19 Eylül 2010 Pazar

Fenerbahçe : 1 - 1 : Beşiktaş / Başın Öne Eğilsin..


Kusura bakma hoca..Şimdi birşeyler yazacağım ister alın ister alınma..Göreve geldiğinden beri 6 tane önemli maça çıktın..Tüm resmi maçlar önemlidir elbette ama şu sayacağım maçların hiç ama hiçbirini neden kazandıramadın hocam..?

2 tane Young Boys maçı - 2 tane PAOK maçı - Trabzon deplasmanı - Beşiktaş maçı..Hani vasatın biraz üzerinde bir rakip olan Kayseri'ye karşı alınan mağlubiyet+utanç verici futbolu da bu grubu dahil etmiyorum..

Bu maçların herhangi birinde oyunun herhangi bir yarım saatinde Fenerbahçe'nin oyuna domine ettiğini , oyunu iyi götürdüğünü , kazanmayı hak ettiğini söyleyebilir misiniz..?

Sanki Fenerbahçe maç kaybedince veya berabere kalınca ben bloga maç analizi yapmıyorum gibi gelebilir bu sene sizlere..Gerçekten analiz yapamıyorum çünkü sorun saha içi sorunlardan çıktı artık..Fenerbahçe , Beşiktaş karşısında ilk yarı 3-0 bile yapabilirdi ancak bu bazı şeyleri gerçekten örtmüyor..

Fenerbahçe , Aykut Kocaman önderliğinde belki de 10 yıldır hegemonyaya aldığı 'Büyük maçların takımı' rolünden tamamen sapmış durumda..İnanın ne taraftar da ne takım da ne de büyük ihtimalle hocada maçı kazanacağız düşüncesi yok..

Bakın şöyle bir örnek vereyim sizlere..Geçen sene de bu takım sahada futbol olarak uçmuyordu..Ancak bu taraftara 'Dünyaları yaktıran' , desibel rekorları kırdıran takımın bunu yaparken taraftara verdiği en önemli mesaj şampiyonluğu istediklerini göstermeleriydi..Son maç belki şampiyonlukta kaçtı ama o şampiyonluk kaçarken bile Trabzon kalesine 34 tane şut yollamıştın..

Yani bugünden farklı olarak Fenerbahçe tarihine derin bir yara açan Trabzonspor maçında bile çok ama çok istediğini herkese göstermiştin..Bu takım artık bunu tamamen kaybetti..Yukarıda saydığım 5 maça bugün de Beşiktaş eklendi..

Ben dün maç yazısı yazarken bu takımın artık bu maçı kazanmak istediğini maçın başında izleyen milyonlarca insana göstermesi gerekiyor demiştim..İlk 20 dakika Fenerbahçe yarı sahayı geçemedi neredeyse..Bunları abartarak , bire üç katarak yazmıyorum inanın bana..Maçı izlemişsinizdir sizlerde zaten..Ben bunu kaldıramıyorum işte..Sen 25.dakikadan sonra belki gerçekten ilk yarıyı 3-0'da yapabilirdin ama inanın bana ben böyle olsaydı bile bunu kabullenemiyorum artık..

Şu zamana kadar kadro kalitesinin çok arttığını falan yazarak kendimi kandırmışım sanırım..Aykut Kocaman ile tartışmasından moral ve motivasyonunu tamamen kaybeden kaptan,bir türlü bekleneni veremeyen Dia ve Stoch ile Fenerbahçe'nin beklediğimiz oyun kalitesi bir türlü yerli yerine oturmadı..

Bugün ve bu sezon Beşiktaş için söyleyebileceğim şeyler varsa bunların arasında en önemlisi takımın istiyor olması..Hatta takımla da sınırlamayalım bunu..Teknik direktörleri de istiyor..Riskl alması gereken anda Aurelio'yu çıkartıp yerine Bobo'yu koyuyor..Aykut Kocaman beş dakika sonra Alex'i çıkartıp Cristian'ı oyuna alıyor..Bu işte bakış açısıdır..Beşiktaş gerek yaptığı transferlerden gerekse takımın saha içinden verdiği mesajdan dolayı tribünlerine de yansıyan bu isteği onlara şampiyonluğu getiren anahtar olacak gibi duruyor..

Ya size şöyle bir örnek vereyim..Bunlar belki sizlere alakasız şeyler gibi gelecek ancak geçen sene Fenerbahçe-Beşiktaş maçında penaltı olduğu zaman ben dahil çoğu Fenerbahçe'li Volkan'ın o şutu çıkartacağına dair inancı vardı..Bu belki okurken hiç de belirleyeci birşeymiş gibi gelmiyor sizlere ancak bu akşam penaltı olduğunda tribünde resmen çöktük..Kafaca yenildik orada..Çünkü takım öyle bir oyun ortaya koyuyor ki bu isteksizlik ve inançsızlık en ufak bir darbede bizleri de yıkıyor tribünlerde..

Maça ilişkin de şöyle yazayım..Eskiden Fenerbahçe'nin oynadığı sisteme yakın bir sistemle oynuyor Beşiktaş..Maç öncesi yazısında da demiştim..Beşiktaş topla oynamayı seven ve oyunu kontrolünde tutan bir takım haline geldi bu sene..Özellikle ikinci yarı da bu oyunu tamamen sahaya yansıttılar ve oyunu Fenerbahçe sahasına yığdılar..Emre'nin de çıkmış olması oyunu daha bir yığdı..

İlk yarıda Niang-Alex-Dia-Gökhan ile çok net dört tane gol kaçtı..İkinci yarıda da Dia'nın kaçırdığı gol işi bu noktaya getirdi..İki takımın kadro yapısı 2-0'dan sonra büyük ihtimalle Fenerbahçe'nin 3-4'e gideceği şeklindeydi..Ama olmuyor..Atamıyorsun işte..Kaçırılması zor topları kaçırıyorsun hem de..

Fenerbahçe sezona beş haftada havlu atacak bir görünüm veriyor..Ne yazık ki bu böyle..Hani gelip ya birader ilk yarı maç 4'e gitseydi ne yazacaktın dersiniz belki ve bunu diyene de bir anti tez yaratamam fakat benim derdim , yazının başında da dediğim gibi Fenerbahçe bu sene Kayseri'yi içine katmadığım 6 tane maça çıktı..Bunların 3 tanesi Kadıköy'de tıklım tıklım tribünlere oynadı ve bu 6 maçın bir tanesinden bile istediğini alarak çıkmadı..

Aykut Kocaman'ın Alex'i çıkarttığı her maçta gol yememiz de yukarıdan bir işaret olsa gerek..

İstiklal Marşı'nda PAOK pankartlarını gururla yükselten , saygı duruşunda tüm tribün küfür eden zavallı Beşiktaş taraftarına da acımaktan başka birşey gelmez elimizden..İşte bu yüzden Beşiktaş belki saha içinde büyük bir takım ancak asla ve asla ne bir Fenerbahçe ne de bir Galatasaray olamayacak..

2 yorum:

aspayze dedi ki...

80'lerde, 90'larda çok sık yaşanan bir durumdu daha 10. hafta geldiğinde lige havlu atmamız. 2003 yılından beri takım sadece kafaya oynadığı ve iddiasını son anlara kadar hep sürdürdüğü hatta şampiyonluğu kaybettiği senelerde dahi büyük maçlarda rakiplerini sürklase ettiği için unutmuştuk o kötü zamanları. Ama ne diyorlar; Kendi düşen ağlamaz.

Sekhranikos dedi ki...

Öneclikle kayseri maçını 60 dakika domine etmişiz haberin yok altan tanrıkulu söylüyor.

İkinci olarak şu kadro daumun elinde olaydı -içten pazarlıklı biri transfer gerekmez takıma demeyeydi- ben o zaman görürdüm nasıl oynarmış böyle bir kadro. 5. sınıf pareira çakması, anadolu takımı destroyeri bir TD nin elinde alex bile ölüyor adım adım!