6 Aralık 2010 Pazartesi

Brezilyalı Yeğenlerimiz..


Maria ve Antonia..Gözlerimizin önünde nasıl da büyüdüler öyle..Şu resim bile bazı şeyleri tam olarak anlatmamıza olanak vermiyor aslında..Alex için nasıl ne desek az diyebiliyorsak şu tabloyuda her ne kadar anlatmaya çalışsak da yeterli olmayacak gibi görünüyor..İstiklal Marşını Maria'nın böyle içten söylemesi , ufaklığında kısım kısım söylemeye çalışması ne kadar güzel bir tabloydu öyle..De Souza ailesi..Sizler çok özelsiniz..

5 Aralık 2010 Pazar

Fenerbahçe : 2 -1 : Karabükspor / Sakin Limanlardan Devam


Hava buz , tribünler tıklım tıklım..Telekom'da 'Comandante Alex' , stad girişlerinde de dağıtılan sarı Alex t-shirtleriyle birlikte kaptanın önderliğinde güzel futbol ve galibiyet bekliyorsun stada girince..Fenerbahçe beklenen ve ideal 11'i ile sahadaydı..

Maçın başlamasıyla birlikte dengeli bir oyun başladı..Birol-Hakan ve Tozo ile Karabük ortasahayı ön alana kurmaya çalışarak ayağa toplarla oyunun hakimiyetini Fenerbahçe'ye vermemek için çaba sarfetmeye başladı..

Cristian için geçen hafta söylediklerimi tekrar söylüyorum..Yani şunu diyorum , benim Cristian hakkındaki düşüncelerim hala değişmedi..Ancak geçen hafta Belediye'ye atılan goldeki katkısının birebir aynısını bugün atılan ilk golden önce yaptığı pres ve Niang'a kazandırdığı pozisyon ile sağladı..Bunun devamında söylemeden geçmeyelim bugün Cristian yine iyi oynadı..Elinden geldiğince ön alanda pres yapmaya çalıştı ve ortasahayı öne çıkartmayı çalıştı..Üstelik bu sefer ataklarda da kendini gösterdi..İkinci yarıda yaydan vurduğu bir şut ve Gökhan'ın muhteşem ortasında atmadığı bir kafa golü var..

Geçen hafta dediğim gibi bu bölgede Emre'nin yanına bu performansı 5 maçın 4 tanesinde kusursuz yapacak bir oyuncu gerekiyor..

Kazanılan duran topun devamında klasik bir Alex ortasını klasik bir Lugano vuruşu destekliyor ve o güzel ortanın yeni adı 'asist' oluyordu..Yapılan ortanın güzelliğini şuradan anlayabilirsiniz..Lugano golü attığında takımın yarısı Lugano'ya yarısı ise o ortayı yapan adama koşuyordu..Bu orta değildi yani..Resmen pas attı Alex oraya..Devamında kilitlenebilecek , kaliteli ve dirençli bir rakibe karşı maçın henüz başında şu ortayla işi yarılıyorsunuz zaten..

Emenike ilk yarıda iki gol pozisyonuna girdi ancak şuan üzerinde durmuyorum , Emenike için biraz altta ayrı küçük bir paragraf açarım..

Gol gelince bu sene çokça bahsettiğimiz şekilde takımın agresif ve tempolu bir başlangıç yaptığına büyülenebilirsiniz..Fakat aslında oyunu tutan taraf genelde Karabükspor'du..Emre'nin sakatlık sonrası idarelik temposuna Karabük ortasahasının çabuk ve ezberlenmiş pas alışverişi eklenince ortasahada Fenerbahçe beklemediği bir tabloyla karşılaştı..

1-0'a rağmen oyunun devamında 2.gol bulunmazsa sıkıntının artabileceğinin sinyallerini Karabük takımı oynadığı veya oynamaya çalıştığı futbol ile gösteriyordu..Ve bu noktada 'o' bir kez daha sahneye çıktı..Ortada fol yok yumurta yokken Mehmet'in geçen haftakine benzer kalitede yaptığı ortada ona yakışacak bir vuruş ile oyunu kopartıyordu..

Alex'e ne desek az cümlesini bile ne kadar çok kullandım acaba..?Küçük maçların büyük oyuncusu diyen küçük futbol akılları onun bu tip maçlardaki performansına bakarak bunları söylüyordu mesela..Ama biz Alex gerçeğini çok net bildiğimiz için alınan yeni bir 3 puan için ona teşekkür ederek yola devam edeceğiz..

Öyle veya böyle 20.dakika 2-0 yapmış ve rakibin gardını düşürmüş durumdasınız..Bundan sonra bunun rahatlığı ile daha iyi oynamak gerekirken Fenerbahçe frene yavaş yavaş basmaya başladı..İlk yarının kalan bölümünde zaman zaman Stoch'un yaptığı patlamalar dışında Fenerbahçe hücumda pek etkili değildi..

Devreye girerken dikkat çekenler ; Niang'ın güçsüzlüğü,Cristian'ın istekli oyunu,Emenike'nin oyunu idi..

Fenerbahçe maçlarında özellikle bu sene gelenek olmuş birşey var o da takımın ikinci yarının ilk 15-20 dakikasında inanılmaz temposuz ve rölanti oynuyor takım..Bu süreyi iyi savunma yapayım ve oyunu biraz geçireyim diye değerlendiren Fenerbahçe için Emenike'nin attığı gol ciddi bir uyarı oldu..

Emenike gerçeği gözümüzün önünde..Bu adam büyük ihtimalle seneye Karabük'de oynamayacaktır..Emenike'yi alan büyük takım da önemli bir iş yapmış olacaktır..Adam bir kere yıkılmıyor..Yobo onu maçın başında birebir almak istedi ama ilk yarıda yenilen iki pozisyon sonrası Yobo'da birebir ile tutulamayacak bir oyuncu olduğunu anladı..

Daha sonra Fenerbahçe savunması Emenike'ye karşı sürekli kademeli savunma yapmaya çalıştı..Televizyonda ne kadar göze çarptı bilmiyorum ancak bir iki pozisyonda da Lugano tatlı sert müdehalelerle Emenike'nin kafasına işlemeye çalıştı ancak hiç yılmıyor adam..Oyunun devamında Selçuk oyuna girdiğinde o bile elinden geldiğince özel olarak Emenike'ye kademe yaptı..

Yenilen golün ardından hafif bir panik olmadı değil..Niang'ın sakatlık arkası yerine gelmeyen gücü ve temposuna , Stoch'un kopukluğu,Mehmet'in ortalıklarda görülmeye başlamaması ve Emre'nin de oyundan düşmesiyle Fenerbahçe kendi sahasında paslaşıp topu ön alana çıkartamayan bir takım olmaya başladı..

Top sürekli savunma dörtlüsünde ve Emre-Cristian arasında gidip geliyor , ileri verilen her top kısa sürede rakibin ayağına geçiyordu..Müdehale şarttı..Önce Stoch'u çıkartıp , Selçuğu oyuna alarak ortasahayı güçlendirdi hoca..Sola o dönemde Niang'ı atmak pek işe yaramadı..Zaten oyunun devamında Dia'yı oyuna aldı Aykut hoca oraya..

Dia oyuna girdikten sonra hücum yapmaya tekrardan başladı takım..Dia'nın son vuruşlarla olan kavgasında barışçıl yollara başvurması şart..O nasıl vuruşlardır öyle abi..Hani bi tek öyle vursan gol olmaz..Hayır emeklerine yazık oraya kadar tık tık tık gelebilen bir oyuncusun..

Fenerbahçe kazanması gereken bir maçı kazandı..Son 3-4 maça oranla en kötü oynanan maçtı bu maç..Alex çıktı ve kazandırdı..Emre mutlaka toparlayacaktır , Cristian'ın temposunun artması ne olursa olsun güzel..Caner çok çabaladı ama son paslarda veya düşünerek yapması gereken son noktada zayıf kaldı..Yine de bir şekilde öne çıkması diğer maçlara oranla iyi..Karabük iyi bir takım..Sahasında oynadığı zaman çok etkili olabilecek bir takım haline gelmişler..Rakiplerin kazandığı haftayı kayıpsız geçmek önemliydi..İnatla kovalamaya devam..

Maça Doğru , Fenerbahçe - Karabükspor


Futbolda her zaman olması gereken 'seri' galibiyetlerden bahsedilir..İstikrar kavramı Türkiye'de şuan sadece Trabzonspor için söylenebilecek bir övgü olma özelliğini taşıyor..Geri kalan takımlar henüz ne saha içinde ne de puan toplamada gerekli istikrarı yakalayamadı..

İstanbul'da bu istikrara ihtiyaç duymayan takım yok..Fenerbahçe'de elbette bu takımlardan biri..İstikrara ihtiyaç var çünkü devreye bir şekilde kapağı atmak gerekiyor..Neden..?Devrede bu takıma 1 veya 2 tane oyuncu alınacak ve bu oyuncular sezonun geri kalanı açısından belirleyici rolde oyuncular olacak..Ve Aykut Kocaman'ın sık sık dillendirdiği üzere bu oyuncuların ardından takımın özellikle savunma gücü ve direnci artacak..

Neyse konu sapmasın , olay şu süreci kayıpsız geçmekte yatıyor..Rakipten gidelim çoğu zaman yaptığımız gibi..Karabükspor takımına baktığımızda yazıya giriş yaptığımız istikrar konusunda sıkıntılı bir takım olduğunu görüyoruz..Bir öyle bir böyle performansların takımı..Bunun en önemli nedenlerinden biri , oyunlarının çok fazla değişkenlik göstermemesi..Oyunu o gün maçta ele geçirirler ve hakimiyetlerini rakibe kabullendirirlerse o maçtan istediklerini alabiliyorlar..Ama Karabük takımının rakibinin hamlelerine hamleyle karşılık veren bir takım olduğunu söyleyemeyiz..Kendi sahasında yakaladı mı puansız yollamaya çalışıyor rakibini..Burada Emenike ve Tozo gibi iki oyuncunun katkısı çok büyük elbette..

Özellikle Emenike çok farklı bir oyuncu..Nasıl oluyorsa adamı deviremiyorsunuz ve bir şekilde o vuruşu yapıyor..Bu gibi oyunculara adam adama yerine kademeli savunma yapmak daha mantıklı elbette..Karabükspor'un hücum hattında Emenike'yi bir şekilde pasifize edebilirseniz yük İlhan ve Tozo'ya kalacaktır..

Takımın savunmasındaki Deumi ve Seric vasatın üstü oyuncular ama ortasaha konusunda sıkıntı olduğunu düşünüyorum..Kerim-2 tane Hakan-Şenol ve Tozo gibi oyuncuların hepsinin fizik dezavantajı var..Enerjik ve mücadeleci oyuncular fakat bir Emre veya Mehmet çalımı bastığında gider..

Burada Karabük nasıl oynara tam cevap veremiyorum aslında..Beşiktaş ve Galatasaray'a karşı kendi sahasında oynadı bundan önce..İlk büyük deplasmanında eski model Anadolu takımı rolünü üstlenip kapanır mı yoksa kendi oyununu mu oynamaya çalışır bu sorunun cevabını santrayla birlikte göreceğiz..

Fenerbahçe'ye geçince Emre'nin takıma dönüyor olması başlıbaşına bir olay..Kadro uzun bir aradan sonra klasik haline dönecek gibi görünüyor..Volkan-Gökhan-Yobo-Lugano-Caner-Mehmet-Cristian-Emre-Stoch-Alex-Niang..Cristian'a hocanın bir şans daha vereceğine inanıyorum şu süreçte..Ben olsam yine de orada Emre'nin yanına Gökay'ı koyarım..

Fenerbahçe'nin bu sene değiştiğini gördüğümüz özelliklerinden biri yine bu tip maçların anahtarlarından biri..Maça istekli , tempolu ve agresif başlamak..Takımın genel yapısı buna çok uygun gözükse de biz Fenerbahçeliler bunun pratiğe dönmesine pek alışık olmadığımız için yine de düşünüyoruz acaba böyle olur mu diye..

Karabük savunmasının kötü bir savunma olduğunu düşünmüyorum ben..Bu defansı aşmada yine kanat bindirmeleri önemli rol oynar..Stoch-Mehmet-Gökhan üçlüsünün sürekli rakibi delmeye çalıştığı bir kanat oyunu olasıdır..Alex-Niang ikilisine merkezden gelecek Emre veya Cristian baskısı da takımı öne taşıma adına önemli görünüyor..

Zaten bunlar sahaya yansıdığı zaman fark ortaya çıkmaya başlıyor..

Fenerbahçe'nin yola devamı açısından kalan her maç gibi bu maçta önemli..Dediğim gibi nasıl bir maç geçeri kestiremiyorum pek ama fena bir maç olmayabilir oynanacak oyun bakımından..