12 Kasım 2010 Cuma

Bonito Bahis Merkezi Sunar


Blogda yeni bir mevzuuya giriyoruz bu hafta..Tahminler benden değil , bahis konusunda çok güvendiğim arkadaşım Emir'den..O yazdıkça ben buradan yayınlayarak sizlere fikir verme açısından yardımcı olmaya çalışacağım..İyi dilekleriniz bana , eleştirileriniz Emir'..Bol şans..

Bursaspor-Trabzonspor


Yıllardır geyikleri artık gerçeğini unutturan "Karadeniz Fırtınası" bu sene sanki gerçekten dönmüşe benziyor.İstek ve arzu konusunda hiçbir zaman sıkıntı yaşamamasına rağmen bölgeninde vermiş oldugu tezcanlılıkla hep inişli çıkışlı bi grafik çizen karadeniz temsilcisi Şenol Güneş'in ellerinde sabır ve sistemlede tanışmış oldu.Her ne kadar Şenol Güneş tevazüh gösterip "Futbol her sonuca açık..." geyikleri yapsada son 5 maçında mağlubiyet yüzü görmemiş 15 gol atıp kalesinde sadece 3 gol görmüş ekibinin gücü ortada.Bursaspor cephesinde ise işlerin pek iyi gittiği söylenemez.Şehir ve takım için bir şans olarak görülen Şampiyonlar Ligi Bursasporu hem mental hemde fiziken gerçekten çok yordu.Geçen seneki şampiyonluktan sonra edinilen karizma ve özgüven her ş.l haftasında bir çizik daha yiyor.Son Kupa maçındada oynanan kötüden öte "garip" futbol ve 3. lig temsilcisine karşı alınan beraberlik taraftar ve takım içindeki homurdanmaları biraz daha arttırdı.Takım doğal olarak herkesin merak ettiği bu maçta taraftarlarınında önünde bu duruma bi tepki koymak isticektir.Ancak Galatasaray karşısında ve daha önceki haftalarda izlediğimiz trabzona karşı galip geliceklerine inanmıyorum.Trabzonspor gücü ve teknik direktörünün tecrübesi ile 1 adım önde ve kaybetmez.
Sporting Gijon-Real Madrid

"Jose" dememiz bu maç için yeterli sanırım.Başkent ekibi ilk defa kendi adı altında ezilmeyen hatta kimi zaman karizmasıyla Los galacticos un üstüne çıkabilen bi teknik
direktörle çalışıyor.Eğer Jose bir takım için doğmuşsa bunun Real Madrid olduğuna şüphe yok.10. hafta itibariyle La Ligada gününde bi Barcelona dışında Madrid'i
zorlayacak bir takım varmış gibide gözükmüyor açıkçası.Ronaldo,Khedira,Xabi,Özil gerçekten çok formdalar.Özil için ayrı bi parantez açmak gerek "geldi,gitti,Alman,Türk,ikna
oldu olmadı,çağırdık gelmedi,bizi istemeyeni biz hiç istemeyiz...vs" tartışmaları arasında Kaka'nın hala Madridte olduğunu unutturan bi performans ortaya koyuyor.Son kupa
maçında Jose,Khedira ve Özil'i dinlendirdi.Bu da Sporting için kötü haberlerden sadece bir tanesi.Sporting için bu sene işler hiç iyi gitmiyor aldıkları beraberlikler onları
nispeten üst sıralarda tutsada Madrid karşısında kazanmaları sadece onlar için değil tüm dünya için bi süpriz olur.

Chelsea-Sunderland

Haftanın diğer bankosu ise Chelsea namı-ı değer Maviler.Liverpooldan aldığı kimine göre süpriz mağlubiyet o günlük bazılarını üzmüş olabilir ama inanın uzun vadede bu mağlubiyet Chelsea takımını çok guvenılır bir takım haline getiriyor.Mağlubiyet haklarını iyi bi maçta kullandıklarını düşünyorum.Bu sene şampiyonlugun en buyuk adayılar.Ve eğer bu şampiyonluğu gerçekten istiyorlarsa içerde bu tip orta sınıf takımları geçmeleri gerekiyor.Chelsea zorlanmadan bu maçı 3 puanla kapatır.
Barcelona-Villareal

Son 2 sezonun tabiri caizsse şiir gibi oynayan takımı Barça İbra haricinde kadrosunu bozmayarak bence takıma ve sisteme daha uygun bir golcü olan Villa transferiyle sezona girdi ancak Peri masalı gibi geçen sezonlardan sonra Camp Nou'deki Hercules mağlubiyeti ile bu sene onlar için biraz sıkıntılı başladı.Herşey yeterince kötüyken Ujfalusi'nin Spor Toto Liginde oynayan bazı "defans" oyuncularını bile kıskandırıcak "müdahalesi" ile Messi'den de uzak kalan Katalanlar için karanlık günler artık bitti diyebiliriz.Camp Nou'da Sevilla 'yı çok iyi futbol ve 5 golle geçen ardındada Getafe'ye deplasmanda 3 gol atıp 3 puanı alan Katalanlar kendi evlerinde yine iyi futbol ve bol golle kazanmak isteyecektir.Her ne kadar Barcelona çok formda olsada burda Villarreal'e değinmeden edemeyiz.. La Liga'da Barça-Real ikilisine kafa tutacak nadir takımlardan biri ayrıca Rossi-Nilmar ikilisi iyi günlerinde rakip defans oyuncularını kalecilerini futboldan soğutma noktasına getirebiliyor.Barça her ne kadar mutlak favori olsada bu maç bariz bi şekilde üst kokuyor.

Köln-m'gladbach

Bundesliga'nın kadro kalitesi ve sistem açısından en kötü 2 takmının karşı karşıya geldiği bu karşılaşmada yenilen taraf için tünelinin sonunun karanlık oldugunu söyleyebiliriz.Köln hoca değişkliğinden sonra biraz kıpırdansada çok geçmeden yine eski haline geri döndü.Ancak ligteki tabloya ve oynanan fubola bakıtığımız da M'gladbach'ın Köln'nün tam dişine göre bi rakip oldugunu söylyebiliriz.Eğer bu maçtada puan kaybederlerse Bundesliga ile şimdiden vedalaşsalar iyi olur.Görünen bu tabloda Köln için gerçekten üzülüyorsanız bide M'gladbach dinlemeniz gerekebilir Arango'nun 4 maç ceza almasıyla gerçekten dahada kötü duruma düştüler.Kötü defans 4lüsü her maçta rakibe neredeyse en az 10 tane gollük pozisyon veriyor ve maç başına 3 gol yiyorlar.Köln evinde olması ve kazanmak zorunda olması sebebiyle avantajlı olan taraf.Ancak bu 2 dengesiz takımın maçında gol üstü ve beraberlikte iyi sonuçlar olarak gözüküyor.

Fluminense-Goias

Fluminense'de sakatlarlıklara rağmen Fred ve Deco'nun iyileşmesi takıma hava getiricektir.Fluminense bu maçtan sonra güçlü rakipler Sao Paulo ve palmeiras karşılaşacağı için
Küme düşmeme mücadelesi veren Goias a acıyacaklarını sanmıyorum.Goias'ta hoca değişikliğine rağmen yeni gelen hocanın önceki haftalara göre çok farklı bişey ortaya koyması
beklenmiyor.Goias güçsüz ve moralsiz.Fluminense bu maçtan 3 puanı alıp önündeki zor maçlara bakacaktır.Bu maçta Fluminense nin handikaplı galibiyetide denenebilir.

Hiç yorum yok: