4 Eylül 2009 Cuma

Biz Çılgın Türkler


Geçen hafta Tam Saha Dergisi'nde Bağış Erten imzalı Frank Rijkaard röportajı vardı..Röportaj'ın tamamını buradan okuyabilirsiniz..Röportaj'da benim dikkatimi en çok çeken kısım şu oldu ;

''Aslında her şeyden biraz var Türk futbolunda. Ama hiçbir şey tam yok. Bu işi hem zorlaştırıyor hem de komplike hale getiriyor. Daha çok tepkisel bir oyununuz var. Karşı takıma göre taktikler belirleniyor. Kalite, güç aslında üç aşağı beş yukarı aynı. Ama Türkiye'yi farklı kılan şey biraz da şu; işler kötü gittiğinde bir anda oyun mantalitesi kaybolabiliyor. Yürekten oynayan oyuncu sayınız çok. Ama bu bazen aklı devre dışı bırakıyor. Herkes kendi başına maçı çevirmeye kalkıyor. O zaman da bütünlük kayboluyor. Türk futbol kimliğini tanımlasak kesinlikle yetenek var deriz, ruh var deriz, mücadele var deriz. Ama hepsi bir anda ortaya çıkabiliyor. Bir anda herkesi defansta, sonra bir anda herkesi hücumda görebiliyorsunuz. Bu biraz dağınıklık yaratıyor. Takım oyununda asıl olan dengeli olabilmektir. Ne olursa olsun pozisyon alışınızı, soğukkanlılığınızı kaybetmemeniz gerekiyor. Sanki bu konuda bir eksiklik var gibi. Coşku konusunda hiçbir sıkıntı yok, ama bazen o coşku bozucu bir etki de yarabiliyor.''

Adam 6 ay bile olmadan , hatta henüz 4 lig maçında bu durumu tamamen anlamış..Büyük bir futbol adamı olduğu tartışılmaz olduğu gibi çok güzel bir analizci olsa gerek Rijkaard..


Bu yukarıda değinilen nokta aslında yaradılışımız gereği olsa gerek hepimizin içinde olan birşey..Dualar - totemler - uğur denemeleri..

Hanginiz stadda veya evde işler kötü giderken yanınızdaki ile yer değiştirmediniz..?Uğurlu formalarınız yok mu belli maçlar için..?Maçtan önce hep gidilen yer değişip yerine başka bir yerde yemek yediğiniz gün takım puan kaybederse bir daha önünden geçer misiniz o mekanın..?


Bizim aslında sahada önem verdiğimiz şey her zaman mücadele olmuştur..Savaşın , mücadele edin , basın , pres yapın diye bağırmaktan takıma bağıramaz olmuşuzdur zaman zaman..Türk futbolcularının da her zaman mantığının birinci sırasında 3 metreye düzgün pas atmak yerine ruhuyla oynamak , mücadele etmek kavramlarının yerleşmesi normal..

Savaşın,mücadele edin..Böyle geçiyor bizim maçlar çoğu zaman..Ondan sonra Rijkaard gelince bu tespiti şaak diye alnımıza yapıştırır tabii..Bu sene hala var mı bilmiyorum Sami Yen'de bir ' Konsantrasyon ' pankartı vardır..Adam sormuştur nedir o diye..Cevabı alınca kafasından geçmiştir ' bu takımın onu orda görmeye mi ihtiyacı var ' diye..



Milli zaferlerimizin de,rezilliklerimizin de temelinde hep kalbimizle hareket etmenin verdiği zaferler veya cezalar yatıyor..Şu resmi görebileceğiniz 2 3 tane ülke vardır dünyada belki..2 3 derken gidip Uganda ile aynı kefeye koymuyorum kesinlikle yanlış anlamayın..Yani olaya artık bu kadar bağlanmış , beyni tamamen devre dışı bırakmış kaç memleket olabilir ki..?

İsviçre hezimetinden , İsviçre zaferine ne değişti..Bizim milli takımımızı güçlü yapan da bu 'berserk' modu mu..?

Arda'nın iki gün önceki ' Türk Pasaportu ' açıklamalarına gelelim..Aslında demek istediğini anlıyorum ve doğru da söylüyor..Arda'yı ele alalım..Formunun zirvesinde , takımının kaptanı vs..Ama ciddi bir teklif yok..Milan forumlarını dolaşıyordum geçen gün..Transfer forumlarında Arda topici var..Sanırım Türk bir arkadaş açmış topiği gelin arda'yı alın gibisinden..Neyse adamların yorumlarda hep aynı cümleler var..''Arda is decent player but his stamina is poor''Olayı böyle görüyorlar..Arda'nın 2 sene önce 60.dk da bayıldığını herkes hatırlıyor..Belki hala süper değil kondisyonu ama Avrupa hala 2 sene önceki gibi kaldığını düşünüyor çünkü Türk futbolcunun kendini geliştireceğine inanmıyorlar..Çünkü bizde her zaman futbolcunun birinci görevi hırslı oynamak , mücadele etmek..

Sadece Tugay bir istisna oldu..Onun da nasıl bir sporcu olduğunu hepimiz gördük yıllardır..Tugay'a benzeyen ikinci bir futbolcumuz yok çünkü sadece Tugay ' avrupalı ' olabildi..


Bence Türk futbolunun en önemli özelliği bu..Herşeyin mücadele ile ölçülmesi..Merak ediyorum İngiltere'de İtalya'da spor programlarında '' Del Piero koşmuyor '' veya '' Rooney 9km koşmuş '' diye konuşuyorlar mıdır..?

Bizde bir futbolcu 3 metreye pas atamasın ama sonra deli gibi koşturup o topu geri kazansın tribünlerden alkışlar kopar..Barcelona , Liverpool , Lyon , Inter bu takımlar yüreği ile oynamıyor sanırım..

Yüreğinle düşün , ayağınla oyna..Tam tersi olduğunda hep çuvallıyoruz çünkü..

Hiç yorum yok: