5 Mart 2010 Cuma

Günün Sözü


Günün Sözü , Bülent Timurlenk'in twitter sayfasından geliyor..

' Elif Şafak'ın medyadan aldığı gazı,desteği, F.Bahçe'li Selçuk Şahin arkasında bulsaydı, gider; Barcelona'da Xavi'yi keserdi. '

100 Milyon € Değerinde Takımda...


Alex De Souza'dan başka , tek başına iki maç alabilen kimsenin olmaması bu takımın kuruluşundaki hataları gözler önüne seriyor yeterince..Alex'in geldiğinden bu yana gördüğü ilk kırmızı kart ile 2 maç cezalı duruma düştüğü bu dönemde Fenerbahçe'nin ihtiyacı olduğu galibiyetlere ulaşmada Özer eğer sağlıklı olsa önemli bir rol oynayabilirdi..Fakat o da yok..Onun da yokluğunda bahsettiğimiz özelliklere sahip , taraftarın umutla ayaklarına bakacağı bir isim yok..


En büyük rakibiniz de ise bu özellikte o kadar fazla oyuncu var ki..İşte bu yüzden Fenerbahçe geriye düştü..Alex'in tek başına maç kazandıramadığı dönemde ikinci bir oyuncu devreye girmeyip , Lugano'nun yokluğundaki savunma çökünce ne yazık ki Fenerbahçe'de çöktü..


Bir kadro kurarken x bir takım neye dikkat eder..?Farklı bölgelere geniş rotasyonlar yaratmaya ve işler sıkışınca sorumluluk alabilecek , eğer bu oyuncu böyle sorumluluk alamayan bir forvetse bile en azından fırsatçı , gelene dan diye vurup beklenmedik bir gol ' atan ' değil de , ' yaratan ' bir oyuncu olmalıdır..Marcio Nobre'nin parlak Fenerbahçe kariyeri bu yapı üzerine inşa edilmiştir..


Fakat Fenerbahçe 3 senedir transferde hata yapmaktan , eksikleri kapatmamaktan bıkmadı..Bugün takımın düştüğü durumda elbette beklenmedik 4 kritik sakatlığın rolü vardır fakat bu sakat oyuncular da ( Lugano / Mehmet / Uğur / Özer ) %100 olarak x bir maça başlarken bu maçı bu adamlardan biri koparır alır diyebileceğiniz oyuncular değiller..


Fenerbahçe'de bugün Emre'nin yanında en az Emre kadar tırmalayan ikinci bir isim yok..İşin ilginç kısmı o bölgede takım kadrosunda inanılmaz bir şişkinlik var..Selçuk - Deniz - Cristian hatta isterseniz Mehmet - Özer..Ama Emre'nin oynamadığı veya güçsüz olduğu maçlarda orta saha yolgeçen hanı..


Oyuncu çok , nitelik yok..Daum Honduras maçını staddan izlerken , Mehmet Aurelio'yu buğulu gözlerle izlemiştir belki de..Aurelio-Appiah-Tuncay baklavasından sonra şuan ki eksiklerle çıkartmak zorunda olduğu takım arasında uçurum var..


Ama tekrar konuya dönelim..Savunma açısından olmasa bile kadronun bu kadar daraldığı ve takımın tepe taklak gittiği bir dönemde dahi zamanının formda Nobre'si tarzında bir adama sahip olabilseydi Fenerbahçe 4 haftada 10 değil de 5 puan kaybederdi..Bundan şüphesi olan yoktur belki..


Fenerbahçe yıllardır kolayı zorlaştıran , zoru kolaylaştıran bir takım olmuştur..İşlerin en boktan gittiği dönemde takım bir şekilde düzlüğe çıkmıştır genel olarak..( Aragones dönemi hariç ) Belki netice olarak kupanın gelmediği olmuştur ama takımın dirildiği ve işleri yoluna soktuğu dönemler olmuştur..Benzer bir dönem bu hafta başlamazsa sezon sonuna kadar bir daha başlamaz..Oyuncular ve teknik heyet bunun farkındadır umarım..


Alex'in yokluğunda hücumda sorumluluk alıp , Fenerbahçe'ye maç kazandırabilecek oyuncuyu da Daum yaratmalı..Gökhan Ünal - Semih ikilisi yerli oyuncular olarak ileride de oynayacakları düşünülürse Fenerbahçe'ye en çok ihtiyacı olduğu bu dönemde üzerlerine düşeni yapmalılar..Yapmayacaklarsa neden o formayı giyiyorlar ki zaten..

Günün Fotoğrafı


Ribery , Arbeloa'nın gözünü çıkartmaya kasarken..

3 Mart 2010 Çarşamba

Aykut Kocaman

Sezon başında Daum'dan önce o geldi..Onun oralarda bir yerlerde olması , oyunculara gerekli uyarıları yapacak olması ve belki daha da önemlisi transferler için bir numaralı izleyici olması taraftarların içine su serpmişti..

Aykut Kocaman kendi de söylediği gibi , sportif direktör ve teknik direktör arasındaki ince çizgiden ve sınırlardan son derece haberdardı..Kesinlikle onu olayların içinde , saha zemininde görmedik zaten..Hem bunu yapacak bir adam değil hem de bunu yapması halinde ortaya çıkabilecek sıkıntılardan haberdar..

Fakat o kadar kalitesiz ve tiksindirici bir medyamız var ki , bu adam için onlarca şey yazdılar ve bir anlamda onu bu görevinden bezdirdiler..Aykut Kocaman'ın eksin bir dille yalanladığı ama basının yarattığı sanal tartışmalar işin bu noktaya gelmesinde rol oynadı..

Belki Daum'da durumdan rahatsızdı içten içe..Fakat rahatsız olması için mantıklı pek bir neden yok..Neyse konu bu değil..

Takım bu kadar tepe taklak olunca insanlar ' Aykut orada ne iş yapıyor ' demeye başladılar..Çünkü göreve geldiğinden beri söylediği gibi bunlar Aykut'un işi değildi fakat bu camia için o kadar büyük bir isim ki , ondan herşeyi düzeltmesi , takımı toparlaması , belki de Daum'a teknik taktik fısıldaması bekleniyor..

Ama Aykut Kocaman böyle bir adam değil işte..Türkiye'de teknik direktörlük bile bu kadar baskı altında ve zorken , henüz sınırları bile belirlenmemiş bir mevkii de bir camianın rol modellerinden birinin hedef olmaması ne yazık ki elde değil..

Aykut Kocaman eminim ki kendi yetki sınırları içerisinde müthiş bir çalışma içerisindeydi..Üzerine düşen ne varsa eksiksiz yaptığını düşünüyorum..Zaten Fenerbahçe'nin memuru gibi sabah 7 akşam 7 çalışıyordu maç günleri dışında bile..

Bugün yaptığı basın açıklamasında sene sonunda bu görevi bırakabileceğinin ciddi sinyallerini verdi Aykut Kocaman..Gerekli açıklamalar resmi site dahil , hemen hemen her basın organından bulunabilir..Fenerbahçe cesur ve önemli bir model ortaya koydu fakat büyük ihtimalle sene sonunda bu model başarıya ulaşamadan son bulacak..

Aslında futbolda herşey sonuç gerçekten..Takım bu kadar tepe taklak olup , seneyi çöpe atınca A'dan Z'ye herkesin hevesi ve iştahı kaçtı..Aykut Kocaman inançlıyız diyor ama onun bile inançlarının yeterince çürüdüğü belli..

Günün Fotoğrafı


'Köpek gibi çalıştım..'
Cadiz Antrenmanı

2 Mart 2010 Salı

Seyyar Milli Takım Hocası


Guus Hiddink'ten bahsediyorum..Şimdi de yazın Dünya Kupası için Fildişi Sahilleri'nin başına geçeceği yazılıyor Avrupa'da..Zaten Türkiye'nin başında 1 Ağustos'tan itibaren çalışacak olması , Hiddink'in Dünya Kupası için bir çalışması olduğunun işaretidir..

Bir teknik direktör için son 10 yılda Türkiye ile birlikte 4 takım çalıştırmış olması enteresan tabii..Kötü anlamda yazmıyorum elbette..Türkiye'nin başında da önceki 3 ülkede olduğu kadar başarılı olur inşallah..

Bakalım Hiddink yazın Dünya Kupası'nı televizyonda mı izleyecek yoksa bizzat orada taktikleri ile kupaya yön verenlerden mi olacak..

Yılmaz Vural - Sakıp Özberk - Güvenç Kurtar'ın uluslararası versiyonu oluyosun Guus..

Milano'nun Problem Çocuğu

Öncelikle şunu belirtelim ki bu adam hangi takımda oynarsa oynasın başlı başına bir problem ve polemik merkezi olacaktır..Tabii aslına bakarsanız olması gereken en son yerde olması , Balotelli'nin bu kadar gündemin merkezde olmasının nedeni oldu..

Daha önce defalarda Milan taraftarı olduğunu söylemişti Mario..Hatta İtalyan basınında Mario Balotelli'nin AC.Milan store'da alışveriş yaptığı resimlerde yer almıştı..Son olarak İtalya'da bir dergiye açıklamalarda bulunan Balotelli , Ronaldinho'nun Milan'a gitmesiyle takım için çok sevindiğini , Milan - Manchester maçında tribünlerde Milan'ı desteklediğini ve Milano denilince aklına sadece Milan'ın geldiğini söylemiş..

Bir oyuncunun iki rekabet arasında takım değiştirdiğine çokça sahne olmuştur futbol sahaları..Ülkemizde de bu tip transferler zaman zaman oluyor doğal olarak..Ancak Milan - Inter arasında kalan Balotelli yaptığı açıklamalarla bu kategoriden kendini çıkartıyor..Hani benim merak ettiğim ülke olarak tribün kültürüne sahip olan İtalyanların bu duruma neden katlandığıdır..

Inter taraftarı acaba Balotelli hakkında ne düşünüyor..Berlusconi bir el atsın bari..Sevenleri kavuştursun..

1 Mart 2010 Pazartesi

Galiba Yine Başaracaklar..

Blogun geçmişine bakarsanız bazı yazılarda United'ın artık miladını doldurduğunu ve bu kadar formda bir Chelsea ve Arsenal varken bu sene Premier'i kazanamayacağını yazmıştım..

Ancak Sir Alex faktörü yine bizi ters köşeye yatırdı..Zor Everton deplasmanında alınan mağlubiyeti saymazsak United iki aya yakın bir süredir istim üzerinde..Geçtiğimiz 1-2 sene kadar etkili ve dominant oynamıyorlar belki ancak takım olarak bir şekilde kazanmaya gidebiliyorlar..Ligde rakipleri puan saçmaya devam ederlerse tekrardan liderliği ele geçirecekler ve yıllardır sahip oldukları psikolojik baskıyla birlikte ligi kazanacaklar..

Yılın ilk kupası olarak Lig Kupası'nı , Aston Villa'yı Owen ve Rooney'in golleri ile 2-1 yenerek aldılar..Oyuncuların kendilerine olan güvenleri iyiden iyiye geri dönmüşe benziyor..

Haftasonu yazı yazmadığım için kaynamasın , Mancini'nin Ancelotti'ye taktığı bu çelme , Chelsea'nin belki de şampiyonluğuna mal olacak..Tevez ve Bellamy çok acaip oynuyorlar..Cech'in yokluğunda Chelsea hem ligde hem Premier Lig'de ciddi anlamında zorlanacaktır..Hilario hiç güven vermiyor..City karşısında yediği 2 gol çok komikti..

28 Şubat 2010 Pazar

Sezon Kapandı..Belediye : 2 - 1 : Fenerbahçe


2 gündür baya dinlendim , kafayı rahata aldım..Sağolsun Fenerbahçe hafta kapanırken yine herşeyi berbat etti..

Daum'da 3 gün evvel sol bek oynayan Deniz'i bu sefer sağ öne almasının mantıklı bir sebebi elbette yok..Bu takım 9 kişi eksiği olan Belediye karşısına bile mi çift forvet çıkamıyor..?Yok..Dahi ile deli arasındaki ince çizgide yürüyüp duruyoruz bizde..

İlk yarı futbol namına birşey yok..Belediye ilk geldiğinde gol atıyor..Fenerbahçe izliyor..İkinci yarı biraz tempo ve atılan bir gol..Daha sonra sanki maç sürekli 60.dakikaymış gibi düşen bir takım umarsız oyuncular..

Guiza'nın pozisyonda kırmızı kartın çıkması gerektiği veya Alex'in atılmaması gerektiği üzerine konuşmak gereksiz..Bu takım ortaya biraz emek koyacak ki daha sonra emeğim çalındı diyecek yüzü olacak..Bence ilk yarı sonunda Deniz'in şutu gol olmalıydı..Aynı şekilde Cristian'ın da maç içinde kırmızı kart görmesi gerekirdi..Alex'in atılması ise çok komik oldu gerçekten..

Fenerbahçe'de sorumluluk alan Emre dışında 5 maçtır ikinci bir isim yok..Fikstür avantajı falan denilen süreçte Fenerbahçe galibiyet alamadı..,,Seneye 8de 8 ile kulüp rekoru ile giren takım şimdi o rekoru tersten ele geçiriyor..

O stadı uzun zamandır bu kadar dolu görmemiştim zira Kadıköy'de Lille maçında en kalabalık günlerinden birini yaşamıştı..Ama bu takım bu desteği haketmiyor..

Aziz Yıldırım'ın ısıran takım'ı ısırılan takım halini aldı..3 hafta önce herşey mükemmele yakınken ( sonuç anlamında ) şimdi takım tüm senenin emeğini çöpe attı..Geçen sene yapılması gereken takım içi revizyon yapılmayınca takımın bu sene de ipi erken çekildi..

İşin garibi ligin 10.haftasında en yakın rakibine 5 puan atan Fenerbahçe bugün neredeyse Trabzon'a bile geçilecek..Ki gidişat o..Bundan sonra inanın ne maç önü yazasım var ne maçı izleyesim var..Oyuncuların çoğu taraftarın gözünde sevgilerini , kredilerini tüketti..

Galatasaray tarihinin en iyi kadrolarından biriyle , tarihinin en kolay şampiyonluklarından birine ulaşabilir şu dakikadan sonra..

Fenerbahçe kendi etti kendi buldu..9 eksikli Büyükşehir Belediye 2 atak 2 gol ile Fenerbahçe'yi yendi..Ki Belediye hakikaten hiçbirşey oynamadı..Bu kadar acı birşey olabilir mi..?Manisaspor ve Belediye maçlarında rakipleri süper lig seviyesinde oynamazken Fenerbahçe'den 2 beraberlik çaldılar..

Önümüzdeki haftalar takımın bırakın seriyi , rahat kazanabileceğini düşündüğüm bir maç bile yok..Alex'siz Fenerbahçe önümüzde oynayacağı 2 maçta büyük ihtimalle artık ilk 3'den de düşecektir..

Ben bu dakikadan sonra Beşiktaş ve Bursaspor'un Fenerbahçe'nin üzerinde ligi bitereceğini düşünüyorum..Bu sene bu cümleyi yazacağım gerçekten aklıma gelmezdi fakat gerek yönetimin transfer fiyaskoları gerekse takımın bitik hali bizi bu noktaya getirdi..

Plansızlık ve transfer hataları Fenerbahçe'yi bu noktaya getirdi..Bu yönetimin transfer konusunda yıllardır yaptığı hatalar ve plansızlığı takımı bu noktaya getirdi..Geçen sene Fenerbahçe ligden ne kadar erken kopmuştu fakat buna rağmen gerekli planlama yapılamadı..Gidildi Bilica alındı..Santos izlenmeye gidildi yanında Cristian'ı da aldı..Guiza'dan zarar gelmesin diye bekletildi ve müthiş ihtiyaç duyulan pivot santrafor alınmadı..Daha sayar gideriz..Ama saymak istemiyorum inanın..Çünkü boğuluyorum düşündükçe..En iyisi Avrupa'dan Futbol'a yoğunlaşmak..

Geçmiş olsun cümleten..