4 Haziran 2011 Cumartesi

Belçika : 1 - 1 : Türkiye / Güle Güle Guus..

Yazıya şöyle başlamak gerekiyor..Milli takımı bir haftadır beraberlik iyidir kafasına şartlayan teknik ekibin bu akşam alınan beraberlik sonrası sevinmesi benim hoşuma gitmiyor..Belçika futbolu dediğimiz futbol öyle ürkek ürkek karşılarına çıkacağımız bir futbol değil..Futbolcuların sahaya çıkana kadar bu beraberlik düşüncesinde olacaklarını düşünüyordum fakat sahaya çıktıktan sonra kendi insiyatifleriyle maçı kazanmak için oynayacaklarını düşünüyordum..

Guus Hiddink odaklı bir yazı olacak bu maç yazısı..Öncelikle Fellaini - Lukaku - Dembele gibi Hazard'dan sonra sayacağımız oyuncuların yokluğunda Belçika'nın ciddi bir problem yaşayacağını düşünüyordum..Oynayacakları futbol hemen hemen belliydi..Fiziki güçlerini kullanarak özellikle orta sahada ciddi bir baskı ve duran toplardan yaratacakları tehlikeler..Golü atan Ogunjimi de penaltıyı kaçıran Witsel de oyunda hiçbir zaman ağırlıklarını koymadılar..Hazard desen, nerde Kadıköy'de izlediğim Hazard nerde bu maçtaki Hazard..Milli takıma olan konsantrasyonu çok zayıf..Arda'nın tam tersi..

Bizim kadromuz aşırı defansifti..Selçuk Şahin tercihinin mantıklı bir açıklaması vardı..Dörtlü savunmanın önündeki baskıyı biraz kırması ve takımın boy ortalamasını arttırmak istemişti Hiddink..

Volkan'ın önündeki dörtlü hiç ama hiç güven vermeyen bir dörtlü..Sağ bek Sabri ve sol bek Çağlar hücumda sıfır , savunmada ise sallanan oyuncular..Çağlar kariyerinin en kötü maçını çıkarttı herhalde..Yenilen goldeki hatanın çok yakınını ikinci yarıda da yaptı..Neyse ki ordan golü yemedik..Servet özellikle ilk yarıda çok adam kaçırdı..Fellaini'nin olmaması savunmamızın böyle bir gününde cidden önemli bir avantaj oldu bizler için..

Serdar Kesimal'ı çok beğendim..Derli toplu oynuyor , kademelerinde başarılı..Topu oyuna sokma konusunda normalde iyidir fakat bu maçta milli takım o kadar gömülü oynadı ki savunmadan hiç pasla çıkamadık ve sürekli şişirmek zorunda kaldı Serdar'da..

Orta saha Emre-Selçuk-Arda-Burak dörtlüsüyle mücadeleye ve savunma arkasına kaçıralacak toplara bağlanmış bir hücum organizasyonuna dayanıyordu..İlerde Kazım'a verilen görev ise Belçika savunmasını yor , dağıt , dengelerini boz idi..Kazım bunu başardı maç boyu..Yazının sonunda Kazım'a negatif bir paragraf geliyor ama..

Çok kötü bir gol yedik ve golden sonra da toparlanamadık..Golden sonra oyun dengelenir derken duran toplardan tehlikeler yaşamaya devam ettik..Orta saha tamamen kilitlenmiş durumdaydı..Hiçbirşey yapamıyordu takım..Ne hücuma çıkan bir bek , ne adam eksilten bir orta saha ne de top tutan bir forvet..Belçika için maç çok rahat geçiyordu..İlk yarıda 10 dakika biraz toparlanır gibi olduğumuz bölümde golü bulduk..Arda'nın rakibini bakkala gönderdiği pozisyonun devamında gelen gol belki de bizi Euro 2012'ye götürecek..

1-1'den sonra Kazım ile kaçırdığımız gol , takımımızın hücum adına da Brüksel'de ki son pozisyonuydu..

İkinci yarı maç tamamen tek kaleye döndü..Belçika çok tehlikeli olamasa da sürekli yüklendi..Adam eksiltebilen yegane oyuncuları olan Hazard'ı kötü de oynasa çıkartması bizi biraz rahatlattı..Bu dönemde Selçuk İnan ve Arda'nın pilleri tamamen bitti..Penaltı kaçtı , çok istedikleri beraberliği elde etti takımımızda..

Şimdi gelelim asıl konuşulması gerekenlere..

Guus Hiddink maç sonu yaptığı açıklamalarla da Türk Milli Takımı'nda görevinin bittiğini belli etti..Bu muydu hocanın vizyonu..?Yeni gençleri kazandırdık , takımın önünü açtık artık kendi işime bakarım , ben kaçar dedi gitti adam resmen..Oysa Türk Milli Takımı ne hocanın dediği gibi bir sistem değiştirdi ne de istenilen noktaya geldi..Ben hala Hiddink'in Türkiye'si diye bir takım olmadığını düşünüyorum..

Hiddink kesinlikle gitmeyi kafasına koyduğu için bu maç berabere bitti..Düşüncesi şuydu..Ben beraberliği bir şekilde kopartayım , sonra bırakırken en azından Türkiye için Euro 2012 defteri kapanmamış olur..Hoca bu kendi çıkarları doğrultusunda bu takıma tüm kamp boyunca beraberliği empoze etti ve böyle bir takım çıkarttı..

İşin bir diğer boyutu da , hoca bütün maç boyunca uyudu..65'ten sonra falan artık takım bağırıyordu 'gol yiyeceğiz' diye..Buna nasıl müdehale etmezsin sen kenardan..?Ki penaltıyı da yedik kalemizde bu sürede..Penaltı kaçtı , hoca değişiklikleri yaptı..Yani hocadan çok ümitliydim ben fakat şu akşam ki performansı ve bana itici gelen demeçlerinden sonra gitmesi beni rahatsız etmeyecektir..

Maçın yıldızları Arda ve Selçuk Şahin idi..Arda tam bir milli takım oyuncusu..Müthiş bir özgüven ve üzerindeki sorumluluğun bilinciyle oynuyor..Sadece asistini yaptığı gol için demiyorum sahadaki mücadelesi ve isteği de bunun böyle olduğunu yansıtıyor..Kaç kez yatarak rakibinden top çaldı..Hazard bugün Lille'den Avrupa'nın büyük bir takımına gidebiliyorsa , Arda'nın da artık gitmesi gerekiyor..

Gelelim Kazım'a..Takım çok kötü oynarken Arda'nın müthiş bireysel becerisiyle güç bela bir gol bulmuş , Kazım bey Arda'ya neden bana atmadın bakışları atıyor..Arda'nın da Kazım'a bakışları 'ne diyo ulan bu' der gibiydi..Tüm takım sevinirken Kazım sevinmedi..Çünkü egoları tavanda..Çünkü onun için milli takım önemli değil..Kendi egolarında boğulmaya devam ediyor..Bu tip olaylar kulüp takımlarında sık sık olur ve yadırganmaz pek ama milli maç sırasında üstelik başka bir arkadaşı golü yapmışken bana atmadın diye triplere girmek ne oluyor..?

1 puan bana kalırsa kötünün iyisi..Biz bu Belçika takımından çok daha iyi takımları devirdik çok kez..Maça bu 1 puan için çıkmaktan başlamıştı hata..Ha belki yine 1 puan alırdık ancak takım bu kadar korkak ve basiretsiz olmazdı sahada..Guus Hiddink defteri kapanırken , millilerin artık önüne geleni devirmesi gerekiyor 2.olmak için..Almanya dahil..

Hiç yorum yok: