19 Mayıs 2010 Çarşamba

Türkiye'de Fenerbahçeli Olmak


Resimde Bursaspor'un şampiyonluk otobüsünde elden ele dolaşan tenekenin üzerinde 'Size bu kupa bile çok Fenerbahçe' yazıyor..

Fenerbahçe'li olmak artık biz Fenerbahçe taraftarlarının omuzlarına bir sorumluluk , bir yük bindirir hale geldi..Bu bahsettiğim şey bu seneye veya geçen seneye özgü birşey de değil..Açıkçası 2000'li yıllardan itibaren yani özellikle Aziz Yıldırım döneminin bu camia ve elbette taraftarına yüklediği en güçlü hislerden biri 'yalnızlık' hissi oldu..

Bunun çeşitli nedenleri var elbette..Bir kere son 10 yıllık süreçte alınan kupa sayılarına yansımasa bile Fenerbahçe diğer takımlardan çok ayrı bir yere konumlandı..Gerek hepimizin ezberlediği tesisler gerekse sadece futbol değil her spor dalında bayan/erkek ayırt etmeksizin yapılan çok büyük transferler tüm gözlerin Fenerbahçe'ye çevrilmesine neden oldu..

Bu bir kulüp için muhakkak harika bir aşamadır..Hayali kurulan ' Spor Kulübü ' kavramının yerine oturmaya başlaması , o takımın taraftarına müthiş bir haz duygusu verir..Ama yukarıda bahsettiğim bu omuzlara binen sorumluluk / yalnızlık hissi aslında tüm bunların bir sonucuydu..

Bir kulüp düşünün , futbol sahalarında oynadığı her maçta rakibi için sezonun en önemli maçına çıkıyor olsun..Galatasaray , Beşiktaş ve Trabzonspor'un sezon içerisindeki en önemli maçları Fenerbahçe maçlarıdır..Hatta Galatasaraylılar bu durumu kabul etmez ; ' Bizim için bir lig maçı ' demeye kalkarlar fakat elbette durumun böyle olmadığı barizdir..Bu 3 büyük takımın yanında her Anadolu takımının da hedef maçı Fenerbahçe maçlarıdır..Çünkü Fenerbahçe bu ülkede olumlu da olumsuz da farklı bir yerdedir..

Zaten yıllardır çoğu Anadolu takımı futbolcusunun Fenerbahçe maçlarından sonra yaptıkları çeşitli açıklamalar bu maçlara ne kadar ' farklı ' bir motivasyonla hazırladıklarını ortaya çıkartır..

Sen de Fenerbahçe olarak bu ülkenin en büyüğü benim diyorsan , elbette bundan şikayetçi olma hakkın yoktur..

Şimdi devam edelim..Futbolda durum böyleyken , yani ligde oynadığın 34 maçta da karşındaki takım senin önünde herşeyini ortaya koyarken , sen öyle bir atılım yapmışsın ki benzer durumlar bayan / erkek diğer spor branşlarına da yansımış..

Şimdi bakıyorum Vakıfbank Güneş Sigorta dört elle transferlere sarılmış durumda , Efes ile yeni bir final serisi önümüzde ve geçtiğimiz sene yaşanan kavgalar hala akıllarda , voleybol erkekte rakiplerin atılımları ve ayırdıkları bütçeler artıyor..Daha nice spor dalında bu böyle..Yüzmesinden , masa tenisine , küreğinden , boksuna..Sen bütün bu dallarda varsın Fenerbahçe ve bu dallarda hep en öndesin..Böyle olunca senin maçını izlemeye gelen Güneş Sigorta çalışanı da sana küfür ediyor , Efes fabrikası işçiside..

Sen Kadıköy'de Trabzon'dan gol yerken , Trabzon seyircisi kendi takımına değil de Bursaspor'a tezahurat yapmaya başlıyor..Bursaspor'un şampiyonluğunun ardından sokaklar yeşil-beyazla sınırlı kalmıyor , sarı-kırmızı / siyah-beyaz yine çoğu karede varlar..Hatta şampiyonluk kutlamalarında Bursa Atatürk Stadı'nda nice bordo-mavi bayrak ve forma kendisini gösteriyor..

Fenerbahçeliler ile dalga geçmek için sadece bu takımlar değil , benim çıplak gözle formalarını bile göremediğim takımların taraftarları kendilerince videolar çekiyor , makara yapıyorlar..

Benim yalnız Fenerbahçem ise tüm bunlar etrafını sarmışken hala kendi içinde hesaplaşmasını çözmeye çalışıyor..Başkan ne yapacak , Daum ne yapacak , Aykut ne yapacak vs. vs...

Büyük olmak zor..Ben pazar akşamı staddan çıkarken telefonla beni arayanlar arasında Bursaspor taraftarı hariç 3-4 takım taraftarı vardı..Bu Fenerbahçe nefretini aşmanın yollarını ben bilmiyorum..Ama benim yukarıda anlatmak istediğim bunun nedeni olarak Fenerbahçe'nin kendini çok farklı bir yerde konumlandırması ve her branşta diğer camilara en büyük tokatları indiren takım olması yatıyor..

Ben bir taraftar olarak Denizli'de de pazar akşamı da kulübüme çok kızdım..Bu benim en doğal hakkımdı..Küskünlükle , kırgınlıkla ve elbette kızgınlıkla çıkmıştım mabedimden..Yok demiştim , seneye ben yokum bir sene ara vereyim tahammülüm kalmadı diyordum..

Şimdi işin merkezinden çıkıp biraz olan bitene baktığımda görüyorum ki ' Benim Yalnız Fenerbahçemin ' bana ihtiyacı var..Zaten bir biz varız onun için..Bukelamun gibi renk değiştirip kimse sarı-lacivert olmuyor..

Bu ülkede bu kadar Galatasaraylı Beşiktaşlılar , Beşiktaşlı Galatasaraylılar , Bursalı Ankaragücülüler , Trabzonlu Galatasaraylılar , Beşiktaşlı Trabzonlular vs vs varken , son hafta sırf biz şampiyon olamadık diye yıllardır süren Bursa - Beşiktaş düşmanlığı dostluğa , Bursa - Trabzon ise kardeşliğe dönerken , Galatasaray ise zaten tüm bunların abisi iken ben sırtımı mabede , sarı laciverte dönemem..

Dönersem namerdim , siz dönerseniz siz de namertsiniz haberiniz olsun.

12 yorum:

Redvidigal dedi ki...

Eleerine sağlık her şeyi özetleyen süper bir yazı olmuş

erdem.ergin dedi ki...

Bu yazıyı yazana helal olsun...Sabah sabah gözlerim doldu..Yalnızlık güzeldir..İyi ki Fenerbahçeliyiz.

tofi dedi ki...

helal olsun, gün birlik günüdür...tuna üzümcüye noluyorsa sanki 40 maç oynadı!

Adsız dedi ki...

demişsin ya herkez bursasporlu oldu. bjk bursa dusmanlıgı bıle yok oldu fenerbahce sayesınde; bunlar normal cunku o dusmalıktan daha buyuk fenerbahce bu yuzden herkez bırlesır fenerbahce karsısında.

fenerbahce dusmanlıgı azız baskanla geldı ne onunla gıder cunku azız baskanla fenerbahe buyudu

fenerlihüseyin dedi ki...

Kalemine yüreğine sağlık .
" neden herkes sizden nefret ediyor ehi ehi " salaklığına en güzel ve mantıklı cevabı vermişsiniz.

Fenerbahçe'yi yalnız bırakmak mı ? Asla .
Sırf bu yazdığın duygularla 15 Mayıs 2006 günü Bursa Fenerium'a gidip Taraftar Kartımı almıştım.
Sırf bu yüzden 4 yıldır kombinemle o tribündeyim , Bursadan gelerek.
Ben olmazsam orada , gitmezsem o tribüne, Appiah hep o çimlerin üzerinde ağlayacak , Tuncay hep yere yığılmış kalacak , caddede ağlarken görüntüleri çekilmiş o genç kız hep orada o kaldırımda ağlayacak gibi gelmişti bana .
Yanında olmalıyım çubuklunun demiştim kendime.
O günden beri " amma da fanatikmişsin " denir bana her futbol atışmasının sonunda.

Hayır ben fanatik değilim , FENERBAHÇE'liyim.

ephe dedi ki...

Saçma sapan bir yazı. Ben sırtımı ne mabede ne de Fenerbahçeme dönüyorum. Ben sırtımı Aziz Yıldırım'a dönüyorum.

Bu ülkede anti fenerbahçelilik varsa tek suçlusu Aziz Yıldırımdır. Ne yenilik getirmiş. Tesis yapmış, stad yapmış eeee başka...

Bu tip hamleler ne için yapılır. Başarılı olabilmek için. Peki başarılı mı bu takım. Son 9 hafta performansını madem yapabiliyorduk da o kadar maç körü körüne gidiyorken neredeydi bu aziz ve arkadaşları...

Gözünüzü açın biraz. Yeter bu aziz manyaklığınız...

Tuğberk dedi ki...

@ ephe

Aziz Yıldırım'a nerden bağladın anlamadım

Süha dedi ki...

Sitenizi ilk defa ziyaret ettim ve beni bu yazınız karşıladı.Hem elinize hem de hissiyatınıza sağlık.Günlerdir süren sıkıntı üzerimden kalktı,keyiflendiğimi hissettim.Kolay gelsin.

Nazlıcan Bulut dedi ki...

Şimdi işin merkezinden çıkıp biraz olan bitene baktığımda görüyorum ki ' Benim Yalnız Fenerbahçemin ' bana ihtiyacı var..Zaten bir biz varız onun için..Bukelamun gibi renk değiştirip kimse sarı-lacivert olmuyor..


gözyaşlarım durmuyo..

solo dedi ki...

fenere sırtını dönen kahpedir,
aziz yıldırım'ın her dediğine biat kültürüyle he diyen de.

Selim-Soley dedi ki...

Kusura bakılmasın, ama her sene antrenörüne bir Jose Mourinho parası ödeyen (Aragones+Daum ve tazminatları), ama bu antrenöründen bir Yılmaz Vural performansı alan Fenerbahçe ve bu Fenerbahçe'nin 13 yıllık "herşeyin en iyisini bilen" yönetimi varken, taraftarlık olgusunun ne değeri kalıyor ki? Bay Aziz Yıldırım ve arkadaşlarının idaresinde gelecek sezonların geçmiş sezonlardan ne farkı olacak ki? Ya ihtilal yapacağız, ya da maskara olmaya devam edeceğiz? Seçim bizlerin!

Alpiero dedi ki...

Fenerbahçe tektir, Fenerbahçeli yanlızdır. Bu her zaman böyleydi. 80li yılların tribün arşivine bir göz atın. Sarı kırmızı ile siyah beyaz bayraklar hep bir aradadır.

Biz her zaman bu ülkede tek başımıza olmuşuz. Her zaman antipatik olmuşuz. Bu ne Aziz Yıldırım kaynaklıdır ne Ali Şen... Bu antipatikliğin tek sebebi Fenerbahçe'nin doğasınadaki Asaletidir... Sarısında ki Lacivertinde ki yani renklerinde ki asaletidir diğerlerinin bize karşı hissettiği antipatiklik...

Lacivert ve sarı... Bu renklere antipatik diyen beyinlerde örümcek ağlarının olduğuna ve bakışlarında çirkinlik olduğuna herkesle iddiaya girerim...

Yüreğine sağlık, muhteşem yazı olmuş.