11 Haziran 2010 Cuma

Uruguay : 0 - 0 : Fransa


Açıkçası vasat geçen Güney Afrika - Meksika maçını bile arattı bu maç..Fransa'da 2-3 yıllık süreçte hiçbir pozitif adım atılmadığına bir kez daha şahit olduk..Uruguay'ın maçın başında afalladığı dönemde Uruguay'ın üçlü savunmasının işleyişteki sıkıntıları ortaya çıktı..

Uruguay soyunma odasında konuştuğunu maçın başında uygulamada sıkıntı çekti..Fransa set hücumu yaparken bile Uruguay savunmasının kanatlarını doldurmayı unutunca ilk 10 dakikada Ribery'nin soldan tehlikeli bindirmelerine şahit olduk..

Hemen kenardan müdehale yapılmış olacak ki Uruguay bu taktiksel hatasını hemen düzeltti ve Fransa set hücumu yaparken beşli savunmaya döndürdü takımı..Genel olarak taktikleri 5-3-2 idi..Çünkü genelde bekleyen takım rolünü oynuyordu Uruguay..

Fransa'nın ilk 15 dakikada kurmaya çalıştığı baskı , 15.dakikadan sonra devreye kadar duruldu..Fransa rakip yarı sahada organize hiçbirşey üretemediği gibi Uruguay'ın kendi yarısahasında top çevirmesine de müsade etti..Üstelik Diaby - Toulalan gibi baskı yapabilen iki oyuncuya sahip olmalarına rağmen gereken üstünlüğü kuramadılar..

Burada maçın kilidi aslında Uruguay'ın defans + defansif ortasaha oyuncularının performansı idi..17 numaralı Paysandu'da oynayan Arevalo Rios mükemmel bir performans sergiledi..Şu performansı diğer maçlarda da ortaya koyarsa mutlaka transfer olur..28 yaşında olduğu için piyasasını yapabilir..Yine Porto'dan tanıdığımız Perez'de takımına çok yardımcı oldu..Uruguay'da bu iki isim ve Lugano-Godin ikilisinin konsantre oyunu gol yememelerinin ana nedenleri idi..


İkinci yarıya Domenech'in birşeyler yaparak başlaması gerekiyordu..Gignac - Henry - Malouda alternatiflerine ikinci yarının hemen başında sarılması gerekirdi bana göre..Hele ki çoktan bitmiş Govou'ya nasıl katlandı gerçekten anlamadım..Sağa Ribery'i çekersin , sola Malouda'yı alırsın..

Uruguay ikinci yarı ilk yarıya göre çok daha rahat top yapmaya başladı..Sadece 50-60 arası Fransa Gourcuff ve Toulalan ikilisini öne çıkartmaya başlayınca Fransa biraz parlar gibi oldu ama Uruguay 60.dakikadan genç Loderio'nun atıldığı 83.dakikaya kadar oyunu kontrol etmeye başladı..

Forlan'ın 72.dakikada yararlanamadığı fırsat maçın dönüm noktasıydı..Forlan bu arada orada o golü kaçırmasına rağmen takımın gerçek lideri ve yol göstericisi olduğunu tüm maç gösterdi..İleride bekleyen forvetten ziyade forvetteki Suarez'in arkasında oyunu organize eden , arkadaşlarına pas alanları yaratan Forlan için Uruguay'ın yarısı desek abartmış olmayız..

Fransa'da beni şaşırtan bir başka unsur Abidal - Sagna ikilisinin hemen hemen hiç kanat atağı yapmamalarıydı..

Lodeiro acemiliğinin kurbanı olup atıldıktan sonra Mösyö Domenech risk almaya karar verdi ve Henry'nin yanına Gignac'ı çekti..Zaten Fransa için söylenecek ne varsa son 7 dakikada oldu..Anca ileride kalabalıklaşmayı başardıkları bu süre içerisinde maçı alabilecek pozisyonlara girdiler..

Fransa için olumlu hiçbirşey söyleyemiyoruz..Teknik direktörlerinden başlayan , kendini yenileyemeyen kadrosuna , yavaş oyun tarzına kadar herşeyini eleştirebileceğimiz bir takım..Ben Uruguay'ın derli toplu ve disiplinli oyun anlayışını beğendim..

Bana göre maçın en çok dikkat çeken ismi Uruguay'ın defansif orta saha oyuncusu Arevalo Rios'du..

Güney Afrika : 1 - 1 : Meksika


Pırıl pırıl bir saha , harika tribünler..Afrika'nın böylesine güzel bir başlangıç yapması gerçekten çok hoştu..Bu işin altından sorunsuz bir şekilde kalkarlar umarım..Şu vuvuzela sesi de olmasa sanki herşey çok daha güzel olacak..

Açıkçası gerek açılış maçı olması gerekse iki takımın çok üst düzey takımlar olmaması maçın sıkıcı geçeceğine dair bir hisse büründürmüştü beni..Bir de ev sahibi Güney Afrika'nın teknik direktörü Parreira'nın genel oyun stilini bildiğimizden dolayı maçın durgun geçmesi olasıydı..

Maç müthiş bir Meksika üstünlüğü ile başladı..3.dakika da maçın yıldızı Gio Dos Santos'un kaçırdığı fırsat Meksika'yı daha da yüreklendirirken , Güney Afrika'ya ne oluyoruz tedirginliğini verdi..Maçın başında yaşanan bu tedirginlik oyunu Meksika merkezli bir şekilde oynattı..Meksika bu bölümde araya bir golü bir şekilde sıkıştırmalıydı..Çünkü her geçen dakika Güney Afrika'nın vuvuzelanın da desteği ile oyunu dengeleyeceği aşikardı..

İlk yarının son çeyreğinden devreye kadar oyun iyice dengeye oturdu..Parreira'nın devrede takımına gerekli motivasyonu verdiğini ikinci yarının hemen başında anladık..Attıkları gol sadece basit bir kontra organizasyonu olarak ele alınmamalı..Çok net paslarla ve bilinçli bir atak oldu..Son vuruşun netliği ve güzelliği de böylesine bir organizasyonun açılış golü olmayı hakeder cinstendi..Tshabalala'nın golden sonraki sevinç gösterisi de tipik Afrika oyuncularının showlarından biriydi ve turnuvaya renk katan bir başka faktördü..

Meksika için turnuva öncesi yazı yazarken takımın defans ve forvetindeki sıkıntılardan bahsetmiştim..Defansın çok ağır oyunculardan kurulu olduğunu bu maçta arkaya atılan hemen hemen her topun pozisyona neden olmasıyla gördük..

Forvette yaşanan sıkıntı da son vuruşlarda etkili olan bir oyuncunun yokluğu çok sırıtıyordu..Dos Santos - Guardado gibi arkadan gelen oyuncularda sıkıntı yok ama en uçta işi bitiricek , fişi çekecek oyuncu eksikliği çok barizdi..

Burada Parreira'nın Gio karşısında darmadağın olan Twhala'yı çıkartıp bölgeye daha fizikli Masilela'yı koyması mantıklı bir hamleydi..1-0 yenik duruma düştükten sonra risk alan Meksika sırasıyla Guardado-Hernandez ve Blanco'yu aldı ve tüm riskleri aldı..Çünkü bu maçı kaybetmeleri demek bir anlamda işi mucizelere bırakmak olacaktı..

Afrika'nın bu süreçte tek istediği skoru tutup , kontradan ikinci golü yakalamaktı..Bu fırsatta ayaklarına geldi fakat Meksika'nın Ömer Çatkıç'ı Perez'i geçemediler..Belki de bu pozisyon maçın kırılma anıydı..Duran top devamında gelen ve çok büyük bir savunma hatasının ardından Marquez takımını ipten aldı..

Skor 1-1 olduktan sonra bile Meksika defansının son dakikada verdiği savunma arkası pozisyonu Meksika için defansif sorunların ne boyutta olduğunu bir kez daha gösterdi..Meksika'nın şu haliyle Fransa ve Uruguay hücumu karşısında işleri çok zor..

Güney Afrika beklediğimden daha diri ve iyiydi..Meksika tam düşündüğüm gibiydi..Takımın güçlü olduğu tek bölge Gio-Vela-Guardado gibi oyuncuların olduğu hücum arkası..Onun dışında çok sorunlu bir takım..Bu iki takımında işi zor görünüyor..Direnç ve tribün desteği ile iki takım arasında Güney Afrika'yı ben bir adım önde görüyorum..

Hadi Bakalım


20 dakika sonra başlıyor..Güzel bir turnuva olması dileği ile..Maçlardan sonra olabildiğince yazacağım..

Günün Fotoğrafı

Herşeyi olay..

10 Haziran 2010 Perşembe

Miroslav Stoch Fenerbahçe'de


Yoğun bir sınav programındayım..Öğlen eve gelir gelmez kafayı koyup uyumaya başladım çünkü an itibariyle yarın saat 1'e kadar ders çalışacağım..Uyurken bir telefon..'Olm Stoch'u almışız FBTV'yi aç' o uyku sersemliği ile ha ne ok falan derken tv'yi açtım..Hakikaten Stoch falan birşeyler diyo televizyon ama nası uyku sersemiyim anlatamam..O uyku ile uyanıklık arasında FB TV'yi izliyorum Selçuk Yula bişeyler söylüyo falan ama uyuyakalıyorum yine..

Sonra kalkıyorum..Kendime gelmişim..Noldu ya diyorum rüyada Stoch'u gördüm lan ne alaka..NTV Spor'u açıyorum Stoch..Vayt gerçekmiş helal olsun ya diyip keyifleniyorum..

Şimdi de birşeyler yazmalı o zaman öyle değil mi..

Stoch'un genel özellikleri dışında onu çıplak gözle izlediğim sene başlarındaki Fenerbahçe - Twente maçından başlayalım..Ben Gökhan Gönül'ü o parlak şampiyonlar ligi senesinde bile bu kadar aciz görmemiştim..Stoch darmadağın etti Fenerbahçe sağını..Gökhan artık kime neye isyan edeceğini şaşırmıştı..

21 yaşında olmasına rağmen genel olarak benim dikkatimi çeken en büyük özelliği sorumluluk almaktan kaçmaması..Yetenek , hız , çalım , şut geliştirilebilir özelliklerdir fakat bir oyuncunun bahsettiğim karakterde olması onu olduğundan iki kat değerli kılar benim gözümde..Stoch aslına bakarsanız sağ ayağını daha çok kullanan ve son 4-5 yılda moda olan ters kanatta ters ayak ekolünün son meyvelerinden biri..

Ben zaten Fenerbahçe'nin Stoch'u solda değil sağda kullanacağını düşünüyorum..Yani bana göre Krasic'in yerine alındı Stoch..Sol kanata da Balazs Dzsudzsak transferi yapılırsa eğer bu ülke topraklarının gördüğü en kusursuz kanat dörtlüsüne sahip olacak Fenerbahçe..

Stoch'dan devam edelim..Twente'nin şampiyonluğunda sadece üstün yetenekleriyle değil aldığı sorumlulukla da çok büyük rol oynadı..21 yaşında aç bir futbolcunun bu kafa yapıda olması gerçekten çok çok önemli..İstanbul'da oynanan Fenerbahçe - Twente maçında izlerken ben burdayım diye bağıran bir oyuncuyu görebiliyordunuz sahada..

Stoch'un en etkili özelliği direk kaleye gitmesi..Hiç topu gevelemiyor..Direk kaleye yöneliyor..Bu çok önemli..Hızı ve tekniği zaten üst düzey bir isim..Fenerbahçe'nin en çok ağır oyunundan şikayet ediyorduk bizler..Stoch ve diğer kanada da alınacak bu tarz bir oyuncu Fenerbahçe'nin oyun yapısını çok ciddi şekilde değiştirecektir..Çünkü kanatların arkasındaki bekler de çok istekli ve hızlı bekler..Orta sahada Emre gibi bir dinamo var..Mehmet - Özer gibi aç isimler kadroda..Bu noktadan sonra yapılacak en güzel iş kusursuz bir forvet alarak işi bitirmek..

Stoch için Galatasaray'ın uzun uğraşlar verdiği açıktı..İşin bu kadar uzamasının nedeni büyük ihtimalle Galatasaray'ın uzun pazarlık süreci oldu..Fenerbahçe gelip parayı verince iş bitti..Stoch için 9 milyon € verildi deniyor..21 yaşında çok yüksek potansiyelli bir oyuncuya verdiğiniz bu paraya acımamak gerekir..Çünkü eğer tutarsa bu adamı 20 milyon €'ya okutabilirsiniz..

Kısacası Fenerbahçe bir değişim sürecine giriyor..Burası belli..Aykut Hoca kafasındaki yeni Fenerbahçe'yi transfer sistemiyle gösteriyor..Cihan Kamer'in dediğine göre transferler devam edecek..Cihan Kamer ve Aykut Kocaman hala Londra'da bildiğim kadarıyla..Takımın karakterini Avrupa'ya çevirmesi çok önemli..Hatta Doğu Avrupa ülkelerinin oyuncuları alınmaya devam ederse çok çok daha mantıklı seçimler olacaktır..

Fenerbahçe çok zor bir transferi başardı..Dünya Kupası'ndan sonra işin rengi çok daha fazla değişebilirdi..Krasic olayında olacağı gibi mesela..Stoch'da kısıtlı Slovakya kadrosunda en çok göze batan oyuncu olacaktır çünkü..Gerçekten büyük bir transfer başarısı..Uzun zamandır Fenerbahçe'den bu tip hareketler göremiyorduk , bünyeye iyi geldi..Devamını bekliyoruz..

9 Haziran 2010 Çarşamba

2010 Afrika / E Grubu ( Hollanda - Japonya )

Hollanda

Turnuvanın bana göre favorisi İngiltere..Zaten bunu İngiltere'yi yazarken söyledim..Bana göre Avrupa'da İngiltere'den sonra en formda ikinci takım Hollanda..Hatta şöyle söylersek yanlış olmaz..Hollanda tüm turnuvada Arjantin ile beraber inanılmaz hücum gücü olan bir diğer takım..

Ortasahada Van Bommel ve De Jong önliberosunun önünde kurulmaya başlayan hat müthiş bir hücum potansiyeli oluşturuyor..Kuyt'ı sağ önde kullanıyorlar..Van Persie ileri uçta oynarken onun arkasına Sneijder sol tarafa ise Arjen Robben geçiyor..Şu dört oyuncunun ne zaman ne yapacağı gerçekten kestirilemez..Hele Robben - Sneijder ikilisi harika bir sezon geçirmişken bu performans turnuvada da devam ederse Hollanda çok ciddi işler yapabilir..

Takımın hücum gücü ile ilgili tek soru işareti Robben ve Van Persie'nin fiziki durumları..Robben'in Danimarka ile oynanacak maçta riske edilmeyeceği söyleniyor..Robben'in yerine ise Rafael Van Der Vaart idareden çok daha fazlasını yapabilecek bir oyuncu..

Van Der Vaart'ın yanında Ibrahim Affelay gibi bir yıldız adayı ve yine ne yapacağı belli olmayan önemli bir potansiyel Ryan Babel'in varlıkları hücuma mükemmel bir çeşitlilik kazandırıyor..

Van Bommel - De Jong orta ikilisinin en çok ön plana çıkan özellikleri ikisinin de çok sert oyuncular olması..Bu ikiliden birinin kırmızı kart görmesi şaşırtıcı olmaz..Ama eğer bu tarz hatalar yapmayıp oyuna konsantre olurlarsa Hollanda'ya defansif açıdan fazlasıyla yardımcı olabilecek iki oyuncu..

Gelelim bu müthiş hücum takımının zayıf noktası olan işin savunma kısmına..Ajax'ın 1988 doğumlu genç sağ beki Van der Wiel dışında savunma yaşlı oyunculardan kurulu..Hollanda bu kadar fazla hücum oyuncusu yetiştirirken De Boer kardeşlerden beri doğru düzgün savunma oyuncusu neden yetiştiremedi soru işareti..Örneğin hala sol bekte van Bronckhorst oynuyor..Stoper ikilisi Heitinga ve Mathijsen..Kalede ise Stekelenburg var..Kısaca savunma konusunda ciddi bir sıkıntı var..Burada defans oyuncularından çok daha kaliteli oyuncular olan Van Bommel ve De Jong'un performansları belirleyeci olacaktır..

Bu kadar zengin ve etkili bir hücum gücüne rağmen takımın geride sıkıntılı bir kadrosunun olması Hollanda için yazık olmuş..Dünya Kupası'nı kazanmaya yetecek bir hücum güçleri var ama o hücum gücünün yarısı değerinde bir savunma rotasyonları yok..Bu durumda gruptan rahat rahat çıksalar bile gidip bir İtalya'yı bile eleyememe ihtimalleri yüksek..

Kilit Oyuncusu : Arjen Robben

Japonya

Bu grubun en zayıf halkası olan Japonya hakkında söyleyecek fazla birşey yok aslında..Turnuvaya iddiasız gelen takımlardan biri ve ortaya koyacakları ekstra birşeylerinin olduğunu söyleyemeyiz..Takım sürekli hızlı oyun oynamak isteyen bir yapıda olsa bile oyuncuların yetenekleri bu istek karşısında yavaş kalıyor aslında..

CSKA'lı Honda ve Wolfsburg'lu Hasebe dışında çok dişe dokunur bireysel yetenekleri yok..Genel olarak oyuncuları zaten Japon liginde forma giyiyorlar yani bizlerinde pek oyuncular hakkında söyleyecek şeyimiz yok..

