10 Ocak 2010 Pazar

Eskişehirspor : 0 - 1 : Fenerbahçe


Forvet oyuncusundan yoksun çıkılan Eskişehir deplasmanının zorluğu maçtan önce yeterince fazlaydı Fenerbahçe için..Hafta arasında hakkında yazı yazdığım Deivid ilk geldiği zamanlarda olduğu gibi ileride tek oynarken , takımın geri kalanı sezon boyu as takım olarak çıkıcak 10 kişiden oluşuyordu..

İlk yarıda Fenerbahçe alışık olduğumuz özelliği olan topa sahip olmayı beceremedi..Genel olarak ilk yarım saatte hem pozisyonlara giren taraf hem de oyunu kontrol eden taraf Eskişehirspor oldu..

Özellikle savunma arkasına atılan toplarda Burak Yılmaz'ın pozisyonları ve yine Fenerbahçe'nin sol kanadındaki savunma acizliği nedeniyle Eskişehir sürekli buraları deşti..Burağın kaçırdığı iki çok net pozisyon Eskişehir için maçın kırılma anlarıydı..

İlk yarının son bölümünde Deivid-Alex işbirlikleri ile pozisyonlara girmeye başladı Fenerbahçe ama takım genel olarak etkisiz oynuyordu..Özellikle Emre-Cristian ikilisinin düşük temposu takımın direncini iyiden iyiye düşürdü..Deivid'in de bitik ve yeni yeni toparlıyor olması maçı Fenerbahçe yarıalanında geçiren faktör oldu..

İkinci yarı başlarken Fenerbahçe oyunun hakimiyetini az az ele geçirmeye başladı..Savunma rahatladı ve Alex biraz daha kendini göstermeye başladı..

Savunma ve kalecinin hatasında oraları koklayan Alex'in araya girerek , Özer'in içeri katettiği pozisyonda gelen penaltıdan Alex'in golüyle Fenerbahçe istediği golü buldu ve maçın temposunu düşürmeye başladı..

Takımda özellikle kanatlarda ciddi bir sıkıntı göze çarpıyor..Özer'e kötü oynadığı maçlarda bile 90 dakika katlanabilirim fakat Santos'u bu kadar yalnız bırakmaması gerekiyor..Özellikle ilk yarı orası koridor oldu..Santos bence yine iyiydi aslında fakat bu kadar zorlanmaması ve en önemlisi tüm enerjisini savunma tarafında bitirmemesi için Özer'in veya önünde kim oynuyosa ona yardımcı olması gerek..

Gökhan - Mehmet kanadında ise işin savunma kısmında hiçbir sıkıntı olmamasına rağmen bu kanadın hücum gücü neredeyse sıfıra inmiş durumda..Mehmet o kadar içeri katediyor ki top rakipteyken , top Fenerbahçe'ye geçtiğinde Gökhan'ın önünde hücuma çıkabileceği bir koridor oluşmuyor..Mehmet , Kazım'ın gidişinden sonra sezonu burada oynayacak oyuncu olacak büyük ihtimalle bu yüzden burada nasıl oynaması gerektiğini teknik ekibin ona mutlaka öğretmesi gerekiyor..Özer kadar hücumda da görünmemesi şaşırtıcı çünkü maçın çoğu anında Mehmet'i unutmuş oluyorum..

Lugano - Bilica ikilisi çok başarılı bir maç çıkardı..Zaten ikiside konsantre olduğu zaman geçilmesi zor bir duvar oluyorlar ..

Fenerbahçe forvetsiz ve düşük tempoda oynayan orta saha oyuncularıyla oynadığı için zaten düşük olan temposu inanılmaz düştü..Bu kadar yavaş oynayarak deplasmanda galibiyet almak çok zordur..Zaten Fenerbahçe'nin deplasmanlarda ki kötü performansının arkasında bu temposuzluk yapıyor..Bu sene tempolu oynanan tek deplasman Diyarbakır deplasmanıydı ki o maçı da 1-3 aldı zaten Fenerbahçe..

Buralarda tempoyu yapacak bir ismin transfer edilmesi gerekiyor..Yani ileride heryere deplase olabilecek , ortasaha oyuncularına alan yaratabilecek bir pırpır forvet veya uzun atılan topları indiren , sırtı dönük oyunu oynayabilen ve kafa toplarında etkili bir forvet gerekiyor..Bu iki tipin ortası adamlar iş yapamıyor bu takımda..

Zor bir dönemde çıkılan Eskişehir deplasmanından kupada noktayı konan 3 puan alındı..Futbol gerçekten kötü ama pek ölçü olarak aldığımı söyleyemem maçı..Hatta oyuncuların maç kondisyonu kazanması 3 puan kadar önemli bence..

Ha bu arada tv görüntüleri ile küfür ettiği tespit edilen oyunculara verilen cezaların bir benzeri umarım hiçbirşey olmayan pozisyona kenardan isyan eden ve hakeme küfürleri sayan Rıza Çalımbay'a da verilir..

Hiç yorum yok: