27 Mart 2010 Cumartesi

Maça Doğru , Galatasaray - Fenerbahçe


Ve gün gelir , hesaplar kitaplar yerini gerçeklere bırakır..İki takımında sahaya herşeyini koyma vakti gelmiştir..Artık iş 3 puan alma , şampiyon olma mücadelesinden çıkmıştır..Ülkede sadece bu iki takım taraftarı değil , Beşiktaşlısı , Trabzonlusu , Bursalısı herkesin gözü bu maça çevrilmiştir..Futbolla pek alakası olmayan bayanlar bile bu maçı izlemek isterler..Kısaca bu derbinin hakettiği şekilde Türkiye'de hayat durmuştur artık..

Yarın yukarıda yazılanların tekrar ettiği akşamlardan biri daha yaşanacak..Bursaspor'un yenilgisine falan değiniliyor stratejiler değişti falan filan diye..Ben buna inanmıyorum..Hani yılların klişesi vardır ya ' Gazozuna bile oynansa önemli ' diye , zaten bu maç öyle bir maç sırf isminden bile dolayı..Mahallede veya okulda bir takımı Fenerbahçelilerden bir takımı Galatasaraylılardan oluşturunca bile dahilinde olduğunuz takım için herşeyi sahaya koyarsınız..

Gelelim maça..Özhan Başkan'ın vefatının ne yazık ki maçtan önce olacak saygı duruşu dışında atmosferi yumuşatıcağını sanmıyorum..Dün Aziz Yıldırım'ın basın toplantısının ardından ntvmsnbc - maraton gibi internet sitelerinin haber altı yorumlarını okuduktan sonra çok şaşırdım gerçekten..Burada Aziz Yıldırım'ın federasyon başkanının açıklamalara olan cevabını dinlemiştik..Ama genel algı ' Aziz Yıldırım , Galatasaray maçı öncesi yolunu yapıyor ' Yapılan yorumlarda çok çok komik komplolar falan var onlara hiç değinmiyorum bile..Genel yargı yukarıda yazdığım gibi ama..

Bir de şunu gördüm ya daha ne desem boş..Alex'in yaptığı basın toplantısında söylediği çok hoş sözler var..Tamamen içten ve samimi..Alex'in bu yorumları bile ' ağlamasınlar , niye hep Sami Yen'deki maçlardan önce konuşuyorlar ' vb. şekilde yorumlanmış..

Ben bu yorumların nedeni olarak 2 şeyi görüyorum..İlki kesinlikle ülkedeki Fenerbahçeli olmayan insanların içlerindeki Fenerbahçe nefreti..Bazen bu ' Fenerbahçe Nefreti ' sözünü kullandığım için kızanlar oluyor fakat bu böyle..Diğer bir neden ise Galatasaray camiasının her Fenerbahçe maçından önce yaşadığı psikolojik baskı..

Neyse maça geçelim yavaştan..Fenerbahçe'nin bu maçtan önce bana göre tek artısı var..Takım savunması..Fenerbahçe artık karakter olarak kendi sahasında bekleyen ve kapanan bir takım modeli oldu..Fenerbahçe yarın yine oyunu tutup , Galatasaray'ın tempo yapmasını engellemeye çalışacaktır..İlk maç Fenerbahçe Kadıköy'de Galatasaray'ı kitlerken kanatları tıkaması çok büyük rol almıştı..Yarın Fenerbahçe bunu mutlaka yapmak zorunda..O zaman nasıl bir kadro ile çıkmak gerek..

Volkan'ın önünde Gökhan - Lugano - Bilica - Santos klasik dörtlüsü olacaktır..Fenerbahçe'nin ilk bakışta kuvvetli gözüktüğü tek yer burası zaten..İşte Fenerbahçe ortasahası oyunun tüm anahtarlarının açılacağı veya kitleneceği nokta olacaktır..

Ortanın ortasından önce kanatlara gerekli adamları koyalım..Sol ön Wederson , sağ ön Mehmet Topuz..2x2=4..Bu kadar net bu formül..Çalışır , çalışmaz ayrı konu..Ama en büyük tehdidi kanatlar olan bir takım karşısına Özer - Deivid tarzı bir kanat ön adamları koyarsanız maç başlamadan biter..Bu nedenle Daum yarın mutlaka Santos'un önünde Wederson'u , Gökhan Gönül'ün önünde Mehmet'i oynatmalıdır..

Fakat Daum'un burada sıkıntısı var..Şimdi eğer Emre ortada oynayamayacak durumda olursa orayı sertleştirmek için oraya mutlaka Mehmet'i sürmek gerekiyor..Akıl ve mantık bunu söylüyor..O yüzden Emre'nin oynaması eksiklerin çokluğunda takımın dizilişi açısındanda çok önemli..Ortasahada Emre'nin yanına Cristian - Deniz ikilisinden birinin yerleşmesi çok zor..Selçuk oynayacak gibi görünüyor..Fazla alternatif olmadığı için üzerine pek fazla konuşamıyorum bu dizilişi..Ama tekrar yazmak gerekirse eğer Emre oynarsa sağda Mehmet ortada Emre ve Selçuk solda ise Wederson oynamalıdır..

Önde iki adam belli..Alex ve Guiza..Ki yarın sanki çok iyi bir maç çıkaracaklar gibi geliyor bana..

Galatasaray'ın en büyük silahı iç sahada oynadığı agresif ve hızlı oyun..Zaaf olarak defans ve ortasahanın ortası gösterilebilir..Neill iyi bir savunmacı ancak partnerini bulamadı Galatasaray onun..Emre Güngör güven vermiyor , Servet moralsiz ve sallanıyor bu sene..Savunma arkası toplarda sıkıntı çekiyorlar..Ortasahalarının ortası Mustafa Sarp - Elano - Barış üçlüsü genel olarak istenilen seviyede olamadı Galatasaray'da bu sene..Zaten bu bölge hücum kadar verimli olsaydı Rijkaard'ın hayalini kurduğu takım oluşabilirdi..Fenerbahçe'nin 2-3 hafta önce bu maçı düşündüğümüzde Galatasaray'a üstünlük kuracağı alan burası derdik..Emre ve Cristian ikilisi ortasahayı ele geçirirdi..Ama Cristian yok , Emre belli değil..Zaten maçın Galatasaray'a yakın görünmesinin nedenlerinden biri bu..

Sağda Keita - Sabri , solda Caner - Arda ve önde Jo..Fenerbahçe'de Lugano ve Gökhan Gönül Drogba'ları , İbra'ları , Fabiano'ları ve bunların takımlarını savunurken bu iki adam başroldeydi..İstedikleri ve konsantre oldukları zaman karşılarındaki adamlara kelepçeyi takabiliyorlar..Bir kere bu iki adamın yarın tekrar bunları gerçekleştirmesi gerekiyor..Bilica haldır huldur oynamamalı ve oyun içi sertlikle karşısındakini yıldırması gerek..Santos çok kilit oyuncu..İlk maçta Carlos sırf adıyla , kariyeri ile Keita'yı bitirmişti adeta..İşte şimdi sıra Santos'da..Müthiş konsantrasyon gerekiyor..Arjantin'de oynanan ve Brezilya'nın kazandığı ( sanırım 1-3 bitmişti ) maçta Andre Santos , Messi'ye pozisyon vermemişti..Bu Türk basınında genel olarak atlanıyor ve Santos'un iyi bir savunmacı olmadığı söyleniyor ama ben her seferinde ısrarla Santos'un savunma konusunda başarılı bir oyuncu olduğunu yazıyorum..Yarın da yüzümü kara çıkarmayacak allahın izniyle..

Fenerbahçe için maçın kilitlerinden biri ilk yarım saati temiz atlatmak..Galatasaray agresif ve baskılı başlamak isteyecektir..Buna müsade etmemeli Fenerbahçe..Eğer buna müsade etmez ve ilk yarım saati hatta devreyi berabere bitirebilirse işin rengi değişmeye başlayacaktır..

O renk kırmızıdan laciverte dönmeye başlayınca Sami Yen'de gerilim , tansiyon artacak , taraftar gol isteyecek..Fenerbahçe bu anlarda sakinliği koruyabilen bir takım..Yazı boyunca kilit dedik anahtar dedik çilingiri unutmadık..Alex..Bu ara formsuz , istediği işleri yapamıyor..Takım genel olarak hücum yapamıyor zaten..Ama yarın Alex'in maçı olabilir..Hafta başında ' Bu kez gol atmaya geliyor ' diye bir yazı yazmıştım..Türkiye'de deplasmanda gol atmadığı en önemli stadın kapanış maçına Alex kapanışı yapmaya geliyor demiştim..Hala öyle düşünüyorum..

Guiza'da , Alex kadar önemli..Şu sıralarda çok moralli..Yarın işi zor kalabalık savunma arasında ancak savunma arkasına sarkarsa 25 milyon Fenerbahçeli'de onunla birlikte sarkar o savunma arkasına ve dualarla o topu iter kalenin içine..Yeter ki akıllı oynasın..

Kaybeden için iş biter , kazanan alır yürür..İşin özeti budur..Çünkü normal bir maç değil bu..Edineceğin moralin veya moralsizliğin etkisi 2-3 günde bitmez..O gazı aldın mı gidersin..Fenerbahçe , Sami Yen'e o gazı almaya geliyor..Genel olarak ümitsizlik var..Galatasaray'ın kadrosu saygıyı ve çekinmeyi gerektiren bir kadro zaten..

Ama Galatasaray'ın karşısına Fenerbahçe'nin çubuklusu çıktığı sürece , o maçın en büyük tehdidi o çubuklu forma ve o formanın o sahadan başı dik ayrılması için dua eden milyonlardır..Bunu da en iyi bilen takım Galatasaray'dır..

Günün Fotoğrafı


Fotomontaj gibi değil mi..?Çok güzel resim gerçekten..

25 Mart 2010 Perşembe

İngiltere'nin Havası

City'de işler bir iyi bir kötü..Çıkış arayan Everton harcadı en son Manchester'da..Skor 2-0 Everton lehine giderken 90.dakikada taç atılmasını topu elinde tutarak engelleyen David Moyes'e Roberto Mancini'nin deparını görüyorsunuz yukarıda..

Bir an ufak bir gerilim oldu fakat iki tarafta maçın ardından hatanın kendilerinde olduğunu söyleyerek olayı kapattılar..Mancini iyidir , başarılı olsun..

24 Mart 2010 Çarşamba

Fenerbahçe : 2 - 0 : Manisaspor


Maç öncesi yazı yazmadım maça ilişkin..Uzun zamandır alınamayan bir kupanın yarı final ilk maçına yazı yazmama nedenim ilgisizlikten ziyade , görünümdeki Fenerbahçe hakkında maç öncesi yazıcak pek fazla birşey yoktu..He maçtan önce kadroyu görünce geldim hemen küçük bir not düştüm..

Daum as takımı eksiksiz bir şekilde sahaya sürüyordu..Hafif sakatlıkları bulunanları oynattı , rotasyondakilere forma vermedi..Peki bu neyin işaretiydi..?Daum açıkçası ligin şu durumuna bakarak şampiyonluğun çok zor olduğunun farkında..O yüzden bana göre herşeyini ortaya koyarak , kupaya sarıldı..Herşeyini ortaya koydu ve takımın ortasahadaki herşeyi Emre'yi feda etti..Buna ilişkin hem sizlerin bir fikri vardır hem de heryerde maçtan ziyade bunu okuyacağınız için üzerinde durmak istemiyorum..

Hata mıydı , kesinlikle hataydı bence..

Maçtan önce saygı duruşunda Özhan Canaydın için tüm stadın alkışları bu güzel insanın ardından çok anlamlıydı..Bunu da söylemeden geçmeyelim..

Maçla ilgili yazılacaklar pek pozitif hammadde içermiyor..Baştan uyaralım..Klasik Fenerbahçe sahadaydı..Kadro veya diziliş olarak demiyorum..Oyun stili ve tarzı olarak..

Fenerbahçeli futbolcular öyle bir tempoda oynuyorlar ki zannedersin maç 300 dakika sürüyor ve enerjilerini ekonomik kullanmak zorundalar..Geçen hafta Barcelona için birşey söylemiştim.. ' Barcelona istese bile şu kadroyla kötü oynayamaz herhalde ' Şimdi de diyorum ki , Fenerbahçe istese daha yavaş oynayamaz..Hani olması gereken hiçbir hücum organizasyonu , kanat bindirmesi yok..Mehmet ve Özer artık kesinlikle kanat oynatılmamalılar..Mehmet zaten Emre'nin yerine geçtikten sonra oynadığının farkına vardığımız isimlerden biri..Özer ise gerek sakatlıkları gerekse o bölgenin oyuncu olmamasından dolayı kötü bir performans sergiliyor..



Herkesin bu kadar temposuz ve isteksiz olduğu takımda Emre'nin sakatlanması oyunu iyice bayılttı..Alex müthiş formsuz..Ona da anlam veremiyorum bu ara neden böyle oldu diye..Hani son noktalarda alıştığımız Alex bitiriciliği belki pozisyon gelse olacak ama Fenerbahçe pozisyona girmiyor..

Atılan gol kaleci hatası , ikinci gol duran top..Yani bir organizasyon veya deneme yok..Bu sadece bu maça ilişkin değil..Takım savunma anlamında gelişirken , hücum tam anlamıyla sıfıra indi..

Şimdi ikinci yarıyla ilgili birşeyler yazayım istiyorum, bu sefer saçmalamaya başlarım herhalde..Ne yazayım arkadaş ne anlatayım yani..Hiçbirşey yok hiçbirşey..Bu takım nasıl bu kadar düz bir takım oldu anlayamıyorum gerçekten..

2.maç için avantajlı bir skor alındı ama Emre'nin durumu çok büyük sıkıntı..Galatasaray'a oranla saha içinde Fenerbahçe'nin üstün olduğu en önemli bölgenin 3 adamı pazar günü sakatlıktan ötürü oynamayabilir..Sırasıyla Emre - Cristian ve Deniz..Bu durumda pazar akşamı nasıl bir düzen oluşturulur bunu Daum düşünecektir muhakkak..

Hayır şunu da anlamıyorum..Gökhan Ünal'ı neden oynatmazsın mesela..?En azondan ikinci yarıya başla onunla..

Ya yok vazgeçiyorum bu akşam bu maçla ilgili yazmaya devam etmekten..Son 4 resmi maçta Fenerbahçe'nin 4 golü var , kalesinde gol görmedi..Ancak kaçırdığı bir gol pozisyonu yok bu 4 maçtır..Fenerbahçe böyle bir takım değil , olmamalı..

Gerçek Hedef Türkiye Kupası Mı..?

Manisa karşısında Fenerbahçe pazar akşamı Sami Yen'e çıkacağı kadro ile çıkıyor..Bu maçta Daum'un bu kadar as kadroyla sahaya çıkması sanki bundan sonra Fenerbahçe'nin gerçek hedefinin 27 yıldır gelmeyen Türkiye Kupası olduğu ortaya çıkıyor..

Maçtan sonra burdayız..

23 Mart 2010 Salı

Özer'den Gelen Mesaj


Özer'in kendi sitesinden yapmış olduğu açıklamalar gerçekten çok enteresan..Özer gibi , oynamadığı zaman aranan , oynadığı zaman taraftarın topun ona gelmesi için beklediği bir oyuncu son Gaziantep maçında yaşanan küçük homurdanmaların ardından taraftarlara bir yazı yazmış..

Özer ne dedi peki..?

' Herkese güzel bir hafta dileyerek sözlerime başlamak istiyorum. Fenerbahçemizin büyük taraftarına bir mesaj olarak algılanmasını istediğim birkaç konuyu paylaşmak istiyorum.

Yaşadığım ağır sakatlıklardan sonra kulübüme ne kadar çok faydalı olmak istediğimi, sağlığım ile ilgili aldığım kararlarda her zaman önceliği, kulübümün menfaatlerine göre verdiğimi bilmenizi isterim.

Sakatlıklardan dolayı takımdan ayrı kaldığım dönemlerde en büyük desteği taraftarlarımızdan aldım. Ancak Gaziantepspor maçı öncesinde malesef tribünlerden, nedenini anlamadığım bir şekilde tepki aldığımı hissediyorum.

Sakatlığımla ilgili olarak yapılan son kontrollerde doktorum tarafından %100 ameliyat olmam söylenmesine ve omuzumda yırtık olmasına rağmen futbol oynama arzum ve takımımızın bulunduğu şu durumlarda yalnız bırakmamak için elimden geleni yaparak takıma faydalı olmak için çabalıyorum. Buna rağmen tepki gördüğümü hissetmek beni oldukça üzer.

Sakatlığıma rağmen son nefesine kadar sahada kaldığım sürece mücadele etmeye hazırım. Tek bir arzum kalan zamanlarda hem bana, hem de tüm takım arkadaşlarıma destek vermenizdir. Unutmayın ki arkamızdaki en büyük itici güç, siz büyük Fenerbahçe taraftarıdır. Şampiyonlukta sizlerin vermiş olduğu destek ve bizlerin göstereceği mücadele ile gelecektir.

Galatasaray maçı normal bir maçtan öte, galip gelirsek şampiyonluk yolunda çok önemli bir virajı aşacağımız karşılaşma. Bu nedenle mutlaka kazanmak istiyoruz. Gol atarak gerçek Fenerbahçe`li olmayı çok isterim. '

Yazıya katılmamak elde değil..Özer'in oyunundaki sıkıntının nedeninin yaşadığı sakatlıklar olduğu çoğu taraftarca biliniyor..Özer'in bu yaklaşımı çok net ve doğru..Maç öncesi tepki demiş yazıda ben ona takıldım orada bir yazım yanlışı oldu belki de..Hatta Özer oyundan çıkarken bile herhangi bir homurdanma olmadığı gibi genel olarak alkışlandı..

Özer'in bu fedekarlıklarla takımı yalnız bırakmaması ve mücadeleden kaçmaması çok güzel..Onun mevcut sakatlıkları ciddi..Ayağındaki vidalar , omzundaki sakatlık..Kendi dediği gibi kesinlikle ameliyat olması gerekiyor bu sakatlıklardan ötürü..

Fenerbahçe taraftarı daha önce de değişik yazılarda değindiğim gibi çok zor bir kitle..Hani sizi dünyanın bir numaralı adamı gibi hissettirebilir..Veya Guiza örneğini yaşatabilir..Bunun bir ortasının olmaması çok kötü evet..Ama bu sadece tribün profili değil..Örneğin spor medyası ne durumda ki..Veya diğer tribünler..Veya hayatın her alanında ülkedeki uçuk görüşler ve anlayışsızlık..

Özer bu takımın gözbebeğidir..Bu sene yaşadığı sakatlıklarla çok üst düzey oynamadı ancak sahada olması çoğu kişiye güven veriyor..Tribünlerde maç sırasında işler sıkışınca sağdan soldan sesler duyarsınız..Fenerbahçe'de genelde ' Haydi be Alexim ' sözünü duyarsınız stadda..Bu sene ' Özer'i al artık oyuna ' veya ' haydi koçum benim ' diyerek Özer için söylendi bu sözler..Oyuna girmesi bir olay oldu..Taraftar onu çok sevdi , çok güvendi..

O yüzden ne Özer'e ne de herhangi başka bir futbolcuya bu hisleri yaşatmayalım artık..Özer'in yukarıdaki yazısından içtenlik ve samimiyet akıyor..Ona her koşulda aynı karşılığı verelim , çünkü hem futbolculuğu hem de kişiliği bunu hakediyor..

Henry : Arsenal'e Karşı Oynamak İstemiyorum



Henry'nin Sky Sports'a verdiği röportajı izledim biraz önce..Evet tam anlamıyla yukarıdaki sözleri söylüyor..Yoruma geçmeden önce Henry'nin söylediklerine bir bakalım..

' Kura çekildiğinde gerçekten içimde bir acı hissettim..Arsenal'e karşı oynamak istemiyorum..Emirates veya Highbury olması farketmez , o tribünlerin önüne başka bir formayla çıkmak istemiyorum..'

Bu sırada röportajı yapan kişi ' Peki ya gol atarsan naparsın..? ' diye soruyor Thierry'e..

' Bunu unutun , Arsenal'e karşı oynamak istemiyorum..Bu kadar basit..'

Henry devam ediyor..

' Arsenal taraftarı ile aramdaki ilişkiyi başka bir yerde sağlamam mümkün değil..Çünkü başka bir takımda bu kadar uzun süre oynayamam..8 yıl Arsenal'de oynadım , başka bir takımda 8 yıl oynayacağımı sanmıyorum çünkü artık yaşlandım.. '

Zaten çok sevdiğim bu adama olan sevgim ve saygım iki kat daha arttı..Mükemmel bir adam gerçekten..Hani profosyonellik falan değil herşey arkadaş ya..Belki Barcelona'da tepkiyle karşılanacak , belki İrlanda olayından sonra Dünya'nın ona antipatisi ve bakışı biraz daha farklılaşacak fakat benim gibi onu sevenlerin gözünde çok daha büyüdü Thierry..

İşte röportaj..

22 Mart 2010 Pazartesi

Özhan Canaydın'ı Kaybettik


Beklenen bir haberdi , şimdi kesin olarak duyruldu..İlk defa bir Galatasaray başkanına saygı duymuş , olmaz ya , olabilecek en sivri çıkışında bile çok kızıp , sinirlenmemişimdir..Türk Sporunun ihtiyacı olduğu centilmenlik ve hassasiyet konusunu Süleyman Seba ile birlikte Türkiye'de güzel bir şekilde sergileyen bir insan olmuştu..

Özhan Canaydın karakterinde insanların nice takımın başına geçmesi Türk Sporu adına çok önemli etkisi olacaktır..

Mekanı cennet olsun , huzur içinde uyusun..

İki Resim Arasındaki Farkı Bulunuz



Volkan'a bu görüntüden ceza verenlerin adaleti yerine getirmesi için 48 saatten az zamanları var.

Bu Sefer Gol Atmaya Geliyor..


Alex De Souza'dan bahsediyorum..Gerçekten enteresan bir istatistik ve gün geçtikçe sanki bu istatistiğin kırılma zamanının geldiği hissediliyor..Türkiye'de üst düzey deplasmanları sayalım..

İnönü - Golü var
Trabzon - Golü var
Bursa - Golü var
Eskişehir - Golü var
Kayseri - Golü var
Zirvede olduğu dönemde Sivas - Golü var

Ve bunların dışında saymadığım akla gelen hemen hemen her şehirde , her deplasmanda golü var..Bir stad hariç..Son senesindeki Sami Yen'de Alex De Souza'nın golü yok..

Kapanış yapılırken bu stadda gol sevinci yaşaması gereken kafa adamın gol atacağı gün geliyor..Alex'in Sami Yen'de gol sevinci yaşayacağı gün geliyor..Maç ne olucak bilmiyorum ama Alex'in gol atacağına çok inanıyorum..

Padişahım çok yaşa..Haydi..

Avrupa Yorgunları


Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Ligi'nde seviye arttıkça bu maçların arkasından gelen lig maçları çoğu takım için kabus olmaya devam ediyor..Geçen hafta oynanan şampiyonlar ligi ve avrupa liginde üst tura çıkan takımların zafer sarhoşluğu ligdeki rakipleri tarafından yatıştırıldı..

Şampiyonlar liginden başlayalım..

Chelsea ve Inter ikisi birden CL dönüşünden sonra ligde beraberlikler aldılar..Chelsea ilk yarıdaki performansından gittikçe uzaklaşıyorken , Inter'de iki rakibi Milan ve Roma'yı ciddi şekilde potaya soktu..

Sevilla kendi evinde CSKA'ya elendikten sonra ligde bir yenilgi de Espanyol deplasmanında aldı..

Genel istatistiğe aykırı 2 takım var..Biri elbette Barcelona..Stuttgart'ı 4lediği yetmemiş olacak ki , Messiah önderliğinde Zaragoza'ya da aynı tarifeyi uyguladı..Ve Bordeaux..Onlarda zar zor Olympiakos'u elemişlerdi..Ligde de Avrupa Ligi yorgunu Lille'yi 3-1 ile geçtiler..

Avrupa Ligi'nde durum biraz daha vahim..

Juventus'u efsanevi bir maç sonucu 4-1 ile eleyen Fulham , evinde City'e yenildi..Bu arada Juventus'ta Sampdoria'ya dün akşam 1-0 yenildi..

Panathinaikos'u eleyen Standart Liege'de evinde şok bir yenilgi aldı haftasonu..Aynı şekilde Pana'da evinde Yunanistan derbisinde Olympiakos'a 1-0 yenildi ve ezeli rakibini potaya soktu..

Sahasında Lille'ı 3-0 ile geçen Liverpool , United karşısında sahadan 2-1 yenilgi ile ayrıldı..

Sporting'i deplasmanda deviren Atletico Madrid ise Mallorca deplasmanında 4-1 ile bozguna uğradı..

Bir bozgun da Almanya'dan..Rubin Kazan'ı Avrupa Ligi'nden yollayan Wolfsburg kendi evinde ligin en kötü takımı Hertha'dan 5 tane yedi..

Çekişmeli geçen maçın ardından Anderlecht'i eleyen Hamburg , Schalke ile 1-1 berabere kaldı..

Avrupa Ligi'nde tur atlayıp kazanan iki takım var..Valencia ve Benfica..

Takımlar her ne kadar üst düzey olurlarsa olsunlar , futbolcular fiziken her ne kadar üç günde bir maç oynamaya alışık olurlarsa olsunlar bu maçların psikolojik yorgunluğu takımları çok etkiliyor..Gerçekten çok enteresan sonuçlar alındı bu hafta Avrupa'da..Hani burada yazdığım maçlar dışında da yazmaya kalksam bir sürü maç var ters biten..Bundan sonra Avrupa Kupası maçlarından sonra takımlar biraz daha dikkatli olmak zorundalar çünkü liglerin sonlarına yaklaşılıyor..

21 Mart 2010 Pazar

Zaragoza ( Hdk:1 ) - Messi

Pele ve Maradona ikilisi kusura bakmasın..O devirleri yıkan adam artık bu dünyada..Lionel Messi kendi devrini , kendi imparatorluğu kurdu..Messi için sayfalar dolusu yazı yazmak , herkesin bildiğini yine de satır satır yazmak istiyorum..Ama düşününce yazacak bir kaç kelime bulmakta bile zorlanıyorum..Messi öyle bir oyuncu işte..Saha içerisinde rakiplerine yaşattığı çaresizliği burada onu anlatmaya çalışırken bana bile yaşatıyor..Benden ne istiyorsun adamım ben senin yanındayım..

Maç yazısı yazıcaktım ama farkettim ki Messi bu performansla oynadığı sürece maç hakkında yazacağım herşey aslında Messi ile ilgili olacaktı..Hani gerçekten durdurmaya çalışsan durduramıyorsun , çekiyorsun inmiyo , basıyorsun alamıyorsun..Messi'nin karşısında kim olursa olsun yaşadığı en büyük duygunun adı : Çaresizlik..

La Liga'da 25 gole ulaştı..7 gün içerisinde 8 gol attı..İki haftada iki hat-trick Dünya tarihinde var mıdır , varsa kaç tane vardır bilmiyorum..

Attığı her gol olay..Boyu kısa , kafayla atıyor..2.gol futbol litaratürüne ' Messi golü ' olarak geçebilecek gollerinden biri daha..Topu alıyor , çekiliyor düşmüyor , çalımı basıyor , golü atıyor..3.gol kimse beklemezken çok basit bir yere çok net bir vuruş ve kalecinin çaresizliği..

Ve aslında bunlarında ötesinde maç birdenbire 2-3 olup sıkıştığında yine devreye girmesi gerektiğini hissetti ve penaltıyı yaptırdı..Penaltı yapmasalar 4'ü kendi atacak..Penaltıyı kendi atmıyor , gole çok ihtiyacı olan ve çok net pozisyonları harcayan İbra'nın ellerine veriyor topu..Bu kadar egosuz , bu kadar takımı için oynayan bir oyuncu..

Barcelona şu takım ile bir maçı kötü oynamak istese oynayamaz..Messi , Madrid'de işe noktayı koymaya gidecek..Kafaya koymuş , belli..

Günün Fotoğrafı


Fulham karşısında 4-1 ile turu kaybeden Juventus'ta taraftarların sahaya inmesi yakındır..Zebina kariyerinin en zor anlarından birini yaşıyor..

Fenerbahçe : 1 - 0 : Gaziantepspor


Bu maçı yazmak gerçekten zor..

Hücum maçı kazandırır , savunma şampiyon yapar diye ünlü bir söz vardır..Fenerbahçe'nin bu akşam oynadığı maçın ardından iyi birşeyler ararsak sadece bunu söyleyebiliriz..3 maçtır takımın rakiplere hiç pozisyon vermemiş olması çok önemli bir meziyet..Lugano'nun bu takım için ne kadar önemli olduğu bir kez daha ispatlanmış olsa gerek..

Özer - Mehmet - Alex üçgeninin performansı artmazsa Fenerbahçe ilk 2'de bitiremez ligi..Bu maçta oynadıkları futbol eğer bu performansla devam ederse takımın işi çok çok zor..

Takımın şu ara öne çıkan tek özelliği dirençli futbol ve savunma anlayışı..Takımda Bilica ve Lugano geriye yaslanıp , orta sahadan destek gördükleri zaman Fenerbahçe açılması zor bir kilit oluyor..

Bu akşam bazı yerleri okudum..Gökhan'ın iyi oyunundan bahsediyorlar..Gökhan defansif açıdan yapması gerekenleri yaptı tamam ama bu kadar mı geriye gider bir oyuncunun yaptığı ortalar..Gerçekten çok çok kötü ortalar yapıyor Gökhan..Aslında çok isabetli orta yapabilen bir oyuncudur..Bunun üzerine mutlaka çalışması gerekiyor..Yani gidip Dani Alves ol demiyoruz ama biraz çalış Gökhan..Çok iyi çıkışlar yapıyorsun , ortayı yapıyosun herşey bitiyor..

Alex bugün uzun süredir izlemediğim kadar tutuktu..Özer ve Mehmet bal yapmayan arı modundalardı..Emre ilk yarı pek göze batmadı , sarı kartı yiyince de çıkması doğruydu..Alex ve Özer'den gelmeyen yaratıcılık ve istek Guiza'da toplanmıştı..

Maçın başından beri Guiza istekli haliyle göze çarptı..Beklenmedik şekilde atılan uzun topları indirdi ve servis yaptı..Attığı gol gerçekten kusursuz..Fenerbahçe'nin ona çok ihtiyacı olduğu dönemde böyle bir golle morallenmesi takım adına umut verici..

Hani 3 puan alındı ve moral kazanıldı belki ancak oynanan bu futbolla bu takımın daha üst sıralara tırmanması biraz zor..Çünkü artık fikstür avantajı denen şey kalmadı..Önümüzdeki hafta Galatasaray maçı belki bir final ama onun dışında içeride oynanacak maçlar bile çok zor artık..Fenerbahçe'nin bu yüzden çok ciddi bir toparlanma sürecine girmesi gerekiyor..Aynı anda bu kadar fazla oyuncu vasat oynamaya devam etmemeli..

Aslında takımda kağıt üzerinde çok hücumu seven oyuncu var..Gökhan - Santos - Özer - Mehmet - Alex - Guiza..6 tane adam var..E bir de Emre'yi sayalım yarım..6.5 oyuncu genel olarak hücumla içli dışlı..Ama o kadar formsuzlar ki , Fenerbahçe 3 maçtır kaleye gidemiyor..Kalesinde pozisyon vermediği gibi..

Neyse işte bunları geçelim..3 puan güzel , oyun kötü..Taraftar hala inanarak desteğe gidiyor..Müthiş bir kalabalık vardı yine stadda..Taraftar Galatasaray maçına kadar üzerine düşeni yaptı ve takımın arkasında durdu..Sezon boyu umarsızlıklarından ve isteksizliklerinden dem vurduğumuz takım şampiyonluk için son silahını haftaya çekecek..

Trabzonspor - Galatasaray maçı pekçok kişinin farkında olmadığı kadar kritik bir maç..Çıkacak sonuca göre Fenerbahçe'nin matematiği de değişecektir..Derbi hakkında haftaboyu konuşuruz zaten..