız ve yöneticilerimiz orada çok zor günler geçiriyor , belki her gün onlara zehir oluyor ancak bizler sahaya çıktığımızda bir gün bile olsa onları mutlu etmek istiyoruz.. Ben bu sene kendim için oynamıyorum , takımımızda kimse kendi için oynamıyor..Bu sene bizim için bir gurur meselesi oldu artık..''

2 Ekim 2011 Pazar

Fenerbahçe : 4-2 : İBB / Aklın Yolu 4


4 haftalık sıkışık periodun ardından ligin zirvesindeki iki namağlup takımın karşılaşması,biz Fenerbahçeliler için bambaşka anlamlar içeriyordu..Çok uzun bir aradan sonra , sonucunda 3 puanın olduğu bir maçta takım taraftarına kavuşacaktı..Staddaki atmosfer gerçekten muazzamdı..Bundan sonra da Kadıköy'de oynanacak her maçın böyle atmosferlerde geçeceğini düşünüyorum..

İstanbul Belediye ligin belki de rakibini en çok bozan , pres yapan ve hem hücumda hem de savunmada en kısa sürede kalabalıklaşan takımı..Müthiş bir disipline sahipler..Aykut Kocaman'ın çıkarttığı kadro bu rakibe karşı oyunu erken kopartmaya ve oyunu rakip kaleye yığmaya yönelik bir düşüncenin ürünüydü..Fakat bu düşünce tutmadı..

Neden mi..?

1-Gökhan Gönül , Avrupa'nın en iyi 5 bekinden bir tanesi ve çok kere söylendiği üzere sağ ön oynadığı zaman o bölgenin özelliklerini iyi üstlenemiyor..Sırtı dönük oynamak ile bekten sürekli bindirme yapması arasındaki farkı maçın ilk iki devresinde gördük..

2-Ortasahada topla birlikte takımı öne yerleştirebilecek,top sürerek rakip yarısahaya geçecek bir oyuncu olmadığı için takım bir türlü ileride kalabalıklaşamıyordu..Mehmet Topuz-Emre oynatabilirsiniz mesela..Mehmet dün Cristian'ın yaptıklarını yapmaya çalışır , Emre'de oyunu öne iterdi..Ancak Cristian-Mehmet ikilisiyle oyunu öne itmek , defansı geriden çıkartmak pek mümkün olmuyordu..

3-Takım halinde hücum yapamayıp , hücum bölgelerinde kalabalıklaşamayınca Semih'de takımı bir kişi eksik bırakıyor..

İlk yarı bu şartlar altında daha önceki Manisa/Kayseri ve Gaziantep ilk yarısında olduğundan farklı bir oyun ortaya konmadı..Orhan-Gökhan'ın işlemeyen düzeni , Mehmet ve Cristian'ın çok geriye yaslanması , Semih ve Alex'in top kayıpları eklenince Fenerbahçe Stoch'un kişisel gayreti dışında hücumda hiç etkili olamadı..

Belediye'nin istediği bir tempo ve sakinlikte geçen ilk yarıda Bekir'in çok büyük hatası ile gelen Holmen hücumu da golle sonuçlanmayınca ilk yarının 0-0 bitmesi oynanan oyunun karşılığıydı..Fenerbahçe'nin Stoch ve Cristian ile attığı iki şut dışında hiçbir etkinliği yoktu ilk yarıda..

Fenerbahçe savunmasında Yobo daha önce de bir iki yazıda bahsettiğim gibi Lugano'nun gidişinden sonra savunmanın tartışmasız lideri olmuş durumda..Çok kritik müdehaleler yapıyor ve arkadaşlarına gerekli uyarıları yapıyor..Geçtiğimiz yıldan çok daha etkili bir rolde bu sene..

İlk yarı bitti ve takımlar soyunma odalarına gitti..Bizler stadda şu çıkmalı bu girmeli diye muhabbetlere başlarken birdenbire soyunma odasından iki tane çubuklu formalı sahaya fırladı..Bienvenu ve Sezer'in ısınmaya başlaması ile ikinci yarının farklı geçeceği henüz orada belli olmuştu..

Neden mi..?

1- Gökhan Gönül - Mehmet Topuz sağ kanadına kavuştu Fenerbahçe..

2- Sezer'in ortaya geçmesiyle ortasahayı hem katederek hem de paslarıyla açarak Fenerbahçe'yi takım halinde öne taşıyabilecek bir oyuncu takviyesi oldu..

3- Bienvenu gibi gezen ve mücadele eden bir forvetin girmesiyle arkadan gelebilecek oyunculara koşu alanları açıldı..

Bunlar olmadan önce de 4 haftadır forma yüzü göremeyen , takımdan ayrılacak dedikoduları zirve yapan Miroslav Stoch , imzası olan koşu,çalım ve şutu ile golü buluyor ve maçı kırıyordu..Stoch için çok zor geçen bir süreçti belki bu..Ama ben daha önceki yazılarımda da hep yazdım..Fenerbahçe'nin bu kadar eksiği olduğu bir süreçte Stoch tarzı oyunu zorlayan,içeri doğru delici özelliği bulunan ve şut çekebilen bir oyuncuya ihtiyaç vardı..

1-0'ın ardından hem Fenerbahçe'nin güveni yerine geldi , hem taraftar biraz daha ateşi verdi hem de Belediye'nin direnci kırıldı..Gerçi Belediye'nin 47.dakikada yediği golle direncinin kırılması da bir soru işareti..

Fenerbahçe golün ardından yüklenmeye devam etti..Gökhan-Mehmet ikilisi geçen sene kaldıkları yerden devam etmeye,Bienvenu rakip savunmanın dengesini bozmaya,Stoch ve Sezer oyunu açmaya başladılar..

Ve güzel bir pas alışverişi sonrasında Alex'in müthiş golü geldi..Cristian topu Bienvenu'ye verip , Henri o muhteşem topuk pasını Alex'e çıkarttığı anda yanımdaki arkadaşıma dönüp 'Gol bu hiç izleme bile' dedim..Alex'in ordan gol yapamadığı kaç kere görüldü..?

Alex 34 yaşında..11 günde 4 maç oynadı ve inanılmaz efor sarfetti..Bu maçta çok etkili değildi belki ama fişi çeken golü müthiş bir şekilde rakip kaleye gönderdi..Şimdi gelen milli maç arası en çok kaptana yarayacaktır..

Ardından 3.gol geldi..Belediye ikinci yarının başından beri hiç top yapamıyordu ve Fenerbahçe devre başladığından beri rakibi dövüyordu..Nakavt için bir kere daha vurmak gerekiyordu ve Stoch'un yarattığı pozisyonu arka direkte Gökhan Gönül golle bitirdi..İşte Gökhan Gönül farkı bu..

'' Bir Emre ile Gökhan mı bu takımı bu kadar etkiliyor , kötüsünüz işte ' diye eleştiri yapanlara sadece Gökhan Gönül'ün sağ bekte oynadığı 45 dakikalık süreç 100 kere izletilmeli..Gökhan'ın ne kadar önemli ve etkili bir güç olduğunu tekrar gösterdi sanırım..

Sonra Fenerbahçe vitesi biraz küçülttü..Taraftarlarda kendi showlarına başladılar..Bu sırada Webo ile oyun 3-1'e geldi..Burada Fenerbahçe hemen yine bir reaksiyon verdi..Stoch'u alkışlatıp yerine son haftaların en formda ismi Caner'i alan hocanın hamlesi hemen kendini gösterdi ve Caner ile çok net bir pozisyon yakaladı Fenerbahçe..

Ardından Sezer'in çıkarken kaybettiği topun ardından , Volkan'dan seken topta gelen Webo'nun 2.golü ile herkes bir ne oluyor dedi..Ancak dediğim gibi takım bu paniği izleyenler kadar yaşamıyor..Kontrolü anında ele alıyor..Yine Caner ile gelen kontranın sonucunda gelen pozisyonun getirdiği frikikte Cristian maçı bitiren golü atıyordu..

Bu maç tekrar bazı gerçekleri göstermesi açısından çok önemliydi..Saha içinden değil dışarıdan başlayalım..Fenerbahçe taraftarı müthiş kenetlenmiş ve takıma tamamen omuz vermiş durumda..Hiçbir şekilde homurdanma çıkmıyor Kadıköy'de..Bunu takım tamamen benimsemiş durumda..

Gökhan Gönül beke geçince takımın nasıl çehresinin değiştiği belli..Cristian'ın yanına yarın Emre geldiğinde takımın yine nasıl pozitif etkileneceği de belli..Bienvenu'nun Gökhan'lı ve Emre'li bir takımda bugünlerde olduğundan çok daha etkili olacağı belli..Alex'in dinlendikten sonra yine sazı eline alacağı belli..Stoch'tan mutlaka daha fazla yararlanmak gerekliliği belli..Caner ve Sezer'in bu sene çok önemli rotasyon oyuncuları olacağı belli..

Belediye'yi 45 dakikada oynanan çok güzel futbolla yenmek Fenerbahçe'yi 5 haftada 13 puanla liderliğe taşıdı..Bu kadar zor şartlar altında , bu kadar dişli ekiplerle oynayıp 5 haftayı lider kapatmak gelecek açısından çok önemli..

Aynı şekilde zorlu geçen maçlarda Galatasaray ve Trabzon bu şekilde Belediye'ye mağlup olmuşken , Fenerbahçe bir anda rakibini 4leyebiliyor..Bu da diğerlerine en büyük mesajlardan biri olmalı bana kalırsa..