24 Temmuz 2010 Cumartesi

Günün Fotoğrafı


Kasma Ronaldo yeter..

22 Temmuz 2010 Perşembe

Milano'da İsyan


Milan'lı taraftarlar artık sokağa indi..Geçen senenin ardından takımdan bekledikleri revizyonun bir türlü gerçekleşmemesi , hatta mevcut oyuncuların satışa çıkartılması ve tribünleri sevindirecek transfer yapılmaması taraftarı artık çileden çıkartmış durumda..

Takımın otuz yaşının üzerindeki oyuncularının çokluğu ve takım içi yenilenmenin yapılmıyor veya yapılamıyor oluşunun faturasını taraftarlar Berlusconi'ye çıkartıyor..Eleştirilerin çoğunluğu başkana yönelik..

Peki hakikaten ne yapacak Milan..?Huntelaar gibi takımın yegane genç oyuncularından biri sabah saatlerinde Manchester havalimanına inmiş bulunuyor..Premier Lig'e gideceği kesin gibi..Ronaldinho'nun belirsizliği sürüyor..Savunma aynen kaldığı gibi bir sene daha yaşlanmış olacaklar..Takımın tek süper yıldızı Pato'da bu gidişle Milan'dan ayrılabilir..

Tribünler transfer bekliyor..Ancak Milan ile ilgili bir transfer dedikodusu bile şu an basında konuşulmuyor..Benitez'in Inter'i bu sene de sadece Roma ile çekişecek gibi duruyor..

Fenerbahçe : 1 - 0 : Galatasaray


Aslında maçın 14. dakikasındaki anlamsız karar sonucu maç , oynanış amacından saptı..14 dakikaya gelene kadar da hakem yine saçma kartlar veriyordu ama Selçuğu oyundan atmasıyla Fenerbahçe için defans , Galatasaray için ofansını deneyebileceği bir hazırlık maçı halini aldı maç..

Hakeme de herhalde maçtan önce birileri Fenerbahçe - Galatasaray rekabetini ve maçların nasıl geçtiğini anlatmış olacak ki , hakem maça dolmuş bir kafayla çıktı..Disiplini ele alayım , dillere destan maç yöneteyim derken iş iyice boka sardı..

Selçuğun oyundan atılmasının sonrasına gelmeden önce maçtan önceki durumlara bakalım..Bana göre iki takımda sezon içerisinde şu kadrolardan en az 6-7 oyuncu farklı şekilde sahaya çıkacaklar..Fenerbahçe'de mesela Gökhan Gönül-Lugano-Emre-Mehmet-Dia-yeni forvet olmak üzere kafadan değişecek 6 oyuncu var..Galatasaray'da da kaleci-Neill-Elano-Kewell-belki Pino-Baros gibi yine bir 6 adam söz konusu..

Yani bazı Galatasaraylı arkadaşlar Fenerbahçe'nin daha sağlam ve as bir kadroyla çıktığını söylüyor fakat yanılıyorlar..Aradaki farkın nedeni Fenerbahçe'nin bu sene Galatasaray'a göre daha sağlam bir rotasyona sahip olacağı..Bana göre yabancı kısıtlamasından dolayı oynayamayacak bir Cristian - savunmada Bekir - Caner - Semih/Gökhan Ünal - Özer - Mehmet veya Selçuk gibi oyunculara baktığımız zaman kadronun derinliğini görebiliyoruz..

Maç için söyleyecek çok şey yok..Selçuk atılmasına rağmen Fenerbahçe oyunu ilk yarıda kendi sahasında kabullenmedi..Burada enerjik bir Stoch'un bile tek başına takımı ileri taşımada ne kadar etkilediğini görüyoruz..Galatasaray'ın özellikle orta sahası ilk yarı çok zayıf kaldı..Cristian'ın bu kadar rahat bindirme yapabildiği bir an daha hatırlamıyorum..Santos'un golü enfesti..Fazla kilolardan kurtulursa formda bir sezon geçirmeye aday..

Sağda Kazım geçen maçın ardından yine istikrarsız göründü..İleride Gökhan Ünal yokları oynadı..Alex , Selçuğun atılmasından sonra geriye geçti ama buna rağmen takımın ilk yarıda ayakta kalmasının nedenlerinden biri onun topu sürekli rahatlamasıydı..

Savunmada Bilica yine sıkıntı , İlhan'ı beğendim..Bekir geçen senenin ikinci yarısındaki özveriye devam ediyor..

İkinci yarıda Galatasaray'ın Hakan Balta ve Sabri değişiklikleri oyunu Fenerbahçe sahasına yığdı..Burada Stoch için bir parantez açalım , savunmada çok etkili olmasa bile yerini sürekli koruyor..Aykut hocanın maçtan sonra vurguladığı bir söz vardı ; ' Stoch altyapısı çok iyi bir oyuncu ' dedi hoca..Benim tahminin savunmada gösterdiği bu özveriden dolayı Aykut Kocaman onun hakkında böyle birşey dedi..

Fenerbahçe'nin hücum varyasyonlarını ve bu varyasyonlarda Kazım ve Stoch'un performanslarını merak ediyordum fakat o saçma kırmızı karttan dolayı bunları net olarak izleyemedik..Dia-Stoch-Alex + yeni forvetli ilk maçı merakla bekliyorum..

Ve tabii son olarak 14.dakikada 10 kişi kaldığın maçta Galatasaray'ı yenmek yine bizlerin yüzünü güldürdü..Arda'nın son dakika kaçırdığı top bana göre öylesine bir top değildi..Fenerbahçe'nin Galatasaray'a olan üstünlüğünün bir simgesi daha oldu bence o bomboş kaleye kaçan top..

21 Temmuz 2010 Çarşamba

Gel Josem Ol.. / Dia Transferi Üzerine


Aykut Kocaman'ın duruşunda , tavrında , bakışında hafiften bir Jose Mourinho havası almıyor musunuz..?Olaylara yaklaşımı , takımla ilişkisi , kamuoyu ve taraftara karşı olan dürüstlüğü ve takımdan kesin olarak istediklerini mutlaka yaptırması vs..

Veya hadi bunların hiçbirine katılmadığınızı varsayalım..Aykut hocanın stiliyle ilgili birşeyler söyleyelim..Aykut Kocaman bu sene takıma gelirken değiştirmek istediği temel şey takımın temposunu ve oyun anlayışını değiştirmekti..Fenerbahçe Parreira döneminden bu yana hiç değiştiremediği oyun tarzından kurtulmak istiyordu fakat bunu ondan sonra gelen ne Daum ne Aragones ne Zico yapamadı..Yapamamasının temel nedenleri vardı elbet..Mesela Daum ve Zico'da bu sistemden memnun gibilerdi..Aragones geldiği İspanya makinasına benzer bir kulüp yaratmak istedi fakat buna uygun transferler yapılmayınca kulüp tepe takla oldu..

İşte Aykut Kocaman'ın farkı burada ortaya çıktı..Stoch ile başlayan rüzgarın ardından herkes sarı fırtına Milos Krasic'i beklemeye başladı fakat gerçekçi düşünmek gerekirse gerçekten çok zor bir transferdi..İtalya'da Juve , Adada ise iki Manchester takımıyla sürekli haberi çıkan bir oyuncuyu getirmek çok zordu ve olmadı..

Burada Dia transferinden önce şunu söylemek gerek..Fenerbahçe geçen sene Twente ile eşleşmiş olmasa çoğu hayal kırıklığına uğrayan insan Stoch alındığında da aynı tepkileri verecekti..Dia'nın tek farkı dediğim gibi bu durumdur..Yoksa 100 kişiden 95'i oturup Twente maçı izlemiyordur..

Aykut Kocaman'ın değiştirmek istediği modelin ilk ayağı Stoch'tu..Hazırlık maçlarında bile Stoch'un takıma olan etkisini görebiliyoruz..Yani nokta transfer olacağını hissettiriyor Stoch..Şimdi de yetenek olarak soru işareti olsa da MODEL OLARAK Stoch ile hemen hemen aynı model bir oyuncu getirildi..Bir kere çok genç ve Aykut Kocaman'ın ısrarla üzerinde durduğu gibi yükselişe geçmek isteyen , kulübe birşeyler vermek isteyen bir oyuncu olacaktır..

Yavaş oynayan , bazen kaleye gidemeyip bizleri çıldırtan takım bu isimlerden sonra en azından sürekli deneyen bir takım halini alacaktır..Hatta orta ikilinin Emre-Mehmet/Özer gibi tempolu ikililerden oluşacağını düşünürsek kanatlarda da Stoch ve Dia'nın varlığıyla Fenerbahçe özellikle ortasahada çok tempolu ve hücumcu bir takım halini alacaktır..

Hatta Andre Santos ve Gökhan Gönül gibi tempolu iki bekin de varlığı hesaba katılırsa Fenerbahçe'de hızlı oyuncu sayısı birden 6'ya çıkmış oluyor..Bunun üzerine Gyan tarzı sırtı dönük oynayabilen , hızlı ve güçlü bir forvet daha takıma katılınca hızlı oyuncu sayısı 7 ediyor..Bu kadar hızlı ve delici oyuncunun liderliğinde de kaptanın olacağını düşününce Fenerbahçe o yıllardır olmak istediği Lyon / Porto modelinde bir takım halini alabilir..

Dia'nın özelinde çok şey yazacak bilgiye sahip değilim..Sadece tarz ve model olarak Stoch gibi bir oyuncu olduğunu biliyorum..Nancy gibi bir takımda sezonu 10 gole yakın bir golle bitirmesi de hiç fena bir istatistik değil..23 yaşında sıçrama ihtiyacı olan bir oyuncu olması transferin doğruluğunu tekrar gösteriyor..

Aykut hoca'ya belki 1 sene sonra bugünlerde Fenerbahçe'nin Jose Mourinho'su denilecek..Çünkü oluşturmak istediği ve bu yolda attığı adımlar Jose'nin Porto'suna benzerlik gösteriyor..

Dia transferi hayırlı olsun..Krasic gelmedi diye üzülmesin kimse..Bu oyuncuyu Aykut Kocaman geçen seneden beri izliyor ve tarz olarak taraftarın sevdiği , takımın ise ihtiyaç duyduğu bir oyuncu..Herşey güzel olacak..

20 Temmuz 2010 Salı

Günün Fotoğrafı


Patozela

Barcelona 2010/2011 Deplasman Forması

Barça 2010-2011 deplasman forması

19 Temmuz 2010 Pazartesi

Arka Plandaki Adam


Resim herşeyi anlatıyor aslında..LeBron'un Miami kararının asıl şaşırtıcı yönü bu oldu zaten..Orası Wade'in takımıydı ve orda taraftarın esas oğlanı Wade idi..LeBron'un Miami'ye gelirken bunun farkında olduğuna şüphe yok fakat kafasında bu esas oğlan rolünü ele geçirmek var mı yok mu bilmiyorum..Sadece şampiyon olmak , o yüzüğe kavuşmak için , ki henüz çok genç , kariyerinde ikinci adam rolüne geçmek James gibi egosu dağların zirvelerinde gezen bir oyuncu için çok değişik bir karar..

All Star maçlarında olsun veya iki senedir playofflarda ki oyun tarzıyla antipati toplamaya başlayan LeBron Miami'ye gelerek biraz uslu çocuğu mu oynamaya geldi , tek amacı şampiyonluk mu yoksa hakikaten Miami'nin esas oğlanı rolünü Wade'den kapmaya mı geldi şu aşamada bunu öğrenmemiz mümkün değil..

Ekselans Jordan'ın konuyla ilgili yaptığı açıklama da NBA'de bu işlerin nasıl yürümesi gerektiğini gösteriyor aslında..Jordan : ' Benim zamanımda ben Larry Bird'i veya Magic Johnson'u arayıp , gelin beraber oynayalım demezdim ' demiş..Herşeyi özetliyor ve LeBron'un sadece bu kararıyla bile asla bir Jordan olamayacağını herkese gösteriyor bu durum..

Hakikaten efsane olmanın gerekliliği Cleveland'da kalıp , o takımın lideri olup şampiyon olmaktı LeBron için..

Ve bu işin bir de Kobe boyutu var..Karşısında kurulan ittifaka karşı Kobe çok daha hırslı bir sezon geçirecektir..Ve şüphesiz Kobe olası bir finalde bu ittifakı aşarsa yeni Jordan olacaktır..

18 Temmuz 2010 Pazar

Günün Fotoğrafı

Uruguay'ın en iyileri..

İyi Ama Nasıl..? İkinci Bölüm..


Hazırlık maçlarında alınan sonuçlar olumlu veya olumsuz çoğu zaman ne taraftarın ne oyuncunun ne de teknik direktörün umrunda bile olmaz..Doğal olanı da budur zaten..Asıl amaç takımın maç kondisyonunu arttırması , teknik direktörün oyun sistemine takımına ısındırması vs. gibi şeylerdir..

Fenerbahçe'nin bugün Köln karşısında aldığı 5-2'lik yenilgiden sonra Aykut Kocaman'ın yaptığı son derece doğru açıklamalar ve taraftarın bürünmüş olduğu ruh hali , benim bir hazırlık maçı sonrasında gördüğüm en ciddi tepkiler olarak tarihe geçti şimdiden..

Olaya taraftar açısından bakarak başlayalım ki burada aslında taraftar ve Aykut hocanın olaya bakışında ben çok ayrım yapmayacağım..Taraftar artık bıkmış..Kalede asla o sıçramayı yapamayacağı çoktan anlışılması gereken Volkan Babacan'dan , savunmada müthiş dağınık ve zeka kırıntısı içeren hareketler yapmayan Bilica'dan , artık ne yaptığını anlayamadığı Önder'den , temposuz ve kendine güvensiz Cristian'dan , sorun çocuk Kazım'dan , inanılmaz formsuz Semih'ten , hala nasıl bu takımda olduğunu anlayamadığı Deivid'den..

Aykut Kocaman açısından bakarsak neredeyse bir aydır gelmeyen ve geleceğine inanmadığım transferleri bekliyor..Fenerbahçe'nin transfer konusunda çok ciddi sıkıntıları olduğu belli..2 yıl önce Xabi Alonso ve Senna'yı geçen sene Poulsen'i bir buçuk ay bekleyip sonra takımı Josico-Maldonado-Cristian gibi oyuncularla dolduran yönetim bu senede benzer senaryoyu mutlaka gösterecektir..Aykut Kocaman'ın elinde gerçekten ' yetersiz ' bir takım var..

Hocanın istikrar ve tempo açısından güvenebileceği Volkan - Lugano - Gökhan Gönül - Emre - Stoch ve Alex dışında oyuncusu yok..Diğerlerinin nasıl oynayacağına ilişkin bir tahminleri kendi kafalarında bile olmayabilir..

Aykut Kocaman göreve geldiğinden beri tempolu ve basan bir takım yaratmak istediğini söylerken , yönetimin bu doğrultuda Stoch transferi dışında hiç iş yapmaması çok enteresan..Elbette iyi oyuncular için çalışılıyordur fakat büyük ihtimalle bu işlerin olmayacağı belli oldu artık..Kampa yetişecek denen transferlerden eser yok , kampın ilk haftası bitti bile..UEFA listeleri verildi , rakip belli senin takımında hala Deivid-Cristian-Bilica-Önder gibi oyunculardan medet umuyor..

Taraftar son yıllarda bu seneryoyu çok gördü..Zico dönemi elenilen Dinamo Kiev süper bir takım değildi..Sonradan yapılan Deivid - Kezman transferleri bile olsa o zaman CL'ye gidebilirdi takım..Ama yönetimin ders almadığı veya ders alsa bile uygulamaya geçemediği çok bariz..Young Boys'u geçse bile şu takımın şu kadroyla gelişmeye açık olması bir yana Aykut Kocaman'ın kafasındaki oyun planına geçmesi İMKANSIZ.

Taraftar Aykut Kocaman'ın arkasında..Maçtan sonra söyledikleri taraftarın hislerine tercüman olmuş..Gerekirse hepsinden formayı alıp gençlere versin kimse sesini çıkartmaz..Çünkü sahada Fenerbahçe forması giyen oyuncular o kadar umursamaz ve rahat ki insanın çıldırmaması mümkün değil..

Bu saatten sonra ne olur..?Valla bu takıma çok ciddi bir şekilde sağlam bir yedek kaleci , sağlam bir stoper ki bu stoper direk Bilica'nın yerine ciddi para harcanarak yapılmalıdır , sağlam bir orta saha , sağlam bir sağ açık ve hepsinin babası bir forvet ŞARTOĞLU ŞART.Bunlar yapılmaz , isimli bir yabancıyı alıp sonra iki göz boyama transferi daha yapılırsa bu sezona dair pek fazla umut beslemeye gerek olmaz..

Artık yıllardır yapılamayan , cesaret edilemeyen revizyonun yapılma zamanı..Yemişim 6+2+2'yi..Bilica - Cristian - Deivid - Guiza dörtlüsünü direk yollayın..Yıllardır korumaya çalıştığınız ekonomik dengeyi bu seneyi riske etmemek için gözden çıkartın..Yoksa bu gidişle gözden çıkan sizler olacaksınız..