13 Kasım 2010 Cumartesi

Maça Doğru , Gaziantepspor - Fenerbahçe


Çok kritik bir maça çok kritik eksiklerle giden Fenerbahçe'nin bu engeli aşıp aşamayacağı sorusunun içinden çıkmak maç öncesi çok zor..Bu maç o kadar önemli bir zamana denk geldi ki , alınacak bir galibiyet Fenerbahçe için 3 puandan çok daha öte bir anlam taşıyor..Sadece Bursa-Trabzon maçının aynı haftasında oynayacak olmak değil , Fenerbahçe'nin kalan ilk yarı fikstürünün de en zor maçı olması nedeniyle bu maçı kazanmak takım için çok önemli..

Lige ilk 5 haftada 3 beraberlik ile giren Gaziantepspor'da Tolunay Kafkas sistemini geç de olsa yerleştirdi..Bu sistem sağlam savunma anlayışı ve bir puanı cepte tutmak isteyen klasik ve çok sık rastladığımız anlayışlardan..Sistemin oturmasının ardından çıkılan 6 maçta 11 puan toplayan takımın en dikkat çekici özelliği deplasmanlarda daha etkili bir oyun oynamaları..Kadronun deplasmana daha yatkın bir kadro olduğunu söyleyebiliriz..Özellikle yabancı hücumcuların genel karakterlerinin hızlı-pırpır oyuncular olduğunu düşünürsek deplasmanda alınan galibiyetler pek sürpriz değil..

Olcan çok formda , Orhan Gülle yine dikkat çekici bir oyuncu ortasahada..Popov'da formdaydı fakat cezalı..İsmail Sosa ve Beto gibi adamlarda hücum zenginliğini sağlıyorlar üstelik ne zaman ne yapacağı belli olmayan oyuncu bunlar..Ancak gelelim takımın savunma hattına..Bana göre Fenerbahçe'nin bu maçtaki en büyük avantajı Gaziantepspor savunmasının yapısı..Yapısı diyorum çünkü oyunculara tek tek baktığımızda fena savunmacı değiller..Yalçın-Elyasa-Ivan-Serdar Kurtuluş hatta Murat Ceylan'ı da eklersek bu oyuncuların savunma anlayışlarının kötü olduğunu söyleyemeyiz..

Buradan Fenerbahçe'ye bağlantıyı kurarak devam edelim..Gökhan-Yobo-Bilica-Caner dörtlüsünün ön tarafı çok ciddi sıkıntı..Bu bölgede Emre-Selçuk-Özer gibi üç oyuncunun da olmaması , bu bölgedeki yükü tamamen Mehmet'in omuzlarına bırakıcak gibi..Ben olsam Mehmet'in yanında Cristian'ı değil , Gökay'ı kullanırdım fakat büyük ihtimalle Cristian oynayacaktır..Cristian'ın artık futbolu tamamen kafasından sildiğini göz önüne alırsak , ondan performans beklemek biraz hayalcilik olacak bana göre..

Neyse gelelim ön alan oyuncularına..Fenerbahçe'nin kimsenin beklemediği bir şekilde bu maçı kazanma ihtimali bu sayacağım 4 oyuncuya bağlı..Dia-Stoch-Alex-Semih (belki Niang) Bu oyuncular Gaziantepspor'un oyun anlayışına çok ters düşen oyuncular..Özellikle Dia ve Stoch için bu söylediğim geçerli..Gaziantepspor iyi kapanan iyi savunma yapan bir takım ancak oyuncularının ortak özelliği hepsinin de çabukluktan uzak oyuncular olmaları..Fenerbahçe Dia-Stoch ikilisinin çabukluğunu iyi kullanabilirse Gaziantepspor defansını çok zor durumda bırakabilir..

Fenerbahçe'nin oyun anlayışı bu temele dayandırılmalı bana kalırsa..Hani ortasahayı ele geçireyim , bol pas yapayım falan diyebileceği bir kadro yok takımın..Hızlı çıkıp , hücumda çoğalıp golü yapmak gerek..Hani eski Fenerbahçe olsa önce bir oyunu tutayım , kontrolü ele alayım , bol pas yapayım falan diyebilirdi ancak bu maçın formulü kesin olarak çabuk oyundan geçiyor..Ve şu da çok önemli , hem Dia hem de Stoch'un sadece çabukluklarını kullanmaları yetmez..Mutlaka ve mutlaka kanatlardan içeri katederek Gaziantepspor defansının da dengesini bozmaları gerekiyor..

Maçın bence basit analizi budur ve Fenerbahçe'nin özellikle ortasahadaki eksiklerinden dolayı oynaması gereken tarz bu olmalıdır..Bakalım beklediğimizin ne kadarı bir maç oynanacak..

12 Kasım 2010 Cuma

Bonito Bahis Merkezi Sunar


Blogda yeni bir mevzuuya giriyoruz bu hafta..Tahminler benden değil , bahis konusunda çok güvendiğim arkadaşım Emir'den..O yazdıkça ben buradan yayınlayarak sizlere fikir verme açısından yardımcı olmaya çalışacağım..İyi dilekleriniz bana , eleştirileriniz Emir'..Bol şans..

Bursaspor-Trabzonspor


Yıllardır geyikleri artık gerçeğini unutturan "Karadeniz Fırtınası" bu sene sanki gerçekten dönmüşe benziyor.İstek ve arzu konusunda hiçbir zaman sıkıntı yaşamamasına rağmen bölgeninde vermiş oldugu tezcanlılıkla hep inişli çıkışlı bi grafik çizen karadeniz temsilcisi Şenol Güneş'in ellerinde sabır ve sistemlede tanışmış oldu.Her ne kadar Şenol Güneş tevazüh gösterip "Futbol her sonuca açık..." geyikleri yapsada son 5 maçında mağlubiyet yüzü görmemiş 15 gol atıp kalesinde sadece 3 gol görmüş ekibinin gücü ortada.Bursaspor cephesinde ise işlerin pek iyi gittiği söylenemez.Şehir ve takım için bir şans olarak görülen Şampiyonlar Ligi Bursasporu hem mental hemde fiziken gerçekten çok yordu.Geçen seneki şampiyonluktan sonra edinilen karizma ve özgüven her ş.l haftasında bir çizik daha yiyor.Son Kupa maçındada oynanan kötüden öte "garip" futbol ve 3. lig temsilcisine karşı alınan beraberlik taraftar ve takım içindeki homurdanmaları biraz daha arttırdı.Takım doğal olarak herkesin merak ettiği bu maçta taraftarlarınında önünde bu duruma bi tepki koymak isticektir.Ancak Galatasaray karşısında ve daha önceki haftalarda izlediğimiz trabzona karşı galip geliceklerine inanmıyorum.Trabzonspor gücü ve teknik direktörünün tecrübesi ile 1 adım önde ve kaybetmez.
Sporting Gijon-Real Madrid

"Jose" dememiz bu maç için yeterli sanırım.Başkent ekibi ilk defa kendi adı altında ezilmeyen hatta kimi zaman karizmasıyla Los galacticos un üstüne çıkabilen bi teknik
direktörle çalışıyor.Eğer Jose bir takım için doğmuşsa bunun Real Madrid olduğuna şüphe yok.10. hafta itibariyle La Ligada gününde bi Barcelona dışında Madrid'i
zorlayacak bir takım varmış gibide gözükmüyor açıkçası.Ronaldo,Khedira,Xabi,Özil gerçekten çok formdalar.Özil için ayrı bi parantez açmak gerek "geldi,gitti,Alman,Türk,ikna
oldu olmadı,çağırdık gelmedi,bizi istemeyeni biz hiç istemeyiz...vs" tartışmaları arasında Kaka'nın hala Madridte olduğunu unutturan bi performans ortaya koyuyor.Son kupa
maçında Jose,Khedira ve Özil'i dinlendirdi.Bu da Sporting için kötü haberlerden sadece bir tanesi.Sporting için bu sene işler hiç iyi gitmiyor aldıkları beraberlikler onları
nispeten üst sıralarda tutsada Madrid karşısında kazanmaları sadece onlar için değil tüm dünya için bi süpriz olur.

Chelsea-Sunderland

Haftanın diğer bankosu ise Chelsea namı-ı değer Maviler.Liverpooldan aldığı kimine göre süpriz mağlubiyet o günlük bazılarını üzmüş olabilir ama inanın uzun vadede bu mağlubiyet Chelsea takımını çok guvenılır bir takım haline getiriyor.Mağlubiyet haklarını iyi bi maçta kullandıklarını düşünyorum.Bu sene şampiyonlugun en buyuk adayılar.Ve eğer bu şampiyonluğu gerçekten istiyorlarsa içerde bu tip orta sınıf takımları geçmeleri gerekiyor.Chelsea zorlanmadan bu maçı 3 puanla kapatır.
Barcelona-Villareal

Son 2 sezonun tabiri caizsse şiir gibi oynayan takımı Barça İbra haricinde kadrosunu bozmayarak bence takıma ve sisteme daha uygun bir golcü olan Villa transferiyle sezona girdi ancak Peri masalı gibi geçen sezonlardan sonra Camp Nou'deki Hercules mağlubiyeti ile bu sene onlar için biraz sıkıntılı başladı.Herşey yeterince kötüyken Ujfalusi'nin Spor Toto Liginde oynayan bazı "defans" oyuncularını bile kıskandırıcak "müdahalesi" ile Messi'den de uzak kalan Katalanlar için karanlık günler artık bitti diyebiliriz.Camp Nou'da Sevilla 'yı çok iyi futbol ve 5 golle geçen ardındada Getafe'ye deplasmanda 3 gol atıp 3 puanı alan Katalanlar kendi evlerinde yine iyi futbol ve bol golle kazanmak isteyecektir.Her ne kadar Barcelona çok formda olsada burda Villarreal'e değinmeden edemeyiz.. La Liga'da Barça-Real ikilisine kafa tutacak nadir takımlardan biri ayrıca Rossi-Nilmar ikilisi iyi günlerinde rakip defans oyuncularını kalecilerini futboldan soğutma noktasına getirebiliyor.Barça her ne kadar mutlak favori olsada bu maç bariz bi şekilde üst kokuyor.

Köln-m'gladbach

Bundesliga'nın kadro kalitesi ve sistem açısından en kötü 2 takmının karşı karşıya geldiği bu karşılaşmada yenilen taraf için tünelinin sonunun karanlık oldugunu söyleyebiliriz.Köln hoca değişkliğinden sonra biraz kıpırdansada çok geçmeden yine eski haline geri döndü.Ancak ligteki tabloya ve oynanan fubola bakıtığımız da M'gladbach'ın Köln'nün tam dişine göre bi rakip oldugunu söylyebiliriz.Eğer bu maçtada puan kaybederlerse Bundesliga ile şimdiden vedalaşsalar iyi olur.Görünen bu tabloda Köln için gerçekten üzülüyorsanız bide M'gladbach dinlemeniz gerekebilir Arango'nun 4 maç ceza almasıyla gerçekten dahada kötü duruma düştüler.Kötü defans 4lüsü her maçta rakibe neredeyse en az 10 tane gollük pozisyon veriyor ve maç başına 3 gol yiyorlar.Köln evinde olması ve kazanmak zorunda olması sebebiyle avantajlı olan taraf.Ancak bu 2 dengesiz takımın maçında gol üstü ve beraberlikte iyi sonuçlar olarak gözüküyor.

Fluminense-Goias

Fluminense'de sakatlarlıklara rağmen Fred ve Deco'nun iyileşmesi takıma hava getiricektir.Fluminense bu maçtan sonra güçlü rakipler Sao Paulo ve palmeiras karşılaşacağı için
Küme düşmeme mücadelesi veren Goias a acıyacaklarını sanmıyorum.Goias'ta hoca değişikliğine rağmen yeni gelen hocanın önceki haftalara göre çok farklı bişey ortaya koyması
beklenmiyor.Goias güçsüz ve moralsiz.Fluminense bu maçtan 3 puanı alıp önündeki zor maçlara bakacaktır.Bu maçta Fluminense nin handikaplı galibiyetide denenebilir.

11 Kasım 2010 Perşembe

Günün Sözü


"Bazı değerler vardır. Bunların varlığını kabul etmek lazım. Yokluğunu da sağlamamak lazım. Alex bir değerdir. Fenerbahçe’ye de büyük katkısı vardır. Oynayıp oynamayacağına Aykut Kocaman karar verir. Biz Alex’ten karakter olarak memnunuz. Sahada memnun olduğumuz zamanlar da oldu olmadığımız da. Bu insanlar robot değiller. Alex bu takımın kaptanıdır. Belli bir yaşa ve olgunluğa da gelmiştir. İlerleyen yıllarda hem Fenerbahçe isterse hem de kendisi isterse ben burada olmasını isterim kendisinin.''

10 Kasım 2010 Çarşamba

Fenerbahçe : 81 - 68 : Siena / Spor Kulübü


Bu takım Türkiye liginde taraftar desteğiyle , motivasyonla , formanın ağırlıyla bir şekilde sonuca gidebiliyordu..Avrupa'da Barcelona-Siena gibi takımlara gerek yok , vasatın biraz üzerinde veya biraz sistemini oturtmuş bir takım karşısında Fenerbahçe eveleyip geveliyor , oyuna hakim olamıyor ve saçma farklarla yeniliyordu..

Artık o takımın bu takımla alakası yok..Murat Kosova ve İhsan Bayülken şuan Avrupa'da daha iyi bir defans takımı var mıdır diye konuştular..Ben kendi fikrimi söyliyeyim , bence yok..Maçtan önce biri gelip Fenerbahçe maçta belki de 10 tane basit hata yapacak deseydiniz Siena kaç fark attı diye düşünürdüm herhalde..

Ama Fenerbahçe buna rağmen Siena gibi bir takımı ezdi geçti..Bizleri gururlandırmaya devam eden bu takıma sonsuz teşekkürler..Devamının geleceğine olan inancımız tam..Helal olsun hepinize..

Fenerbahçe şuan Euroleague'nin namağlup tek takımı..4/4 yaptık..Bayanlarda 3/3 ile yola devam ediyor..Boşuna yazmıyor orada Fenerbahçe Spor Kulübü diye..

Mirsad , sen özel bir adamsın.

9 Kasım 2010 Salı

Ankaragücü : 4 - 2 : Fenerbahçe / Maçtan Notlar


Atılan 6 gole rağmen çok sıkıcı bir maçtı..Göze çarpan bazı noktalara değinelim..

Futbol basit bir oyun..Ortasaha da bu basit oyunun en temel noktası..Cristian'ı 1.5 senedir eleştiriyoruz ancak artık futbolculuktan çıkmış bir durumda..Uzun süredir izlediğim en kötü bireysel performanslardan biriydi..Dünya umrunda değil..

Buna karşın genç Gökay'ı beğendim..Özverili ve inatçı..Top sürmeyi ve pas dağıtmayı da biliyor..Ortasahada rotasyonun 3 oyuncuya kaldığı dönemde Aykut Kocaman Mehmet-Gökay ikilisini kullanırsa takım için çok daha yararlı bir karar vermiş olur..

Andre Santos'un bir çıkış yapmasını bekliyordum ancak Santos-Caner kanadı çok kötüydü..Andre Santos'un formda döneminde çok fonksiyonlu bir oyuncu olduğunu geçen seneden biliyoruz..Bekte oynayıp formda olduğu dönemlerde hem iyi bir kesici hem topu oyuna sokarken rahat hem de gerek asist gerekse de attığı gollerle takıma katkı veren bir hali vardı ancak bu sene gerçekten çok kötü..Biraz toparlayıp Caner'i kesmesini isterim ama ondan bu ışığı da alamıyoruz..

4 golün yenmesi büyük bir handikap fakat dediğim gibi zayıf ortasaha bunun asli nedenidir..Sadece ortanın ortası da değil Kazım ve Stoch gibi sıfır defansif katkılı iki oyuncuyu da eklersek Ankaragücü yürüye yürüye geldi sürekli..İşin şu boyutundan ders çıkartmak gerekiyor bence ; yarın ligde Dia-Mehmet-Gökay-Stoch orta dörtlüsüyle çıkacağın her maçta buna benzer senaryolar yaşanabilir..

Mağlubiyetin telafisi elbette var..Aykut Kocaman'ın bu akşamdan sonra Cristian'dan umudu tamamen kesmesi bu maçın bir anlamı olmasını sağlar şu saatten sonra..Bir de hem sakatlıklar hem de şu maçtan sonra en uygun ilk 11 bence şu şekilde kurulabilir : Volkan-Gökhan-Yobo-Bilica-Caner-Dia-Mehmet-Gökay-Stoch-Alex-Niang..

Yazıyı şu konuyla bitirmek istiyorum..Bu takımın el freni Alex , takımı yavaşlatan Alex , mücadele gücünü azaltan Alex vb. laflarla Alex'li Fenerbahçe'yi eleştirenler şu takımı iyi izlesin..Rıdvan Dilmen'de cumartesi gecesi Alex'in performansını arttıran adam Semih demişti..Hocam tam tersi..Alex'siz Semih'e şu takımda üst düzey pas verebilecek bir oyuncu yok..Semih , Alex ile birlikte oynadığında çok daha parlak performanslar sunuyor..Alex'de bu takımın hücumunun %75'i..Niang bile oynadığında bu böyle..Alex sadece hücumu değil , kulağa garip gelse de defansı bile etkileyen bir oyuncu..Eğer son haftalarda olduğu gibi fiziken üst düzeydeyse tüm takımın performansını minimum %25 arttırıyor..Bu da gözden kaçmasın lütfen..

8 Kasım 2010 Pazartesi

Günün Fotoğrafı


Son zamanların en başarılı fotoğraflarından biri..Madrid derbisinde ilk golü atan Carvalho kan ağlarken..