31 Ağustos 2010 Salı

Robinho - Boriello - Huntelaar

Milan bu seneye bambaşka bir motivasyonla giriyor..Toparlanma süreçleri aslında 1-2 yıl önce yapılmalı ve gereken hamleler hayata geçirilmeliydi..Fakat Milan gerek maddi imkanlar gerekse buna karar veremeyen yönetim kurulu yüzünden bu operasyonu başaramamıştı..Bugün takviyeli Milan'a bile baktığımızda hala İtalya ligini bu takım Inter'in önünde götürür diyemiyoruz ama yine de ciddi bir atak yaptıklarını söyleyebiliriz..

Zlatan'ın ardından transferin bitimine bir gün kala ülkemizde de bu yaz gündemden düşmeyen Robinho'yu da takıma kattılar..Takımın hücum gücü kainat üzerinde az rastlanır bir seviyeye geldi..Pato-Zlatan-Ronaldinho-Robinho ve en arkada ofsayttan kaçan ve atılacak son pası bekleyen Inzaghi başkan..

Inter'in bu seneye hem oyun hem de motivasyon olarak kötü başlamış olması , yine Inter'in başında Jose gibi bir ustanın olmayışı sadece Milan'ı değil diğer takımları da iştahlandırıyor olmalı..

Robinho transferinin sonuçlarından ilki Marco Boriello'nun Roma'ya gidişi mesela..Boriello tipik italyan golcüsü..Roma'nın da tam ihtiyacı olan bir bölgeydi santrafor..Robinho'nun transferi ile İtalya'da güçlenen bir takım daha oldu böylece..

Ve transfer zincirinin son halkası Huntelaar..Schalke Raul'un yanına Huntelaar'ı getirdi..Huntelaar'ı oldum olası çok beğenmemişimdir fakat Bundesliga'da gerçekten çok gol atacağına eminim..Bundesliga gibi gole dayalı bir lig için büyük kurt Raul ve tekrar Hollanda'daki rakamlarına ulaşmaya aç Huntelaar ikilisi Schalke için de büyük bir şans..

Hiç yorum yok: