20 Kasım 2010 Cumartesi

Raul Raul Raul


Raul bir , Inzaghi iki..Veya Inzaghi bir , Raul iki mi diyelim..Çok benziyorlar gerçekten..Bu adamlar 45 yaşında 3 maç sahada olsunlar minimum 2 tane gol atarlar..Bazı oyuncular yetenek/hız/güç vb. faktörlerden farklı olarak çok özel bir şeye sahip oluyorlar..Raul ve Inzaghi gibi bir ' golcü kafası ' ..Bu anlatmak istediğim şey oyuncunun zeki olması değil..Bu adamların oynadıkları mevkiiye ait bir zekaları var..Nereye koşmaları gerektiğini , o topa tam olarak nasıl vurmaları gerektiği , koşuya ne zaman başlaması gerektiği vb. bir çok sezgiye sahipler ve bu sezgiler onları Dünya Futbolunun en unutulmaz isimleri haline getirdi..Zaten şampiyonlar liginde bu iki oyuncu zirvede gol krallığında..

Raul bugün hat-trick yaptı..Açın ayrı ayrı üç golü de izleyin..Hepsinde bir 'farklılık' bulacaksınız..3. golün muhteşemliğine takılıp kalmayın , bana göre en enfes gol ilk yarının sonunda Raul'un kaleciden dönen frikiği tamamladığı goldür..İşte Raul kafası odur..Hayran olunası odur..O koşudur..

18 Kasım 2010 Perşembe

Afellay Transferi


Bu sezon Barcelona ile ilgili yazılarımda üzerinde durduğum nokta hücum rotasyonundaki eksiklik idi..Hücumunda Messi ve Villa gibi iki oyuncu olan takım dünyanın belki de en büyük gol tehdidi olabilir ancak bu iki oyuncunun yorgunluğu/cezası/sakatlığı durumunda Barcelona'nın gözü kapalı güvenebileceği oyuncu eksikliği göze çarpıyordu..Son 3 yılda bu bölgenin rotasyonu Eto'o-Henry-İbrahimovic-Messi gibi dört oyuncunun yanında Bojan-Pedro gibi sürpriz golcülerden oluşurken bu sene 4-3-3'ün en ön üçlüsünün tek yedeği Bojan durumunda..

Pep zaman zaman Iniesta'yı forvetin sol hattında kullanarak açığı kapamaya çalışıyor..Iniesta bölgeye uyum sağlayabilen bir oyuncu ama asıl yeri orta alan..

Bu durumda hücumun herhangi bir bölgesinde oynayabilecek bir transfer şart gözüküyordu ve Barcelona kağıt üzerinde yapabileceği en akıllı transferlerden birini yaptı..Ibrahim Afellay hem çok genç hem de Hollanda ve Psv ekolünden geldiği için Barcelona'nın oyun tarzına kafaca kolay uyum sağlayabilecek bir oyuncu..Merkez forvetin hem sağında hem de solunda oynayabilecek bir oyuncu Afellay..Hızlı,delici ve çabuk..Ters ayağını kullanabilen bir oyuncu Barcelona için olmazsa olmazlardan biri..Pedro'nun bu kadar kendini parlatmasının bir nedeni de bu zaten..

Pedro geçen sene harika bir sene geçirdi ancak bu sene biraz temposu düşmüş göründü..Yine iyi maçlar çıkartabiliyor fakat geçen sene ki istikrar biraz dağılmış durumda..Şuan Pep'in elinde başka bir koz olmadığı için de Pedro'da devam ediyor yoksa bu sezon birkaç maç oynadığı futboldan ötürü yedeğe çekilmesi gerekiyordu aslında..

Afellay'ın sene sonunda sözleşmesi bitecekti..Böyle bir oyuncu 3 milyon €'dan çok daha fazla eder elbette ancak ikili ilişkileri yıllardır iyi olan Barça ve PSV göz hakkı mantığıyla böyle bir miktar karşılığında Ocak ayı için transferde anlaşmış durumdalar..Ibrahim Afellay'ın büyük sınavı olacak Barcelona kariyeri..Büyük ihtimalle geldiği gibi formayı kendisine vermeyecektir Pep..Barcelona'nın oyun tarzı ve hızına ayak uydurmak için çok ciddi bir özgüven harcamanız gerekir..Afellay'ın bu süreci kısa sürecektir..Afellay'ın transferi ile bölgede Pedro ile gireceği rekabetten de en çok Barcelona faydalanacaktır..Pedro'da potansiyeli çok yüksek bir oyuncu ve formayı kaptırmamak için o da gaza basacaktır..

Barcelona ihtiyacı olan bölgeye çok akıllı bir transfer yaptı..Afellay'da kendi gelişimi için büyük bir fırsat yakaladı böylece..Bakalım bu ikili birbirlerinden ne kadar faydalanacak..

Fenerbahçe Ülker / Milli Takım / İngiltere

Fenerbahçe ile başlayalım..Fransa deplasmanında maçın henüz 5.saniyesinde hücum ribaundu ile yenilen sayı çok anlamlıydı aslında..Maç boyu Fenerbahçe savunması merkezi kapatamadı..Kim derdi ki Vidmar'ın yokluğunu bu kadar arayacağımızı..Lavrinovic'in dağınık oyununa,Ömer-Kaya ikilisine çalınan inanılmaz basit faullerde eklenince savunma direncimiz ikinci perioddan itibaren dağılma noktasına geldi..

Fenerbahçe'nin ikinci periodda geriye düştüğü andan itibaren bir kez bile beraberliği sağlayamadığı oyunun temel noktası Fenerbahçe'nin farkı 3-4 sayılara indirdiğinde bile çok kolay sayı yemesiydi..Cholet sanki her istediğinde baskete ulaşacağının bilinciyle rahat rahat çıkarttı maçı..

Fransız tribünleri öyle ateşli falan değildi ancak buna rağmen son zamanlarda izlediğim en kötü hakem kararlarını izledim bu maçta..Ömer'e çalınan 2 faul çok enteresandı..Ömer'in bu takımın 'Savunma Bakanı' olduğunu da düşünürsek savunma direncinin doğrudan hakemler tarafından da etkilendiğini söyleyebiliriz..

Bireysel anlamda Emir dışında herkesin kötü olduğu bir günde dahi Fransa'da oyunu son hücumlara kadar taşıyabilmek de olumlu not düşülmesi gereken bir nokta..Hani işler daha kötü gidemezdi sonuçta..Normal şartlarda Fenerbahçe'nin rahat kazanacağı bir maçtı..Kazansaydı da sıralamada büyük bir avantaj ele geçirilecekti fakat olmadı..Hani şu maçta Fenerbahçe ne bir şans sayısı ne bir şans ribaundu ne bir şans faulü elde edemedi..Rakibin el üzerinden , hakem yardımıyla , yoktan yarattığı minimum bir 15 sayı olduğunu düşünürsek bugün Fenerbahçe için herşeyin negatif olduğunu söyleyebiliriz..

Gelelim milli maça..Kopuk kopuk izlediğim için aslında hiçbirşey yazmayacaktım ancak söylemek istediğim bazı şeyler var..Değişim , gençleşme , deneme/yanılma falan hepsine eyvallah..Ki Guus Hiddink'e çok inanan biriyim..Ama hocanın çok anlamsız tercihleri var..İsmail Köybaşı'ndan ne köy olur ne kasaba..Kelime oyunu değil yani gerçekten bu kadar kötü olamaz bir oyuncu..Bu 1 değil 2 değil 3 değil..Sürekli dikkatle izliyorum ve artık kesin kanıya vardım ki bu oyuncuların dünya umurlarında değil..Futbolu sevmiyor bu adamlar..İstanbul'da oynanan Belçika hazırlık maçı ve Kadıköy'de ki derbide canlı izlediğimde de şimdi söyleyeceğim tespitleri yapmıştım..

İsmail Köybaşı korkak,silik ve kendine güveni olmayan bir futbolcu..Bir kere soldan atak yap , bir kere kendi yarısahanı geç , bir kere rakibine çalım atmayı dene..Bir insan kendi yarısahasında kendine çizdiği 20-30 metrelik bir alanda nasıl bu kadar mutlu olur anlamıyorum..Genç adamsın , Beşiktaş gibi bir takıma transfer olarak ihtiyacın olan imkanları da yakalamışsın , neden kendini geliştirmeye çalıştırmazsın..?Ben Aurelio dahil bu kadar geriye ve yana oynayan bir oyuncu daha görmedim..

Ve Sabri..Makara malzemesi olarak çok zengin bir insan ancak oynadığı oyunda artık kişiliği ile aynı oranda komik olmaya başladı..Sabri'de takımın el frenlerinden biri..İlk yarının sonlarında bir kontra yakaladık top ortasahada Sabri'ye geldi..4'e 4 yakalamışız hiçbirşey yapamayacağını bilsen yine rakip kaleye doğru gitmen gereken anlardan biri..Sabri bey topu eveledi geveledi ve kendisinden geride olan Hamit'e yan pas attı..Hollanda savunmada bir anda 9 kişi oldu , atak patladı..

Türk milli takımının genel karakterinin geriye ve yana oynamak olduğunu bir kez daha gördük..Hatta korkutucu olan Hamit ve Selçuk gibi adamlarında bu oyuna razı olmaları ve böyle oynamaya başlamaları..Takımda dikine gitmeyi düşünen tek adam Gökhan Gönül..O da sağ bek..

Meşale ve lazer muhabbetleri için birşey demeye gerek yok herhalde..Gittiğimiz her yerde kendimizi belli ediyoruz ve çok ama çok küçük düşüyoruz..Ülkenin genel eğitim seviyesi tüm bunların nedeni elbette..Tv başında bile izlerken utanarak izliyoruz artık..Sneijder'e veya hakeme tutulan lazeri görmek istemeyip kafamı tv'den çeviriyorum çünkü resmen yerin dibine girmiş hissediyorum kendimi..Hollanda gibi bölgede bolca yaşadığımız ülkelerde de Türk'e olan bakış açısı falan iyice yerin dibine giriyor tabi..Siz Hollanda'lı bir vatandaş olduğunuzu düşünün bir an..Neyse bunlar çok rahatsız edici konular..Üzerinden geçmiş olalım..

Milli takımın ileriye gittiğini düşünmüyorum ne yazık ki..Genel yorumlara baktım , fena değil falan diyenler var ancak bana göre gerçekten vahim noktalara gidiyoruz..

Son not İngiltere - Fransa maçından..Son yarım saatini ve ilk yarıda 15 dakikasını izleyebildim..Özellikle ilk yarıda izlediğim kısa bölümde İngiltere'nin de tıpkı bizim gibi oynadığını gördüm..Wembley'de takım geride yan pas yaparken (üstelik 0-1 gerideyken) ciddi homurtular yükseldi..İngiltere gibi Avrupa'nın en tempolu ligine bu kadar yavaş oynayan bir milli takım hiç gitmiyor..Capello saygıyı sonuna kadar hakeden bir adam ancak İngiltere'yi doyurabilecek bir oyun anlayışı yok..İngiltere gibi üst düzey bir takımı İtalyan futboluna mahkum etmiş görünüyor..Fransa'da Laurent Blanc etkisi kendisini hissettirmiş görünüyor..Milli takımlar arasında önemli rekabet olan bir maçta Fransa'nın kendine güven açısından çok değerli olan bir İngiltere zaferi hazırlık maçı dahi olsa önemliydi..

17 Kasım 2010 Çarşamba

Günün Sözü

Brezilya-Arjantin maçı için birşey diyemiyorum fakat Barcelona taraftarları rahat olsunlar,Messi'ye zarar vermem..

Brezilya - Arjantin maçından önce basına açıklamalar yapan Daniel Alves'in Messi için söyledikleri..

15 Kasım 2010 Pazartesi

Es Geçtik Sanılmasın


Çubuklunun gördüğü en büyük efsane belki de..Türkiye'de tek bir forma altında 100 gol barajını aşan tek yabancı oyuncu..Onun için 100 değil 1000lerce kez bağırdık..Stadda , tv başında 1000lerce kez adını sayıkladık..Sadece attığı gollerle değil , yaptığı asistlerle , Fenerbahçe kaptanına yakışır hal ve tavrıyla bizlerin gözbebeği oldu o..

Seni seviyoruz kaptan..100.golün kutlu olsun..

Inter : 0 - 1 : Milan / Beklenen Galibiyet


Bir takımın bir senede nasıl değişebileceğinin bir numaralı örneğidir günümüz Inter'i..Geçen seneyi triple double ile kapatarak Avrupa'nın en iyisi olan Inter ile bu sene Benitez ile izlediğimiz Inter arasındaki fark inanılmaz boyutlara ulaşmış durumda..Üstelik kadro geçen senenin kadrosuyla neredeyse birebir aynı..Mourinho faktörü , Benitez'in kötü bir hoca olması , Inter'in 5 yıllık ambargosunun ardından doymuş futbolcuların çokluğu , takımın yenilenememesi vb. bazı faktörler Inter'in bu çöküşünün hikayesinin ana maddeleridir..

Çöküş diyorum çünkü bu maç bazı şeyleri daha açıkça görmemizi sağladı..Inter artık sıradan bir takım olmuş..Oyun olarak hiçbir çeşitlilikleri yok..Maç bitse de gitsek diye oynuyorlar..Mücadele eden , olaya isyan eden tek adam Sneijder..

Maçtan 1 saat önce kadroları görene kadar Milan'ın bu maçı rahat kazanacağını ve son 4 maç üstüste kaybedilen derbilerin intikamını alacağını düşünüyordum..Böyle düşünürken maçtan 1 saat önce kadroları gördüğüm zaman biraz şüpheye düştüm doğrusunu söylemek gerekirse..Milan'da Pirlo - Ronaldinho ve Pato üçlüsü maça ilk 11 başlamıyordu..Inter ballısın yine diye düşünmüştüm..Ama yine kadroları ilk gördüğüm zaman şu dikkatimi çekti , Inter savunması çok ağır oyunculardan oluşuyordu..Chivu-Materazzi-Lucio-Zanetti savunma dörtlüsü Boston Celtics'de oynar..O kadar veteran ve ağır oyuncular..

Bu savunma ağırlığından Ronaldinho-Pato ikilisi çok ciddi şekilde faydalanabilirdi eğer oynasalardı..Materazzi artık bu maçları kaldıramadığını 4.dakikada yaptığı penaltıyla gösterdi..Durduk yerde yapılan penaltı ve İbra'nın golü..Milan direksiyonu ele geçirdi bu golle..Zaten bu tip maçlarda ilk golü atmak her zaman çok önemlidir..

Inter'in golü yedikten sonra bir reaksiyon göstereceğini düşündük ancak ortasaha mücaelesinin ötesini geçemedi oyun..Gattuso'nun agresifliği ile Milan oyunu tutmaya çalışırken , Inter hiçbir organize atak yapamayıp , kanatlardan hiç faydalanamadı..Oyun Milan'ın isteyeceği şekilde akmaya devam etti..Burada Inter madem kanatları kullanamıyor , o zaman gücünü ortada toplayıp biraz hızlı bir paslaşma trafiği ile Milan'ı ortadan vurmayı denemeliydi..

Gattuso'nun ikinci sarıyı görmemesi büyük şanstı..İkinci yarıya Allegri'nin Pirlo müdehalesi bu açıdan çok yerindeydi..Ancak bu sefer Abate sahneye çıktı..Pandev'in provakasyonuna yenik düştü , akıllı davranamadı ve ikinci sarıyı gördü..İlk sarısını unuttu bence orada ne olursa olsun böyle bir maçta bir oyuncunun bu acemiliği yapmasının başka açıklaması olamaz..Milan 10 kişi kalınca Robinho'yu oyundan alarak 4-4-1'e gömdü Allegri takımını..

Inter'de hala bir değişiklik yok..Rakibi 10 kişi kalmış , kendi sahasında oyunu rakip yarı sahaya hapsedemiyor bile..Sneijder dışında sorumluluk almaya yeltenen oyuncu bile yok..Milito inanılmaz formsuz..Şişirilen her top Nesta ve Silva'da..

Benitez oyunu çözecek bir tek hamle bile yapamadı..Inter'in çöküşünün ihalesi de yakında Benitez'e kalır..Benitez nasıl olur da Mourinho'nun bıraktığı bir takıma evet dedi anlamıyorum..Mourinho'dan sonra sadece Serie A'yı kazanmak bile başarı sayılmayacakken bu veteran ve doymuş takıma teknik direktör olmak enteresan bence..Benitez'in kendine güveni belki tamdır ancak Liverpool'da yaşadığı ve yaşattığı acı yılların ardından böyle bir tercih yapması da kendi kariyerine zarar verecektir..

Neyse Milan'ın kazanmasına sevindim..Serie A'da uzun yıllar sonrasında son haftaya kadar çekişmeli geçecektir..Bu galibiyetin arkasına 3'te 3 bir seri daha yakalarsa Milan , şampiyonluğun bir numaralı adayı olacaklardır..

14 Kasım 2010 Pazar

Gaziantepspor : 2 - 1 : Fenerbahçe / Dejavu

Dejavu dedim çünkü hem oynanan oyun hem de oyunun gidişatı geçen sene yine Antep'de 2-1 kaybedilen maçı anımsattı..Fenerbahçe'nin bu sene izlediğim açık ara en kötü maçıydı , üzerine de çok yazmayacağım..Maç önü yazısında yazdığımın aynısı bir Antep çıktı Fenerbahçe'nin karşısına..Bu takımı çözmenin formulü neydi..Kanatlardaki çabuk adamlardan ve kaptandan faydalanmak..

Mevcut kadro ortasahayı ele geçiremezdi..Bu çok net belliydi..Cristian gibi bir illetin yanına Essien'i koysanız maç bitince ya Cristian'a saldırır ya da oyun sırasında kırmızı kart görür...Fenerbahçe'nin yıllardır dönem dönem çektiği ruhsuz ve gamsız oyuncuların en tepesinde Cristian var..Neyse böyle bir oyuncudan dolayı iyice düşmesi beklenen ortasahanın bu maçta yapması gereken tek şey topu mümkün olduğunca kanatlara veya Alex'e taşımak..Oyunun ilk başlarında bunu yaptı takım ama ne zaman ki Cristian Yobo-Bekir arasındaki yerini aldı , senaryo işlemeye başladı..

Açıkçası Fenerbahçe'nin kazanmasını beklemiyordum ancak bu kadar kötü oynayabileceğini de düşünmemiştim..Üstelik Alex'in bu kadar iyi oynadığı bir maçta bu yenilgi işin tadını iki kere kaçırdı..Dia-Bilica ikilisi neden başlamadı bilemiyorum..Özellikle Dia başlasaydı bana kalırsa daha etkili olabilirdi takım..Bu arada Semih çok ama çok kötü..6-7 gol attı ama Konya deplasmanı ve Antalya maçı dışında cidden çok kötü oynuyor..

Forumlara , twittera ve bloglara baktığımda faturanın Aykut hocaya çıkartıldığını görüyorum..Burada şöyle birşey var , Aykut Kocaman'ın hatası var mı , evet hem de dev gibi bir hata var..Hata şu ki özellikle ikinci yarının başından itibaren bu maçın 1-0'a bağlanmayacağı , golün geleceği kendini belli etmeye başlamıştı..Hani Fenerbahçe geçen seneki defans yapısına sahip olsa 1-0'a yaslanma mantığını anlayabilirim fakat bu takım Volkan Demirel'in kariyerinin en formda sezonu olmasına rağmen her maç ikişer ikişer gol yiyor..Böyle bir durumda bu kadar mücadele gücünden yoksun ve eksik bir takımla maçı 1-0'a kilitleme fikri hiç gerçekçi değildi ve hocanın mutlaka oyuna müdehalesi gerekiyordu..

Abicim iyi de , bugün o kulübede ben olsam ne yapardım sorusunun içinden çıkabiliyor musunuz..?Çıkarırdım Cristian'ı koyardım şeyi..Kimi..?Allah aşkına takımı defansif açıdan toparlayacak , top yapılmasını sağlayacak bir tane bile oyuncu değişikliği yapamazsınız şu kadroyla..Kazım,Semih,Dia,Stoch,Alex,Niang kombinasyonuyla ilgili herhangi bir değişiklik yapılması gol yemeye engel olmayacaktı..

Hocaya çok kızdığım , çok eleştirdiğim maç yazıları oldu fakat bu maçtan sonra ah be hoca demedim..Çünkü bu sefer kendimce bile bir çare bulamadım ben..

Ve şu da var ki bence bu enteresan biraz..Hani maçta biz izlerken diyoruz ki '1-0 gitmez bu maç , yeriz golü hoca yap birşeyler ' ancak şöyle de bir durum var Gaziantep golü atana kadar da uzaktan şutlar dışında Fenerbahçe kalesinde tehdit oluşturmadı..Ama gerek topa sahip olamamak gerek güven vermeyen ortasaha ve defans oyuncularından dolayı 1-0'lık skor avantajına rağmen izlerken diken üzerindeyiz..Aykut Kocaman'da yedekten oyunu değiştirebilecek ( defansif veya topu tutma anlamında ) bir oyuncuya sahip olmadığı için şansını denemek istedi ve bekledi..

Yenilen goller komedi..Stoch'un savunmasının olmaması eyvallah ama Caner nerdesin ilk golde..?Fenerbahçe'nin savunma arkasına ben top şişirsem yine tehlikeli pozisyon olur..Volkan sürekli kaderiyle başbaşa..Olcan tıkır tıkır gol attı...

Fenerbahçe'de Caner'in bir şekilde takımdan kesilmesi gerek..Andre Santos şu Caner tarafından kesilmeyi azıcık gururuna yediremeyip hırslansa , birazcık kendini toparlasa takımı da ciddi şekilde etkileyecek ama o da Cristian gibi..Dünya umrunda değil..Devre arasında Fenerbahçe'nin Andre Santos-Cristian-Bilica üçlüsüyle yolları ayırıp bu bölgelere 3 yeni yabancı alması gerekiyor..Fark ciddi ciddi açılıyor ve Trabzon son yılların en rahat şampiyonluklarından birine ulaşabilir..Kadıköy'de ligin ikinci yarısının ikinci haftası oynanacak Trabzonspor maçı kazanılamazsa Fenerbahçe o dakika ligden kopar..

Şunu hazmedemedim ama..Dediğim gibi herkesin hedefi Aykut Kocaman fakat bu bence yanlış adres..Ben Fenerbahçe'nin bu sezon ciddi bir değişime girdiğini ve sancılı da olsa bu sürecin sonunda ışığa kavuşulacağını düşünüyorum..Düşünmek de değil sadece , inanıyorum da..İnanmamı sağlayan sinyalleri bu takım önceki haftalarda verdi..Yıllardır görmediğimiz kadar tempolu , dirençli ve mücadeleci bir takımın sinyalleri bu sezon kısım kısım kendisini gösterdi..Özellikle son 3 hafta takımın oynadığı oyun çoğunluk tarafından nasıl beğenilip destek sesleri yükseldiyse şu dakikada alınan yenilgiden sonra herkesin kılıçları Aykut Kocaman'a çevirmesi bence çok yanlış..

Bugün üst düzey takımlarda ortasahanın kilit oyuncusu olmadığı zaman takım afallıyor..Xavi'siz Barcelona'nın , Lampard'sız Chelsea'nin bile oyun düzenlerinin sapıttığı maçlar izledik bu sene..Emre'siz (üstüne bir de Cristian'lı ) Fenerbahçe'nin de bu sürece girdiğini Eskişehir maç yazısında söyledik..Devreye kadar allah Aykut Kocaman'a yardımcı olsun..Şu oyuncu kadrosuyla işi çok zorlaştı..Alex-Niang gibi oyuncular işi sırtladı , sırtladı..Yoksa iş kötüye gidiyor..

Yazıyı olumlu bitirelim yine de..Kaptan muhteşem bir gol attı ve 100'ler kulübüne girdi..Türkiye'de tek bir takım forması altında 100 gol atan tek yabancı oyuncu olarak tarihe geçti..Fenerbahçe'de devrim , oyun ve oyuncu tarzının değişikliğinden falan söz ediyoruz ancak bu sezon dahi takımın en formda ve etkili oyuncusu kaptan..Aziz Yıldırım'ın haftaiçi dediklerinin gerçeğe dönüşmesini diliyorum..Alex 2 yıl daha Fenerbahçe'de bu tempoda oynar..Keşke bu anlamlı golle galibiyet gelseydi ama sen üzülme kaptan , muhteşem oynuyorsun..