5 Aralık 2010 Pazar

Fenerbahçe : 2 -1 : Karabükspor / Sakin Limanlardan Devam


Hava buz , tribünler tıklım tıklım..Telekom'da 'Comandante Alex' , stad girişlerinde de dağıtılan sarı Alex t-shirtleriyle birlikte kaptanın önderliğinde güzel futbol ve galibiyet bekliyorsun stada girince..Fenerbahçe beklenen ve ideal 11'i ile sahadaydı..

Maçın başlamasıyla birlikte dengeli bir oyun başladı..Birol-Hakan ve Tozo ile Karabük ortasahayı ön alana kurmaya çalışarak ayağa toplarla oyunun hakimiyetini Fenerbahçe'ye vermemek için çaba sarfetmeye başladı..

Cristian için geçen hafta söylediklerimi tekrar söylüyorum..Yani şunu diyorum , benim Cristian hakkındaki düşüncelerim hala değişmedi..Ancak geçen hafta Belediye'ye atılan goldeki katkısının birebir aynısını bugün atılan ilk golden önce yaptığı pres ve Niang'a kazandırdığı pozisyon ile sağladı..Bunun devamında söylemeden geçmeyelim bugün Cristian yine iyi oynadı..Elinden geldiğince ön alanda pres yapmaya çalıştı ve ortasahayı öne çıkartmayı çalıştı..Üstelik bu sefer ataklarda da kendini gösterdi..İkinci yarıda yaydan vurduğu bir şut ve Gökhan'ın muhteşem ortasında atmadığı bir kafa golü var..

Geçen hafta dediğim gibi bu bölgede Emre'nin yanına bu performansı 5 maçın 4 tanesinde kusursuz yapacak bir oyuncu gerekiyor..

Kazanılan duran topun devamında klasik bir Alex ortasını klasik bir Lugano vuruşu destekliyor ve o güzel ortanın yeni adı 'asist' oluyordu..Yapılan ortanın güzelliğini şuradan anlayabilirsiniz..Lugano golü attığında takımın yarısı Lugano'ya yarısı ise o ortayı yapan adama koşuyordu..Bu orta değildi yani..Resmen pas attı Alex oraya..Devamında kilitlenebilecek , kaliteli ve dirençli bir rakibe karşı maçın henüz başında şu ortayla işi yarılıyorsunuz zaten..

Emenike ilk yarıda iki gol pozisyonuna girdi ancak şuan üzerinde durmuyorum , Emenike için biraz altta ayrı küçük bir paragraf açarım..

Gol gelince bu sene çokça bahsettiğimiz şekilde takımın agresif ve tempolu bir başlangıç yaptığına büyülenebilirsiniz..Fakat aslında oyunu tutan taraf genelde Karabükspor'du..Emre'nin sakatlık sonrası idarelik temposuna Karabük ortasahasının çabuk ve ezberlenmiş pas alışverişi eklenince ortasahada Fenerbahçe beklemediği bir tabloyla karşılaştı..

1-0'a rağmen oyunun devamında 2.gol bulunmazsa sıkıntının artabileceğinin sinyallerini Karabük takımı oynadığı veya oynamaya çalıştığı futbol ile gösteriyordu..Ve bu noktada 'o' bir kez daha sahneye çıktı..Ortada fol yok yumurta yokken Mehmet'in geçen haftakine benzer kalitede yaptığı ortada ona yakışacak bir vuruş ile oyunu kopartıyordu..

Alex'e ne desek az cümlesini bile ne kadar çok kullandım acaba..?Küçük maçların büyük oyuncusu diyen küçük futbol akılları onun bu tip maçlardaki performansına bakarak bunları söylüyordu mesela..Ama biz Alex gerçeğini çok net bildiğimiz için alınan yeni bir 3 puan için ona teşekkür ederek yola devam edeceğiz..

Öyle veya böyle 20.dakika 2-0 yapmış ve rakibin gardını düşürmüş durumdasınız..Bundan sonra bunun rahatlığı ile daha iyi oynamak gerekirken Fenerbahçe frene yavaş yavaş basmaya başladı..İlk yarının kalan bölümünde zaman zaman Stoch'un yaptığı patlamalar dışında Fenerbahçe hücumda pek etkili değildi..

Devreye girerken dikkat çekenler ; Niang'ın güçsüzlüğü,Cristian'ın istekli oyunu,Emenike'nin oyunu idi..

Fenerbahçe maçlarında özellikle bu sene gelenek olmuş birşey var o da takımın ikinci yarının ilk 15-20 dakikasında inanılmaz temposuz ve rölanti oynuyor takım..Bu süreyi iyi savunma yapayım ve oyunu biraz geçireyim diye değerlendiren Fenerbahçe için Emenike'nin attığı gol ciddi bir uyarı oldu..

Emenike gerçeği gözümüzün önünde..Bu adam büyük ihtimalle seneye Karabük'de oynamayacaktır..Emenike'yi alan büyük takım da önemli bir iş yapmış olacaktır..Adam bir kere yıkılmıyor..Yobo onu maçın başında birebir almak istedi ama ilk yarıda yenilen iki pozisyon sonrası Yobo'da birebir ile tutulamayacak bir oyuncu olduğunu anladı..

Daha sonra Fenerbahçe savunması Emenike'ye karşı sürekli kademeli savunma yapmaya çalıştı..Televizyonda ne kadar göze çarptı bilmiyorum ancak bir iki pozisyonda da Lugano tatlı sert müdehalelerle Emenike'nin kafasına işlemeye çalıştı ancak hiç yılmıyor adam..Oyunun devamında Selçuk oyuna girdiğinde o bile elinden geldiğince özel olarak Emenike'ye kademe yaptı..

Yenilen golün ardından hafif bir panik olmadı değil..Niang'ın sakatlık arkası yerine gelmeyen gücü ve temposuna , Stoch'un kopukluğu,Mehmet'in ortalıklarda görülmeye başlamaması ve Emre'nin de oyundan düşmesiyle Fenerbahçe kendi sahasında paslaşıp topu ön alana çıkartamayan bir takım olmaya başladı..

Top sürekli savunma dörtlüsünde ve Emre-Cristian arasında gidip geliyor , ileri verilen her top kısa sürede rakibin ayağına geçiyordu..Müdehale şarttı..Önce Stoch'u çıkartıp , Selçuğu oyuna alarak ortasahayı güçlendirdi hoca..Sola o dönemde Niang'ı atmak pek işe yaramadı..Zaten oyunun devamında Dia'yı oyuna aldı Aykut hoca oraya..

Dia oyuna girdikten sonra hücum yapmaya tekrardan başladı takım..Dia'nın son vuruşlarla olan kavgasında barışçıl yollara başvurması şart..O nasıl vuruşlardır öyle abi..Hani bi tek öyle vursan gol olmaz..Hayır emeklerine yazık oraya kadar tık tık tık gelebilen bir oyuncusun..

Fenerbahçe kazanması gereken bir maçı kazandı..Son 3-4 maça oranla en kötü oynanan maçtı bu maç..Alex çıktı ve kazandırdı..Emre mutlaka toparlayacaktır , Cristian'ın temposunun artması ne olursa olsun güzel..Caner çok çabaladı ama son paslarda veya düşünerek yapması gereken son noktada zayıf kaldı..Yine de bir şekilde öne çıkması diğer maçlara oranla iyi..Karabük iyi bir takım..Sahasında oynadığı zaman çok etkili olabilecek bir takım haline gelmişler..Rakiplerin kazandığı haftayı kayıpsız geçmek önemliydi..İnatla kovalamaya devam..

5 yorum:

aspayze dedi ki...

Son dönemlerdeki en güzel yazın olmuş bence. İki sorum olacak eğer yanıtlarsan memnun olurum.
1.Sence solda Stoch'un devam etmesi doğru mu? Değilse ne yapılabilir?
2.Sağda M.Topuz gol atmak dışında oldukça faydalı oynuyor. Bizim dizilişimizde iki kanat oyuncusunun yılda toplam 15 gol atması beklenir ama bizim iki orta saha kanadının skora katkıları neredeyse sıfır. Bu durumunda şampiyonluktan söz etmek ne kadar gerçekçi?

Tuğberk dedi ki...

Teşekkürler..

1-Şu performansla ben solda Dia'yı oynatırım..Stoch'un Dia'ya göre tek artısı işin savunma tarafını biraz daha ciddiye alıyor..Stoch elbette çok yetersiz bir savunmacı ancak en azından rakibini kovalıyor zaman zaman..Dia ise neredeyse kendi yarısahasına girmeyen bir oyuncu..İşin hücum tarafında özellikle Niang ile uyumu ile de birlikte Dia daha etkili..Geçen hafta Belediye bu hafta Karabük maçında girdikten sonra yaptıkları malum..

2-Sağda Mehmet'inn durumunda sorun yok bana göre..Evet skor üretmek dışında çok katkı sağlıyor oyuna..Gol atamıyor ancak asistleri de az değil..2 haftada Alex'e çok güzel 2 asist yaptı..Bir de sağ kanadın Gökhan'dan kaynaklanan ayrıcalığı var..Gökhan'ın sürekli hücumda aktif olmasından dolayı Mehmet'ye oyunun iki yönünde olduğu için çok gol atamıyor..Ancak şu var ki bu sene Mehmet çok rahatlıkla 4-5 golde olabilirdi şuan..Bu bile geçen seneki Mehmet'e göre gösterdiği gelişim açısından önemli..

aspayze dedi ki...

Stoch'a en büyük eleştiri takım savunmasını zaafiyete uğratması olduğuna göre yerine Dia oynarsa takım savunması daha kötü gitmez mi? Bu maç ikinci yarıda Caner'in çok şık işleri vardı ileri çıktığında. Acaba önde Caner arkada Santos iyi bir ikili olurlar mı?

Tuğberk dedi ki...

Şöyle birşey var..Orada Stoch'da oynasa Dia'da oynasa savunma açısından birbirlerinden çok farklı işler yapamayacaklarından en azından hücumda daha formda kimse onu oynatmak daha mantıklı..Dia çok delici bir oyuncu..Bu maçta kenardan yapılan faulde neredeyse geçen haftaki gibi penaltı yaptırıcaktı..Belki hoca onu son 20 dakikada kopartıcı oyuncu olarak da düşünüyor olabilir ancak şu performanslarla Dia daha önde..

Ben Santos'un gönderileceğini düşünüyorum şu dakikadan sonra..Santos-Caner ikilisinin kötü gününde oradan ne hücum beklenir ne savunma..

Sıradan Biri dedi ki...

Yazın çok olmuş eline sağlık.
Cristian için eklemek istediğim bir şey var. Cristian futbol olarak çok iyi. O bölgeye daha iyisini bulmamız kolay değil. Güçlü, hırslı, pas tekniği yüksek, saha görüşüde oldukça iyi. Ama aşırı duygusal, hocaya küsüyor, arkadaşlarına küsüyor, oyundan kopuyor. Takım ona güvenir ve saygı gösterirse çok başarılı olur. Son iki hafta takımda en iyi 4 oyuncu kim diye sorsak, %80 Cristian yazılır ilk 4'e. Hatta geçen hafta takımın en iyisi idi.
Umarım Aykut hoca Cristian'ın güvenini ve saygısını kazanır. Takımda yeri aynı kalitede dolmayan dişlilerden biri Cristian. Sezonlarca izledik, Selçuk katkı verir ama Cristian'ın seviyesinde hızlı ve isabetli pas yapamaz. Bir alternatif olarak. bütün umudum Gökay'da.