24 Nisan 2010 Cumartesi

Maça Doğru , Kasımpaşa - Fenerbahçe


Telafisi yok , geri dönüşü yok..Bundan sonra kazanmaya odaklı ve bu konuda cömert olmayacak bir Fenerbahçe bekliyoruz artık..Maçtan önce bilet konusunda yönetimin yaptığı büyük jest , camianın genel olarak bütünleşmiş havası , arka arkaya alınan büyük maçlar ve bunların getirdiği moral , oyuncuların genel istek ve inançları Fenerbahçe'yi bu seviyeye getirdi..Bizlerin de beklediği tek şey kazanmak artık..

Kasımpaşa maçları her takım için tahmin edilmesi güç maçlar..Çok rahat yeneriz dersiniz bir anda sizi tokatlarlar..Zor maç olacak dersiniz inanılmaz hatalar yaparlar , bir anda fark atarsınız..Oyun tarzlarının genel olarak rahat olması ve hücumu seven takım olması lige ayrı bir renk katıyor..Savunma konusunda Anadolu takımlarına oranla daha umursamaz..Yılmaz Vural'ın söylediği ' Türkiye'nin Barcelona'sı ' benzetmesinin en önemli nedeni bu hücuma endeksli takım yapısı..

Fenerbahçe için işler artık bir sisteme oturdu..Takımın karakteri ve yapısı rakip kim olursa olsun değişmeyecek şekilde..Ayrıca daha önce de yazdığımız takımın içindeki inanç ve istek bu tip maçlar öncesi Fenerbahçe'yi bir adım öne taşıyor..

Kadro için bizi sürpriz beklemiyor..Volkan'ın önünde Gökhan - Bekir - Lugano - Santos dörtlüsü , onların önünde Mehmet - Selçuk - Emre - Özer ortasahası ve ileride Alex ve Guiza..Kasımpaşa'nın oyun yapısı Fenerbahçe'nin ortadan gelecek ataklarda etkili olmasına neden olabilir..Takım savunması konusunda çok başarılı olmayan Kasımpaşa karşısında gol bulmak için kanatlarda oynayan Mehmet Topuz ve Özer'in daha içeri katederek oynaması ve Alex ile verkaçlara girmesi Fenerbahçe'ye gol getirebilir..

Yine duran toplarda Fenerbahçe'nin etkili olabileceği bir maç..Kasımpaşa kısa bir takım ve hava toplarında özellikle savunmada sorunlar yaşıyorlar..Burada yine Alex'in ortaları ve Lugano'nun varlığı önemli bir gol şansı..

Fenerbahçe karşısında stressiz ve amaçsız bir takım olacak..Tribünlerin büyük bölümü Fenerbahçeli olacak..Kasımpaşa'nın rahat olması Fenerbahçe için avantaj da olabilir dezavantaj da olabilir..Burada bana göre en önemli olan şey Fenerbahçe'nin erken bir golle Kasımpaşa'yı oyun planından saptırması ve rahatlaması olur..

Bilica'nın yokluğunda bozulan stoper ikilisinin yüksek konsantre ile oynaması şart..Gökhan ve Santos ikilisinin yine üstüste gelen zor maçlarda yaptıklarının tersine daha fazla hücuma çıkarak oyunu genişletmeleri gerekiyor..

Bu maç pek Guiza'nın iş yapabileceği bir maç gibi durmuyor..Kasımpaşa savunması arasında tek başına kalacak ve öyle savunma arkası top fırsatı da pek gelmeyebilir..Belki karambolde araya sıkıştırabileceği bir gol bulabilir..

Kilit adam takımı şampiyonluk rotasına sokan kaptan..Alex'in çözebileceği , söküp alabileceği maçlardan biri bu maç..Zaten o da en az bizler kadar çok istiyor bu işi artık..Resim olarak antrenmanda ki bu keyifli halini özellikle seçtim..

Fenerbahçe'nin kazanması durumunda akşam oynanacak maç iki takım için de stresli bir hal alacak..Özellikle uzun zamandan sonra Bursaspor geriye düşerse bunu nasıl atlatabilir oyun içerisinde merak ediyorum..Psikolojik bir üstünlük mutlaka olacaktır maç sırasında Fenerbahçe'nin , Bursaspor karşısında..Galatasaray böyle bir senaryoda öne geçerse rahat bir maç bile kazanabilir..

Fenerbahçe'nin bunların hesabından önce çıkıp maçını kazanması gerekiyor elbette..Haydi artık az kaldı..İnancımız da güvenimiz de tam..

Denizli Kümeye


Fazla yorum yapmayacağım..Hakettiğiniz yere düştüğünüz için mutlu ve huzurluyum sadece..Denizli'nin küme düştüğü seneyi Fenerbahçe şampiyon kapatırsa anlamlı olur..Bloga belki de yazdığım en kısa yazı bu ancak not düşmeden geçmek istemedim..

23 Nisan 2010 Cuma

Fenerbahçe'nin Yeni İskeleti


Bu sene bitmek üzere artık..2 kupa için de şansı ve iddiası var Fenerbahçe'nin..Belki ikisini de alır , belki ikisini de kaybeder ancak bu sene belki herkesin farkında olmadığı birşey oldu Fenerbahçe'de..

Olan şey takımın yeni bir iskelet kadrosunun oturması oldu..Daum'un zaten en büyük özelliklerinden biri bu iskelet yapıyı ilk sezonunda takıma oturtmasıdır..Birinci Daum döneminde de ilk sene gelen şampiyonlukta ana iskelet kurulmuş , yeni sezona girerken takıma ufak tefek monteler yapılmıştı sadece..

Daum'un yapmayı çok iyi bildiği bu iskelet sayesinde bir ay önce herşeyin bittiği söylenen Fenerbahçe şuan bu noktaya geldi..Bu iskelette her mevkii de Daum'un vazgeçemediği isimler var ve bu isimlerin ortak bir oyun karakterleri var..Yabancı oyunculardan genel olarak bahsetmeden üzerinden geçeceğim şöyle bir..Ancak iskeletin yerli oyuncuları ve onların o kadar göze batmayan oyun karakterleri hakkında birşeyler söylemeden olmaz..

Savunmanın tek yerlisi Gökhan ile başlayalım..Sakat sakat oynamasını bir kenara bırakalım , normal şartlarda bile yapabileceklerinin üzerinde oynayan , sürekli özverisiyle takımın pes etmesini istemeyen , taraftara ' bende sizden biriyim ' mesajını oyunu ve karakteriyle sık sık hatırlatan bir isim Gökhan Gönül..Fenerbahçe'nin belki de son 20 yılda İlker Yağcıoğlu'nun bile üzerinde gördüğü en iyi sağ bek..

Orta sahada Emre - Mehmet - Selçuk - Özer dörtlüsü bu sene bu takımın bu noktaya tekrar gelmesinde en kritik adamlar..Ki bu iskelet yazısının temelleri de bu isimler zaten..Emre'nin kalitesini , zekasını ve dominantlığını tartışmaya gerek yok..Özellikle ikinci yarının bunalım döneminde takımını ayakta tutabilen tek oyuncuydu..Tribünlerle arası muhteşem , taraftar onu çok sahiplendi , o da elinden geleni sonuna kadar ortaya koyunca böyle üstün işler ortaya koyuyor..

İskeletin son bir ayda en büyük kemiği Selçuk Şahin..Her zaman eleştirildi , her zaman akla gelen ilk günah keçisi oldu..Ancak şu unutulmasın ki bu takımda senelerdir her ihtiyaç olduğunda görev aldı..Belinden yaşadığı sorun hariç bir kere bile sakatlanmadı , kendini hep hazır tuttu..Bu adamın son 2 senede Galatasaray'a 2 , Beşiktaş'a 1 golü var..Her ihtiyaç duyulduğunda iyi veya kötü oradaydı ve formasını her zaman sonuna kadar terletmeye özen gösterdi..Bu sene Sami Yen'in kapanış golünü atıp ligin şeklini değiştirmesi bir yana , son Beşiktaş maçında yaptığı hücum pres ve Alex'e verdiği asist gözlerden kaçmamalı..

Orta sahanın iki yeni ismi Mehmet ve Özer..İkisi de çok büyük potansiyele sahip ve büyük beklentiler yaratan oyuncular..Mehmet transfer ediliş şekli ve aldığı parayla beklenti yaratırken , Özer ise özellikle Alex'in desteği ve Ankaraspor'da ortaya koyduğu harikalarla büyük beklenti yarattı..Bu iki oyuncunun çok özel destekleri oldu takıma..İkisi de belki skor olarak beklenen sayıların altında kaldılar ama Fenerbahçe'nin iki kanadında pes etmeyen ve koşmaktan , mücadele etmekten yorulmayan iki tane genç oyuncusu oldu..Bu iki oyuncu seneye bu seneye oranla çok daha üst düzey performans göstereceklerdir..Ki zaten bu bir Daum klasiğidir..Taraftarın onlara olan kredisi ve desteği de yeterince var..En önemlisi bu oyuncular cesur oyuncular..Ne mücadele etmekten yorulurlar , ne de şut çekmeye , ara pası atmaya , çalıma girmeye çekinirler..

Bu 5 yerli oyuncu dışında Bilica-Lugano-2 aydır Santos-Alex hatta oynadığı dönemde Cristian'ın sorumluluk aldıklarında yaptıkları en önemli şey , mücadele etmek oldu..Biz özellikle ikinci yarının başında takım tepe taklak aşağı giderken , Aziz Yıldırım'ın sene başında söylediği lafa dokundurma yaparak ; ' Ne ısırgan takımmış be ' diyorduk..

Ama şimdi dönüp son 6-7 maça bakıyorum da gerçekten ısıran , mücadeleyi bırakmayan , formasını sonuna kadar ıslatan ve en önemlisi isteyen bir takım var ortada..Ve dediğim gibi bunun da en büyük nedeni bu karakteri ortaya koyan oyuncuların birarada olması..Yerlilerin liderliği bir kenara savunmada Lugano ve Bilica'nın müthiş mücadeleleri ve caydırıcıkları , Alex'in aldığı üstün sorumluluk takımı bu noktaya getirdi..

Şimdi düşünüyorum , bu takım iki kupayı da alsa veya ikisini de alamasa bile seneye transfer sezonunda klasik bir Daum senesi yaşayacağız..Bir revizyona ihtiyaç yok , 2-3 tane ilk 11'e monte edilecek oyuncuyla takım çok daha üst düzey bir oyun oynayabilir..

Teşekkürler Yönetim


Pazar günü oynanacak Kasımpaşa maçı için ortaya çıkan bilet fiyatlarına taraftarın tepkisi gecikmemiş fakat yine de yapılacak birşey olmadığı için 120 liralık biletlere eyvallah çekilmişti..Kasımpaşa'ya da çok kızmamak lazım bu yaptıklarından dolayı..

Yapacak birşey yok dedim ya aslında varmış..Hemde çok büyük bir jestmiş aslında bu..Türkiye'de örneğine ilk kez rastlanacak şekilde , Fenerbahçe Yönetimi 120 liralık biletleri toptan alarak bizlere 50 ve 80 liradan sunuyor..Biletler yarın satışa çıkıyor..Aradaki farkı yönetim ödedi..

Taraftar ve yönetim elele şampiyonluğu istiyoruz mesajını yönetimin bu kadar göstere göstere yapması takımı bile etkileyebilecek bir hareket..Fenerbahçe yönetiminin 22 liralık kale arkası hamlesinden sonra en anlamlı ikinci tribün adımı oldu bu..Kombinelere zam gelmemesi de cabası..

Bu camia şampiyonluğu istiyor..Yönetim de elinden gelen herşeyi yapıyor..Teşekkürler yönetime..

22 Nisan 2010 Perşembe

20 Nisan 2010 Salı

Inter : 3 - 1 : Barcelona / Mourinho Etkisi

Maçtan önce düşündüğüm şey Jose Mourinho'nun bu kadar üst düzey bir turnuvada aynı takıma üst üste üçüncü defa ezilmeyeceği idi..Grup maçlarında 0-0 ve 2-0 ile geçmişti maçlar..Jose'nin takımı iki maçta da çok kötü oynamış ve Barcelona'ya kolay teslim olmuştu..

Yazıya Mourinho etkisi dememin nedeni çok açık..2 ay önce İtalya'da 3 pas yapamayan Inter ile bugün Barcelona'nın dengesini tamamen bozan , 1-0 geriye düşmesine rağmen maçı çeviren ve Barcelona'yı kendi kişiliğinden uzaklaştıran Inter arasındaki farkı görmemek mümkün değil..

Inter'de bu maç hayran kaldığım şey , tüm takımın oyun düzenine olan sadıklığı ve disiplini idi..Kaleci hariç herkes sonuna kadar pres yaptı..Barcelona'nın tüm pas sistemi bozuldu..Inter'in genel olarak takım savunması övgü topluyor her zaman..Bana göre bu takımın bu kadar net savunma yapmasının en önemli nedeni ileri üçlüsüdür..Sneijder - Milito ve Eto'o harika hücumcular ve müthiş savaşçı oyuncular..

Barcelona malum oyunu kurmaya kaleci ve savunmasından başlarken bu üç oyuncu oraları karıştırdı..Inter'in bu maç ortaya koyduğu müthiş direnç orada başladı..

İlk golü Barcelona bulmasına rağmen takımın ortaya koyduğu direnç ve inanç maçın kopmasına engel oldu..İlk yarı 1-1 biterken Barcelona alıştığımız futbolundan uzaktı , İnter ise maça kazanabileceğini kanıtlamıştı..

İkinci yarıya golle başladı Inter ve düğüm çözüldü..Faul gibi gördüm ama net birşey demiyelim..Üçüncü gol ise çok açık ofsayt..Nasıl gözden kaçtı anlamak güç..

Maç 3-1'e geldikten sonra Jose Pandev'i aldı , Stankovic'i koydu..Pep ise çok kötü bir gün geçiren İbra'nın yerine sol beke Abidal'i çekip , Maxvell'i öne attı..Yapabileceği en mantıklı hamle buydu aslında..Barcelona'da geçen seneye göre takımın rotasyon gücü zayıfladı..Iniesta'nın sakatlığı ve geçen seneye göre neredeyse sıfır katkıyla oynayan Henry'nin yoklukları İbra'nın yerine Abidal'in alınmasına kadar itti Pep'i..

Messi - Xavi ikilinin trafiğini olabildiğince iyi kapattı Inter..Özellikle Messi'nin karşısına Zanetti'yi dikmek , Messi karşısında psikolojik bir üstünlük sağlamaktı..

Son 10 dakikada Barcelona müthiş bir baskı kurdu..Pique'nin sürpriz çıkışları iki pozisyonda gol getirebilirdi..Birinde vuramadı , diğerinde Cesar kalede büyüdü..

Barcelona için kullanılan bir laf var..Hani bu takım x bir takıma ilk maçta 5-0 yenilmiş olsun rövanşta 6 atması gerekiyorsa bir şekilde atar diye..Şimdi Nou Camp'ta hemen hemen her maçta rahat rahat yakalayabileceği bir skor olan 2-0 bile Barcelona'ya yetecek..Yazarken sanki çok kolay olabilecek gibi geliyor insana..Fakat karşısında müthiş inatçı bir takım ve dahi bir hoca var..Nou Camp'ta her türlü numaraya girer Jose..Pep'in bu sene Madrid deplasmanı dahil çıkacağı en stresli maç olacak..

Bu arada bu seviyede bir maç için seçilebilecek en kötü hakemler seçilmiş..Bana göre maçın sonlarında Pique'ye yapılan hareket kesinlikle penaltı..Bir de Dani Alves'e aldatmadan sarı çıkan pozisyonda bana çok yalandan gelmedi..Orada Sneijder'in sol ayağı Alves'in sol ayağını baya baya süpürüyor..

Yine de rövanş yerine Papatyam'ı izleyebilirim kimse kusura bakmasın..

19 Nisan 2010 Pazartesi

Ben Yarın Papatyam İzleyeceğim


Barcelona - Arsenal maçını Star Tv yayınlamayınca ortalık ayağa kalkmış , Star Tv eleştiri yağmuruna tutulmuştu..Hatadan kesin olarak bir ders alındığını varsaymıştım o olaylardan sonra..

Yarın malumunuz İtalya'da Inter - Barcelona maçı var..Star yarın maçı yine canlı olarak yayınlamıyor ve saat 20:00/23:00 arasında bizlere 3 saat sürecek bir ' Papatyam ' şöleni armağan ediyor..

Ben çok merak ediyorum bu dizinin ne özelliği var diye o yüzden ben yarın herşeyle bağlantımı kopartıp kendimi Papatyam isimli diziye vereceğim..Yarının kısa özeti de aşağıda..Gerçekten çok enteresan işler oluyor Papatyam'da , kaçmaz..

Necati'nin psikoloğa sürekli kendisini ve evliliği şikayet ettiğini öğrenen Feride bir süre Necati'den ayrı yaşamaya karar verir. Terk edilmesine çok bozulan Necati karısının izini tamamen kaybeder. Onu nasıl getireceğini bulamayan Necati sonunda pes eder ve başka bir kadınla evlenmekten söz etmeye başlar.

Henüz boşanmadan yeni bir evlilikten bahsetmesi Feride'nin çocukları arasında büyük bir tepki görür.Özge'nin arkadaşına satranç bildiğini söyleyen Seyfo zor durumda kalır çünkü iddialı bir maça başlarlar... Satranç bilmeyen Seyfo rakibini alt etmek için bilgisayar yardımıyla bir hile yapar. Rıza ise müstakbel kayınpederinden acı haberi alır. Nurettin ancak Rıza içgüveysi olursa kızını verecektir.

Blog Gücü


Fenerbahçeli bir blogger veya blog takipçisiyseniz eğer Papazın Çayırı'nı mutlaka takip ediyorsunuz demektir..Bundan bir hafta 10 gün evvel voleybolcularımızın kazandıkları zaferlere teşekkür etmek için onların Beşiktaş maçından önce tribünleri selamları yönünde bir kampanya başlattılar ve diğer Fenerbahçe'li bloggerlardan da destek gördüler..

Elbette sadece bloglarla olabilecek bir iş değildi , mutlaka köprüyu inşa eden abilerimiz,kardeşlerimiz de olmuştur bu kampanyanın büyümesinde..Ve nihayetinde maçtan hemen önce stad tıklım tıklımken hem bayan hem erkek voleybol takımlarımızı ayakta alkışlamak nasip oldu bizlere..

Başta Papazın Çayırı olmak üzere kampanyaya destek veren tüm bloglara ve elbette FenerBlog'a teşekkür ediyorum ben de üzerime düşeni yaparak..

Milliyet'e dilettirilen özrün ardından böyle bir kampanyanın da başarıyla sonuca bağlanması da Blogların ülkede gittikçe genişlediğine ve etkinleştiğine bir işaret oluyor..

18 Nisan 2010 Pazar

Gol Santrada Atıldı


1 aydır çalışılıyor bu pozisyon..Her santrada Alex topu ileriye taca vuruyor ve takım önde prese başlıyor..Avrupa'da bu basit taktiği uygulayan başka takımları da izlemiştim..Fenerbahçe'de bu taktiğin ne zaman meyve vereceğini merak ediyordum açıkası..Hani meyve vermesi derken golle sonuçlanması da değil , tehlikeli bir pozisyon / kazanılan bir serbest vuruş falan bile maçın başında hiç yoktan geleceğini düşünürsek yeterince iyiydi..

Bugün santrada yine Alex yolladı topu taça..Daha sonra takım halinde pres , arka arkaya rakibin kullandığı taçlar ve yapılan presin ardından gelen gol..

Alex üstadsın sen..

Fenerbahçe : 1 - 0 : Beşiktaş / Yaktırın Bize Dünyayı


Bundan 1 ay kadar önce herşey bomboktu..Takım kötü , skorlar kötü , oyun kötüydü..Umutlarımız tükenmeye erken başlamış , kafalarda seneye nasıl bir takım kurulabilirin hesapları yapılmaya başlanmıştı..Camianın hemen hemen hiçbir branşı 1 ay kadar önce taraftarı heyecanlandırmıyor , isteklendiremiyordu..

Derken futbol takımına bir istek ve inanç geldi..Eksikler azaldı , disiplin oturdu..Fenerbahçe'nin savunma ağırlıklı ve mücadeleci futbolu meyvelerini vermeye başladı..Bu gece itibariyle 6 lig maçına çıkan gol yememe serisine eklenen galibiyet zinciri bugün maçtan sonra Şaşkınbakkal'da korna seslerini arttırdı..

Maçtan önce beklenen kadrosuyla sahadaydı Fenerbahçe..Son şansı olan Beşiktaş ise beklediğimden daha defansif bir kadroyla sahadaydı..Tello ve Bobo dışında 9 oyuncu da defansif özellike oyunculardı..Hatta takımda 4 stoper oynuyordu..Bu da şu demek oluyor ki Beşiktaş ve Mustafa Denizli şampiyonluğu zaten kafadan silmişler..Amaç Fenerbahçe'yi de iddiasından uzaklaştırmaktı..Bu kadronun başka bir açıklaması olamazdı..Solda iki İbrahim oynarkan sağ öne konan Tello'dan Barcelona'da ki Pedro modeli bekliyordu Mustafa Denizli..Ernst ve Fink ile ortasahayı tutmak ve Bobo ile gol kovalamak Beşiktaş'ın oyun planıydı..Bir de Alex merkezli olmak üzere Beşiktaş savunması ve ortasını birbirine bağlamak için yapılan İbrahim Toraman hamlesi var..

Fenerbahçe'nin maçtan önce oyun planı ise onu zorlayabilecek Beşiktaş ortasahasına karşı üstünlüğü kurmak ve oyunu Özer ve Mehmet ile kanatlara yaymak..

Derken iki takımın oyun planlarına olan sadıklığı 1 dakika sürdü..Haftaiçinde Manisa'da büyü yapan Alex mükemmel bir şut çıkarıyor ve Kadıköy'de bütün dengeleri değiştiriyordu..Alex hakkında ne yazsak ne söylesek az..Fenerbahçe tarihinin tartışmasız en büyük yabancı oyuncusu..Tarihe adını altın harflerle yazmaya devam ediyor..Bu takım ve camia ona o kadar çok şey borçlu ki..Gerekirse 40 yaşına gel , sahaya sana bir tabure koyalım , yine oyna iki pas at iki şut çek..Biz sensiz yapamayız..

Gol , oyunun dengelerini değiştirdi..Fenerbahçe sevdiği oyun tarzına yani geriye yaslanmaya başladı..Beşiktaş ise kaybedecek bişeyi olmamasının da verdiği cesaretle kalabalık hücumlara yöneldi..

15.dakika'da Guiza'nın kaçırdığı gol olsa maç orada bitecek , büyük ihtimalle de farklı bir skorun habercisi olacaktı kaçan gol..

Özellikle ilk yarıda oyun orta saha mücadelesi olarak geçti..Selçuk - Emre ikilisinin önceki haftalara göre düşen performansı ve Ernst - Fink hatta Toraman'ın yüklenmesiyle öne çıkan Beşiktaş ortasahası oyunu zaman zaman Fenerbahçe yarı alanına kilitledi..Fenerbahçe'nin 1-0'ı arkaya almasıyla oyunu kontraya bırakması ve daha çok Özer ve Mehmet'i kullanmak istemesi akıllıcaydı..

Bugün özellikle Özer iki tane müthiş pas attı..Kendini bulmaya başladığını hissettirdi..Yine çok koştu ve istekliydi..Oyundan çıkana kadar herkesin görmediği ama takımı çok rahatladın işler yaptı Özer..Daha önce de yaptığı sürekli boş alanlara kaçıp top alma ve aldığı topları arkadaşlarına dağıtma özelliğini yine eksiksiz yaptı..

Beşiktaş'ın kendi sol kanadı Fenerbahçe için maç boyu bir tehdit olmaktan uzaktı..Bunda maçın başından sonuna tek kelimeyle mükemmel oynayan Gökhan'ın yanısıra defansif olarak ona yardımcı olan Mehmet'in de etkisi var..Gökhan ama çok iştahlı ve kuvvetliydi..Hani keşke ameliyat olmayıp kalan 4 maçı da çıkarsa..

Beşiktaş'ın hatası şurada oldu..9 tane defansif adamın var senin..İstesen de nereye kadar hücum edebileceksin..?Emre ve Selçuğun standartlarının altında oynadığı bu maçta Beşiktaş'ın pozisyon bulamamasının nedeni sahaya çıkarttığı korkak kadroydu..

İkinci yarıda Özer'in şahaser ara pasını Alex gol yapsa ilk yarıda Guiza'nın yapamadığını yapmış olacak ve maçı orada biterecekti..Ama olmadı..Fenerbahçe Guiza'nın hiçbirşey yapamıyor durumda olması ve özellikle Emre'nin iyice yorulmasıyla iyice yaslandı..Beşiktaş oyunu rahat kurmaya ve oyuna yayılmaya başladı..Fenerbahçe stoperleri yine de hatasız ve konsantre idi..

Derken Beşiktaş yakaladığı kontrayı penaltıyla bitirdi..Bilica'nın dengesiz hareketi akıllara zarar..Orada zaten adam vuramıyor , ıskalıyor sen niye bu kadar dengesiz girersin ki adama..?Son haftalarda savunma dörtlüsünü iki stoper ağırlıklı olarak öve öve bitiremiyoruz , genel olarak da hatasız oynadı Bilica ancak şu penaltıyı nasıl yaparsın anlam veremiyorum gerçekten..

Bütün buları geç , ben stadda görmedim şu eşeleme muhabbetini..İzleyince şok oldum , daha da kötüsü utandım..Bu kadar üst düzey bir takımda oynuyorsun ama inan kafa yapın bu takımı hiç haketmiyor..Daha fazla yazıp , yazının rengini de bozmak istemiyorum ama gerçekten hiç hoş bir görüntü olmamış..

Volkan Demirel senin de yerin ayrı..Haftalardır konsantresin , iyisin..Keita'nın şutundan sonra belki de şampiyonluğun ikinci habercisiydi bu kurtardığı penaltı..Bobo'da baya bir gösteriyor vurduğu yeri ama olsun..Kafası çalışmasa yine kurtaramazdı..

Kaçan penaltıdan sonra Fenerbahçe kazanacağına inanmaya başladı , Beşiktaş ise herşey bitti moduna girdi..Oyun çirkinleşmeye ve sertleşmeye başladı..Daum'dan Wederson hamlesi geldi , Mustafa Denizli Holosko'yu almak için 85 dakika bekledi..Oyunun son 10 dakikasında maç Beşiktaş yarısahasındaydı..

Fenerbahçe bir finali daha geride bıraktı..Çok stresli bir maçtı..Fenerbahçe 1.dakikada öne geçince kapandı , takım kapandıkça taraftar darlandı..Başlangıcı da güzel oldu sonu da güzel oldu..Tribünlerin maçtan önce dediği gibi dünyayı yakmaya dört tane final kaldı..Herşey bitti dedirttiniz bize 2.yarının başında , şimdi herşey sizin elinizde..Haydi gözünüzü seveyim..