3 Eylül 2009 Perşembe

Patrick Kluivert


Resimde Kluivert junior'un yanındaki abimiz Marco Van Basten..Van Basten o gün bir iki ipucu vermiş olsa gerek bu bonus kafaya..

Patrick Kluivert çoğu başarılı forvet gibi Hollanda'da parlamış bir oyuncu idi..Ajax ile 1994-1997 yılları arasında forma giyen Patrick henüz ilk maçında Hollanda Kupası'nda Feyenoord ağlarını havalandırdı..Kariyere böyle bir adımla başlamak çok özel bir his olsa gerek..İlk sezonunda önünde Kanu ve Ronald De Boer gibi önemli iki isim olmasına rağmen sezonu 18 golle bitirerek adını duyurdu..Patrick'in unutulmaz bir başarısıda Ajax ile yenilgisiz şampiyon olan kadronun forveti olmasıdır..

24 Mayıs 1995..Şampiyonlar Ligi finali..Ajax - Milan..Ajax'ın efsane zamanları..Van Der Saar kalede , Rijkaard ortada , Seedord - Davids ikilisi parlıyor , De Boer biraderler oyunda..Patrick Kluivert'i dönemin teknik direktörü Van Gaal 69. dakikada bir diğer efsane Litmanen'in yerine oyuna sürüyor..Dakikalar 85'i gösterirken Patrick Kluivert , Milan kalecisi Rossi'yi mağlup ediyor ve 1-0'lık galibiyet ile Ajax şampiyonlar şampiyonu oluyor.


Kluivert Ajax'da ikinci sezonunda yine başarılı bir performans sergiledi..O sene Hollanda'nın en yetenekli oyuncusu seçilen Kluivert'i ertesi sezon kötü sürprizler bekliyordu..Önce yaptığı araba kazası sonucu bir kişinin ölmesi ardından da Marielle Boon isimli bir bayana tecavüz ettiği gerekçesi ile çok çalkantılı bir dönem geçirdi..Ajax ona sahip çıkmak istedi ve ondan faydalanmak ve kendine getirmek adına forma şansı vermeye başladı..Fakat kafaca çökmüş olan Kluivert'e eski takım arkadaşlarından yapılan suçlamalar , taraftarın ondan uzaklaşması vs nedenlerle Ajax ile yolların ayrılma vaktinin geldiğine karar verdi Kluivert..

Kluivert'i 2 sezon önce kupadan ettiği Milan aldı..Milano'da onu iki eski arkadaşı Reiziger ve Davids bekliyordu..Fakat İtalya'da da işler pek yolunda gitmedi..Kluivert şans bulduğu maçlarda taraftarın beklentilerine cevap veremedi..27 maçta 6 gol onun için çok kötü bir performanstı..O sezon hemen hemen her maçta gördüğü kartlarda onu antipatik yapmıştı..Onun bu kötü performansı kendi gibi bir sonraki takımında efsane olacak Dennis Bergkamp ile İtalya'da kötü forvetler sıralamasında yer almasına neden oldu..Ona o dönemlerde İnter'de ki arkadaşını esas alarak '' Bergkamp Nero '' yani '' Siyahi Bergkamp '' demeye başladılar..

Kötü giden Milan'da Capello kovulup yerine Zaccheroni gelince Patrick için yeni bir umut oldu..Yeni sezona Oliver Bierhoff transferi ile giren Milan'da transferin son günü beklenmedik bir gelişme oldu ve dönemin Barca teknik direktörü Van Gaal bizzat uçakla Milano'ya geldi ve eski öğrencisini kollundan tuttuğu gibi Katalan topraklarına götürdü..

Kluivert'in efsane olma zamanı gelmişti..


İspanya'da ilk günlerinde adaptasyon sıkıntısı çeken Kluivert , bu sorunu kısa sürede aştı..Barca forvetinde rakibi olan Sonny Andersson'dan formayı alan Kluivert'in önemli şanslarından biride arkasında bugünün Messi'si diyebileceğimiz Rivaldo'nun oynaması idi..Barcelona'da Van Gaal'in etkisi ile Hollanda ekolüne doğru geçmeye başladıkça Patrick golleri sıralamaya başladı..İlk sezonunda 15 gol attı ama asıl etkileyici olan yaptığı 16 asist idi..O sezonu La Liga şampiyon olarak bitiren Barca , Şampiyonlar Ligi'ni de kaldırdı..Kluivert transferin son gününde takıma katıldığı için Avrupa'da oynayamıyordu ama yinede bu takımın bir parçasıydı..

Ertesi sezon kulübün 100.yılı idi..Şampiyonluğu Deportivo'ya kaptıran Barca'da Kluivert sezonu 15gol 12asist ile tamamladı..

Patrick takımdan ayrılacağı 2004'e Barca ile çuval dolusu gol atmaya devam etti..2004'de göreve Rijkaard'ın gelmesi ile kurulan yeni takımda hocanın şans vermesine rağmen pek başarılı olamadı..Arkasından gelen diz sakatlığı onu takımdan aylarca uzaklaştırırken Barcelona'nın yeni bir ikilisi olmuştu..Saviola ve Ronaldinho müthiş bir performans ortaya koymaya başlamış ve Kluivert sakatlıktan sonrada takımda artık direk 11de başlama şansı bulamamıştı..Bununda getirdiği sıkıntıdan olsa gerek Kluivert yine Milan'da ki günlerindeki gibi agresif bir futbolcu olmuş bol bol kart görmeye başlamıştı..Yeni bir takım kurmak isteyen Laporta'da maliyeti fazla olan bu Hollanda'lının biletinin kesilme vaktinin geldiğine karar vermişti ve Patrick Kluivert efsanesi yavaş yavaş bitmek üzere Ada'ya doğru yelken açtı..


Kluivert'in ada hayali her zaman vardı..Free transfer olduğu için kulübü de onun seçtiğini düşünebiliriz..Newcastle hocası Bobby Robson'da ona güveniyordu..Kluivert'in Newcastle'in 2.Shearer'i olacağını bile söyleyecek kadar güveniyordu hemde..Fakat Robson herkese bu kadar güvenirken kendi birkaç hafta sonra kovulup yerine Greame Souness gelince Kluivert için de sıkıntılı günler başladı..Kluivert'i yedekte oturtan Greame , ona şans verdiğinde de Kluivert'in kendisine hiç yakışmayacak golleri kaçırması ve İngiltere'de dalga konusu olmaya başlaması Kluivert'in buradaki ömrünün de uzun olmayacağının anlaşılmasına neden oldu..Ada'da sadece 6 gol attı Patrick..

Daha sonra pek üzerinde durulası maceralar olmayan sırasıyla ; Valencia - PSV - Lille takımlarında birer sezon oynayan Kluivert'in bu 3 senede sadece 8 gol attığını söylersek yazılacak birşey olmadığını sizlerde anlarsınız sanıyorum..

Patrick Kluivert Ajax ve Barca zamanlarında izlemekten çok zevk alabileceğimiz bir golcü idi..Aslında bence o tam bir ' Striker ' idi..

Bugün Patrick Kluivert ne mi yapıyor..AZ Alkmaar'da antrenör..33 yaşında antrenör olan Kluivert bakalım kaç sene sonra Hollanda'da bir takımın hocası olacak..

Efsane forvet Patrick Kluivert'i izlemek güzeldi..

Hiç yorum yok: