28 Haziran 2010 Pazartesi

Hollanda : 2 - 1 : Slovakya / Sende mi Brütüs..?


Her turnuvadan önce kamuoyunda bir Hollanda dalgası başlar..Hollanda'yı futbolu seven hemen hemen herkes sever..Tarihten bugüne yetiştirdiği ve dünyaya sunduğu futbolcular , efsane kadroları , futbol sözlüklerine getirdikleri yeni kavramlarla Hollanda her zaman izlemesi keyif veren bir takım olmuştur..

Hollanda'da son yıllardaki ve turnuvalardaki başarısızlıklar farklı bir felsefenin hakim olmasına neden olmuş..Artık Hollanda'nın derdi ne o meşhur Total Futbol kavramı ne de bol paslı ve Barcelona'nın yıllardır etkisini yaşadığı hızlı ve organize hücum futbolu..Hollanda'da artık yoğurdu üfleyerek yiyenlerden yani sisteme ayak uyduranlardan biri olmuş..

Haksız sayılmazlar..Ülke veya kulüp futbolunda Barcelona dışında herkesin hem hayranlığını kazanan hem de aynı ölçüde hakettiği övgüleri kupalara döndüren bir takım yok uzun zamandır..Yunanistan'ın Avrupa Şampiyonluğu , İtalya'nın Dünya Şampiyonluğu , Mourinho ile Inter'in yaşadığı zaferler akla gelenlerden bazıları..Bu takımların 10 maçını mı yoksa Barcelona'nın 1 tek maçını mı canlı izlemek istersiniz diye sorsanız herhalde %70 Barcelona'nın tek maçını izlemeyi tercih eder..

Hollanda'nın yaşadığı bu dönüşüm onları şu ana kadar oynadıkları 4 maçta 4 galibiyetle çeyrek finale taşıdı..Oynadıkları futbol beklentilerin çok altında..Özellikle böylesine zengin bir hücum formasyonu olan bir takımın organize hiç pozisyon bulamaması çok enteresan..

Maça kısaca bakalım..ilk 10 dakikada Hollanda'dan 3 , Slovaklardan ise 2 şut girişimi oldu ve iki takım birbirlerine mesajlarını verdiler..İki takımın da amacı biran önce öne geçmekti..Oyunun ilk bölümünde Slovakya'nın bana göre en büyük yanlışı oyunu geniş alana yayamamasıydı..3-4 oyuncu paslaşırken anormal şekilde birbirlerine yakın kaldılar bu da Hollanda'nın işini çok kolaylaştırdı..

Futbol hatalar oyunu derler fakat De Jong gibi bir adam çıkıyor ve futbolun hatalar oyunu olmadığını aksine herşeyin zeka ve yetenekte olduğunu herkese gösteriyor..Robben'e attığı enfes pasa Robben yetiştiğinde izleyen çoğu kişi bu işin sonunun gol olacağını tahmin etmiştir..Robben'in imzası olan golle Hollanda istediğini aldı..Yeni model Hollanda'nın istediği şey 1-0'ı yakalamaktı..

Yeni Hollanda eskiye nazaran 1-0'ı yakaladıktan sonra orta saha ve defansta çevirdiği toplarla işi geçiştirmeye başladı..Robben - Sneijder - Van Persie ve Kuyt gibi dört tane adam sahadayken bu bölümde Hollanda'nın bir tane bile organize atak bulamaması ve kontra yakalayamaması çok enteresandı..Burada Hollanda'nın işini kolaylaştıran şey Slovakya orta sahasının çok zayıf olması ve De Jong - Van Bommel ikilisine üstünlük sağlayamamasıydı..

Hollanda'nın bu maçta Slovakya'ya aldığı en önemli tedbir Weiss ve Stoch kanatlarını tıkamaktı..Özellikle Stoch'u çok iyi tanıyan Hollanda savunma tedbirlerini Slovakya kanatlarına ağırlık vererek yaptı..


İkinci yarı ilk yarıdan daha tempolu geçti..50 ve 51'de başrolünü Robben'in üstlendiği ataklar sonucu Hollanda maçı kopartabilirdi..Bu pozisyonların golle sonuçlanmaması Hollanda için çok ağır bir faturaya neden olabilirdi çünkü 65 ve 66. dakikalarda önce Stoch sonra Vittek ile Slovakya gole çok yaklaştı..Bu seferde Slovakya bu fırsatları değerlendiremeyince savunmanın bir anlık dalgınlığında Kuyt'ın asistinde Sneijder baltayı inderen golü attı..

Vittek'in maçında sonunda attığı penaltı golü de onun adına çok özel..

Slovakya sadece İtalya'yı yenerek buraya kadar geldi ve bugün sahaya baktığımızda Hollanda'dan çok da farklı bir takım gibi görünmüyorlar..Arada tek göze batan fark Robben..Bu turnuvada Messi ve Robben dışında hiçbir oyuncu bireysel olarak takımını bu kadar çok etkileyemez..

Hollanda bu hiç alışık olmadığımız fakat onlara göre onların özlediği başarıyı getirecek sistemleriyle hiç iyi bir takım görüntüsü vermiyor..Akşam rakipleri belli olacak fakat şu halleriyle hem Brezilya hem de Şili Hollanda karşısında bir adım önde görünüyorlar..

1 yorum:

JCP dedi ki...

Alıştığımız Hollanda'yı görmemek kötü tabi ama alıştığımız Brezilya da yok bu turnuvada ya da alıştığımız İtalya'yı da göremedik,bu turnuva biraz garip:)şaka bi yana Hollanda keşke yine alışık olduğumuz futbolu oynasaydı da almasaydı kupa falan.Ama bu bize göre tabi adamları başarı istiyorlar diye de suçlayamayız.