9 Mayıs 2010 Pazar

Ankaragücü : 0 - 3 : Fenerbahçe

Bursa'dan kalkan otobüsler , olayı çirkinleştirmeye çalışan açıklamalarla olası Fenerbahçe galibiyetine gölge düşürmek isteyen isimler ve belki de Ankara tariihinin gördüğü ilk tribün kareografisi..Maçtan önce yedeğinden masörüne kadar toplanıp yeminler eden Ankaragücü..

Fenerbahçe çoğu zaman olduğu gibi sadece arkasında Fenerbahçelilerin desteği ile sahaya çıktı..Santos'un sakatlığından ötürü beklenen kadro sahadaydı..

Fenerbahçe kontrolü maçın başında eline almakta sıkıntı çekti..Ankaragücü özellikle kendi solundan oyunu akıtmaya çalıştı..Rothen üzerine oyunu yığmayı planlarken kendi sağ kanadından sıkıntı çekti Ankaragücü..

Oyunun akışı düşük temponun devam edeceği ve özellikle Fenerbahçe açısından maçın bir duran top veya Alex sihriyle açılabileceğini düşündürmeye başlamıştı bizlere..Pozisyon bulmakta sıkıntı çeken Fenerbahçe bir korner ile kilidi kırdı..

Lig de sezonun ilk golünü atan Mehmet Topuz son haftalarda Fenerbahçe'nin en enerjik ve en istekli oyuncularından biri..Daha önce ki yazılarda da Mehmet Topuz'un artık kanat oynamaya alışmaya başladığını ve fiziken çok güçlendiğini yazmıştım..Böyle kritik bir gol atması ayrıyetten sevindiriciydi..

Bu golün ardından Fenerbahçe kapanıp , kontra kovalamaya ve sürpriz isimleri savunma arkasına sarkıtmayı planladı..Özer ve Mehmet buralarda tehlike unsuruydu..Fenerbahçe'nin bu maçta oyunu genel olarak kontrol etmesinin en önemli nedeni Emre ve Selçuk'un geçtiğimiz haftalarda ki tempolarına ve dirençlerine dönmüş olmalarıydı..

İkinci yarıya girerken Alex'in yerine Cristian'ın girdiğini görünce şaşırdım..Alex'in hastalığı olduğunu ve maça ateşle başladığını biraz evvel öğrendim..Yani kısacası zorunlu bir değişiklik olmuştu..İkinci gol gelmeden önce düşündüğüm şey bu maç 0-1'e kitlenip devam ederse ileri çıkmakta ve topu tutmakta sıkıntı çekecek Fenerbahçe için maç çok zor olabilir idi..

Ama yine bir duran top ve yine bir sürpriz isim..Sürpriz dediğimize bakmayın Guiza'dan bahsediyoruz..Aslında vurduğu kafa pek temiz bir vuruş değildi ama şiddetinden ve kaleciyi orada hazırlıksız yakalamanın verdiği fırsat topun gol olmasını sağladı..Bizler de Alex'in yerine giren Cristian'ın oyun anlayışını kötü etkileeceği düşüncesinden kurtulmuş olduk ikinci golle..

Sonrası daha düşük tempo..Fenerbahçe kapanıp , çoğalan ortasahasının da etkisiyle rakip yarısahaya hızlı geçmeye başladı..Oyun artık iyice rahatlamıştı..Bir de Cristian'ın enfes golü gelince iş artık iyice keyfe döndü..

Fenerbahçeli oyuncuların oyunun özellikle son 10 dakikasında gol yememek için ortaya koydukları mücadele muhteşemdi..Savunma oyuncuları açısından genelde rahat bir maç oldu..Emre-Selçuk ve Cristian üçlüsü oyunu sürekli tuttu..

Fenerbahçe'de öne çıkan kim vardı deseniz hani çok net isim de söyleyemem..Mehmet Topuz ve Wederson biraz daha ön plandaydı sanki..

Herkes bu konu hakkında birşeyler yazacaktır ama ben kısa keseceğim..Derdin neydi Ümit Özat..?Bu taraftar bu forma altında seni gözyaşlarıyla ve omuzlarda uğurladı..Eyvallah profosyonelsin ve bir takımın antrenörüsün fakat bu kin,nefret neydi..?Neden kendi kendine koskoca bir camianın üzerinde ki tüm sevgini bitirdin..?Eden bulur Ümit Özat..

Ve şimdi finale geldik..Haftaya için söylenecek çok fazla şey var belki ama şimdi birşey söylemek istemiyorum gerçekten..

Hiç yorum yok: