24 Mayıs 2010 Pazartesi

Lost - The End


Spoiler alarmı !

Öncelikle 6 sene boyunca beni bu kadar peşinden sürükleyebilen , saatlerimi belki günlerimi harcadığım ve bazen mantıklı bazen de mantıksız yüzlerce şeyiyle beni bu kadar etkileyen , bu kadar hakkında kafa yorduğum bir dizi daha olmamıştır ve yüksek ihtimaldir ki bir dahada olmayacaktır..

Final bölümü hakkında söyleyeceğim teori vb. birşey yok..Zaten sözlüklerde veya ilgili sitelerde/bloglarda hakkında çok yazı okuma şansınız var..Ben burada sadece kişisel fikrimi yazmak istiyorum..Yani aslında burada belki hiçbirinizin ilgisini çekmeyecek ama kendimce Lost'a bir selam çakmak istiyorum..

6 sene boyunca bu kadar zirvede kalmayı başarabildikleri için bir teşekkürü hakediyorlar..

Bu arada ' en başından beri öldüler ' diye budalaca bir teori atanlar oldu ortaya..Nasıl 6 sezon sonunda buna vardılar aklım almadı..Finalde öğrendik ki final bölümünün ada sahneleri dahil adada yaşanan herşey gerçekti..Jack'in babasının dediği gibi bazıları Jack'ten çok önce(Boone , Shannon , Charlie vs.) bazıları ise ondan çok sonra öldüler.(Adada çok iyi bir ikinci adam oldun demişti Hurley , Ben'e..Yani bu demek oluyor ki Hurley-Ben ikilisi adada uzun süre kalmışlar.)Yine adadan uçakla ayrılan takımda tahminen Jack'ten çok sonra öldüler..

Bize 6.sezonda anlatılan ve flash-sideways dedikleri olay bir paralel evren değil , arafmış..Jack'in babasının dediği gibi bu insanların hepsinin hayatlarının en önemli noktası bu insanlar oldukları için birarada olmaları gerekiyordu..

Benim finalden önce beklentilerim adamın birinin çıkıp , bakın agalar black smoke bu yüzden var,adanın kaynağındaki sudan abdest alırsanız 1000 yıl yaşarsınız , sahildeki heykelin şu hikayesi vardı , Desmond tuşlara bu yüzden bastıydı diye anlatmasını beklemiyordum..

En başından beri Jack odaklı bir hikayeydi..Onun babasıyla olan ilişkisi , adaya olan inancı , her zaman birşeylerin sorumluluğunu alıp başarısız olmuşken bile kendini feda ederek arkadaşlarını ve adayı kurtarması ve sonunda ondan bekleneni yapması çok güzeldi..Üstelik bunu yaparken dramlar üstüste geldi..Yaralı halde oraya inmesi , Kate'den vazgeçmesi , Desmond'ı 'See u in another life brother' diye kurtarması falan hepsi çok iyiydi..

Bambuların arasında son yürüyüşünü yaparken gösterdikleri tenis ayakkabısı , Jack'in adaya düştüğü yerde ölmesi , Vincent'in onu uğurlaması falan hepsi çok güzel detaylardı..

Lost bitti..Televizyon tarihinin tartışmasız en büyük yapımı sona erdi..Hakikaten bir efsane ve fenomen olmayı haketti..Bundan sonra Lost'un olmayacağına inanasım gelmiyor nedense..Doğru düzgün dizi izlemeyen biri olarak Lost'un boşluğu öyle kalacaktır..

Her güzel şey gibi sona erdi..Onlar bize bi hikaye yarattılar , biz bu hikayeyi akıttık , kafamızda teoriler ürettik , sorular ürettik..

Futbolda Messi , televizyonda Lost..Şanslı nesil..

See you in another life brother !

Hiç yorum yok: