27 Kasım 2010 Cumartesi

Maça Doğru , İBB - Fenerbahçe


Herhalde Fenerbahçe taraftarının en tedirgin olduğu maçlardan biridir Belediye deplasmanı..Son 3 yılda Belediye deplasmanlarında 9 puan kaybı + yenilen 6 gole karşı atılan sadece 1 gol Fenerbahçe açısından maçın ne kadar zor olduğunun bir göstergesi aslında..

İBB'de Abdullah Avcı'ya saygı duyuyorum..Eldeki imkanlara göre yıllardır bu ligde pozitif futbol oynatmaya çalışan bir hoca..Takım sene içerisinde bazı periodlarda üstüste kötü sonuçlar aldığında bile oynatmaya çalıştığı futboldan vazgeçip , felsefesini değiştiren hocalardan değil..Sadece bu yüzden bile saygıyı hakediyor..Takımda 3 senelik periodda ciddi bir mental aşama kaydetti..Oyuncuların , hocalarının oynatmaya çalıştığı futbola olan yatkınlıkları ve uyumları arttı..

Belediye'nin en göze çarpan özelliği oyunu geniş alanda hızlı oynamaya çalışmak..Burada atlamaları gereken tek aşama zorlu rakiplere karşı da bu oyunla üstünlüğü kurmak..Bu seneye de baktığımız zaman Beşiktaş maçı dışında dişli rakiplere karşı istediklerini alamamışlar..Fakat kendi ayarlarındaki veya daha alt seviyedeki takımları da elleri boş göndermişler..

İBB'nin kuvvetli olduğu yer hücumu..Hücumdaki yardımlaşma ve çoğalma savunmada görülmüyor..Zaten dişli takımlara genelde puan vermelerindeki nedende bu..İbrahim Akın çok iyi bir sezon geçiriyor..Herve Tum son haftaların formda ismi..Ayrıca İskender ve bir fm efsanesi olan Tevfik Köse'de rotasyonun önemli parçaları..Ortasahanın kontrolü Efe ve Holmen'e emanet..Defans için pek birşey diyemiyorum..Oğuzhan iyi bir kaleci..Fakat onun önündeki dörtlü pek güven vermiyor..

Fenerbahçe'ye gelelim..Belki bunu okumaktan sıkıldınız ama ben söylemeye devam edeceğim..Takımın geçirmekte olduğu sürecin belirleyici noktaları oynanan oyun kadar takımın maçlara olan bakış açısıyla da alakalı..Fenerbahçe Olimpiyat Stadı'nda kendi taraftarının ezici üstünlüğü ile son 3 yılda rakibinden puan alamamış ve sadece 1 gol atabilmiş..Ben bunun kırılmasına bakıyorum mesela şimdi..Hani çok parlak bir oyun falan değil , takım son 3 yılda yaşadığı kayıpların farkında olup sahaya o kafayla çıkmalı ve oyuna agresif bir giriş yapmalı..

Lugano ve Gökhan'ın büyük ihtimalle oynamayacağı yönünde haberler vardı..Onların olmadığı bir ilk 11 çıkartırsak ; Volkan-Okan-Bekir-Yobo-Santos-Mehmet-Gökay-Selçuk-Stoch-Alex-Niang..Ben bile bir iki kere kadroyu okusam kendime itiraz edecek birşey bulurum herhalde o yüzden kadroya takılmayalım..Neden hala Santos veya sakatlıktan yeni çıkan Selçuk olmaz falan demeyin bana..Cristian'ı izleyeceğime beli dönmeyen Selçuğu izlerim..Santos konusu biraz daha farklı , potansiyeli bu kadar yüksek bir adam üzerinde inat etmeyi anlayabilirim..Hani o oynamadığı zaman da yerine süper yetenekli bir adam oynamıyor..

Maça gelirsek , hızlı bir maç geçeceğini düşünüyorum..İki takımında zayıf karnı savunmaları olduğu için iki takımda oyunu ileride oynamaya çalışacaklardır..Burada savunmaları daha konsantre ve dikkatli olan takım bir adım önde olacaktır..Tabii bir de hücumcuların mezihetlerine kalacaktır iş..İki takımında hücumcuları formdalar..

Fenerbahçe rakibinin hızlı oyunu ve savunma arkasına atacağı toplara karşı oyunun temposunu ayarlamaya çalışacaktır..Fakat hala ortasahası ideal bir ikiliyle oynamadığı için bu konuda zayıf kalabilir..Bu durumda Buca maçında olduğu gibi oyunu sıkça kanatlara atmaya çalışmak Fenerbahçe için önemli..

Fenerbahçe için kritik bir dönemeç..Takım yine geçtiğimiz yıllardan farklı olarak birşeyler yaptığını göstermeli..Ciddiyetsizliğe yer yok..Özellikle bu tip haftaları kayıpsız geçmek alınacak bir derbi galibiyetinden bile önemli olabiliyor..O yüzden yüksek konsantrasyonla maça çıkıp , maçı kopartmaya çalışmak gerek..Gaziantep deplasmanı unutulmamalı ve mutlaka Fenerbahçe skor ne olursa olsun oyunu rakip yarıalanda oynamaya çalışmalıdır..

1 yorum:

sıradan biri dedi ki...

çok güzel yazı. elinize sağlık.