En azından şuna dayalı bir yorum yapabiliriz..Gruptaki 3 rakibi de (Hollanda-Danimarka-Kamerun) hızlı oynayarak sonuca ulaşmaya çalışan takımlar..Özellikle Hollanda..Bu 3 takım için de Japonya maçı kesin kazanılması gereken bir maç olacak ve Japonya'ya karşı daha atak oyunlar ortaya koyacaklardır...Burada Japonların yapması gereken en kritik şey sağlam kontralar yakalamak..Gerçi kontradan Japonların bulacağı bir gol bile istediklerini almalarına yetecek gibi görünmüyor çünkü uluslararası tecrübesi bu kadar zayıf olan bir kale-defans hattının üzerilerine gelecek bu kadar yıldızı nasıl durduracağı soru işareti..

Kilit Oyuncusu : Makoto Hasabe

8 Haziran 2010 Salı

Adriano Roma'da / Benitez Inter'de


Toni'nin yerine hedef bir santrafor almaları gerekiyordu ve olabilecek en iyi kararı verdiler diyebiliriz..İtalya'da ' Emperor ' ünvanını almış bir oyuncu için yeniden doğma şansı oldu Roma..İmza töreni yarın yapılacak , bugün resimde gördüğünüz gibi sağlık kontrolünden geçti..Hala tam bir ayıboğan gibi görünüyor..İtalya'da belki tekrardan ortalığı ayağa kaldırır..

Inter'den de sıcak bir açıklama geldi..Moratti , Benitez'i açıkladı..Inter'in ne yapacağı merak konusu.Yani transfer konusundan bahsediyorum..Maicon'un Real'e gideceği kesin gibi artık..Inter'in transfer politikası tam bir soru işareti..Eğer Inter Benitez ile yaptığı yanlışı transferlere de yansıtırsa Roma - Milan - Juve hattı için bir diriliş yılı yaşanabilir..Benitez konusunda biraz önyargılıyım aslında..İngiltere'de looser konumuna düşmüş bir adamın Inter gibi dominant bir güç ile yeniden doğuşunu da izleyebiliriz..

2010 Afrika / D Grubu ( Sırbistan - Gana )

Sırbistan

Sırbistan'dan bahsetmeye teknik direktörleri Radomir Antiç ile başlamak gerekir..Antiç'in turnuvadaki en iyi teknik direktörlerden biri olduğunu söyleyebiliriz..Antiç tam bir teknik ustası..Rakipleri önceden çok iyi analiz eden ve doğru noktalara doğru hamleler yapan bir teknik direktör..

Antiç'in elinin altında çok zengin bir kadro var..Takımın her bölgesinde Dünya çapında kabul görmüş ve önemli ülkelerinn önemli takımlarında oynayan oyuncular var..Ülkenin ilk dünya kupası macerasında güven veren bir kadro söz konusu..

En büyük sıkıntı kalede yaşanıyor..Wigan'ın yedek kalecisi Vladimir Stojkovic böylesine bir turnuvaya ne kadar hazır soru işareti..Onun dışında benim çok beğendiğim bir takım..Defans Manchester United'lı Vidic ve Chelsea'li Ivanavic'e inşa edilmiş durumda..Mourinho'nun yeni gözdelerinden Lazio'lu Kolarov , Udinese'nin başarılı stoperi Lukovic ve Sevilla'lı sol bek Dragutinovic savunma hattını çok güçlü kılıyor..

Orta sahaya geldiğimizde Sırpların yine en az defans kadar iddialı olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz..Orta ikilide Stankovic takımın lideri..Onun yanında Premier Lig tecrübesine sahip Milijas var..Bir de Kuzmanovic var ki Sırp futbolunun yeni yıldız adaylarından biri..

Sağ kanatta ise Fenerbahçe'nin en çok peşinden koştuğu isim olan Milos Krasic var..Turnuvanın en önemli yıldız adaylarından biri..Sırbistan içinde çok önemli bir rolü var Krasic'in..Gerek geriden vereceği destek gerekse kanatların işleyişi konusunda Krasic'e çok iş düşüyor..

Sol kanatta ise Antiç bazen aslında forvet olan Jovanovic'i deniyor..Ancak buraya Hertha'dan tanıdığımız Kacar'ı da yerleştirebilir..Zengin kadronun nimetleri tabii bunlar..

Forvette ise birbirini tamamlayan bir ikilinin olması takımı komple bir takım haline getiriyor..Dev forvet Zigic'e Pantelic eşlik ediyor..Böyle turnuvalarda Zigic gibi santraforunuzun olması büyük bir avantaj..Zigic belki Valencia'da çok başarılı sezon geçirmedi fakat milli takımda işler değişir..Bu tip az rastlanır tipte oyuncuların varlığı böyle turnuvalarda ekstra güç sağlar..

Sırbistan gördüğünüz gibi komple bir takım..Teknik direktör faktörünü de hesaba katarsak bu grupta işleri iyice kızıştıracakları kesin..Hatta bence Almanya'dan daha iyi bir takım Sırbistan..

Kilit Oyuncusu : Milos Krasic


Gana

Turnuvanın Afrika'da olması kuşkusuz Afrika takımları için ekstra bir motivasyondur..Gana gibi mutlaka ekstra birşeylere ihtiyacı olan takımlar için bu faktörün önemi biraz daha fazla..Gana'yı Afrika Uluslar Kupası'nda izlediğimizde defansif bir takım görmüştük..Genç , dirençli ve sert bir takım halini almışlar..

Defansları dinamizmlerinin ana kaynağı belkide..Mensah ve Vorsah gibi iki tecrübeli stoperin yanında Inkoom ve Sarpei gibi vasatın üzerinde isimlerde defans hattındalar..Orta sahaya baktığımız zaman Essien'in yokluğunun takım üzerindeki etkisini tahmin edebiliriz..Essien Chelsea'de izlemeye alıştığımız defansif liderliği dışında milli takımda işin ofansif tarafında da sorumluluk alan bir oyuncu..Onun olmayışı takımın iki yönünde de aksamalara neden olabilir..

Burada ön plana çıkması gereken isimler Udinese'li Asamoah ve Inter'li Muntari..Bu iki oyuncu ve forvetteki Gyan'ın çok üstün bir performans vermesi gerekiyor..Yoksa Gana'nın Afrika Uluslar Kupası'nda izlediğimiz gol problemi devam edebilir..

Hazırlık maçlarında formasına kavuşan Stephan Appiah'ı da doya doya izleyip,hasret gideririz umarım..Eski formuna ulaşması çok zor fakat kendini toparlarsa Essien'den doğacak boşluğu doldurabilecek tek adam Appiah..

Gana'nın bu grupta işi çok zor..Bana göre Almanya'dan daha güçlü bir Sırbistan ve çok oturmuş bir Avustralya ile mücadele edecekler..Yazının başında söylediğim gibi tek avantajları olası seyirci desteği ve takımın genel mücadeleci yapısı..

Kilit Oyuncusu : Sulley Muntari

2010 Afrika / D Grubu ( Almanya - Avustralya )

Almanya
Almanya ile ilgili çok enteresan bir istatistik vererek başlayalım yazıya..Hani turnuva takımı derler ya Almanya için şu istatistikten sonra bunu niçin dediklerini belki daha iyi anlarsınız..Almanya 1954'ten bu yana eksiksiz olarak tüm Dünya Kupalarına katılmış bir ülke..O zamandan beri düzenlenen 14 şampiyonada Almanya , 3 kez şampiyon , 4 kez ikinci , 3 kez yarı final , 4 kez ise çeyrek final görmüş..Gerçekten muazzam bir istatistik..

Almanlar için hedefin her zaman olduğu gibi büyük olduğunu tahmin edebiliriz kısaca..Almanya İngiltere kadar olmasa bile çok sağlam bir futbol ülkesi..Bundesliga özellikle son 4-5 yılda yaptığı sıçramayla saygıyı hakediyor..

Başlarında Löw gibi usta bir antrenörleri var..Takımda çok fazla öne çıkan bir oyuncu yok..Yani İngiltere dediğinizde Rooney , Arjantin'de Messi , İspanya'da Torres dediğiniz gibi bir oyuncu gelmiyor Almanya'da akla..Belki oynasaydı Ballack diyebilirdik..En azından takımın lideri olduğu konusunda bir tartışma yok..

Almanlar Löw ile birlikte klasik sistemlerden biraz çıkıp daha dağınık bir sistem denemeye başladılar..Defans dörtlüsünün önünde 2li önlibero oynatıyorlar..Ballack olsaydı Ballack-Schweinsteiger ikili bu mevkii için çok güçlü bir ikili olacaktı fakat şimdi işler biraz değişti..Orta sahada en çok dikkat çekecek olan oyuncu Mesut olacaktır..Takımın şu an liderliği ona verilmiş durumda..Yaratıcılık konusunda takımda ondan daha üstün bir oyuncu yok ve Mesut'un parlayacağını umuyor Almanlar..Çünkü Mesut vasatı aşamazsa bu turnuvada çeyrek final görmeleri bile sıkıntı..

Bana göre ileride de çok sağlam bir oyuncuları yok..Podolski veya Gomez'i ilk 11'de başlatabilirler..Almanların yeni genç yeteneği Kiessling'de şans bekleyecek..En azından şu avantajları var çeşitli tipte forvet oyuncuları var..

Turnuvada Almanların sürpriz silahı Marko Marin olabilir , onu da ayrı bir gözle izlemek lazım..

Kale ve savunmayı sona bıraktım çünkü Almanların en büyük sıkıntısı bana göre burada..Savunma dörtlüsünde sağda Lahm ve stoperde Mertesacker'in yerleri garanti..Sol bekte Boateng oynayabilir..Diğer stoper kim olur orası muamma biraz..Serdar Taşçı mı yoksa Westermann mı ilk onbirde oynar kestirmek zor..Kalede ise benim beğenmediğim iki kalecileri var..Neuer ve Wiise bana göre bu seviyelerin kalecileri değiller..

Almanya kolay bir gruba düşmedi..Avustralya ve Sırbistan gibi iki tehlikeli takımın yanında Afrika'lı Gana var grupta..Bu grup zaten bana kalırsa çekişmenin en fazla yaşanacağı grup olacak..Almanlar yine bir şekilde gruptan çıkabilir fakat yazının girişinde verdiğim istatistiğe çok güvenecekleri bir kadroları bana göre yok..

Kilit Oyuncusu : Mesut Özil

Avustralya

Avustralya'ya baktığımızda ülke tarihlerinin belki de en iyi kadrosuyla giriyorlar bu turnuvaya..Her bölgede gerçekten çok önemli oyunculara sahipler..Bana göre en zayıf oldukları bölge forvetleri..Zaten teknik direktörleri Pim Verbeek'de bunun farkında olacak ki forveti tek oyuncudan kurup , daha çok arkadan gelecek oyunculara bel bağlamayı tercih ediyor..

Kalede Fulham'ın başarılı kalecisi Mark Schwarzer var..Önünde oynayan defans dörtlüsü turnuvanın en iyilerinden biri belkide..Stoperde Galatasaray'dan tanıdığımız Neill ve Kavala'da oynayan Moore var..Savunmanın iki beki olan Chipperfield ve Wilkshire'da oyunun iki yönünde de başarılı isimler..

Avustralya'nın en başarılı olduğu alanlardan biri orta sahası..Grella ortasahanın top hırsızı..Bresciano'yu Palermo'dan tanıyoruz..Agresif ve dirençli bir ortasaha oyuncusu..Brett Emerton'u da hemen hemen herkes tanır..Takımın en büyük iki yıldızı ise Tim Cahill ve Harry Kewell..

Kewell'in varlığı hem işin teknik taktik yönü hem de psikolojik açıdan takım için çok önemli..Kewell'in takımın gerçek lideri olduğunu unutmamak gerekir fakat yaşadığı sakatlığın ardından eğer oynayabilirse nasıl bir performans ortaya koyar orası soru işareti..

Takımın dediğim gibi en büyük sıkıntısı forvette..Viduka'dan sonra burayı tazeleyemediler..Scott McDonald henüz bekleneni verebilmiş değil..Böylesine zor bir grupta iş yapabilir mi soru işareti..

Avustralya'nın bana göre kaderini Kewell'in durumu belirleyecek..İyi bir savunma takımı olabilirler fakat beraberliklerle bu gruptan çıkmaları mümkün değil..Bir şekilde maçı kopartmaları gerekiyor..

Kilit Oyuncusu : Harry Kewell

7 Haziran 2010 Pazartesi

2010 Afrika - C Grubu ( ABD - Slovenya )

ABD
ABD'yi en son bizimle oynadıkları hazırlık maçında izledik..Afrika'ya en çok bileti şu ana kadar Amerikalıların aldığı söyleniyor..Grupları da nispeten müsait..İngilizlerin arkasında çıkmak için büyük bir şans var ellerinde..Bizim maçta izlediğim kadarıyla ağır savunmaları dışında çok göze batan bir eksikleri yok..

Onyewu'nun sağlık durumu çok çok müsait olmayabilir..Jonathan Spector savunmanın sağında ortalamanın üzerinde bir oyuncu..Amerikanın genel olarak hemen hemen her spor alanında olduğu gibi futbolda da bir avantajları var..İşlerini çok profosyonelce yapıyorlar ve mücadeleden hiç kaçmıyorlar..Fizik olarak kuvvetli bir takım olduklarını bizle oynadıkları maçta da gördük sanırım..Özellikle ikinci yarıda biz dökülürken onlar ayakta kalmayı bildi..Bu fizik gücü Afrika'da da çok önemli olacak..İngiltere'ye karşı olmasa bile Cezayir ve Slovenya'yı sindirebilir bu oyun tarzları..

Amerika'nın orta sahasındaki oyuncular hiç fena değil..Fulham'ın ve milli takımın en büyük silahlarından biri Dempsey..Lampard'ın bir alt seviyesi diyebiliriz onun için..Yani abartmak için söylemiyorum daha çok oyun tarzı olarak benzedikleri için böyle bir benzetmeye gittim..Yine ortasahanın genelde solunda oynayan Damarcus Beasley gününde olursa rakiplerin başına iş açabilecek bir oyuncu..

Amerika'da forvette Altidore oynuyor..Bizim maçta bizim çok kötü olan stoper ikilimizi bozguna uğrattığı pozisyonlar var ama Servet - Gökhan Zan ikilisi ortalamanın çok altında bir ikili olduğu için Altidore'yi abartmayalım..Ama yine de iş yapabilecek bir oyuncu..Gücüyle ve dayanıklılığı ile sonuca gitmeye çalışan tipte bir forvet..

Ve tabii ki Donovan..Dempsey ile birlikte takımın en önemli silahı ve lideri..Amerika'da gördüğünüz gibi forvet değil de İngiltere tarzı arkadan gelen oyunculara dayalı bir takım yapısı var..

Amerika gruptan çıkmak için şanslı gözüküyor..Bakalım bekleneni yapabilecekler mi..

Kilit Oyuncusu : Landon Donovan

Slovenya

Bana göre bu grubun en zayıf takımı olur kendileri..Takıma baktığımızda forvette oynayan Novakovic dışında çok etkili bir isme rastlamıyoruz..Inter'in genç takımında oynamış olan Rene Krhin bu turnuvada şans bulamasa bile ileride adından bahsettirebilecek bir oyuncu olabilir..Yeri gelmişken not olarak düşelim..

Çok yaratıcı ve özel bir takım olmadıkları için tutunacakları en önemli dal takım oyunu , fizik güç ve oyun disiplinleri..Konsantrasyon ve motivasyonu en yukarıda tutarak kontraya dayalı bir futbol oynayacaklarını düşünebiliriz..Ama bu oyun tarzına uygun hızlı bir oyuncularının da olmaması sıkıntıyı daha da arttırıyor..

Bana kalırsa nispeten rahat olan böyle bir grupta bile Slovenlerin işi çok zor..Cezayir maçı dışında puan alabilecekleri bir maçın olduğunu düşünmüyorum açıkçası..Ki Cezayir bile en azından çeşitlilik açısından Slovenlerden daha zengin bir takım gibi görünüyor..

Kilit Oyuncusu :

Robben Afrika'da Var

Geçtiğimiz günlerde Macaristan ile oynadıkları hazırlık maçında sakatlanan Robben için Dünya Kupası'nda oynama ihtimalinin az olduğu yazılıp çiziliyordu..Bugün Hollanda'da doktoruyla görüştükten sonra basına çok büyük ihtimalle oynayabileceğini söylemiş Robben..

Dünyada geçtiğimiz sezonun en formda 5 oyuncusundan biri olan ve kulübünü en tepe noktalara taşıyan Robben'i dünya kupasında izleyememek çok yazık olurdu..Bu kadar son dakika sakatları olması kötü olmuştu fakat Robben'den gelen iyi haber bizleri sevindirdi..Darısı Drogba'nın başına..

2010 Afrika - C Grubu ( İngiltere - Cezayir )


İngiltere

Kupanın gizli favorilerinden biriyle başlayalım C grubuna..İngiltere'nin bana göre gizli favori olmasında en az takım kadar etkili bir başka isim var o da teknik direktör Capello..Capello'nun genel bir sistemi yoktur aslında..Elindeki hamur neye elverişliyse o şekilde yoğurur..

Şimdi elindeki İngiltere aslında bir jenerasyonun sonu diyebiliriz..Yıllardır alıştığımız Lampard hatta Gerrard ve Terry gibi oyuncuların etkili performanslarıyla oynayacakları son dünya kupası olacaktır bu..

İngiltere'nin dünya kupası bileti alma yolunda da takip ettiğimiz üzere en etkili tarafı ortasaha-forvet uyumu..En uçta Rooney gibi bir azmanın olması bir yana Ashley Cole ve Glen Johnson gibi iki bek ve Aaron Lennon gibi bir pırpırın da katkısıyla kanatlar olabileceğinin en iyisi olarak işliyor..

Ferdinand'ın sakatlığı sonrasında Terry'nin yanına stopere Jammie Carragher veya Ledley King çekilebilir..Orası yine çok güven veren bir bölge yani..

Hücum hattını sadece forvet olarak düşünmemek gerek dediğim gibi..Arkadan gelen adamlar bu turnuvada Rooney'den bile daha çok gol atabilir..Gerrard - Lampard - Lennon hatta daha defansif bir oyuncu olan Barry bile hücumda yeteneklerini konuşturabilen isimler..Şu takıma bakınca uzaktan atabilecekleri golleri de düşünüyor insan..

Capello'nun bana göre hatası Theo Walcott'u kadrodan çıkartmak oldu..Walcott'u geçen sene oynanan Fenerbahçe - Arsenal maçında çıplak gözle izlemiştim..Hakikaten rakibini darmadağan edebilen , topsuz alanda müthiş hareketli ve zeki bir oyuncu..Bir şekilde zorlayarak kaleye gidebilen bir isim..Kadroya alınsa bana göre kesinlikle iş yapardı..

Rooney'in arkasında Defoe ve Crouch gibi farklı tarzlara sahip iki oyuncunun varlığı da İngiltere'yi daha zor durdurulabilecek bir takım haline getiriyor..

Bana göre turnuvada Brezilya'dan da Arjantin'den de bir adım önde İngilizler..Benim de kupa için favorim durumundalar..Bakalım nasıl bir performans sergileyecekler..

Kilit Oyuncusu : Wayne Rooney


Cezayir

Cezayir için 24 yıl sonra alınan bir vizeydi bu turnuva..Mısır'ı olaylı maçların ardından eleyerek Afrika'ya gitme hakkı kazandılar..Bu onlar için kuşkusuz daha anlamlı olmuştur..

Cezayir'in en dikkat çekici takımın akıcı futbol oynama çabası..Hızlı ve süratli oyuncuları var ve yapamadıkları zaman bile bu oyun tarzını değiştirmek niyetinde olmuyorlar..Bu yüzdendir ki aldıkları sonuçlar şaşırtıcı oluyor..Malevi'ye 3-0 yenilip gidip Fildişi'ni yenebiliyor takım örneğin..Yani o gün oyuncuları biraz tutturdular mı birşeyleri başarabiliyorlar..

Takımın bana göre vasatın üzerindeki bölgesi defansları...Premier lig ve Bundesliga tecrübesine sahip oyuncuları var bu bölgede..Bochum'lu Yahia , Portsmouth'lu Belhadj ve Yebda önemli oyuncular..En basitinden bizim ülkemizde bırakın Premier'i veya Bundesliga'yı kendi takımında güven vererek oynayan bir stoper bile yok..

Hücumun ve aslında takımın en büyük silahı kuşkusuz Karim Ziani..Cezayir bu turnuvada bir maç kazanacaksa Ziani'den çok şey beklemek gerekiyor..

Cezayir'in grupta işi hiç kolay değil..Gidip İngiltere'den 5 yiyip , Slovenya'yı yenebilirler..Bu tarzda bir takım ama en azından maçlarının sıkıcı geçmeyeceğini düşünebiliriz..

Kilit Oyuncusu : Karim Ziani

6 Haziran 2010 Pazar

2010 Afrika / B Grubu ( Nijerya - Yunanistan )


B grubu bugün bitsin bakalım..

Nijerya

Nijerya'yı son Afrika Kupası'nda biraz izlemiştim..Takım geçtiğimiz aylarda ortaya koyduğu defansif permormansla dikkat çekiyordu..İş sadece defans dörtlüsünün hüneri değildi elbette..Orta sahada oynayan oyuncuların da genel itibariyle defansif özellikleri olması takımın direncini ve defans gücünü yeterince arttırıyordu.

Elbette henüz yazının başında Obi Mikel'in sakatlığının takımı nasıl etkileyeceğini az çok tahmin edebiliriz..Ama dediğim gibi Nijerya özellikle defansif açıdan tek tek oyunculara bağlı bir takım olmadığını söyleyebiliriz..Ofansif açıdan bu bahsettiğimiz durumun varlığı var..Yani mesela Yakubu ve Obinna ikilisinin olmadığı bir hücum hattından bir sonuç beklemek fazla iyimser olur..

Takımın dikkat çeken oyuncuları sadece bu iki forvet değil..Stoper Yobo , sol bek Taiwo , stoperin diğer kolu başka bir Premier Lig oyuncusu Shittu Nijerya'nın kalesinin güvende olması için ter dökecekler..

Bana göre takımın sıkıntısı ortasahada olacak..Mıkel'in sakatlığından sonra oyunu iki yönüyle oynayacak oyuncu konusunda ciddi sıkıntı yaşayabilirler..Orta sahanın mücadeleci olması güzel elbette fakat işin rakip yarı sahada oynanacak boyutu da var..Burada biraz Almeria'lı Uche'nin devreye girmesi belki takıma bir efektiflik kazandırabilir..

Daha önce Güney Kore için dediğimi Nijerya için de söyleyebilirim..Gruptan çıkmanın formülü Yunanistan veya G.Kore'yi yenip diğeriyle berabere kalmaktan geçer..Nijerya ev sahibi sayılır , bunu kullanmaları gerekecek..Dinamik ve etkileyici bir savunma takımı..Sürpriz yapabilirler..

Kilit Oyuncusu : Yakubu


Yunanistan

Aslında ne kadar enteresandır ki 2004 yılında Avrupa'nın en iyisi olmayı başaran bir ülkenin bana göre turnuvanın en zayıf gruplarından biri olan B Grubu'ndan bir üst tura yükselemeyeceğini tahmin ediyorum..

Yunanistan bana göre baştan aşağıya miladını doldurmuş bir takım..Haydi biraz Ninis'i dışarıda tutalım , son 5-6 yılda ürettikleri hiçbir kalıcı değer yok..Gekas , Charisteas falan dahil..Hani kalede Nikopolidis olsa tam olacak hatta..Dünya Kupası'na gelmeye hak kazandıkları yolda İsviçre gibi ortalama bir takıma iki kere yenildiler fakat grup o kadar kolaydı ki 2.bitirdiler..Daha sonra yine futbolda düşüşte yaşayan bir ülke olan Ukrayna'yı güç bela eleyip Afrika biletini kazandılar..

Takımın bana göre en iyisi ve ön plana çıkabilecek tek isim teknik direktör Otto Rehhager olacaktır..Avrupa şampiyonu olduklarında da teknik direktör Rehhager'in bizleri tv karşısında bayıltan oyun sistemi tutmuştu..Yine o tarz birşeyler deneyeceklerdir..Zaten şu takımın ekstra birşeyler üretecek fazla bir alternatifi yok..

Yunanistan belki 6 sene önce yaptığı sürprizin bir başka türlüsünü yapar ve bu sefer ortaya pozitif bir futbol ortaya koyar..Bu kadro yapısıyla bu bana zor gelse de 6 sene öncesine sürprizlerin en büyüğünü yapan bir hoca bu sefer de takımına başka bir plan program çizmiştir mutlaka..

Kilit Oyuncusu : Samaras

2010 Afrika / B Grubu ( Arjantin - G.Kore )


Arjantin

Seriye biraz hız vermenin zamanı geldi..B grubundan devam edelim..Yine iki takım iki takım yazıyorum kısa kısa..Artık hangi takımlar ilginizi çekerse kısa bir göz atarsınız..

Arjantin sadece grubun değil , dünya kupasının da tartışmasız favorileri arasında gösteriliyor..Arjantin gibi bir ülkenin 1986 yılındaki şampiyonluğundan sonra henüz bir yarı final bile görmemiş olması hem takım üzerindeki baskıları arttırıyor hem de beklentilerin artmasına neden oluyor..Üstelik ne gariptir ki o günlerin bir numaralı futbolcusu Maradona şimdi teknik direktör ve zamanımızın en iyisi Messi şimdi Arjantin'in bir numaralı kozu..

Kısa kısa geçmeye çalışacağım..Maradona'nın Zanetti - Cambiasso tercihleri çok tepki çekmişti bildiğiniz gibi..Maradona'nın bek sıkıntısı çektiği bir takıma Zanetti'yi almaması bana göre de tuhaf..Arjantin dörtlü savunmasını Maradona genelde dört stoperden kuruyor..Benzer bir şeyi Fransa için yazmıştım hatırlayacaksanız..Onlar savunmayı dört tane bek oyuncusundan kuruyorlar demiştik , Arjantin ise dört stoper tarzda oyuncuyla savunmasını kuruyor..Hadi Heinze için stoper demeyelim aslında..Ama Samuel - Demichelis - Otamendi stoper oyuncular..

Orta sahada Cambiasso'nun yerine Maradona'nın bu takımda damadı olan Agüero'dan bile daha çok sevdiği Javier Mascherano var..Valla Mascherano'nun neden bu kadar önemli bir adam olduğunu ben yıllardır anlamadım gitti..Hiçbir zaman oynadığı bölgenin hakkını veren tipte bir lider oyuncu olamadı bana göre..Yine ortasahada Veron - Di Maria - Bolatti gibi çok inandığı bir takım var Maradona'nın..


Hani Arjantin ortasahası ilerki turlarda karşılaşacakları bir İngiltere karşısında tutunamaz gibi görünüyor..Fakat bir bölge var ki turnuvadaki her takım onların karşısında ne yapacaklarını şaşırır duruma düşebilir..Messi - Higuain - Milito - Tevez - Agüero bi de Palermo var..Kimi koysan muhteşem bir hücum hattı..Şimdi burada Maradona'nın bana göre yapması gereken şey örneğin bir Milito - Higuain ikilisini forvet yapıp Messi'yi biraz daha arkada kullanmak..Barcelona sistemine yakın bir sistem en akla yatkını..Bir kanada Messi diğerine Agüero onların önüne Milito tarzı bir ileri hat iş yapar..

Arjantin hakkında yazacak çok şey olduğu için yazı olması gerekenden biraz uzun oldu..Burada Messi ve Maradona'nın her türlü başarıda ve başarısızlıkta kahraman olacağı bir takım var..Gruptan 9 puanla rahat rahat çıkarlar fakat bu kadro yapısının yani bana göre çok iyi olmayan bir ortasaha ve beklerinden sıkıntı yaşayabilecek bir takımın sağlam takımlar karşısında zor durumlara düşebileceğini düşünüyorum..

Kilit Oyuncusu : Messi

Güney Kore

Ev sahibi olduğu 2002'de yarı final oynayıp bize kaybederek dünya 4.lüğüne erişen Güney Kore bunun dışında katıldığı tüm şampiyonalarda ilk turda elenmişti..Aslında zor da olsa 2.tur görebilecekleri bir gruba düştüler..Arjantin'in grubu süpüreceğini varsayarsak alacakları bir galibiyet ve beraberlik Güney Kore'yi Arjantin'in arkasında ikinci yapabilir..

Güney Kore'nin kaleci - savunma ve defansif ortasaha oyuncularının hemen hemen hepsi ya kendi liglerinde ya da Japonya liginde falan oynuyorlar..Ve bu oyuncular genel olarak yaşlı oyuncular..36-34 yaşlarında oyuncular hala ilk 11'lerinde oynuyorlar..Üstelik bu oyuncular savunma oyuncuları..

Bunun dışında akla gelen ilk isim Ji Sung Park ve takımı etkili yapan diğer lejyonerleri Güney Kore'nin herşeyi durumundalar..Sağ kanatlarında oynayan ve Bolton forması giyen genç yetenek Lee Chung Yong ve ortasahanın ortasında oynayan diğer bir genç oyuncu Ki Sung Yueng bu turnuvada gösterecekleri performansla yeni Ji Sung Park olmak isteyeceklerdir..

Takımın ciddi bir gol sıkıntısı var ve defans oyuncuları da ağır ve yaşlı oyuncular..Kore'nin bu turnuvada yapmak istediği şey oyunu sürekli yavaş tempoda tutmak olmalı fakat bu oyun tarzıda izlediğimiz kadarıyla Kore'nin oyun tarzı değil..İşleri zor ama imkansız değil..Dediğim gibi çalacakları bir galibiyete bile bakabilir bu iş..

Kilit Oyuncusu : Ji Sung Park