2 Ocak 2010 Cumartesi

Barcelona : 1 - 1 : Villarreal


Maçtan önce Barcelona'nın gövde gösterisi vardı..Yıl boyunca kazanılan 6 kupa tüm takımın önünde sergilenirken , maç için sahaya çıkılırken Villarreal'li oyuncular karşılıklı dizilerek tarihin en iyi futbol takımını alkışlayarak jestlerini yaptılar..

Messi-Iniesta-Toure-Keita yoktu..Messi'nin veya başka bir oyuncunun olup olmaması Barca'nın sistemini asla etkilemiyor.. 4-3-3 her zaman sahada..

Barcelona maça harika başladı..Gole kadar süren ilk 6 dakikada Villarreal topa dokundu mu dokunmadı mı hatırlamıyorum bile..Barca vasatın üzerinde bile olsanız özellikle Nou Camp'ta size top göstermiyor..

Dani Alves'in güzel ortasında Henry bizi 3-4 sene öncesine götürdü ve zor pozisyonda mükemmel bir yarım vole çıkardı..O şut gol olsa harika olacaktı belki ama direkte patladı , dönen topta Barca'nın yeni gözdesi Pedro yine golünü attı..Barcelona çok moralli başlamış oldu böylece maça..

Golden sonraki dönemde Barcelona vitesi düşürdü - belki de düşürmek zorundaydı - Hem eksik oyuncuların fazlalığından kaynaklanan organizasyon eksikliği hem de özellikle hücum alanında Henry'nin gayreti dışındaki verimsizlik Barca'yı bu futbola itti..Bu süreçte Villarreal cesaretlendi ve Barca kalesinde önemli birkaç pozisyon yakaladı..

Özellikle 30.dakikadan sonra Villarreal'in oluşturmaya başladığı tehditler iyice azaldı..İlk yarının son çeyreğinde oyun Barca'nın kontrolünde geçerken Henry yine çok istekliydi..Pedro önemli bir yetenek fakat pas alışverişlerinde ya hatalı seçimler yapıyor ya da atması gereken zamanda pas atamıyor..Parladı , fakat daha çok çalışması gerek..

İlk yarı çok doyurucu olmayan bir futbolla 1-0 Barcelona üstünlüğü ile kapandı..

Bu arada ufak bir parantez , Puyol - Pique defans modeli gerçekten çok başarılı..Mantık olarak Avrupa devleri zaten bu sistemi uyguluyor..Nedir bu sistem , uzun boylu , hava toplarına hakim bir kulenin yanına savunma arkasına atılan toplarda hızlı ve çevik , dayanıklı bir stoper..Puyol bugün Nilmar'a ilaç oldu resmen..Bizim takımlarımız genelde iki kule modelini uyguluyor..Lugano-Edu / Lugano-Bilica örneği..Servet-Gökhan örneği vs..

İkinci yarının hemen başında gelen Villarreal golü oyunun tüm dengesini değiştirdi..Özellikle orta sahadaki eksikleri yüzünden zorlanan Barcelona'nın artık oyunu domine etmesi gerekirken , rakip Villarreal Cazorla ve Nilmar gibi isimleriyle kontra kovalamaya başladı..

Fuster'in beraberlik golünün ardından Pep Guardiola yapabileceği en önemli hamleyi yaparak Santos yerine Iniesta'yı oyuna sürdü..Iniesta'nın girmesiyle Barca daha rahat ataklara çıkmaya başladı..

Fakat yinede Villarreal'in kilit savunmasını aşacak pozisyonlara giremedi Barca..Pedro'nun temposunun düşmesi , Zlatan'ın istediği topları alamaması , Henry'nin ilk yarıya göre vites küçültmesi Barcelona'nın üretkenliğinin çok azalmasına neden oldu..

Konuk Villarreal'de hücumu düşünmeyince sıkıcı bir maç halini aldı oyun..Barcelona'nın genel olarak verimsiz ataklarını savuşturmaya çalışan Villarreal'i izledik..

80.dakikada Hem İbra'nın hem de Barca'nın en tehlikeli atağını izledik..Iniesta'nın pasında çok zekice davranıp arkasındaki Henry'e verecekmiş gibi yaparak kaleyle arasındaki engelleri kaldıran İbra'nın vuruşu kesinlikle gol olmalıydı..

Barcelona'lı taraftarların hakemi protesto ederken suratlarındaki yüz ifadesi ayrı bir mesele..Adamlar maçın bitimine 4 dakika kala skor 1-1 iken hakemi protesto ederken o kadar eğleniyorlar ki yüzlerinden gülücükler eksik olmuyor..Futbol asla sadece futbol değildir lafı varya hani , İspanya için bu lafın geçerliliği var..

Barcelona hesapta olmayan bir puan kaybı yaşadı diyemem..Guardiola bile çıktıkları kadro ile alınabilecek bir beraberliğin hesabını yapmış olsa gerek..Villarreal sezon başındaki silik haline göre toparlanmış..Gerçi Barcelona'da çok kritik bir kaç eksik oyuncu bu maça kafadan başlasa idi büyük ihtimalle Barcelona alıştığımız futbolu ile maçı kazanırdı..

1 Ocak 2010 Cuma

Günün Fotoğrafı

' Abi senin allahına kurban.. '

31 Aralık 2009 Perşembe

Haydi Abdülkadir..


Çoğumuzun yolu düşmüştür CM-FM oyunlarına..Kimimiz bu yola bodoslama girmiştir , kimimiz şöyle bir oynayıp bir köşeye bırakmıştır..Ya da hiç oynamamışsanız bile bu oyunların ününü bilirsiniz..

Neyse konuya dönelim..Bu oyunlarda şahsen her zaman oynadığım takımın genç ve potansiyelli oyuncularını pişmeleri için benden zayıf takımlara kiralardım , böylece o oyuncular da gelişimlerini sürdürürler ve 1-2 senenin ardından baba ocağına dönüp , kendi takımları için ilk 11'de sahaya çıkarlardı..

Bu hikayelerin örneklerine özellikle Avrupa'da çok sık görmemize rağmen , bu senaryo ülkemizde ' genç oyuncunun turşusunu kurmak ' veya ' genç oyuncudan sadece antrenmanda faydalanmak ' üzerinden yapılırdı..

Yakın geçmişte Manisa'ya kiralanan Arda'nın gelişimi en çarpıcı örnektir..Beşiktaş geçen sene Arda'da işe yarayan formülü Batuhan'da denedi ama Batuhan'ın futboldan çok daha farklı yerlere çalışan bir kafası olduğu için hesaplar yattı..

Tabii bu formülün işlemesi için en temel faktör , kiralanan oyuncunun yetenekli olması ve gelişimi istemesidir..Türkiye'de sıkıntı genelde bu yönde..Mesela milli takım seviyesine kadar çıkmış olan Can Arat'ı kiralasan ne olurdu kiralamasan ne olurdu..Zaten o da mesela şuan İBB'de forma şansı bulamıyor..Bu gibi örneklerin sayısı çok fazla..

Gelelim Abdülkadir'e..Gerçekten önemli bir potansiyel..Hani FM efsanelerinden biri olmaya aday..15 yaşında yaşadığı Manchester City muhabbeti ona ciddi bir motivasyon ve hırs vermiştir muhakkak..Bildiğiniz gibi City , Abdül'ü beğeniyor fakat Abdül 16 yaşından küçük olduğu için City defteri açılmadan kapanıyor..

Fenerbahçe forması ile onu sezon öncesi Rize ile oynanan hazırlık maçı ve son Altay kupa maçında biraz izleme şansım olmuştu..Rize maçında dikkatimi çeken en önemli özelliği ayağını fena kullanmaması ve savunmada topu sürekli kovalaması..

Şimdi Fenerbahçe , Abdülkadir'i 1.5 seneliğine İBB'ye kiraladı..Abdül'ün kiralanabilecek en doğru takımlardan birine kiraladılar hakikaten..Acaba sadece Abdullah Avcı mı Abdül'ü istedi yoksa seçenekler arasından İBB mi tercih edildi bunu da merak etmiyor değilim hani..

Abdülkadir şüphesiz Belediye'de daha fazla forma şansı bulacak ve kendini geliştirme fırsatı yakalayacaktır..Parlamadan sönen bir yıldız adayı olarak anılmak istemiyorsa tüm gücünü ve konsantrasyonunu futbola ayırmalı..Fenerbahçe'de Abdülkadir'i ve gelişimini çok yakından izlemelidir..

Hele bir ikinci yarı başlasın , biz de elimizden geldiğince Abdülkadir'in gelişimi ile ilgili veriler yazarız..

30 Aralık 2009 Çarşamba

İyi Seneler..


2009'un son çeyreğinde böyle bir blogu yapma fikri ve enerjisi gelmişti bana..İşler beklediğimden daha bile iyi gitti diyebilirim sayenizde..Eski ve sağlam blogların arasında beni tatmin edebilen bir ziyaret sayısı ve yorumlar ile blogu sürekli daha iyiye taşıma enerjisini kendimde buluyorum..

Yeni yıl herkesin unutamayacağı mutlulukları yaşadığı , istedikleri hayallerin gerçeğe dönüştüğü , bol sağlık ve huzur dolu bir yıl yaşamanızı dilerim..

( ' 2009-2010 sezonu şampiyonu Fenerbahçe ' başlığını yazmak nasip olur inşallah.. )

Günün Fotoğrafı


Ronaldo'nun içine kurbağa kaçarken..


29 Aralık 2009 Salı

Günün Fotoğrafı


Olm Adriano sana dediydim gel beraber Fenerbahçe'de iyi işler çıkartırız diye..Seni bulacaam dediydim Adriano..

28 Aralık 2009 Pazartesi

Bugün Ne Oldu..?


Gündemin pek yoğun olmadığı günlerde böyle bir yazı serisine başlamak geldi içimden..Kısa kısa gün içinde gerçekleşen sporla ilgili hadiseleri geçelim..

David Beckham , Milano'ya iniş yaptı..

Sene sonuna kadar kiralık olarak Milan'da forma giyecek..Elbette iple çektiği maç , Şampiyonlar Ligi'nde oynanacak olan Milan-United maçı..Geçen sene fena katkı sağlamamıştı , bu sene bunun üzerine koymak istediğini söyledi..Toparlanan Milan'a şüphesiz güç katacaktır..


Transfer dedikoduları tam gaz devam etti..

Guti Beşiktaş'lı , Santos Real Madrid'li oldu..Fred ismi Fenerbahçe için ön plana çıkmaya başladı..


Chelsea kazandı , Tuncay kaybetti..

Premier Lig'de Chelsea zorlandığı maçta Fulham'ı son 15 dakikada gelen gollerle 2-1 geçmeyi bildi..Tuncay'ın yine ilk 11 başladığı karşılaşmada ise Stoke kendi evinde ligin en formda ekiplerinden Birmingham'a 0-1 yenildi..
Mancini'li City yükselişini sürdürdü ve 0-3 ile Wolverhampton deplasmanından 3 puanla döndü..Tevez baya formda , bu akşamda 2 gol salladı..

Günün Fotoğrafı

God Bless You Pep..

27 Aralık 2009 Pazar

Haydi Daum..


Nobre hamlesi ile ligi almış , düzeni değiştirmiştin..Şimdi ara transfer zamanı..Sen bu işte iyisindir..Sistemden bak bakalım , piyasada kim var bize uygun..Bul getir o adamı Daum..Tıpkı Nobre gibi olsun , kilitleri açsın , kupaları kaldırsın..

Transferi bekliyoruz..

Arsenal Akıyor..


Yok yani bu işi şöyle tatlıya bağlayalım..31 Aralık Perşembe günü Arsenal - Barcelona maçı düzenlensin..10 gol atılana kadar oynasınlar..Bu kadar mı güzel futbol oynanır arkadaş yahu..

Bugün rakipleri son 4 maçını kazanan Aston Villa idi..Üstelik bu 4 maçını kazanırken kalesinde gol de görmemişti Aston Villa..Bugün Arsenal karşısına çıkarlarken bir eksikleri de yoktu..Ancak Arsenal o kadar komple ve tempolu bir takım ki Aston Villa'yı da paramparça ettiler..

Chelsea'nin formunun yerlerde süründüğü yılbaşı döneminde arkada bekleyen Arsenal seneyi çok iyi bitirmek üzere..Salı günü oynayacakları lig sonuncusu Portsmouth'a karşı kazanırlarsa 2.lik garanti..Devre arasında transfer yapacaklar mı yapmayacaklar mı bilmiyorum ama özellikle stoper bölgesine hatta kaleye yapacakları 2 sağlam transfer ile uzun zamandır beklenen şampiyonluk için çok iddialı bir takım halini alabilir Arsenal..

Bugün oynadıkları maçta Villa'yı resmen her bölgeden taciz ettiler..Ortadan geliyorlar , sağdan geliyorlar soldan geliyorlar..Ben yine de sol kanadın daha iyi olması gerektiğini düşünüyorum..Traore - Song Billong ikilisinden ofansif anlamda daha fazla verim almaları gerekir..Bunun için özellikle sol önde oynayacak oyuncuyu upgrade etmeleri iyi olur..

Arshavin - Walcott - Nasri - Fabregas - Bentley..Bunlarda hiç sorun yok zaten..Arkayı biraz daha sağlamlaştırdıkları zaman sorun ortadan kalkacaktır..

2010'da Premier Lig'de Chelsea - Arsenal ve toparlanması muhtemel United arasında çok zevkli bir şampiyonluk mücadelesi yaşanacak gibi duruyor..

Aklım Chelsea diyor , gönlüm Arsenal istiyor..Kesin gider United şampiyon olur..Cak cak çekilmez şimdi Sir Alex..