18 Kasım 2010 Perşembe

Fenerbahçe Ülker / Milli Takım / İngiltere

Fenerbahçe ile başlayalım..Fransa deplasmanında maçın henüz 5.saniyesinde hücum ribaundu ile yenilen sayı çok anlamlıydı aslında..Maç boyu Fenerbahçe savunması merkezi kapatamadı..Kim derdi ki Vidmar'ın yokluğunu bu kadar arayacağımızı..Lavrinovic'in dağınık oyununa,Ömer-Kaya ikilisine çalınan inanılmaz basit faullerde eklenince savunma direncimiz ikinci perioddan itibaren dağılma noktasına geldi..

Fenerbahçe'nin ikinci periodda geriye düştüğü andan itibaren bir kez bile beraberliği sağlayamadığı oyunun temel noktası Fenerbahçe'nin farkı 3-4 sayılara indirdiğinde bile çok kolay sayı yemesiydi..Cholet sanki her istediğinde baskete ulaşacağının bilinciyle rahat rahat çıkarttı maçı..

Fransız tribünleri öyle ateşli falan değildi ancak buna rağmen son zamanlarda izlediğim en kötü hakem kararlarını izledim bu maçta..Ömer'e çalınan 2 faul çok enteresandı..Ömer'in bu takımın 'Savunma Bakanı' olduğunu da düşünürsek savunma direncinin doğrudan hakemler tarafından da etkilendiğini söyleyebiliriz..

Bireysel anlamda Emir dışında herkesin kötü olduğu bir günde dahi Fransa'da oyunu son hücumlara kadar taşıyabilmek de olumlu not düşülmesi gereken bir nokta..Hani işler daha kötü gidemezdi sonuçta..Normal şartlarda Fenerbahçe'nin rahat kazanacağı bir maçtı..Kazansaydı da sıralamada büyük bir avantaj ele geçirilecekti fakat olmadı..Hani şu maçta Fenerbahçe ne bir şans sayısı ne bir şans ribaundu ne bir şans faulü elde edemedi..Rakibin el üzerinden , hakem yardımıyla , yoktan yarattığı minimum bir 15 sayı olduğunu düşünürsek bugün Fenerbahçe için herşeyin negatif olduğunu söyleyebiliriz..

Gelelim milli maça..Kopuk kopuk izlediğim için aslında hiçbirşey yazmayacaktım ancak söylemek istediğim bazı şeyler var..Değişim , gençleşme , deneme/yanılma falan hepsine eyvallah..Ki Guus Hiddink'e çok inanan biriyim..Ama hocanın çok anlamsız tercihleri var..İsmail Köybaşı'ndan ne köy olur ne kasaba..Kelime oyunu değil yani gerçekten bu kadar kötü olamaz bir oyuncu..Bu 1 değil 2 değil 3 değil..Sürekli dikkatle izliyorum ve artık kesin kanıya vardım ki bu oyuncuların dünya umurlarında değil..Futbolu sevmiyor bu adamlar..İstanbul'da oynanan Belçika hazırlık maçı ve Kadıköy'de ki derbide canlı izlediğimde de şimdi söyleyeceğim tespitleri yapmıştım..

İsmail Köybaşı korkak,silik ve kendine güveni olmayan bir futbolcu..Bir kere soldan atak yap , bir kere kendi yarısahanı geç , bir kere rakibine çalım atmayı dene..Bir insan kendi yarısahasında kendine çizdiği 20-30 metrelik bir alanda nasıl bu kadar mutlu olur anlamıyorum..Genç adamsın , Beşiktaş gibi bir takıma transfer olarak ihtiyacın olan imkanları da yakalamışsın , neden kendini geliştirmeye çalıştırmazsın..?Ben Aurelio dahil bu kadar geriye ve yana oynayan bir oyuncu daha görmedim..

Ve Sabri..Makara malzemesi olarak çok zengin bir insan ancak oynadığı oyunda artık kişiliği ile aynı oranda komik olmaya başladı..Sabri'de takımın el frenlerinden biri..İlk yarının sonlarında bir kontra yakaladık top ortasahada Sabri'ye geldi..4'e 4 yakalamışız hiçbirşey yapamayacağını bilsen yine rakip kaleye doğru gitmen gereken anlardan biri..Sabri bey topu eveledi geveledi ve kendisinden geride olan Hamit'e yan pas attı..Hollanda savunmada bir anda 9 kişi oldu , atak patladı..

Türk milli takımının genel karakterinin geriye ve yana oynamak olduğunu bir kez daha gördük..Hatta korkutucu olan Hamit ve Selçuk gibi adamlarında bu oyuna razı olmaları ve böyle oynamaya başlamaları..Takımda dikine gitmeyi düşünen tek adam Gökhan Gönül..O da sağ bek..

Meşale ve lazer muhabbetleri için birşey demeye gerek yok herhalde..Gittiğimiz her yerde kendimizi belli ediyoruz ve çok ama çok küçük düşüyoruz..Ülkenin genel eğitim seviyesi tüm bunların nedeni elbette..Tv başında bile izlerken utanarak izliyoruz artık..Sneijder'e veya hakeme tutulan lazeri görmek istemeyip kafamı tv'den çeviriyorum çünkü resmen yerin dibine girmiş hissediyorum kendimi..Hollanda gibi bölgede bolca yaşadığımız ülkelerde de Türk'e olan bakış açısı falan iyice yerin dibine giriyor tabi..Siz Hollanda'lı bir vatandaş olduğunuzu düşünün bir an..Neyse bunlar çok rahatsız edici konular..Üzerinden geçmiş olalım..

Milli takımın ileriye gittiğini düşünmüyorum ne yazık ki..Genel yorumlara baktım , fena değil falan diyenler var ancak bana göre gerçekten vahim noktalara gidiyoruz..

Son not İngiltere - Fransa maçından..Son yarım saatini ve ilk yarıda 15 dakikasını izleyebildim..Özellikle ilk yarıda izlediğim kısa bölümde İngiltere'nin de tıpkı bizim gibi oynadığını gördüm..Wembley'de takım geride yan pas yaparken (üstelik 0-1 gerideyken) ciddi homurtular yükseldi..İngiltere gibi Avrupa'nın en tempolu ligine bu kadar yavaş oynayan bir milli takım hiç gitmiyor..Capello saygıyı sonuna kadar hakeden bir adam ancak İngiltere'yi doyurabilecek bir oyun anlayışı yok..İngiltere gibi üst düzey bir takımı İtalyan futboluna mahkum etmiş görünüyor..Fransa'da Laurent Blanc etkisi kendisini hissettirmiş görünüyor..Milli takımlar arasında önemli rekabet olan bir maçta Fransa'nın kendine güven açısından çok değerli olan bir İngiltere zaferi hazırlık maçı dahi olsa önemliydi..

Hiç yorum yok: