2 Eylül 2010 Perşembe

Günün Fotoğrafı

Geçen gün oynanan Brezilya - Amerika maçından bir kare..Gün gelecek Saracoğlu'nda tribünlerde böyle ayağa kalkacak Alex..Ama o zamanlara daha var..

31 Ağustos 2010 Salı

Yobo Transferi Üzerine


Aykut Kocaman'ın PAOK maçından önce yaptığı transfer açıklamasının da ardından gelecek stoperi merakla bekliyorduk..Açıkçası Premier Lig'i bir kenara bırakın , Fransa veya türevi bir ligin vasat ve geleceğe yönelik bir stoper transferi yapılacağını düşünüyordum ben..Ya da şöyle söyliyeyim , Bilica'nın yerine değil de , Bilica'nın yedeğine bir oyuncu alınacağını düşünüyordum..

Bugün öğleden sonra hangi İngiliz spor sitesine baksam Yobo haberleri sitelere düşmeye başlamıştı..Guardian falan boş yazmaz , alıcaz hakikaten derken tam basketbol maçımızdan önce transfer duyruldu..Maça cidden büyük bir keyifle oturdum bu haber sayesinde..

Bir kere Bilica'nın bu takımın oyuncusu olmadığı konusunda çoğu Fenerbahçe'li ile aynı fikirdeyimdir herhalde..Hani sadece Bilica'nın teknik/taktik özelliklerini bir kenara bırakalım mental olarak ne seviyede bir oyuncu olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz..Sırf Bilica'nın bile kendisinden çok daha iyi bir oyuncuyla yer değiştirmiş olması takımın hem savunmasını hem de takımın defanstan çıkışını önemli ölçüde geliştirecektir..

Yobo'nun genel özelliklerine bakarsak ilk önce istikrar kelimesini incelemek gerekiyor..Everton gibi Premier Lig'in kalbur üstü takımlarından birinde 7 sezon oynamak gerçekten tek başına önemli bir referans noktası..Yobo'nun 1.88 olduğunu ve hava toplarında ne kadar etkili olduğunu söylemeye gerek yok herhalde..PAOK maçında yenilen gol de Bilica'nın hem zamanlama hem de hava topuna hakimiyet açısından ne kadar etkisiz kaldığını hatırlayın..

Yobo kalıbına aldanmayacak şekilde çabuk ve süpürücü bir oyuncu..Lugano'nun yanına şöyle Cannavaro tarzı çabuk bir oyuncu alalım diye 2-3 yıldır yırtınıyoruz..Tam Cannavaro tipi değil elbette Yobo ama hem Edu hem de Bilica'ya kıyasla daha çabuk bir oyuncu..Hele Bilica'nın saçma risklerinden sonra Yobo'nun defansta risk almayı sevmeyen ve topu tık diye taca bırakan oyun anlayışı da tribünleri de takımı da ciddi biçimde rahatlatacaktır..

Lugano aslında lider bir oyuncu..Hani milli takımda da böyle , Fenerbahçe'de de o kadar olmasa da en azından savunmadaki lider adam olması önemli..Yobo bu konuda belki Lugano'dan bile daha önemli bir karakter koyuyor ortaya..Takımı için sonuna kadar savaşan ve pes etmeyen bir oyuncu..

Yobo'nun 2 sene önce yaşadığı bir sakatlık sonucu performansında azalma ve takımdaki yerini kaybetme durumu olmuştu..Premier Lig'de ağır sakatlıklar veya ekstra handikaplar (Yobo'nun abisi veya kardeşi kaçırılmıştı emin değilim ) geri dönüşümü zorlaştıran faktörler..Fenerbahçe'de tekrar kendini bulmak isteyecek bir Yobo takımı ciddi anlamda etkiler..

Yobo transferi ile Fenerbahçe lig de en iyi defansa sahip takım oldu..Üstelik bu sefer rotasyonda Bilica - Bekir - İlhan gibi alternatifler var..Sağ bek alternatifini de Okan ile çözdük geçen hafta..Yine sol bek için Andre Santos ve Caner gibi alternatifler var elde..Yani savunmada da işler yoluna giriyor diyebiliriz..

Bana göre takımın bir üst düzeye çıkarması gereken tek nokta Cristian'ın yerine onun bir iki seviye üstü bir oyuncu almak..

Tekrardan Fenerbahçe'ye hayırlı olsun..Son dakikada 'cuk' sesini yankılatan bir transfer oldu..

Robinho - Boriello - Huntelaar

Milan bu seneye bambaşka bir motivasyonla giriyor..Toparlanma süreçleri aslında 1-2 yıl önce yapılmalı ve gereken hamleler hayata geçirilmeliydi..Fakat Milan gerek maddi imkanlar gerekse buna karar veremeyen yönetim kurulu yüzünden bu operasyonu başaramamıştı..Bugün takviyeli Milan'a bile baktığımızda hala İtalya ligini bu takım Inter'in önünde götürür diyemiyoruz ama yine de ciddi bir atak yaptıklarını söyleyebiliriz..

Zlatan'ın ardından transferin bitimine bir gün kala ülkemizde de bu yaz gündemden düşmeyen Robinho'yu da takıma kattılar..Takımın hücum gücü kainat üzerinde az rastlanır bir seviyeye geldi..Pato-Zlatan-Ronaldinho-Robinho ve en arkada ofsayttan kaçan ve atılacak son pası bekleyen Inzaghi başkan..

Inter'in bu seneye hem oyun hem de motivasyon olarak kötü başlamış olması , yine Inter'in başında Jose gibi bir ustanın olmayışı sadece Milan'ı değil diğer takımları da iştahlandırıyor olmalı..

Robinho transferinin sonuçlarından ilki Marco Boriello'nun Roma'ya gidişi mesela..Boriello tipik italyan golcüsü..Roma'nın da tam ihtiyacı olan bir bölgeydi santrafor..Robinho'nun transferi ile İtalya'da güçlenen bir takım daha oldu böylece..

Ve transfer zincirinin son halkası Huntelaar..Schalke Raul'un yanına Huntelaar'ı getirdi..Huntelaar'ı oldum olası çok beğenmemişimdir fakat Bundesliga'da gerçekten çok gol atacağına eminim..Bundesliga gibi gole dayalı bir lig için büyük kurt Raul ve tekrar Hollanda'daki rakamlarına ulaşmaya aç Huntelaar ikilisi Schalke için de büyük bir şans..

30 Ağustos 2010 Pazartesi

Okan Alkan'ı Parlatmak

Okan şu anda ülke futbolunda en çok adı geçen oyuncu durumunda..Dün maç yazısında yazdığım gibi dikkatleri ilk kez hazırlık kampında Genk maçında çekmişti Okan..Dün Aykut Kocaman'ın aldığı kararla formayı giyen Okan oyunun iki yönünde de çok başarılı bir performans ortaya koydu..Neydi bu özellikler..?Bir kere bir bek oyuncusunda olması gereken en temel özellik Okan'da var..Çabuk oyuncu..Bek dediğin kısa boylu olur mottosuna da uyuyor..

Kendine güveni tam , oyunu dikine oynamayı seviyor ve buna cesareti var..Üstelik belki de Gökhan abisinden kaptığı üzere ciddi bir çalım ve top sürme kabiliyeti de var..Bunlar aslında günümüz futbolunda pek çok bekin sahip olduğu özellikler belki de..Hani Liverpool'da Fabio Aurelio'da hemen hemen bu özelliklere sahip..

Peki Gökhan ve Okan'ı değerli kılan özellikleri nedir..?Evet hücum anlamında yeterince iyi oldukları aşikar..Hatta Gökhan Gönül , Arda dahil bu ülkenin açık ara en yetenekli ve Avrupa'nın en üst düzey takımlarında oynayabilecek tek oyuncusu..Gökhan'ı ve dün izlediğimiz Okan'ı bek özellikleri ile bu kadar iyi kılan özellikleri ise işin savunma tarafını da çok iyi yapmaları..Gökhan Gönül'ü anlatmaya gerek bile olmadığı için direk Okan'a geçiyorum..

Okan tıpkı Gökhan abisi gibi ters kademeye girebilen ve bu konuda sezgileri çok kuvvetli olan bir yetenek..Beklerin en önemli özelliği şüphesiz bu ters kademe sezgisi..Savunma arkasına atılan toplar için de avantaj çünkü dün takımın yakalandığı bir pozisyon da müthiş bir vites arttırımı ile savunmaya yetişmiş ve kademe yapmıştı..

Yine tıpkı Gökhan gibi çizgiden top çıkarma vs. gibi bir savunma oyuncusunda bekleyebileceğiniz bir konsantrasyona sahip Okan..İlk golde hareketli ve çok zor bir topa yaptığı bilinçli orta , ikinci golde neredeyse Niang'ın zıplamasına bile gerek kalmayacaktı yaptığı ortada..

Burada Fenerbahçe ve Okan nasıl bir yol izleyebilir sorusunun cevabı merak konusu..Türkiye'nin açık ara en iyi oyuncusu Gökhan'ın o bölgeden kesilmesi söz konusu olamaz..Bu Okan için şanssızlık gibi görünse bile Aykut Kocaman'ın elinde farklı bir alternatif var..Sağ öne Gökhan'ı koyup onun arkasında Okan'ı deneyebilir hoca..Gökhan zaten Oftaş'da sağ ön oynayan bir oyuncuydu..Hızı , temposu , sürekliliği , oyunun iki yönünü de oynaması vb. bir çok özelliği ile sağ önde çok başarılı olabilir Gökhan..Arkasında da Okan'ı değerlendirerek hem Emre'nin yanına Mehmet'i kaydırarak o bölgede bir yabancı kontenjanı cebine atar hem de Gökhan ve Okan'ı birlikte kullanabilir..

Bu formülü en azından bir kez denemesini isterim hocanın..Bekleyip göreceğiz..

Avrupa'da Olup Bitenler


La liga ve Serie A'nın da başlamasıyla birlikte haftasonları bizleri ambele etmeye devam ediyor..Dün hangi kanalda ne izleyeceğimi şaşırdım resmen..Bi de üstüne dünya basketbol şampiyonası falan var..Yanyana 3 tv olsa 4.maçı kaçırıyorum diye üzülecek durumdayız..

Öğlen Liverpool maçını izledim..Gerçekten çok kötü Liverpool..West Brom savunması oyunun 70 dakikalık bir bölümünde herhalde oynayıp oynayabilecekleri en rahat maçı çıkartmışlardır..Kuyt-Torres ikilisi sadece yetenek olarak değil , zeka olarak da işbirliğine girdiler mi maçı alıp koparabiliyorlar böyle..Torres özellikle dünya kupasından sonra ciddi şekilde toparlanmış görünüyor..Fiziksel olarak biraz daha güçlenip , bir süre sakatlıktan kendini korursa gol atmaya devam edecektir..

8'de Fenerbahçe maçı olduğundan aynı saatte başlayan Santander - Barça maçını izleyemedim..Fenerbahçe maçında su molası olduğunda baktım ve 0-2'yi görünce aynen devam diye düşündüm..Gece maçın istatistiklerine ve özetine baktığım zaman Barcelona'da hiçbirşeyin değişmediğini ve takımın hala tıkır tıkır oynadığını görebiliyorsunuz..Messi yine attı , David Villa da ilk lig maçında golü bıraktı..Barcelona'nın yine de bana göre İbra'nın gidişinin ardından yedeğe bir forvet alması gerekiyor ileride sıkıntı olmaması için..
Tabii gözler Mourinho'lu Real'de idi..Real Madrid'i izlerken takım olmaktan uzak olduklarını çok net görebiliyorsunuz..Tamam Ronaldo geliyor Higuain geliyor Benzema , Mesut falan bunlar hep pozisyonlara giriyorlar ama çoğu zaman bireysel yeteneklerle oluyor..Jose'nin oturtmaya çalışacağı şey elbette ki bu bireysel yetenekleri takım oyununa bilinçli bir taktik çerçevesinde oturtmak olacaktır ancak bu dönemde dün olduğu gibi puan kaybetmekte cömert olurlarsa Barcelona bu avantajı bir daha kapanmayacak şekilde eline geçirebilir..

Serie A'da şaşırtan sonuç yok..Belki de tek şaşırtan sonuç Milan'ın bu kadar ezici bir sonuç ve oyunla lige başlaması İtalya'nın da bu sene çekişmeli geçebileceğinin bir kanıtı..İbra'yı da alan Milan'ın özellikle forvet hattı çok güçlü oldu..Dün 2 gol atan Pato'nun yanında İbra olacak..Bekleyen Boriello ve Inzaghi..Arkada Ronaldinho..Takım İtalya'da ciddi şekilde iş yapabilecek duruma geliyor..Benitez'in Inter'ini geçen hafta süper kupa finalinde izledim..Geçtiğimiz yıllarda ki havaları yok takımın üzerinde..Sanki artık İtalya'da çok çekişmeli bir sezon bizleri bekliyor..

Tabii bunun gerçekleşmesi için Roma ve Juve gibi takımların da kafaya oynamaları gerekirken , Roma kendi sahasında Cesena'yı yenemeyerek 0-0 berabere kaldı..Roma çabuk toparlanabilen bir takım..O yüzden onlar için pek birşey söyleyemem olumsuz anlamda..Bu sene çıkış yapmasını beklediğim Juve ise Bari'ye 1-0 yenilerek başladı lige..Krasic ve Quagliarella ikilisi takıma ilk maçı kazandıramadı..Kadro kalitesi geçen seneye göre arttı ama performans ne olacak biraz beklemek lazım..

Takımım Sampdoria ise kendi sahasında Lazio'yu 2-0 yenerek lige başlamış..

Almanya'da ise çok ilginç maçlar oynanıyor..Leverkusen kendi evinde 3-6 yeniliyor , Wolfsburg Mainze'e 3-0'dan 4-3 maç veriyor..Almanya ligini izlemek gerçekten çok keyifli..Stadlar , tribünler , futbol oynama isteği Almanya'da her takımda zirvelerde..

29 Ağustos 2010 Pazar

Fenerbahçe : 4 - 2 : Manisaspor / Takım Savunması

Aykut Kocaman'ın elinde hiç de kötü sayılmayacak bir kadro ve rotasyon imkanı var..Bu rotasyon stoper hariç her bölgeyi kaldırır..Bu takımın ihtiyacı olan şey artık tamamen Aykut Kocaman'ın onlara verebileceği birşey..O da bu takıma bazı taktik ve mental özellikleri kazandırmak..

Takım sahaya beklenenden farklı bir kadroyla çıktı..Maçın yıldızı genç Okan , hazırlık dönemindeki Genk maçında ağzımıza bir parmak bal çalmıştı fakat ondan sonra ortalıktan kaybolmuştu..Gerek hazırlık kampının geri kalan döneminde gerekse ligde Okan'dan ses duymamıştık..

İşte Aykut Kocaman'ın Fenerbahçe'ye kazandıracağı şeyler bunlardır..Zico/Aragones/Daum bir gün bile bu tip bir genç oyuncuya şans verir miydi veya şöyle sorayım , vermiş miydi..?Artık futbolda sadece hücum veya sadece savunma yapan oyunculara yer yok..Sadece savunma yapabiliyor diye ( ki o da çok iyi değil ) Bekir'i oraya kaydırmaya çalışmak bir teknik direktörlük marifeti olmadığı gibi , takımı da çok etkiliyor..Bekir şu maçta oynuyor olsaydı çok büyük bir ihtimalle santrayı geçmeyecekti yahu..

Okan gerek savunma gerekse hücuma çok etkili bir oyuncu olduğunu maç boyunca bizlere gösterdi..Fenerbahçe takımı 18 yaşında pırıl pırıl bir genç sağ bek kazandı böylece..Teşekkürler Aykut Kocaman..

Takımda Okan dışında sol bekte de Caner vardı..Andre Santos'un müthiş dalgınlıkları ve formsuzluğuna yabancı sınırı da eklenince artık kesilmesi gerekiyordu..Caner gösterdi ki bu tip durumlarda onu o bölgeye koyarken pek tereddüt etmeye gerek yok..Sonuçta Andre Santos şu form durumuyla takımın defansını veya ofansını çok değiştirmiyor..

Takımın geri kalan oyuncuları beklenildiği gibiydi..Her zaman söylüyoruz Fenerbahçe'nin seyircisiz bile olsa kendi sahasında x bir maça baskılı ve istekli başlaması lazım..Geçen sene çoğu yazımda Fenerbahçe'nin ilk yarıları boşuna geçirdiğini , ilk yarılarda asla gereken pres/baskı ve hücum futbolunu oynamadığını yazmıştım..O yazdıklarımın hepsi bugün için de geçerli..Ne bir organizasyon ne bir hızlı hücum ne bir kalabalık atak yapmadı Fenerbahçe..

İzlerken diyorsunuz ki bu maç bu tempoyla yıllarca 0-0 gider..Öyle yani..Manisa halinden memnun çünkü üzerine gelmeyen bir Fenerbahçe var..Fenerbahçe'yi de izlerseniz zannedersiniz ki 1 puan alırsa şampiyonluğu ilan edicek..Böyle olunca herhangi bir takımın gol atması ekstra bir hataya bağlı kalıyor..

Bu hatayı da Manisaspor kalecisi yaptı..Bu hataları asla affetmeyecek bir Alex var o bölgede..Kalecinin ikramını geri çevirecek bir durumda yok hani ortada..O gole kadar ki rezil futbolu bir kenara bırakalım hadi işte şimdi kur baskıyı rakibini aptal et diyorsun ama yok yani..Takımın öyle bir niyeti yok..

Aslında bunun da nedenleri var..

1-Stoch çok formsuz..İleriyi yeterince delemiyor , geriye yardım etmiyor.
2-İlk yarı özellikle Emre ve Cristian hiç dikine oynamayı düşünmediler.
3-Alex ve Niang kalabalık Manisa savunması arasında çok yalnız kaldılar..Burada dediğim gibi Stoch/Emre/Cristian/Mehmet dörtlüsünden en az ikisinin dönüşümlü olarak hücuma çıkmaları gerekiyordu..
4-Mehmet gerçekten çok kötüydü.

Özellikle ilk yarıda oynanan kötü futbolun temel nedenleri bunlardı..

İkinci yarı ise tam ambele oldu Fenerbahçe..Bu takımın Aykut hocanın da dediği gibi savunma yönü çok kuvvetli bir oyuncuya ihtiyacı var..%75 stoper %25 defansif orta saha oyuncusu olabilir bu transfer..Manisa'nın golünün de geldiği 45-60 arası dönemde Fenerbahçe yarı sahasında ki üçüncü pastan sonra hep tehlike oluştu..

Burda stoperlerden Bilica çok formsuz evet ama şöyle de bişey var ki oyunun o döneminde Emre-Cristian ikilisi de hiç yardım etmedi takıma..Orta sahayı yürüye yürüye geçti Manisa..1-1 olduktan sonra da Fenerbahçe aslında bir diriliş ortaya koymadı..Manisa Isaac ile öne geçecek fırsatı bile yakaladı..Bilica'nın oyundan ne kadar kopuk olduğu o pozisyon öncesinde yaptığı inanılmaz pas hatasından da belliydi..

Dediğim gibi Fenerbahçe bu noktada yani oyunun kontrolü Manisa'ya geçtiğinde veya oyun 1-1'e döndüğünde de gereken oyun anlayışına geçemedi..Ha ne oldu..?Duran top..Alex / Lugano..Tekrar öndesin işte..Bu sefer Aykut hoca da önemli bir iş yaptı ve Dia - Özer ikilisini oyuna aldı..Çok kötü oynayan Mehmet ve Stoch'u çıkarttı..Takıma iki tane dikine oynayan ve hızlı oyuncu dahil oldu..

O dakikalardan sonra Fenerbahçe en başından beklediğimiz oyunu oynamaya başladı..Okan yine yüklendi ve müthiş bir orta yaparak Mamadou Niang'ın ilk golüne yardımcı oldu..Kısa süre sonra Caner iyi bir bindirme ve pasla yine Niang'a bir ikram yaptı ve oyun 4-1'e geldi..

Fenerbahçe 15 dakikalık bir oyunla bu işi bu noktaya getirebilecek bir takım..Eksik olan nedir derseniz takım savunması derim..Emre ve Cristian özellikle ikinci yarıda oyuna biraz ağırlıklarını koyunca takım toparlanıyor zaten..Bu sefer en ileride de belli ki geldi mi affetmeyecek , top indirebilen , top saklayabilen adamınız var..E Alex var en zor anında sana yardım edebilecek bir adam..Bugün Alex 1gol 1 asist..

Niang'ı çok beğendim yine..2 gol büyük moral..Geldi mi atıyor işte adam..Onu yalnız bırakmamak düşüyor takıma..Fenerbahçe'nin 3.golünde Okan sağdan ortayı keserken ceza sahasında 3 Fenerbahçeli vardı..Bu durumda sen ortayı güzel yaparsan ya gol olur , ya pozisyon..Öteki türlü ne oluyordu Fenerbahçe'de ilk yarı..Stoch soldan geliyor , adam eksiltiyor , kafayı kaldırdın baktın içeride kısa boyuyla Alex var..Fenerbahçe'nin bunu çözmesi gerekiyor..Takım hücumda çoğaldığı her dönemde çok etkili oynuyor çünkü bu takımın hücum hatta çok etkili..

Dia mevcut form durumlarıyla Stoch'u keser..Daha güçlü ve hızlı bir de kendi yarı sahasında da görebiliyorsunuz Dia'yı..

Bu arada Mert gerçekten önemli bir kaleci olabilecek sinyalleri veriyor..Şu ana kadar izlediğim hiçbir hatalı golü yok..Hani şu yazıyı yazarken Eskişehir - Galatasaray maçını izliyorum da , Mert Galatasaray'da olsa ilk 11 çıkabilecek bir kaleci..Yedek kaleciye gerek kaldığını düşünmüyorum ben artık..Fenerbahçe yerli kaleci konusunda her zaman doğru tercihleri yapabilmiştir bundan sonra da Mert ile bu geleneğin devam edeceğini düşünüyorum..

Aykut Kocaman'ın takıma mental ve taktik varyasyon olarak birşeyler kazandırması şart..Özellikle hızlı oyun ve hücumda çoğalma konusunda ki eksikleri kapatmalı Fenerbahçe..

Okan'ın parladığı , Niang'ın ise ilk gollerini attığı , Fenerbahçe'nin bir nefes aldığı maç olarak geride kaldı böylece Manisa maçı..