10 Nisan 2010 Cumartesi

Bir Klasik O / Real Madrid : 0 - 2 : Barcelona


El Classico'nun hikayesi alıştığımız bir Barcelona hikayesi olarak geçti..Maçtan önce demiştim ki Guardiola'nın ekstra bir taktik vermesine bile gerek yok , takımına her zaman oynadığınız gibi oynamaya çalışın demesi bile yeterliydi..O kadar mükemmel bir takım çünkü Barcelona..O kadar herşeyin tıkır tıkır işlediği bir takım..

Real Madrid için özellikle geçen sene ki hezimetten sonra varolma maçıydı..15'te 15 yaparak gelmişsin , geçen sene seni burada unutulmayacak bir skorla tokatlamış , ve şampiyonluk maçın belki de bu..

Barcelona'da Guardiola için Türkiye'de söylenen bir şey var..Hatta Rijkaard için dahi söyleniyor.. ' O takımı bende şampiyon yaparım abi..' Yapamazsan işte babacım..Abidal yok , Iniesta yedek , İbra yok..Her mevkiiden kilit birer adam..Bunun yanısıra Alves sağ ön , Puyol sağ bek , Milito ise stoper..Üçünün de sırıtmadan oynayabileceği mevkiiler bunlar ama benim demek istediğim Guardiola'nın takıma ve oyuncularına olan güveni ve cesareti..

Real Madrid Kaka'nın yokluğunda beklenen kadrosuyla sahadaydı..Özellikle Alves'in sağ ön de nasıl bir performans sergileyeceğinden şüpheli olduğum için Madrid'de Ronaldo'nun sol kanatta tehlikeli işler yapabileceğini düşündüm..Ama karşısında Puyol adında bir kelepçe vardı..

Real Madrid , Barcelona'nın dillere destan pas oyununu bozmak için maça ön alanda presle başladı ve Barcelona ilk 10 dakika ciddi şekilde bocaladı..Higuain ve Ronaldo ile başlayan prese Alonso ve Gago destek veriyordu..Barcelona'nın bu afallama süreci profesör Xavi'nin devreye girmesiyle sona erdi ve Barcelona 15.dakika itibari ile kontrolü ele aldı..

Oyun alıştığımız Barcelona temposunda olmasa bile kontrol tamamen ellerindeydi..Real bu baskıyı yerken kurtuluşu duran toplar ve Marcelo'nun bindirmelerine bağladı..

Barcelona'da Messi'nin Rıdvan Dilmen'in dediği gibi kalabalık Real hattında boğulmaya başlaması ve Pedro'nun özellikle ilk yarıda ortaya koyduğu etkisiz oyun , Barcelona'nın istediği pozisyonları bulmasını engelledi..Ancak bu takımda diğer 9 kişinin ne yaptığından bağımsız iki adam var..Real Madrid ne olduğunu anlamadan 10 saniye bile sürmeyen bir süreçte topu kalesinde gördü..

Xavi gerçekten çok özel bir oyuncu..Daha önce de pek çok Barcelona maçı yazısında Xavi'ye onlarca methiye düzmüşümdür fakat bu adamı izledikçe sanki söylenmedik övgü sözcükleri var gibi geliyor bana..2 asistin dışında takımını o kadar etkliyen bir oyun ortaya koyuyor ki..

Real Madrid'de herşey pamuk ipliğine bağlıymış meğer..Messi golü attıktan sonra Real Madrid'li oyuncuların suratları tamamen düştü..Moraller sıfır ve tamamen ' kaybettik ' düşüncesi oturdu..Belki geçen senenin travmasıydı bu..

İkinci yarı başlayınca Real Madrid'de müthiş bir panik göze çarptı..Barcelona golün de etkisiyle daha bir güvenle oyuna asıldı..Xavi biraz daha kendini gösterdi..Real Madrid'in kesinlikle bir oyun planı olmadığını tekrar gördük bu arada..Yine unutmadan şunu yazayım hemen , Xavi'nin 90 dakika boyunca Real stoperlerine pres yaptı ve özellikle Albiol topu sürekli dağa taşa attı..

İkinci golden önce Guti , Ronaldo ikilisinin birkaç cılız şut denemesi oldu..Real'in tutunacağı tek dal buydu..

Barcelona yine çok sakin gelişen bir pozisyon sonucu ' üstad Xavi ' nin harika ara topu ve Barcelona'nın geleceği Pedro ile müthiş bir plase ile skoru 0-2'ye getirdi..Artık iş bitmişti ve Real Madrid'in az olan ümitleri tükendi..

Real Madrid 0-2'den sonra şuursuzca yüklendi..Araya bir gol sıkıştırıp tribünü arkalarına alıp oyuna tutunmak amacı , amaçtan öteye gidemedi..Barcelona oyuna Iniesta'yı da sürerek aksamaya başlayan ortasahaya destek sağlamak istedi..

Keita'nın bu kadar kötü , takımın ana parçalarının bu kadar eksik olduğu bir ilk 11'de Barcelona maçı %55 topla oynama ile bitirdi..

Real'in özellikle son 10 dakikada oynadığı çirkin futbol ve tekmeler geceye neyse ki damga vuracak boyuta gelmedi..Hakemin ilk yarıda gösterdiği kart standartı son 10 dakikada devam etseydi Real 8 kişi kalabilirdi..Ayrıca Gago tam bizim ligin oyuncusu..Kasap..

Ronaldo'nun ezildiği bir maç..89.dakikada hala klasik topuk hareketiyle taç çizgisinde birşeyler kovalıyordu..Bundan sonra bu kadar fazla konuşmaz herhalde..

Barcelona , çözümü olmayan bir takım..Inter gelir oynatmamaya çalışır , başaramaz..Arsenal gelir oynayarak yeneyim der , başaramaz..Real Madrid gelir , herşeyini ortaya koyar , kapanır gol yer , açılır gol atamaz..

Barcelona'nın zaman diliminde olduğumuz için gerçekten şanslıyız..

Barcelona başından sonuna hakettiğini aldı..Şampiyonluk gelecekse Madrid'den alınacak zaferle gelmeliydi..Şimdi iki hedef var..Biri La Liga , diğeri bu stada 1 ay sonra tekrar gelip , Barcelona uçağına kupaların en büyüğü ile binmek..



Mide Bulandırmayın


Komik şeyler oluyor Türkiye'de..


Beşiktaş - Trabzonspor maçının ardından Mete Düren başta olmak üzere Beşiktaş yönetimi faturayı Cannes'a voleybol maçına gelen Mahmut Özgener'e ve Aziz Yıldırım'a kesti..Hatta Sinan Engin telegol programında yaptığı açıklamada , maçtan önce Yıldırım Demirören ile konuştuğunu ve Yıldırım Demirören'in akşam oynanacak Beşiktaş - Trabzonspor için ' Mahmut bizim voleybol maçına gelseydi kazanırız derdim ' demiş..

İnsanlar nereden ve nasıl saldıracaklarını şaşırmış durumdalar..Fenerbahçe formasının voleybolda bile olsa final oynaması çeşit çeşit tepki aldı..Önce sayıları azınsanmayacak kadar Galatasaraylı ' Ülkeye kupayı ancak biz getiririz ' dedi , şimdi Beşiktaş faturayı kesti..

Bu ülkede senelerce Galatasaray'ın her Avrupa maçında en önde oturan , pozisyonlarda hop oturup,hop kalkan Haluk Ulusoy için gıkını çıkartmayanlar , Mehmet Ali Aydınlar'ın davetiyle Cannes'a giden federasyon başkanı mı battı..?

Ucuz siyaset , ucuz politika diye bir kavram var hani..Aynen o işte..

9 Nisan 2010 Cuma

El Classico'ya Doğru #2


Büyük gün geliyor..Cumartesi gecesi büyük ihtimalle hiç bitmesini istemeyeceğimiz bir futbol gecesi olacak bizler için..Çoğumuz bu maçta bir tarafı destekliyoruz içten içe..Türkiye'de Barcelona ve Real Madrid taraftarları diğer tüm Avrupa liglerinin sevilen takımlarının toplamından daha fazladır şüphesiz..

İşin bazen farkında olmadan çığrından çıktığı , konunun sanki Fenerbahçe / Galatasaray gibi tartışıldığı da pek çok platform olmuştur..Bunun da nedeni iki takımın tarihinin birbirinden olan farkı..Franco / Katalan konularına girmenin alemi yok şimdi..Fenerbahçe maçlarından önce yazdığım türden bir maç öncesi yazısı için oturdum laptopun başına , öyle devam edelim o halde..

Maç öncesi etkenlerden girelim..Real Madrid'in şüphesiz bir numaralı avantajı Santiago Barnebau..Bu sezon evinde kayıpsız devam eden Real'in maçtan önce en büyük silahı ev sahibi avantajı..Zaten son yıllarda Avrupa genelinde derbilerde deplasman galibiyet oranı iyiden iyiye düştü..Bu da aslında ayrı bir yazının konusu olabilir..

İki takımın mevcut durumuna baktığımız zaman La Liga'nın görüp görebileceği en acımasız iki takım..İlk iki takımın üçüncü ile arasında 21 puan fark olmasının başka bir açıklaması olamaz..

Real Madrid dedik , devam edelim..Real'e baktığımızda oyun olarak standart bir oyunların olmadıklarını rahatlıkla söyleyebiliriz..Bazen denk geldi mi Barcelona'dan bile daha dominant bir oyun oynuyorlar belli aralıklarla fakat maç içinde garip bir şekilde durgunlaştıkları , ileri çıkamadıkları maçları da izledik sezon boyu..Mesela bir Sevilla maçı vardı ki bloga da yazısını yazmıştım , hani gerçekten durdurulması mümkün olmayan bir Real vardı sahada..Peki Barcelona maçında da Sevilla maçında olduğu gibi yenik duruma , üstelik 2-0 , düşerse çevirebilir mi..?Çok zor..

İşin teknik boyutunda Real Madrid'i bekleyen çok zor bir sınav var..Barcelona kimle oynarsa oynasın oyunun kontrolünü ele geçiren ve rakibini aptal eden bir pas trafiğine sahip..Zaten bu özelliklerini kullanmalarına müsade ederseniz o maçı kazanmanız çok ekstra işlere kalır..Geçen senenin Chelsea'si gibi çok sağlam bir savunma takımı bile iki maçta yaptığı kusursuz savunmaya rağmen şu veya bu nedenle geçemedi Barcelona engelini..Ki geçen seneye göre bile inanılmaz yükselen bir Messi var bugün..

Real Madrid için soru şu , bu pas trafiğine engel olabilecek misiniz..?Barcelona için pek soru işareti veya ayrı bir taktik yok maçtan önce..Daha önce ne oynadıysanız onu oynayın cümlesi oyuncuların saha içi ne yapmaları gerektiği konusunda gerekli cevabı veriyor zaten..

Benim düşüncem Real Madrid'in , Barcelona'nın alıştığımız oyun temposunu bozabilecek yapıda bir takım olmadığı..Elbette yazının başında belirttiğimiz saha ve seyirci anlayışı var ancak Xavi-Iniesta-Messi üçgenine tribünden sahaya inip pres yapılmayacak herhalde..

Real Madrid'in bir diğer sıkıntısı da savunma hattı..Garay'ın haftaiçi İbra için söylediklerinden sonra burada ayrı bir duello izlememiz olası bu arada..

Barcelona hakkında fazla birşey söylemiyorum farkındaysanız..Onların ekstra bir önlem veya oyun taktiği ile çıkacağına ihtimal vermiyorum çünkü..Sol çizgide Abidal'in oynayamayacak olması Real için avantaj demeden geçmeyelim..Ramos , Maxvell'in savunma zaaflarını değerlendirebilir..

Tabii gelelim asıl konulara..Bireysel performanslar..Ronaldo / Messi karşı karşıya..Sadece bunun için bir yazı bile yazılabilir aslında..

Ronaldo'nun dün yaptığı basın toplantısında söylediklerine kısaca bir göz atalım..

''Messi'nin mükemmel bir sezon geçirdiğini düşünüyorum. Birçok gol atıyor ve eminim ki şimdi ve her zaman en iyilerin arasında olacak'' Messi ile çok farklı karakterde futbolcular olduklarını, ayrıca Arjantinli futbolcuya göre daha uzun ve geniş olduğunu ifade eden Ronaldo, ''Umarım Messi çok gol atmaya devam eder ama Cumartesi akşamı değil! İyi bir futbolcu ama tek başına oynamıyor. Takım arkadaşlarının da payı var. Futbolu bilenler ne demek istediğimi anlamıştır''

Ronaldo yine itici olmaya çalışmış bana göre..Uzun ve genişim , futbolu bilenler ne demek istediğimi anlamıştır vs. cümleleri yine ukala biraz..Cumartesi gecesi Messi yine başrol olursa Ronaldo'nun Messi adını ağzına almadan artık iki kere düşüneceği bir gerçek herhalde..

Bu arada Messi'de Arsenal maçının ardından ' Arkadaşlarım olmadan bir hiçim ' demişti zaten..

İkili arasında cumartesi Ronaldo'nun hırçın ve bencil oynayacağını tahmin ediyorum..Real Madrid , Messi'ye karşı sert oynayacaktır..Zaten Marca bile Messi'yi nasıl durduracağız başlıklarına başladı..Oyuncuların odağında Messi varken Barcelona adına maçı sürpriz bir isim kopartabilir..Iniesta / İbra gibi..

Real Madrid'de Alonso , Barcelona'da ise Xavi kazanan tarafın gizli kahramanı olucaktır..Kaka'nın durumu hala belirsiz fakat oynayabileceği söyleniyor..

La Liga'nın en enteresan senesini yaşıyoruz belki de..Bu kadar dominant iki takım fire vermeden geldiler bu maça..Bu maçı alan da sanki fire vermeden de devam edecek gibi bir görüntü var..Gönlüm Barcelona'dan yana..Mantığım da Barcelona diyor gerçi..Eğer Barcelona öne geçerse Real Madrid'de kırmızı kart veya kartların çıkabileceğini düşünüyorum..

İlk maçın aksine bol gollü bir maç olabilir çünkü mağlup duruma düşen takımın kaybedecek birşeyi kalmıyor artık..Özellikle Madrid öne geçerse geçen sene Barnebau'da oynanan oyuna benzer bir oyun bekliyorum , skor değil..

Barcelona yine yenerse , Real Madrid'e baltayı indirmiş olacak artık..Real Madrid herşeyini ortaya koyacak..Barcelona'dan daha agresif oynayacaklarını düşünüyorum ki oyuncu yapıları da buna daha müsait..Ama Barcelona'da söz konusu futbol olunca asla sinecek bir takım değil..

Bakalım nasıl bir hikaye yazılıcak cumartesi gecesi..Beklemedeyiz..

8 Nisan 2010 Perşembe

Günün Fotoğrafı

Manchester yolculuğuna bu şekilde gidiyordu 007 Robben..Özellikle ikinci yarıda oyunu resmen domine etti ve Ribery'nin harika ortasında kusursuz bir vuruşla takımını yarı finale taşıdı..

Görev başarıyla tamamlandı..

7 Nisan 2010 Çarşamba

El Classico Nasıl Sonuçlanır..?


Anket sağ tarafta..

Alkışla Melek Uçurmak


Papazınçayırından çağrı var..Bize de omuz vermek düşer..

6 Nisan 2010 Salı

Messiah : ' Nou Hope For Arsenal '

Maçın başlarında Arsenal'in İngiltere'de yapamadığı önde basma özelliği sahaya yansımıştı..Barcelona'nın kısa paslarla sahasından çıktığı dönemlerde Arsenal yaptığı presle oyunu bozmaya çalıştı..

Barcelona 7-8 dakika sonra oyunu rakip alana yıkmaya başladı..Özellikle Messi ile iki tehlikeli şut girişimi geldi..

Derken ne olduğunu anlamadan iki pasla ortasahayı geçen Arsenal savunma arkasına Walcott'u sarkıttı..Walcott ortadaki Bendtner'e verdi o da zor da olsa golü buldu..Herkesin içten içe düşündüğü şey ayyuka çıktı , Arsenal Barcelona karısında öne geçti..

Ama unutulan birşey vardı ki , galaksinin futbol tanrısı Katalanların yanındaydı..İki tane denemiş ama başaramamıştı..Denemeyeceği anlamına gelmezdi elbette..Almunia topu göremedi bile Messi'nin yaydan çıkarttığı füzede..Sanki öyle bir hali var ki , takımın kesinlikle gole ihtiyacı varsa ortaya çıkıcak ve golü atacak..Bunu yine yaptı..

Daha sonra oyun biraz orta alana sıkıştı..Orta alan dediysek , Arsenal yarısahasının orta alanı..Messi yine rakibi sıkıştırmaya , taciz etmeye başlamıştı..Arsenal 1-1'den sonra rakip kaleye gidemedi bile..30'dan sonra Barcelona tempoyu biraz daha arttırdı..Derken Messi ile başlayan atak yine Messi ile bitti ve çok şık bir vuruşla oyun 2-1 oldu..Messi fişi çekmek üzereydi..

Fişi çekmek ilk yarıyı bitmeden nasip oldu..Savunma arkasına müthiş bir koşu ve Almunia ile karşı karşıya kaldığı anda muazzam bir aşırtma golü..

Dünya'da tartışmalara bir kez daha son noktayı koyuyordu Messiah..Dünyanın tartışmasız bir numarası o..

Devreye Messiah'ın büyüsü ile 3-1 girdi Barcelona..Arsenalli oyuncular soyunma odasına giderken başları önde , onlara neyin çarptığını anlamaya çalışıyorlardı belkide..Hakikaten acaba o anlar ne düşünüyorlardı..Veya Wenger soyunma odasında ne taktik verecekti Arsenal'e..?Messi'nin oynadığı takımlar sanki efsunlu..Yenmek sanki mümkün değil..Eğer öne geçerseniz hemen ' o ' devreye girecektir..Bunu artık Barcelona'nın rakipleri de biliyor olmalı..

İkinci yarı aslında beklendiği gibi düşük tempo başladı..Cumartesi El Classico'ya gidecek Barcelona oyunu rölantide tutup hızlı hücumlarla Messi - Pedro ve Bojan hattıyla gol aramak düşüncesindeydi..Arsenal'in hala ortaya hiçbirşey koyamaması hem takımın önemli parçalarının eksikliği hem de ilk yarıda esen Messi fırtınasından dolayı idi..

İkinci yarının geneli rölantiydi..Arsenal tarihi bir fark yememenin , Barcelona kendisini cumartesiye saklamanın derdindeydi..

İkinci yarıya ilişkin yazacak pek şey yok..Messi'nin 4.golü ise övgü için kullanacak farklı bir kelime bulmanın zorluğu eşliğinde harika diyip geçebileceğimiz bir goldü..Maçı ispanyol bir kanaldan izledim..Top 4.golde Messi'nin ayağına geldiğinde spiker Oley demeye başlamıştı..İşte böyle bir adam bu..Veya uzaylı..Neyse işte..

Maçı 1-1'e taşıyan vuruşun resmiyle yazıyı bitirelim..Bunun adı çaresizlik..

Bekle Madrid.

Günün Fotoğrafı


18 Eylül 1968'de İngiltere'de 0-0 biten maçta Fenerbahçe'nin sahaya çıktığı forma ve maçın oynandığı futbol topu..

2 hafta sonra 0-0'ın rövanşında Fenerbahçe , Manchester City'i Abdullah Çevrim ve Ogün Altıparmak'ın golleri ile 2-1 yendi..

Barcelona - Arsenal Maçına Doğru


Maçın televizyondan yayınlanmıyor olması alıştığımız Star Tv politikalarından biri yine..Bir şekilde internet falan izleyeceğiz artık..Maçın İngiltere'de oynanan ilk ayağına göre daha durağan geçeceğini tahmin ediyorum..

Bunun önemli nedenlerinden biri Barça savunmasının ağır iki adamdan kurulacak olması..Marquez ve Milito ikilisine arkada Valdes'i de eklersek Barcelona'nın geri hattı her zamankinden farklı olarak büyük risk taşıyor..Tabii bu riskin asıl nedeni rakibin Arsenal olmasından kaynaklanıyor..İlk maçı elektiriklendiren ve Arsenal adına çeviren adam olan Walcott'un yarın oynayacak olması Barcelona için büyük tehdit..Ki Walcott sağ çizgiye yakın oynar..Burada da hücum gücü savunmaya oranla daha yüksek olan Maxvell'in oynayacak olması stoperden yana sıkıntı çekebilecek Barça için bir başka dikkat edilmesi gereken nokta..

Arsenal'in de önemli eksikleri var..Sezonu kapatan Fabregas - Gallas ikilisine Arshavin ve Song'un eklendiğini görüyoruz..Barcelona gibi bir takım karşısına çıkarken bu kadar eksik normal şartlarda yenilecek farkın habercisiyken Barcelona savunmasında bu sıkıntılar olunca oyun yinede dengede gibi görünüyor..

Barcelona'da İbra'nın oynayıp oynamayacağı belli değil..Ama Henry merak etmesin maça son maçta formda olduğunu gösteren Bojan ile başlayacaktır Pep..Barcelona'da en kilit isim kesinlikle Messi..Yarın tek başına alması muhtemeldir tur biletini..Ki ilk maçta pek etkili olamadı..

Arsenal'in mutlaka gol bulacağını düşünüyorum..Barcelona eğer 1-0 öne geçerse maç çok enteresan bir hal alabilir..Arsenal'in nasıl bir strateji ile başlayacağı merak konusu..Nou camp'da hücum ağırlıklı başlayıp şok bir gol aramak mantıksız gelmiyor kulağa aslında..Her ne kadar riskli olsada..

Zaten nasıl oynarsanız oynayın , Nou Camp'da Barcelona'ya karşı oynamak başlı başına bir risk zaten..

Arsenal umut arıyor , Barcelona kendinden bekleneni sahaya yansıtmak istiyor..El Classico öncesi açılabilecek bir Madrid yolu var..Haftasonu Madrid'e gitmeden önce bu yolu açmak önemli..

5 Nisan 2010 Pazartesi

Dikkat Hayvan Var



Bu ülkede pek çok takımda birçok pislik oyuncu oynadı..Ama bu kadar çirkefini ve zavallısını uzun zamandır izlememiştim gerçekten..Bundan önce yaptıklarıyla hem kendisini hem kulübünü çok küçük düşürmüştü..Bu akşam Sivas'ta yaptıkları ile artık bu adama birilerinin dur demesinin gerektiğini gösteren son uyarılar oldu..

Önce Yasin'in ayağını kırmaya girdi , daha sonra Hayrettin'i dirseği ile bayılttı..Üstelik o kadar zavallı ve iğrenç ki , Allah korusun Hayrettin'in ölümden döndüğü durumda sanki ayağına bir darbe olmuş gibi kendini yere atıyor..

Bu herife bu maçta yaptığı iğrençliklerden dolayı elbette TFF'nin ceza vermesi gerekiyor..Tıpkı aşağıda Barış'ın pozisyonunun cezasız kalmaması gerektiği gibi..Çünkü hakemler genelde Galatasaray formasına bu eylemlerde kart vermiyor..Elbette TFF'de bu hareketleri boş geçecektir..

Keita karaktersizi umarım seneye ligimizi kirletmeye devam etmez..Galatasaray gitsin daha iyisini alsın , helali hoş olsun..Ama bu kepazeyi izlemek istemiyorum bir futbolsever olarak..


Edit : Maçın 75-80.dakikasında yazdım bunu..Daha sonra Barış'ın zaten 3-4 maç ceza alacağı kırmızı kartı oldu neyse ki..Galatasaraylılarda Barış gibi bir oyuncuya sahip oldukları için mutlu değildir zaten..İyi oldu yani..

4 Nisan 2010 Pazar

Fenerbahçe : 2 - 0 Kayserispor


Müthiş bir Kadıköy günü..Hava şahane , tribünler tıklım tıklım..Takım motive ve istekli..Sahaya çıkarken taşıdıkları ' Bizler İnandık Siz De İnanın ' pankartı da tribünlere maçtan önce verilebilecek en güzel motivasyon ve mesajdı..

Fenerbahçe maça müthiş agresif başladı ve maça çıkarken taşınılan pankartın göstermelik olmadığı görüldü..Alex-Emre-Mehmet ile önemli pozisyonlara girdi takım..Maçın henüz başında Fenerbahçe rakibini kendi sahasına hapsetti..

Hep bundan yakındık bu sene..Fenerbahçe maça çok rölanti başlıyor ve isteksiz devam ediyordu..Ama bugün takım o kadar agresif ve istekliydi ki müthiş bir fizik gücünün de etkisiyle Kayseri'yi sindirdi..Saidou - Abdullah - Mehmet Eren üçlüsü bile geriye gömüldü..

Takımın agresifliği ve isteği tribünleri de etkiledi..Tribünlerde takıma inandı ve desteği her geçen dakika arttırdı..Fenerbahçe son zamanlarda alıştığımız oyun tarzına sadıktı..Sağlam takım savunması , bol yardımlaşma ve konsantrasyon..Maçtan önce kanatların önemli rol oynayacağını söylemiştim..Sağ kanat bugün biraz defansif kaldı..Mehmet'te çok etkili değildi..İstekliydi fakat oyun olarak varlığını çok hissettirmedi..

Sol kanatta Andre Santos , şu zamana kadar Fenerbahçe formasıyla izlediğim en iyi sol bek..Çok konsantre ve dikkatli..Boş işlere hiç girmiyor..Özer ile anlaşma konusunda sıkıntılı biraz..Özer'de geçen hafta olduğu gibi çok koştu ve mücadele etti..Mehmet'e göre kötü oynadığı zaman bile en büyük artısı sürekli birşeyleri deniyor olması..Bugün çoğu atakta ortaya girdi ve Kayserispor defansının dengesini bozdu..

Guiza'nın sakatlıktan çıktığı günde fizik olarak düşük seviyede olduğu ve Aydın-Serdar ikilisi arasında etkili olamayacağı maçın başında belli oldu..Sakatlanarak oyundan çıkmasının ardından Gökhan girince Fenerbahçe topu ileride daha çok tutmaya başladı..Atılan gol güzel bir organizasyondu..Alex'in müthiş pası ve bir Thierry Henry golü..Gökhan adına sevindirici..

Golden sonra Fenerbahçe geriye çekilmedi , ataklara devam etti..Bunun da en büyük nedeni takımın isteği , motivasyonu ve en önemlisi fizik gücü..

Emre'nin harika futboluna alıştık ve bu konuda ayrıyetten birşey yazmayacağım ama takdiri hakeden çok önemli bir isim var o da Selçuk..Geçen haftanın kahramanıydı ve maç öncesi kadrolar okunurken belki de en çok onun ismi yankılandı Kadıköy'de..Bugün harika bir maç daha oynadı..Bunun en önemli nedeni kendine güveninin gelmesiydi..Sahada basmadık yer bırakmadı , ortasahayı rahatlattı , sorumluluk aldı..Tekmeye kafasını soktu , mücadele etti..Şu form durumuyla onu takımdan kesmek mümkün değil..Helal olsun..

Emre ve Selçuğun bu kadar iyi olduğu , Mehmet ve Özer'in sürekli koştuğu bir dörtlü ortasahanın önünde takımın kaptanı vardı..Alex çok istekliydi..Çok iyi paslar attı oyunu genişleten..İki golün de asistini yapmış olması bir Alex klasiği idi..

Gelelim defansa..Diego Lugano bugün Makakula'ya resmen dayak attı..Makakula çok güçlü bir oyuncu ama Lugano ona sahayı dar etti..Defans yine pozisyon bile vermedi ve 6 maçtır gol yemiyor..Bilica da mükemmele yakın bir konsantrasyonla oynuyor..

İkinci yarının başında Lugano'nun harika kafa golü gelince maç çözüldü..Fenerbahçe şöyle bir güven aşıladı taraftara..En azından ben öyle düşündüm maç sırasında..Bu takım gol yemez bu dakikadan sonra..Kontraları değerlendirirsek 3-4 olur..Gol yemedi takım ancak kontralar değerlendirilemedi..

Takımın maçın sonuna kadar önde basması ve mücadele etmesi tribünleri mest etti..Bu bir karakter olarak takıma oturursa sene sonu kupa gelebilir..

Haftaya Ankaraspor maçıyla 3 puan daha cepte..Bu sene çok saç baş yolduk ama bu saatten sonra neden olmasın..?

Çok Teşekkürler Sarı Melekler


Maçın 2.setini stadda izledim sadece..Kadıköy'de binlerin duaları o anlar sizinleydi..Sonra biz tribünlere çıktık futbolcularımız için ama herkesin aklının bir köşesinde sizler vardınız..Evlere telefonlar edildi , devre arasında koridorda tv başına geçildi..

2-0 geriye düştüğümüz maçta yine karakterinizi ve yeteneğinizi ortaya koydunuz ve armanın gururu olduğunuzu tekrar ispatladınız..

Avrupa 2.liği bu ülkenin gördüğü en büyük başarıdır..İkincilikler unutulur , şampiyonlar akılda kalır derler ama bu takım ve sene boyu yaşattığınız mutlulukları bu taraftar asla unutmayacak..

Çok teşekkürler Sarı Melekler..Sizleri seviyoruz..