30 Ekim 2010 Cumartesi

300 Alexli


Spartalı falan hikaye..Allahıma çok şükür ki bana 300 tane Alex'li Fenerbahçe maçı izleme şansı verdi..Bu kulübün görüp görebileceği en unutulmaz yabancı oyuncu..Ona yabancı demeye de içim elvermiyor ya neyse..İyi ki varsın kaptan , iyi ki geldin buralara iyi ki bizlerle oldun bunca zamandır..

Seni eleştiren eleştirsin,bu takımın sorununun sen olduğunu düşünen düşünsün..Senin Fenerbahçelilere yaşattıkların ve hala önümüzdeki dönemlerde yaşatacaklarına bizlerin inancı tam..

Fenerbahçe seni çok seviyor Alex De Souza..Efsanemizsin..

29 Ekim 2010 Cuma

Bursaspor : 1 - 1 : Fenerbahçe / Başın Öne Eğilmesin !


Ligde Fenerbahçe'yi zorlayacak takımları sayayım..Galatasaray-Beşiktaş-Trabzonspor-Kayserispor-Bursaspor..Fenerbahçe bu 5 rakibin İstanbul'dakilerine evinde berabere kaldı , Anadolu turnesindeki 3 rakibinden ise sadece 1 puan alabildi..Değişimi görmeye çalışalım biraz..Temel değişim geçtiğimiz sezonlarda bu takımları içeride dışarıda tokatlayan fakat sene sonunda şampiyonluğu kaçıran bir takım profiliydi..Şampiyonluğun her zaman Anadolu'dan geçtiğine inanan biri olarak şu tabloda bile bu 5 maçtaki kayıplar karşısında kahrolmuyorum..

Ebru Köksaldı'nın sık sık dile getirdiği ve benim de katıldığım bir yorumu var..Bu sene sadece alt sıradakileri yenmek yeterli değil çünkü kafaya oynayan takımlar arttı diyor Ebru hanım..Bu da doğru bir tespit..Ancak öylesine söylemediğim 'devrim' modeliyle Fenerbahçe bu takımlardan 3 tanesine çok hazırlıksız yakalandı..Ligin ilk 5 haftasında Trabzon ve Kayseri'de alınan yenilgilere , Kadıköy'de ilk yarıda 4 olması gereken maçta alınan Beşiktaş beraberliği de eklenince puan kayıpları ciddi boyuta ulaştı..

Geçen hafta 10 kişiyle kapanan Galatasaray karşısında çözülemeyen kilidin pek bahanesi yok..Ve bu akşam Bursaspor maçı..Fenerbahçelilerin yıllardır oynanan yavaş,temposuz ve isteksiz oyuna cevabı hep şu olmuştur..'Koşun,mücadele edin,istediğinizi gösterin o zaman yenilseniz de bizler sizi alkışlar , destek oluruz..'

Aykut Kocaman'ın yaptığı oyuncu tercihlerini veya oyuncu değişikliklerini beğenmeyebilir , eleştirebilirsiniz fakat bu takımın özellikle son 1buçuk ayda mental olarak nasıl değiştiğini mutlaka görmeniz gerek..Her oyuncunun kafasında mücadele etmek,hızlı oynamak ve formanın hakkını vermek var..Kimse kendini esirgemiyor,sakınmıyor..

Bursaspor maçına geçen haftadan ders alan Aykut hoca , defterden silmesine rağmen yokluktan Cristian'ı oraya çekip Mehmet'i de sağa atarak orta sahaya direnç katmak istedi..Ben bile Kazım ile başlayacağını düşünürken yaptığı bu hamle çok başarılıydı..

Fenerbahçe maça ilk yarım saatte oynadığı üstün futbol ve attığı golle müthiş başladı..Alex bugün muhteşemdi..Emre ve Mehmet Topuz'u al gözün kapalı milli takıma koy..Aurelio falan yalan..Mehmet-Emre-Hamit üçlüsüyle milli takımda da buldozer etkisi yaratırsınız..

Bursaspor'un ismen kalabalık görünen orta sahasını Fenerbahçe ezdi geçti..İlk yarım saatin ardından golü de bulmanın etkisiyle biraz kontrollü oynayayım biraz kontra kovalayım diye düşünüp biraz yaslandı takım..Burada gereksiz faullerle yapılan duran topların hepsinde Bursa pozisyon yakaladı..

Bu sene Stoch-Dia transferlerinin en kötü etkisi takımın boyunun aşırı kısalması..Bursa her hava topunu aldı..Burada Aykut Kocaman'ın değil takımın saha içinde bir mantık yürütüp düşünmesi gereken birşey vardı..Arkadaş bu adamlar madem her hava topunu alıyor faul yapmayın..Çünkü Bursa'nın iki gol şansı var ; duran top ve Sercan'ı kaçırıp gol pozisyonuna sokma..

Fenerbahçe ilk yarıda 2'yi bulabilirdi ama olmadı..İkinci yarının başında yenen ahmakça gol oyunun yapısını da değiştirdi..Fenerbahçe'nin oyun planı büyük ihtimalle bekleyip Alex-Stoch-Semih üçlüsüyle hızlı ataklarla 2'yi bulmaktı..Yenen o saçma gol tüm planları tahtada bıraktı..

Bu takımda Volkan-Yobo-oynadığında Lugano-Emre-Alex-Niang isimleri beklentinizi her maç %80 karşılayabilecek isimler..Bu oyuncuların sayısı aslında hiç az değil fakat formsuzlaşan Gökhan,bir iyi bir kötü Caner-Stoch gibi oyuncularda performanslarını arttırıp standartlaştırmadıkları sürece bu tip maçları kazanmak zor olabiliyor..

Bursaspor ne maçtan önce beklediğimiz orta saha üstünlüğünü aldı ne de hücum yollarında etkili organizasyonlar gerçekleştirdi..Sercan'ın kaçırdığı 3 gol her ne kadar akla zarar olsa da bunlar organize ataklarla gelişmediği için Bursaspor için pozitif bir hücum organizasyonu yoktu bugün..

Sercan neden İngiltere veya benzeri bir ligde oynayamayacağını da bugün cümle aleme gösterdi..Bir futbolcu son vuruşlarda bu kadar mı kötü olur..?

Aykut hoca Kazım'ı biraz erken alabilirdi..Veya Gökhan'ı..Çünkü Semih gole rağmen kötü bir maç çıkarttı..Caner çok haldur huldur oynadı ki geçen hafta ben Caner'i çok beğenmiştim..Stoch yine beklenenden uzak..Aşırı çizgiye çakılı oynuyor..

Zaten şöyle bir tablo var hep..Volkan kale vuruşunu Caner'e veriyor , Caner taça paralel Stoch'a atıyor..Hani PES'de ki atak başlangıçları gibi oluyor Stoch'un orada ki varlığı..

Fenerbahçe iyi oynuyor , iyi mücadele ediyor..Bundan sonra yapılması gereken kalan 7 maçı süpürmek ki hep dediğim gibi bu takım bu tip maçları farklı kazanacak tipte bir takım..Niang'ın eksikliği de yokolunca devreye kadar ki 7 maçta da Fenerbahçe ağır favori olarak çıkacak sahaya..

Aykut Kocaman'ın devrimine inanmayanlara şunu sorarak bitireyim yazıyı..Bunca puan kaybına,önemli maçlarda gelmeyen galibiyetlere rağmen , bu akşam Fenerbahçe'yi izlerken hiç geçtiğimiz senelerde olduğu gibi ' Koşsanıza laaaan ' dediniz mi..?Hiç heyecanınızı yitirdiğiniz bir an oldu mu..?Hiç takımın kazanamayacağını düşündünüz mü..?

Aykut Kocaman şunu yapmaya çalışıyor bana kalırsa..Bu takımı 70.dakikadan sonra 'aha bizim dakikalar başladı' modundan çıkartmak istiyor..Oyun kalitesini tüm maça yaymaya çalışıyor..Bu yüzden Fenerbahçe'nin Galatasaray-Kayserispor dışında oynadığı her maç kaliteli ve heyecanlı geçiyor..İzin verin bu adam bu işi yapsın..Hala ligin en iyi kadrosu bu takımda ve oyuncular ciddi birer özveri ortaya koyuyorlar..

Ben maç bittiğinde ' ah ulan ' diye kalktım televizyon karşısından..Bu sene alınan Trabzon yenilgisinde ve Beşiktaş beraberliğinde de ' ah ulan ' diye bitirmiştik maçı..Bu iş destek verilerek böyle devam ederse ' süper ulan ' diye bitereceğimiz nice maçlar gelecektir..

Maçın adamı Alex-Emre-Volkan..Seç beğen al..

28 Ekim 2010 Perşembe

Maça Doğru , Bursaspor - Fenerbahçe


Kağıt üzerinde Fenerbahçe'nin devre arasına kadar oynayacağı en zor maç olarak kalan Bursa deplasmanı belki de önceki haftalarda oynanan veya bundan sonra devre arasına kadar oynanacak derbilerden bile daha belirleyici bir maç halini almış durumda..

Önce ev sahibinden başlayalım..Takımın genel oyun mantığı ve tarzı geçen seneye göre pek değişiklik göstermedi..Yine takımın genel oyun stili sağlam ve birliktelik gösteren bir takım savunmasına Volkan ve Ozan İpek'in başrolleri üstlendiği hücum organizasyonları..En önde kullanacakları forveti genelde rakibe göre seçiyor Ertuğrul Sağlam..Deplasmanlarda Sercan genelde ilk tercih..Yarın sahaya Sercan veya Turgay'dan birini seçeceklerdir..Bursa'nın çok göz önünde olmayan ama mutlaka tedbir alınması gereken adamları Batalla-Ergic-Insua gibi isimleri..Bu adamlar skora etki etmedikleri zaman bile Bursaspor'un atak organizasyonları için çok stratejik isimler..

Bildiğimiz anlamda kesici rolünü Hüseyin ile Svennson arasında rotasyonla değiştiriyorlar..Defans hatları geçen seneye çok yakın bir kalitede..Hani zaten Bursa'da iş genelde defans oyuncularının bireysel yeteneklerinden ziyade takım halinde yaptıkları savunma sayesinde bu kadar ön plana çıkıyor..

9 maçta 4 gol yiyen bir takımdan bahsediyoruz..Enteresan olan kendi sahalarında sadece 6 gol atıp 3 gol yemeleri..Zaten takım kadroları da deplasmanda kazanmaya daha uygun..

Geçelim şimdi Fenerbahçe'ye..Giden kafilede Galatasaray maçında hafif ve insancıl bir darbe alan Niang yok..Gidenler arasında olası bir ilk 11'e bakalım..Volkan'ın önünde Gökhan-Bilica-Yobo-Caner dörtlüsü sanırım bankodur..Bu defans dörtlüsünün önündeki ikilinin de Emre-Mehmet olması kesin gibi..Burada şu var kanatlı bir oyun mu yoksa Alex'in önüne iki forvet mi dikecek hoca..?Bursa kalabalık ortasahası ve dirençli futboluyla olası Stoch-Kazım kanat hattının defansif zaafiyetini deşmeye çalışabilir..Aykut Kocaman burada bu ikiliden birinden feragat ederek ortayı güçlendirici bir hamle yapabilirdi fakat rotasyonunda buna müsait olmaması nedeniyle bunun olacağını düşünmüyorum ben..

Emre-Mehmet ikilisinin sağında Kazım solunda Stoch önlerinde Alex ve en uçta Semih olası kadronun hücum bölgesini oluşturuyor..Bu kadronun yapması gereken en temel şey daha önce Gençlerbirliği maçındakine benzer bir yardımlaşma futbolu..Kazım ve Stoch sanki bir Galatasaray veya Beşiktaş deplasmanına gidermişçesine ciddi olmak zorundalar..Bunu burada söylemek kolay fakat bunun oluru var mı derseniz yine de pek umutlu değilim..

Ancak benim savunduğum bir fikir ve ideal var..Aykut Kocaman bu takımın yıllardır en büyük sorununun yavaş oyun,kalabalıklaşamayan hücum,işlemeyen kanatlar olduğunu çok net tespit etmiş..Bu işin oturması için Stoch-Dia-Kazım hatta yarın öbürgün Uğur gibi oyunculardan asla vazgeçmeyecek bence..Ben tedbir alınan takım olayım düşüncesi yanlış değil..Hele şu oyuncu kalitesiyle mantıksız da değil..

Yani Fenerbahçeliler maçı izlerken aman Volkan'a dikkat aman Ergic'e dikkat diyeceklerine Bursasporlular aman Wederson çıkma Kazım var aman Ali dikkat Stoch geliyor diye düşünmeliler..En azından maçtan önce büyük takımın kafası ve mentalitesi bu yönde olmalıdır..

Bursaspor şuana kadar Sami Yen deplasmanı dışında zor maç oynamadı ligde..Fenerbahçe ise zor maç temposuna çok alıştı..Bursaspor'un evinde çok iyi bir oyun oynayamaması oyunu Fenerbahçe ibresine biraz çeviriyor bana kalırsa..Fenerbahçe'de Lugano-Dia-Niang gibi üç bölgenin de çok kritik adamlarının yokluğuna rağmen sahaya çıkacak kadro rakipten daha kaliteli hala..İşi sıkı tutup bir şkilde öne geçmesi gerekiyor Fenerbahçe'nin..Çünkü Fenerbahçe'nin şu kadrosu da deplasmana ve öne geçtikten sonra oynanacak oyuna daha yatkın..

Fenerbahçe kazanırsa devreyi ilk 2'de kapatma ihtimali çok fazla..Bursaspor'un da kaybetme zamanı geldi artık..Yazıda pek değinmedim ancak bu maçları çok seven bir kaptanımız var..Bursa'da dümene geçecek gibi geliyor bana..

Sana Dediydim Yeğeeen


Geçenlerde yazmıştım 'Aman Mamadou Yandım Mamadou' diye..Hani şu ultra süper ligimizin kasap oyuncuları,kaliteyi ve mücadeleyi sert oynamak sanan eski kafa teknik direktörleri ve bunlara müsamaha göstererek kendilerini İngiltere'de maç yönetiyormuş triplerine sokan futbol cahili hakemler yüzünden oynanan iğrenç sert futboldan konuşmuştuk blogda..

Dün Niang'ın yaptığı basın toplantısını tebessümle okudum internetten..Niang olabilecek tüm samimiyetiyle kısaca şunu demiş ' noluyo arkadaş burda..? ' Bu adam dünkü çocuk değil..31 yaşında,futbolunun en olgun döneminde,milli takımının kaptanı , Marsilya gibi bir kulüpte 5 yıl oynamış ve Fransa gibi ' topa sertliğin üst düzeyde olduğu ' bir ligde gol kralı olmuş bir adam..Zaten sahada biraz izleyince adamın nasıl bir kalite ve futbol zekasına sahip olduğunu anlıyorsunuz..

Mamadou'nun söyledikleri gerçekten ilgi çekici ve aslında ilgi çekici olduğu kadar ligimiz adına da bence çok üzücü..Niang'dan notlar..

Galatasaray maçında aldığım darbeye bağlı olarak maçtan sonra ve maçın ertesi günü şiddetli ağrılara maruz kaldım. Sağlık heyetinin büyük desteğiyle gün gün gelişiyorum, daha iyiye gidiyorum. Bir futbolcuda çok az rastlanacak hatta hiç rastlanmayacak bir sakatlık. Kendi açımdan böyle bir sakatlığı ilk kez yaşıyorum. Saha içerisinde o kadar şiddetli darbelere maruz kalıyoruz ki. Hakemler de müsamaha gösteriyor, faul çalmıyor, durdurmuyor. Bu da son derece sinir bozucu bir durum.

Öncelikle Türkiye’ye gelmeden önce Türkiye’nin fizik açısından zorlu bir lig olduğunu biliyordum. Fransa’dan daha zorlu bir lig. Bunu bilerek Türkiye’ye geldim. Ama farklı olarak, rakip takımların defansif oyuncuları oyun kuralları dışında sertlikler yapıyor. Türkiye’de bunlara müsade ediliyor. Son derece ilginç bir durum. Fransa’da olsaydı derbi maçta karşı takımdan birkaç futbolcu atılırdı. Daha önce de dikkat çekmiştim. Bunlar normal bir durum değil. Ama biz profesyoneliz, buna da uyum sağlayacağız.

Niang'ın söylediklerini 10 gün önce yazdım ben..İşin bu noktaya geleceğinin sinyallerini görüyorduk çünkü..Her maç dikkatle Niang'ı izliyorum özellikle sırtı kaleye dönükken yapılan inanılmaz faullere devam diyen hakemleri görüyor ve sahada cidden çırpınıyor isyanıyla..Lige kalite katmanın peşinde koşanlar bana kalırsa önce bu iğrençliklerin önüne geçsin ve hakemlere biraz futbolu öğretsin..Bizim hakemlerde gerçekten futbol bilgisi çok zayıf..Kafaya da şu kora kor oyun olsun , o kadar darbeden bişey olmaz vs. mantıklar yerleştiği için Niang gibi üstad bir oyuncu bile burada ambele oldu 2 ayda..

Bu arada Lucas Neill'in Niang'ı sakatladığı gibi KASAP (!) Lugano Arda'yı sakatlasaydı bugün gazetelerde 'Wanted' diye ilanı çıkardı..

26 Ekim 2010 Salı

İçimizden Biri ; Paul 'The Octopus'


Evet Paul reis ebediyete göçmüş..Tek derdi biraz yemek yemekti aslında..Samimi ve sıcak akvaryumunda bazı şeyleri sorgulamadan yaşamına devam ediyordu..2010 dünya kupasına dönüp bakıldığında çoğu hatıradan daha önce hatırlanacaktır Paul..Küllerim Anfield Road'a atılsın diye vasiyet ettiği söylense de olabilecek en uygun şekilde toprağa verileceği gelen haberler arasında..

Bahis dünyasının da başı sağolsun..Kazandırdıklarını helal et Paul..

25 Ekim 2010 Pazartesi

Nasıl Bir Lig'de Yaşıyoruz Şefim..?


Kayserispor'da Beşiktaş'ı yenince tamam dedim oturup biraz bakalım şu lige..Blogu takip edenler benim Avrupa ligleri hakkında yazdığım yazıların Fenerbahçe haricinde Türkiye ligi ile ilgili olan yazılardan çok daha fazla olduğunu bilirler..

Açıkçası gerek oynanan futbol gerek zaten her yerde konuşuluyor olması gerekse de İngiltere'de Tottenham'ı , İtalya'da Sampdoria'da takip ettiğim kadar Türkiye'de bir Sivas'ı bir Manisa'yı takip etmediğimden dolayı süper ligle ilgili yazı yazmaktan kaçıyorum..Öyle uzaktan , maç izlemeden haklarında birşeyler de yazmak istemiyorum açıkçası..Şimdi de takımların detaylarına inmeyeceğim sadece büyüklerimiz çevresinde ligin genel bir tablosunu çıkartmak niyetindeyim..

Mevcut duruma baktıkça gözlerime inanamıyorum..İlk 9 hafta sonucunda ilk üç sırada İstanbul'dan bir takım yok..Fenerbahçe-Beşiktaş-Galatasaray üçlüsünden en çok eleştirilen Fenerbahçe diğer ikilinin önünde 4.sırada..Gerek sezon öncesi transferleriyle yakaladığı hava , gerek lige başlayışı göz önüne alındığında ligin tartışmasız favorisi dediğimiz ( Dediğimiz diyorum çünkü Fenerbahçe-Beşiktaş maçından sonra yazımda bile Beşiktaş'ın ayrı bir mücadele ortaya koyduğunu , taraftarının takıma olan inancını ve teknik direktörün zekasından bahsetmiştim..)Beşiktaş şu an 4 mağlubiyet 1 beraberlik almış durumda..

Büyük takımlar puanları dağıtırken önce şuna bakalım..Hangisi ne kadar gereksiz puan kaybı yapmış..?

Fenerbahçe , Beşiktaş ve Galatasaray ile Kadıköy'de berabere kaldı..En azından birini yenmesi gerekiyordu..Beşiktaş maçını ilk yarı 4 yapabilecekken maçı kazanamamak büyük yazık..Kayseri deplasmanında alınan yenilgi çok anormal değil..Trabzon'a çok ahmakça yenildik fakat Avni Aker'den alınan yenilgi de kulağa çok anormal gelmiyor..Fenerbahçe en azından rakiplere baktığımız zaman çok abuk maçlarda puan kaybı yaşamamış..Yani baktığımda özellikle içerideki Beşiktaş ve Trabzon'daki Trabzon maçlarında takım ekstra puanlar kazanabilirdi..

Gelelim Beşiktaş'a..Hakikten dediğim gibi müthiş bir hava ile başladılar sezona..Belediye karşısında alınan yenilgi elbette çok büyük bir kayıptı ancak telafisi kısa vadede çabuk geldi..Belediye'den sonra alınan 2 galibiyete Kadıköy'den de 1 puan eklenince Beşiktaş rüzgarı kuvvetli esmeye başladı..Daha sonra Beşiktaş Fenerbahçe'nin 2-3-4. haftalarında ki fikstürüne geçti..Trabzon-Manisa-Kayseri..Fenerbahçe'den farklı olarak Manisa'ya da içeride yenilen Beşiktaş'ın 3 üst üste yenilgisi ligde bu duruma düşmelerine neden oldu..Dönüp baktığımız zaman Beşiktaş'ın Fenerbahçe'den farklı olarak ekstra ve gereksiz puan kayıpları İstanbul'da ki Belediye-Manisa maçları..

Dönelim Galatasaray'a..Ligin ilk haftasında Sivas karşısında alınan yenilginin ne kadar gereksiz bir yenilgi olduğu o gün bu gündür maç kazanamayan Sivas'ı izledikçe daha net anlaşılıyor..Son şampiyon da olsa İstanbul'da Bursa'ya yenilmek bana göre gereksiz bir puan kaybıydı..Daha sonra alınan dört galibiyet dirilişin göstergesi gibi gelse de önce Karabük'de alınan yenilgi daha sonra Rijkaard'ın gönderilmesine neden olan İstanbul'daki Ankaragücü hezimeti ile takım bu noktaya iniş yaptı..Takımın mevcut durumuna 10 yıllık Kadıköy ambargosu da eklenince dün aldıkları beraberliğin değeri daha net anlaşılıyor..Galatasaray'ın en büyük dezavantajı Trabzon-Beşiktaş ve Kayseri ile daha oynanamamış olması..

Üç takım bu noktadayken bir de diğer pencereden bakalım..Son şampiyon dolu dizgin devam ediyor..9 maçta aldıkları 7 galibiyet ve 2 beraberlik çok parlak bir tablo..Yedikleri 4 gol de ayrı bir muhabbet..Onların da ne noktaya gelecekleri şampiyonlar ligi+Fenerbahçe-Beşiktaş-Trabzonspor maçlarından sonra daha iyi anlaşılacak..

Trabzonspor şu aşamada ligin en dominant takımı..Beşiktaş ve Fenerbahçe'yi kendi evlerinde yenip geçtiler..Oynadıkları futbolda şuan ligin en kaliteli oyunu..Son Gençlerbirliği maçını izledim mesela..İkinci yarıda oynadıkları oyun tam bir büyük takım oyunuydu..Şenol hocanında takım üzerindeki emeği , yerli oyunculara aşıladığı güven , kadronun özellikle hücum bölgesinde oyunu döndürebilecek oyuncuların çokluğu gibi faktörlerle şuan ligin en hazır ve iyi takımı Trabzonspor..Ben geçtiğimiz senelere nazaran bu sene Şenol hocanın takım üzerindeki ciddiyeti hafifletmeyeceğine inanıyorum ve bu performansın devam edebileceğini düşünüyorum..

Tüm bunların yanında Karabük-Antalya-Manisa gibi en azından pozitif futbol oynamaya çalışan takımlar ligde ne zaman neyin olacağının kestirilmesini engelliyorlar..Şu an dediğim gibi en avantajlı ve hazır takım Trabzonspor..Topladığı temiz puanlarla Bursa ikinci en avantajlı takım durumunda..Üç büyükler arasında Fenerbahçe'yi diğer ikisinden daha önde tutuyorum ben..Beşiktaş bu yaş ortalamasıyla Queresma ve Guti'nin ayağına bakmaya devam eder..Galatasaray'ın nasıl bir tepki vereceğini göreceğiz ama onlarında fikstürle ilgili bir sıkıntıları olacaktır..

' En İyisi O '


Bu sözler Pep Guardiola'dan , Jose Mourinho'ya gidiyor..Yarın kral kupasında karşılaşacakları Ceuta maçından önce açıklamalar yapan Guardiola'nın en dikkat çeken açıklaması şüphesiz Jose için söyledikleri..

Bu iki teknik adamın birbirlerine olan jestlerinde son nokta oldu Guardiola'nın Jose için söyledikleri..Jose'nin Dünya'daki en iyi teknik direktör olduğunu söyledi Pep..Farklı ülkelerde çalışan Mourinho'nun gittiği her ülkedeki başarısından bahseden Guardiola ayrıca Real Madrid'in de bu sene çok güçlü olduğunu ve ligin çok zor geçeceğini söylemiş..

Bu iki teknik adamın gerek yaptıkları gerekse birbirleri hakkındaki demeçleri futbol kamuoyunda direk bir numaralı gündeme oturuyor..Jose'nin takımının formunu iyiden iyiye bulduğunu görüyoruz..Inter'de oynattığı takımdan çok daha farklı bir stile büründü Real Madrid ile..Özellikle geçen hafta Milan karşısında ilk yarım saatte oynattığı oyun muhteşemdi..Ligde de artık özgüvenini buldu ve uyum sorununu aştı..

Barcelona'da işler çok parlak gitmiyor..Takımın oyunu geçen iki seneye oranla ileri gitmiş değil..Bir hafta Xavi bir hafta Villa gibi kritik adamlar bir var bir yok şu dönemde..Bir de geçen sene yükü çok hafifleten Pedro/Keita gibi oyuncular geçen seneki performanslarından uzaklar..Sakatlığın ardından Messi'de 2 haftadır oyun olarak çok iyi değil..Zaragoza deplasmanında attığı iki gole rağmen diyorum bunu..Yani oyuna ağırlığını pek koymuyor ama 1-2 maç sonra alışılageldik forma dönecektir..

Madrid'in daha da iyileşeceği , Barcelona'nın da toparlayıp bildiğimiz moduna döneceği bir süreç bekliyor bizleri..

Derbiden Notlar


Önce şunu gördük ki söz konusu derbi Fenerbahçe-Galatasaray gibi özellikle son 10 yılda içeride/dışarıda neredeyse tek taraflı bir hale gelmiş bir derbi bile olsa maç öncesi bu kadar kesin ağızlarla konuşanlar bir kez daha cevaplarını aldılar..Topun yuvarlaklığının haddi hesabı yok..

Türkiye'nin açık ara en kasap oyuncusu Lucas Neill'dir..Yıllardır hakemlerin ve taraftarların Lugano'ya olan tavırları ve ön yargıları dün izlediğimiz Neill'dan sonra bir anlam taşımıyor..Ama doğru , Neill sarı lacivert giymiyor..

Fenerbahçe'nin çok umut bağladığı ve dün oynanan maçı kopartmasını beklediğimiz Stoch ve Dia ikilisi sert savunmaları çözemediklerini gösterdiler..Bu takım sene başında bu iki pırpır oyuncu odaklı kuruldu ancak şu aşamada bu maçları kazanacak düzeyde olmadıklarını gösterdiler..Bu iki oyuncudan Dia tek başına Kasımpaşa maçını , Stoch ise Konya maçını domine etmelerine rağmen dün çok silik kaldılar..

Galatasaray'da Cana'yı çok beğendim..Bu tarz bir adam Fenerbahçe orta sahasının da en büyük ihtiyacı..Çok sert ama bu maçlar bu adamlarla kazanılır..

Cana dedik ama Cana'yı biraz yıldızlaştıran da mevcut Fenerbahçe ortasahası idi..Burada neden Emre-Mehmet ikilisinin kimi zaman 4'e karşı oynamak zorunda kalmalarıydı..Burada Aykut hocanın ah keşkem diyebileceğim tek noktası bu maça bu tarz çıkacağı kesin olan bir rakip karşısına ortasahayı daha kalabalık tutamamasıdır..Hiç beğenmememe rağmen şu maçta Emre ve Mehmet'in yanında Cristian oynasaydı 'belki' bile demiyorum Fenerbahçe kazanırdı..

Yobo-Lugano yeni Uche-Högh..

Galatasaray toparlanmadı aslında..Sadece mücadele gücü ve formsuz Stoch-Dia ikilisinin sayesinde alabileceğinin maksimumu olan 1 puanı aldı..Önlerindeki fikstüre bakınca ben Galatasaray'ın yükselişe geçeceğine inanmıyorum..

Fenerbahçe tribünleri ne yazık ki iflas etmiştir..Ben taraftara kızmıyorum çünkü baktığımız zaman kemik diyebileceğimiz tayfanın %70'i ya küstürüldü ya uzaklaştırıldı..Bir tribünün stada hakim olması için hiç şüphesiz kapalının ortasında yer alması gerekiyor..Bundan 3 sene önce E Blok kemik tayfadayken bu stadda yer yerinden oynuyordu..

Dün acınası bir şekilde anons ile tümm stad maraton üste uysun demek kolay fakat , ben maratonun bir ucundan maratonun diğer ucunun ne bağırdığını duyamıyorsam , migros zaten bitmiş , telekom'da ise bu tribünün görsel açıdan bir numaralı işlerine imza atan arkadaşlarımız , abilerimiz tribünlerden uzaklaştırılmışsa çıkıp 'Maraton üst'e uyun ' demekle bu iş olmaz..10 yıldır Kadıköy'de çıtı duyulmayan Galatasaraylılar bile dün şaşırdılar mevcut duruma..

24 Ekim 2010 Pazar

Fenerbahçe : 0 - 0 : Galatasaray / Tahtada Kalan Plan


Farkındaysanız blogda maç öncesi yazısı yazmadım..Çok enteresan bir süreç yaşandı..Geçen hafta bugün Ankaragücü Sami Yen'de Galatasaray'ı dörtlediğinde derbinin kaderi değişmeye başladı..Fenerbahçe'nin bir haftadır yaratılan ' 7 atıcaz ' ortamından olabildiğince etkilenmeyeceğine inanıyordum..Yönetim ve Aykut Kocaman'ın oyunculara gerekli bilinci vereceklerinden eminim..

Galatasaray yaşadığı büyük depremlerin ardından Arda-Baros-Kewell'sız 10 senedir beraberlik çıkartmadığı Kadıköy'e geliyordu..Maça 3 gün kala Hagi-Tugay hamlesi ile takıma bir hava katmak ve Hagi'nin bugün çıkarttığı sistemle oyunu tutmak Galatasaray'ın tek umuduydu..

Şu var ki Galatasaray'ın şu kadroyla ve bu oyun planıyla sahaya çıkacağını biliyorduk..Başka çareleri yoktu çünkü..Aslında maç analizi ile ilgili çok fazla söyleyecek şey yok..Fenerbahçe'nin Galatasaray'ın bu yapısını alt üst edeceği planı tutmadı..

Neydi bu plan..?Aykut Kocaman ve biz Fenerbahçeliler Dia-Stoch ikilisine çok güvendik..Fenerbahçe rakibine oranla orta sahada daha az adamla mücadele ederken oyunu kanatlara yayma planını denedi..Burada bu maçı Fenerbahçe'nin kazanamasının formülü ne Alex ne Niang idi..Dia-Stoch ikilisinin en azından birinin oyuna hükmetmesi ve oyuna ağırlığını koyması gerekiyordu.

Bizler kadar Aykut Kocaman'ı da yanıltan şey Dia ve Stoch ikilisinin Kasımpaşa-Gençlerbirliği-Konya maçlarında olduğu gibi oynayacaklarını beklemekti..Karşılarında Evra-Dani Alves olmamasına rağmen hiç oyuna ağırlık koyamamaları ve oyunu genişletememeleri Galatasaray'ın işini inanılmaz kolaylaştırdı..

Hagi'nin burada yaptığı çok kritik bir iş vardı..Ayhan-Sarp-Elano ve en önemlisi Cana'dan olabilecek maksimum faydayı aldı..Cana'yı izleyen biri olarak bu adamın nasıl bu çok kötü Galatasaray ortasahasında oynayamadığını anlamaya çalışıyordum..Demek ki sorun Rijkaard'daymış..Hagi , Cana'yı çok stratejik kullandı ve ortasaha üstünlüğünü ele geçirdiler..

Aykut hocanın planı tutmamıştı..Kanatlar etkili olamayınca ortasahadaki oyuncu eksikliği de çok sırıtmaya başladı..Emre ve Mehmet ikilisinin olası bir klasik 4-4-2 Galatasaray'ına üstün geleceğini düşünürken Hagi'nin çıkarttığı sistemde kimi zaman 5 kişi olan Galatasaray karşısında Fenerbahçe orta sahada gereken baskıyı ve pas dağıtımını yapamadı..

Stoch-Dia üzerine kurulan plan tutmadı..Galatasaray maçın ilk yarısında önemli pozisyonlara girdi..En azından bolca şut gönderdiler kaleye..Burada Fenerbahçe'de Mehmet ve Emre ellerinden geleni yaparak mücadeleyi bırakmadılar ve Fenerbahçe'nin ortasahasının düşmesine engel oldular..

Bu maç Fenerbahçe'de üç isim saymak gerekirse ilk önce kesinlikle Yobo'yu sayarım..İzlediğim en dominant stoper performanslarından birini sergiledi..Mehmet ve Emre'de oyunu hiç bırakmayıp mücadele ettiler..Emre'ye zaten alışığız ancak Mehmet'in özverisine ve mücadelesine hayran kalmamak elde değil..Bu üç isme Caner'i de ekleyelim..O da çok özverili ve dikkatli bir maç çıkarttı..Şuan bence ülkenin en iyi yerli sol beki..

Aykut Kocaman şurada hata yaptı..Bence Alex'den önce Dia çıkıp 4-2-3-1'den vazgeçmek gerekiyordu..Burada özellikle ortasaha rotasyonunun zayıflığının sıkıntısını yaşadı belki ancak şu yapılabilirdi Semih ve Cristian oyuna alınarak Stoch-Dia ikilisi çıkabilirdi ve sistem 4-3-1-2'ye dönerdi..Bence mevcut rakip oyunu karşısında olabilecek en mantıklı hamle buydu..Tabi hocanın Cristian konusundaki tavrı ve bana şuan mantıklı da gelse böyle kökten bir oyun planı değişikliğine gitmemesini anlayabiliyorum..

İkinci yarı o ilk yarıdaki Galatasaray baskısı tamamen ortadan kalktı..Ancak iyi kapanan rakibe karşı pozisyon bulmakta sıkıntı çekti Fenerbahçe..Ben şuna inanıyorum ki bu maçta Fenerbahçe 1.dakikada da olsa 80.dakikada da olsa öne geçebilseydi farka gidebilirdi..Galatasaray'lı oyuncuların ciddiyetinin altında bu da yatıyordu bana kalırsa..Çünkü büyük ihtimalle onlarda biliyordu eğer gol yerlerse arkasının geleceğini..

Hagi elindeki tek dala tutundu ve oyuncuları bu planda onu mahçup etmediler..Keşke Arda-Baros-Kewell oynasaydı da bu kadar kapalı bir rakibe karşı oynamasaydı Fenerbahçe..

Açıkçası Fenerbahçe bu maça özel bir sistem veya önlemle çıkmadı..Son üç haftadaki sistemle şansını denedi..Burada tüm yazıda ara ara değindiğim gibi çok kilit roldeki iki adamı olan Stoch ve Dia'nın beklenenin yarısını sahaya koyamamaları sonucu tüm planlar yattı..Özer-Selçuk gibi rotasyon derinliği sağlayan oyuncularından yoksunluğundan dolayı bu sistemden de dönemedi hoca..

Yazmadan edemem özellikle stadda izleyince deliriyorsunuz..Lucas Neill 2 kere kırmızı kart görmeliydi..Hakem bu konuda ciddi sınıfta kaldı..Galatasaray son yıllarda izlediğim en sert oyununu oynadı..

Derbilere rahat rahat giden bizler şimdi derbi galibiyetsiz bir ilk devre kapatıyoruz..Açıkçası şampiyonluğun Anadoludan geçtiğine inanan biri olarak çok fazla takılmıyorum bu beraberliğe..Fenerbahçe'nin mevcut kadrosunun Anadolu takımlarını ciddi skorlarla yenebilecek bir yapısı var..Bu kadroya devre arasında bu tip büyük maçları kazandıracak bir tane orta saha oyuncusu da eklenirse bu derbi sıkıntısı da giderilir bana göre..