6 Eylül 2010 Pazartesi

Haydi Bakalım


Hani bu kalemde bir yazı yazarken başlık ne koysam diye düşünmedim değil..Hani klasik şeyler olur ya gazete manşetlerinde ' Yürüyün Çocuklar ' , ' Milli Sevda ' , ' Yürüyelim Arkadaşlar ' vs..Hani klişe gibi görünseler insanın aklına ilk bu tip başlıklar geliyor nedense..O yüzden şu satırları yazarken ne devamında yazacaklarımı ne de en son atacağım başlığı bilmeden yoluma devam ediyorum sayın okur..

Milli takım dalgası bizi kattı ardına sürüklüyor..Basketbolda bir haftadır her maçımızda ayrı bir mutluluk ve gurur yaşıyoruz..Futbol takımının oluşturamadığı istikrar ve ekolü basketbol milli takımımız yıllara yaymış ve olgunlaştırmış durumda..Onları izlerken önde veya geride olsun farketmeksizin dikkati çeken şey bilinçli oynadıkları..Sadece basketbol veya futbolda değil hatta herşey kendine güven ile başlar..Sonucunda istediğiniz olur veya olmaz ama sizin kendinize veya bir takım oyunuysa oynadığınız , takım arkadaşlarınıza güveniniz varsa başarıya ulaşma imkanınız çok daha fazladır..

Basketbol takımında bu güven var..Kaptan Hido'dan Barış Ermiş'e kadar yayılmış bu güven..Çünkü takımın başarısı bireysel yeteneklerden ziyade birlikte oynamaya dayanıyor..Dün Fransa'yı devirirken de bu böyleydi..Biri çıkıp maçtan önce size bu maç Ersan 9 sayıda kalacak dese maçın gidişatından şüphe duyardınız belki..Ama bu takım ne yapıyor..?Gidiyor Hido 20 atıyor , Sinan 17 atıyor , Ender-Semih-Oğuz ekstra katkılar yapıyor , savunma kendinden hemen hemen hiç taviz vermiyor ve Ersan-Ömer Onan-Kerem Tunçeri-Kerem Gönlüm dörtlüsünün toplamda 18 sayı attığı maçta 95 sayıyı buluyorsunuz..

Basketbol takımımıza diyecek birşey yok..Dün futbolcuların da onları ziyaret etmesiyle güzel görüntüler oluştu elbette bizler için..O dayanışma ve mutluluk hepimize ayrı bir keyif yaşatmıştır..

Futbol takımı için de iki laf edelim..Kazakistan maçını bireysel yeteneklerle kazandık ve averaj açısından da doyurucu bir sonuç aldık..Ancak şunu söylemek gerekir ki gerek takımın dizilişinde gerekse oyun anlayışında sorunlar var..Bir kere Hiddink'in tek forvet Tuncay'ı oynatması pek verim alabileceğimiz bir durum değil..Tuncay-Nihat-Arda üçlüsünü tehlikeli bölgede döndürerek oynatayım bile dese bu oyuncular genel olarak hem fiziki hem de oyun anlayışı açısından benzer oyuncular..Hani sırtını dayadımı topu tutacak , kafayla gol atabilecek bir forvetin koskoca milli takımının yedeklerinde bile olmaması çok enteresan bir durum bizler için..

Almanya'nın Belçika'yı yenmesi bana göre çok iyi olmadı..Hem Almanya puan kaybedebileceği iki deplasmandan birini geçmiş oldu hem de Belçika daha şimdiden yarın ki maça kazanmak için çıkacak..Belçika takımına baktığımız zaman çok potansiyelli bir takım görüyoruz..Van Buyten-Kompany-Vermaelen gibi üç savunma adamı bahsettiğim Tuncay-Arda-Nihat üçlüsüne üstün gelebilir..Dembele ve Fellaini gibi iki delici adama kanatta Avrupa futbolunun yeni wonderkid'i Eden Hazard ve ileride yeni nesil Drogba , Lukaku eşlik ediyor..Yani o eski Belçika takımlarına oranla çok güçlü bir takım..

Yarın akşam eğer Belçika engelini aşarsak bana göre bu grupta ilk ikiyi garantilemiş olup işi Almanya maçlarına bırakırız..Bende herhalde gidicem maça..Şu Hazard'ı bir kez daha izliyeyim bi de Lukaku var tabii..

Hiç yorum yok: