12 Mart 2010 Cuma

Thierry..


Türkiye'de yıllardır söylenen bir söz var : ' Alex , Fenerbahçe'nin el frenidir ' diye..Benzer sözler son zamanlarda İspanyol hatta Fransız medyasında yaşayan bir diğer futbol efsanesi için yazılıyor , çiziliyor..

Thierry Henry yeşil sahaların gördüğü en enteresan forvetlerden biridir hiç şüphesiz..Golcülük sezilerinden veya hız / güç gibi özelliklerinden ziyade onu Arsenal forması ile Dünyanın En İyisi yapan özelliği üstün futbol zekası ve kurnazlığıydı..Hemen hemen her golünde saf vuruş yeteneği dışında zekasının katkısı olduğunu görebilirdik..Bir Henry klasiğidir soldan içeriye katederken sağ iç plase ile uzak kale direğine topu yollamak ve korner direğine doğru gol sevincini yaşamak..

Ama efsaneleştiği Arsenal kariyerinin ardından yaşadığı sakatlıklar onun belini bükmeye başlamıştı..Bazıları onun yaşadığı sakatlıkların ardından kariyerinin tehlikeye girdiğini düşünürken o Şampiyonlar Ligi Şampiyonu olmak için Barcelona'ya gidiyordu..Efsane olduğu Highbury'de yolun sonuna gelmişti..Onu Henry yapan ve insanların genel olarak onu hatırlayacağı forma Kırmızı - Beyaz Arsenal forması olacaktı..

Barcelona'ya geldiğinde bermuda şeytan üçgeninin sol köşesini oluşturuyordu..Henry - Eto'o - Messi üçlüsü Barcelona'nın 6 kupayla kapadığı yılın kupaları getiren golleri atan ayaklarıydı..Özellikle Nou Camp'ta TiTi , Eto'o ile harika işler çıkartıyor ve onun için bitti diyenleri mahçup ediyordu..



Bu sezona geldiğimizde Eto'o takımdan ayrılıp yerine topu daha çok ayağında isteyen İbra'nın gelmesi ve Henry'nin tekrardan sakatlıklar yaşaması onu takımdan gittikçe uzaklaştı..Bu sırada onun bölgesinde Barça'nın yeni incisi Pedro'da formayı hakedecek performanslar sergileyince Henry yedek kulübesine mahkum kaldı..

Bunların üzerine bir de yıllar boyu unutulmayacak Fransa - İrlanda maçındaki elle asist gelince Thierry Henry gibi bir futbol efsanesi insanlara antipatik gelmeye başladı..Sakatlık - yedek kalma - elle yaptığı asist derken Henry şuan futbol piyasasında geri planda kalmış bir aktör durumunda..

Fransız basınında ona yapılan eleştiriler , Türkiye - Hakan Şükür ilişkisine benziyor..Henry'nin isminden ve ağırlığından ötürü ilk 11'de yerinin garanti olduğu ve kesilemediği yazılıyor..Ribery - Gourcuff - Benzema - Anelka hatta Ben Arfa'nın önünü kestiğini ve takımı yavaşlattığı yazılıyor..Söylenen başka birşey daha var ki enteresan gerçekten ; ' Henry , eski formunda olsaydı İrlanda maçında eliyle o topa dokunmaya gerek duymaz , topu kendi gol yapardı '

B
elki durum gerçekten böyle şuan ama Henry'e de konduramıyor insan bunları..Ben tam anlamıyla Henry'nin golleriyle büyüdüm yahu..Premier Lig'i NTV'den izlerken Arsenal maçı yayınlansın da şu ukala adamı yıldızlaşırken biraz daha izlesek diye beklerdim..

Bakalım Henry sezon sonunda nasıl bir yol seçecek kendine..Barcelona ile yolların ayrılacağı kesin gibi..İngiltere'ye döner mi bilinmez..Arsenal Sol Campbell'in ardından eski bir efsanesine kadroda yer açar mı , bence açmaz ve açmamalı..Çünkü Arsenal'in hem temposuna ayak uyduramaz hem de orada gerçekten inanılmaz potansiyelli gençleri var Arsenal'in..

Bir de inanmak istediğim ama kendimi düşünmekten alıkoyduğum bir laf var..2 gün önce Mehmet Demirkol : ' Ben bu iş bitti diye duydum ' dedi..Bana askerliği tecil ettirir bu transfer ona göre herkes aklını başına alsın..

1 yorum:

Sekhranikos dedi ki...

Allahı var kral futbolcu lakin ben bu adamı eskidem beri sevmezdim. elle gol attırmış attırmamış o işi zaten dünyada yapmayacak az adam vardır mesele değil ama bilmiyorum kanım ısınmadı herhal. Birde bunun konfederasyon kupası maçı idi sanırsam son dakikalarda bir top saklama şaklabanlığı vardı bize karşı ki tiskinmiş idim efenim.