27 Mayıs 2010 Perşembe

Helal Olsun Sana Emir Preldzic !


Maçın bitimine 15 dakika kala Efes 15 sayı öndeydi ve Fenerbahçe ortaya hiçbir yaratıcı hücum oyunu koyamıyordu..Efes'in neredeyse her attığı üç sayılık atış sayıya dönerken , Fenerbahçe'nin attıkları bir türlü girmiyordu..

Basketbolda böyle durumlarda gerideki takımın artık tek birşeye ihtiyacı vardır ; Bir kahraman yaratmak..Çünkü o takım o duruma girdikten sonra hep beraber bambaşka bir takım halini alamaz..Onları ateşleyecek , maçın bitmediğini onlara hatırlatacak bir oyuncuya ihtiyaçları vardır..

Fenerbahçe'de günün kahramanı hiç şüphesiz Emir Preldzic idi..Onun sadece bu maç için değil genel itibari ile özel bir oyuncu olduğuna sık sık şahit olmuştuk..Hani futboldan bir örnek vermek gerekirse Fenerbahçe'nin basketboldaki Tuncay'ı gibi Emir..Bu yaşta bir oyuncunun bu kadar özgüven ve hırsla işi bu noktaya getirdiğini görmek gerçekten etkileyici..

Fenerbahçe 17 sayılık farkı kapatarak maçtan galip ayrıldı ve seri 3-1'e döndü..Geçen sene serinin 2-0'dan 2-4'e döndüğünü düşünürsek tedbiri elden bırakmamak gerektiğini daha net görürüz..Ama böyle bir kırılma maçını bu şekilde kazanmak Fenerbahçe'ye ciddi bir moral depolamış olmalı..

Son period dışında tamamen Efes'in kontrolünde giden bir maçı Fenerbahçe kazandı..Hatta çaldı bile diyebiliriz..

Serinin 5.maçı pazar günü Ayhan Şahenk Spor Salonu'nda..

26 Mayıs 2010 Çarşamba

NIKE - Write The Future



Tartışmasız en iyisi..

25 Mayıs 2010 Salı

Transfer Rotası


Fenerbahçe'nin gündeme erken düşen bir ismi aldığını henüz gören yoktur herhalde..Yüzlerce ismin adı geçer , bir iki ay bu isimlerle kadrolar kurulur , taraftar heyecanlanır daha sonra hiç adı geçmeyen bir oyuncu gelir çubukluyu öper..

Milos Krasic bana göre transferi mümkün olmayan bir isim örneğin..Şu ara adı en çok geçmeye başlayan isimlerden biri..Transfer yapması kesin gibi..Zira bu kadar yetenekli bir oyuncunun CSKA'da futbol hayatına devam etmesi kadar saçma birşey olamaz..Üstelik gelecek ay dünya kupasında sahne alacak Krasic..

Türkiye'ye gelir mi sorusuna net cevabın hayırdır fakat Fenerbahçe dışında onu kimlerin istediği de bir muamma..Şampiyonlar Ligi oynanırken onu Arsenal'in istediği ve yine İtalya'dan talipleri olduğu dünya kamuoyunda konuşuluyordu..Fakat ortada hala net birşey olmaması soru işaretlerini arttırıyor..

Fenerbahçe için doğru seçim mi diye sorarsak daha doğru bir seçim olamaz herhalde..Türkiye ligini yaldır yaldır dağıtabilecek bir oyuncu Krasic..Fenerbahçe'nin bu sezon transfere daha ciddi paralar ayırdığı ve özellikle Aykut Hoca önderliğinde Güney Amerika pazarından çıkacağını varsayarsak sadece Krasic'in adının bile geçmesi bu sefer sanki daha doğru transferlerin bizleri beklediğini gösteriyor..

Bana kalırsa Bilica - Cristian - Deivid ve Guiza ile yollar ayrılıp , ortasahanın ortası , kanatlar ve forvete çok ciddi isimler transfer edilmeli..

Özellikle çok çok ciddi bir forvetin kesinlikle alınması gerekiyor..

Dünya Kupası'ndan önce bir iki transfer imzası atılmazsa bu senede iş hüsrana ve Güney Amerika'ya doğru yönelecek gibi duruyor..

24 Mayıs 2010 Pazartesi

Lost - The End


Spoiler alarmı !

Öncelikle 6 sene boyunca beni bu kadar peşinden sürükleyebilen , saatlerimi belki günlerimi harcadığım ve bazen mantıklı bazen de mantıksız yüzlerce şeyiyle beni bu kadar etkileyen , bu kadar hakkında kafa yorduğum bir dizi daha olmamıştır ve yüksek ihtimaldir ki bir dahada olmayacaktır..

Final bölümü hakkında söyleyeceğim teori vb. birşey yok..Zaten sözlüklerde veya ilgili sitelerde/bloglarda hakkında çok yazı okuma şansınız var..Ben burada sadece kişisel fikrimi yazmak istiyorum..Yani aslında burada belki hiçbirinizin ilgisini çekmeyecek ama kendimce Lost'a bir selam çakmak istiyorum..

6 sene boyunca bu kadar zirvede kalmayı başarabildikleri için bir teşekkürü hakediyorlar..

Bu arada ' en başından beri öldüler ' diye budalaca bir teori atanlar oldu ortaya..Nasıl 6 sezon sonunda buna vardılar aklım almadı..Finalde öğrendik ki final bölümünün ada sahneleri dahil adada yaşanan herşey gerçekti..Jack'in babasının dediği gibi bazıları Jack'ten çok önce(Boone , Shannon , Charlie vs.) bazıları ise ondan çok sonra öldüler.(Adada çok iyi bir ikinci adam oldun demişti Hurley , Ben'e..Yani bu demek oluyor ki Hurley-Ben ikilisi adada uzun süre kalmışlar.)Yine adadan uçakla ayrılan takımda tahminen Jack'ten çok sonra öldüler..

Bize 6.sezonda anlatılan ve flash-sideways dedikleri olay bir paralel evren değil , arafmış..Jack'in babasının dediği gibi bu insanların hepsinin hayatlarının en önemli noktası bu insanlar oldukları için birarada olmaları gerekiyordu..

Benim finalden önce beklentilerim adamın birinin çıkıp , bakın agalar black smoke bu yüzden var,adanın kaynağındaki sudan abdest alırsanız 1000 yıl yaşarsınız , sahildeki heykelin şu hikayesi vardı , Desmond tuşlara bu yüzden bastıydı diye anlatmasını beklemiyordum..

En başından beri Jack odaklı bir hikayeydi..Onun babasıyla olan ilişkisi , adaya olan inancı , her zaman birşeylerin sorumluluğunu alıp başarısız olmuşken bile kendini feda ederek arkadaşlarını ve adayı kurtarması ve sonunda ondan bekleneni yapması çok güzeldi..Üstelik bunu yaparken dramlar üstüste geldi..Yaralı halde oraya inmesi , Kate'den vazgeçmesi , Desmond'ı 'See u in another life brother' diye kurtarması falan hepsi çok iyiydi..

Bambuların arasında son yürüyüşünü yaparken gösterdikleri tenis ayakkabısı , Jack'in adaya düştüğü yerde ölmesi , Vincent'in onu uğurlaması falan hepsi çok güzel detaylardı..

Lost bitti..Televizyon tarihinin tartışmasız en büyük yapımı sona erdi..Hakikaten bir efsane ve fenomen olmayı haketti..Bundan sonra Lost'un olmayacağına inanasım gelmiyor nedense..Doğru düzgün dizi izlemeyen biri olarak Lost'un boşluğu öyle kalacaktır..

Her güzel şey gibi sona erdi..Onlar bize bi hikaye yarattılar , biz bu hikayeyi akıttık , kafamızda teoriler ürettik , sorular ürettik..

Futbolda Messi , televizyonda Lost..Şanslı nesil..

See you in another life brother !